Akhisarlı tanıtımı bilmiyor
Akhisar’da Alhatoğlu zeytinyağı dolum tesislerinin açılışında Manisa Valisi’nin yolunu gözlerken, bir yandan da yağmalanmayı gördüm…Mustafa-Alper Alhat kardeşler, güzelim tesisin açılışını Akhisar 3. Zeytin Hasat Şenlikleri’ne getirmişler.
Anne Hatice Alhat ile baba Hüseyin Alhat gelinleri, torunları kısaca tüm aile, o kadar güzel bir hazırlık yapmış ki, anlatmak zor.
İzmir’de hemen her köşe başında karşılaştığımız ‘Lokma’ bil döktürmüşlerdi Vali Bey açılışı şereflendirecek diye… Ama yoktu.
ALAN BİR DAHA ALDI
Ben Akhisarlıların ikramlarından nefes alacak halde olmadığım için ‘zeytinyağı’nda pişirilen lokmaları tatmadım, bile…
Bu arada, kolilerle zeytinyağı ve sirkeleri de davetlilere ikram ettiler… Bir alan bir daha. Bir daha derken pazarda tezgâh açacak kadarını, eskilerin deyişiyle bir eşek yükü dolusu ‘halis ve kaliteli’ zeytinyağını kucaklayıp götürdü…
Tabii ki Manisa Valisi falan ortada yoktu…
Manisa’nın önceki tüm valilerini iyi tanıdığım için onlar gelmeselerdi, onların adına nedenini söyleyebilirdim, bu yüzden resmi açılışını Akhisar Zeytin Hasadına bıraktıkları için Alhatoğlu ailesinin, hatta bana göre Türkiye’nin bu güzel tesisini yaptıkları için kutluyorum.
AYKIRI BAŞKAN!
Ali Nedim Güreli isminde İhracatçılar Birliği Başkanı var. Zeytincilikte bir numaralı isimlerden birisi. Bildiğim ve gördüğüm kadarıyla ‘aykırı’ yapı ve karakterde olduğu için, mücadeleci yanı sıra çok da dobracı…
Kendisini dinlerken, bazen kızdım, bazen de güldüm. Aslında onunla kolay kolay zeytincilik konusunda tartışma yapmak da olanaksız. Daha başta 10-0 yenik olarak müsabakaya başlarsınız.
İşte bu A.Nedim Güreli, ‘Bu tesisin daha güzeli ve moderni Ne İspanya/da, ne de İtalya’da var’ deyince bana sadece şapka çıkarmak kaldı.
Akhisar’da, Ticaret Borsası Başkanı Emin Demirci ve Yönetim Kurulu’nun davetlisi olarak bulunurken, ‘Zeytin Hasadı Şenlikleri’nde bir güzel hanımla tanıştım.
‘Arı gibi’ derler ya, bu hanımın çalışkanlığına ve koşuşturmasına hayran kaldım.
‘Siz kimsiniz?’ diye sorduğumda: ‘Akhisar Ticaret Borsası Genel Sekreteriyim’ dedi.
Ben ne ‘genel sekreterler’ tanıyorum, burunlarından kıl aldırtmayan… Onları Akhisar Ticaret Borsası Genel Sekreteri Gökben Dikil Altaş’ın yanına staja göndermek lazım.
İnananın o kadar konukla tek tek ilgilendi. ‘Yemedi, yedirdi’ sözü sanki kendisi için söylenmiş…
Akhisar Belediye Başkanı Salih Hızlı dostumuzu bu etkinlikte görüp ‘merhaba’ diyemedik. İşlerinin yoğunluğundan mı, yoksa şehir dışında mıydı neydi bilmiyorum.
Her şey her zaman yolunda gidecek değil ya…
Bazen siz de güç durumda kalıyorsunuz…
Bir baktım ‘sessiz’e aldığım telefonum durmaksızın çalıyor.
Açtım, ‘Ben Şerafettin Elçi’ diyerek tanıtan bir kişi bana çatmaya başladı; ‘Sen yazdığını
okumuyor musun?’ diye…
Sonra devam etti:
‘Senin yazın yüzünden aldığımız başsağlığı mesajlarının ardı arkası kesilmiyor!’
Biraz daha konuşunca Marmara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Reşit Kıpçak’ın sağ olduğunu anlattı…
Ben de ‘Biliyorum. Allah uzun ömür versin…’ dedim.
Benim rahmet dilediklerimin: Balıkesir’e önemli hizmetleri olan, Gazeteci Ekrem Balıbek, Belediye ve Balıkesirspor başkanlarından Kaya Sağlıkçı ile Gazeteler Bayii Kaptanoğlu ağabeyimiz olduğunu söyledim…
Bir yandan da İzmir’de yazdığım bir yazının bu kadar ilgi çekmesi ve ses getirmesi de hoşuma gitti.
Akhisar’ı eskiden ‘tütün memleketi’ olarak bilirdik. Şimdi ise ‘Zeytin memleketi’ olmuş…
Rakamlara bakarsak ‘şampiyon’ olarak da ilan edebiliriz. Ama zeytin süper liginde ‘lider’ olduğunu bir türlü taraftarlarının dışında diğer kesimlere duyuramıyorlar.
TANITIM EKSİĞİ VAR
Yani önemli bir ‘tanıtım’ eksikleri var…
Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim…
Akhisar Ticaret Borsası Meclis Başkan Yardımcısı İbrahim Aslan ile tanıştım… Daha doğrusu o geldi, ‘Karşıyakalı Sarışın’ ile beni buldu… Kahve ikram etmek istedi. Sonra onun imalatı, lokum gibi helvaları yedik. Ağzımızda eridi. Sırrını sorduk açıkladı.
Zeytinciler ve zeytin dostları bilir. Prof. Dr. Yahya Laleli çok ama çok önemli açıklamalarda bulundu.
Yüksek tansiyon ile meme kanserin ilacının zeytinyağı olduğunu bilimsel olarak kanıtladı.
Diyet ve obezlikle ilgili yine zeytin ve zeytinyağıyla ilgili bilimsel gelişmeleri dile getirdi.
Hemen herkesi çok yakından ilgilendiren konular.
Prof. Dr. Yahya Laleli, İspanya’da bir toplantıya katılmak, daha doğrusu uçağa yetişmek için Akhisar’dan alel acele ayrıldığı için sohbet edemedim.
Onun iki önemli tezi var:
Birincisi sağlıklı nesil için ilköğretimde ve askeriye gibi kitlelerin bunduğu yerlerde mutlaka zeytinyağı kullanılmalı ve önemi öğretilmeli
İkincisi ise tüketici zeytinyağı alımında devlet tarafından sübvanse edilmeli… Yani raftaki zeytinyağının fiyatı 5 TL ise, tüketici buna 4 lira vermeli, aradaki farkı devlet karşılamalı…
Nasıl ilaç alırken belli oranını ödüyorsak onun gibi bir şey…










Söz sizin