Akdeniz tipi beslenme
Elimde Karşıyaka Belediye’sinin yayınladığı “zeytinyağlılar” kitabı var.
Bir süre önce Belediye Başkanı İnş. Müh. Cevat Durak armağan etmişti.
Karşıyaka’da, Sağlık İşleri Müdürlüğü’nün önderliğinde “Akdeniz Tipi Beslenme ve Sağlığımız” başlıklı bir çalışmanın ürünü idi bu 44 sayfalık kitap.
Nedense kitabı son yıllarda “gurme” olarak ortaya çıkan veya çıkanlar hazırlamamış.
Hazırlayanlar gerçek uzmanlar; Dr. Nil Börekçi ile Ziraat Mühendisi Fadime Çakır. (Süt Tek.Böl.)
Akdeniz Tipi Beslenme’nin en önemli özelliği, birçok meyve sebzenin rahatça üretilebildiği bu bölgede liften zengin vitamin-mineral kaynağı olan sebzelerin, meyvelerin her gün düzenli olarak tüketilmesi.
Ve beslenmede “zeytinyağı” kullanımı.
rahatça üretilebildiği bu bölgede liften zengin vitamin-mineral kaynağı olan sebzelerin, meyvelerin her gün düzenli olarak tüketilmesi.
Ve beslenmede “zeytinyağı” kullanımı.
Yaşadığımız bölgenin coğrafi özelliğine bağlı olarak yemeklerde zeytinyağı kullanma alışkanlığı gelişmiş ve “Ege Zeytinyağlı Yemekleri” geleneksel hale gelmiştir.
Bu ise üzerinde ısrarla durduğum gibi “sağlığımıza” ve yaşam kalitemize yarar getiren bir faktör olarak hayatımıza yansımıştır.
Zaten benim “Karşıyakalı Sarışın” da mutfakta sadece ve sadece zeytinyağı kullanıyor.
Karşıyaka Belediyesi ve Başkanı Cevat Durak gibi Akdeniz Tipi Beslenme Alışkanlığını yaşamımıza geçiren Ege Zeytinyağlı Yemekleri’ne bir sağlık-kültür mirası olarak sahip çıkmak, yaşatmak, sağlıklı beslenmeyi amaç edinmiş herkesin ve her İzmirli’nin, Egeli’nin gerçek misyonu olmalıdır.
Akdeniz Tipi Beslenme ve zeytinyağının sağlığımıza yararları hakkında pek çok bilimsel araştırma mevcuttur.
Dario Giugliano ve Katherine Esposito’nun araştırmaları Current Opinion in Lipidology’de yayımlandı.
OBEZİTE VE DİYABET İÇİN
Akdeniz Tipi Beslenme uzun süredir kardiyovasküler sağlığa olan büyük etkisi nedeni ile öne çıkarılmaktaysa da aynı zamanda obezite (halk arasında bilinen adıyla şişmanlık) ve tip 2 diyabet (şeker hastalığı) üzerine olumlu etkileri hakkında bulgular artıyor.
Bu arada yine hatırlatmak istiyorum; Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden Kardiyolog Prof. Dr. Dayimi Kaya’nın “zeytinyağlılar” üzerinde yaptığı çalışma ve sonuçlarını arada sizlerle paylaşmıştım.
Prof.Dr. Dayimi Kaya beni ne zaman muayene etse, söylediği şu oluyor:
“Zeytinyağlı yemeklere devam.”
Prof. Dr. Sedef Nehir El de, “Zeytinyağını, insan vücudunda sağlık üzerine olumlu etkiler gösteren biyoaktif bileşikler bulunur. Bunlar; oleik asit, fenolik bileşikler, fitosteroller, renk bileşikleri, hidrokarbon squalen, E vitamini ve aroma bileşikleridir.”
Bu konuya ve yararları sonraki yazılarımda da yer vereceğim.
ZEYTİN UMUT OLDU
Duymuşsunuzdur; Zeytin, fıstık diyarının da umudu oldu.
Zeytin ağacı sayısının hızla arttığı Osmaniye’de, Zeytincilik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurulması için çalışma başlatıldı.
Osmaniye Vali Celalettin Cerrah: ”Önümüzdeki yıllarda zeytin üretimi, fıstığı geçecek” diyor.
Osmaniye’de zeytin ağacı sayısının son yıllarda hızla artması üzerine bölgede zeytincilik ihtisas organize sanayi bölgesi kurulması için harekete geçildi.
Osmaniye Valisi Celalettin Cerrah başkanlığındaki 17 kişilik heyet bölgede zeytincililiğin geliştirilmesi çalışmaları kapsamında Ege bölgesinde incelemelerde bulundu.
Cerrah, tarihte bir zeytin üretim bölgesi olarak bilinen, bazı kaynaklarda Roma döneminde Vatikan’ın sokak aydınlatmasında kullanılan kandil yağlarının üretildiği bölge olarak geçen Osmaniye’nin zeytin ağacına yeniden sahip çıkmaya başladığını belirtti.
Son yıllarda devlet destekleriyle bölgedeki ağaç sayısının yüzde 220 arttığını belirten Cerrah, zeytinin bölgenin en önemli geçim kaynağı haline gelebileceğini ifade etti.
9 İŞLETME
Bölgede zeytincilik endüstrisinin kökleşmesi için sistemli ve bilimsel bir çalışma yürüttüklerini dile getiren Cerrah, yer fıstığı üretimiyle bilinen ilde faaliyet gösteren 9 zeytin işletmesi ve çevre kentlerden girişimcilerle birlikte Burhaniye ve Edremit’te incelemelerde bulunduklarını ifade etti.
Cerrah, bölgede yeni dikilen ağaçların meyve vermeye başlayacağını, bu ürünün katma değeri en yüksek biçimde değerlendirilmesi için yeni yatırımlara ihtiyaç duyulduğunu, kentte bir zeytin birliği oluşturulduğunu, zeytin borsası kurulması için hazırlıkların sürdüğünü belirtti.
Zeytincilik endüstrisinin planlı gelişimi için 500 dönümlük arazi üzerinde 50 tesise tahsis edilmek üzere bir Zeytincilik İhtisas OSB kurulması kararı aldıklarını kaydeden Cerrah, ”Bölgede yatırım için hazır bekleyen firmalar var. Zeytin ve zeytinyağının yanında sabun, zeytin çekirdeği ve kozmetik sektörlerinden de yatırım yapılmasını bekliyoruz. Bu bölge ile birlikte Osmaniye, zeytiniyle de tanınan bir kent haline gelecek. Bölgeden özellikle Ortadoğu ülkelerine ihracat planlıyoruz. Zeytinciliğin gelişimi için İl Özel İdaresine bağlı Beymail şirketi de öncülük edecek. Ambalaj ve şişeleme konusunda da farklılık yaratma arzusu içindeyiz” dedi.
Zeytincilikte doğaya zararlı atık olarak değerlendirilen karasu konusunda da bazı bilimsel araştırmaların devam ettiğine dikkat çeken Cerrah, karasunun içeriğindeki yararlı maddelerin balık yemi, gübre gibi alanlarda değerlendirilmesi için de OSB’de faaliyetler olabileceğine işaret etti.
Cerrah, bölgede zeytincilik kültürünün yerleşmesiyle zeytin ve zeytine dayalı sanayi üretiminin artacağını kaydederek, ”Önümüzdeki yıllarda zeytin üretimi, yer fıstığını geçecek. Bu girişimin bölgenin gelir kaynaklarını önemli oranda artırmasını öngörüyoruz” diye konuştu.










Söz sizin