23 Ekim 2011

Bu hatadan dönülmeli

Bu hatadan dönülmeliBirleşmiş Milletler her yıla önemli bir kişinin adını verir… Daha doğrusu anılmasını sağlar. Büyük Atatürk de bunlardan biri idi.

Haftalara, aylara da gerek uluslararası arenada gerekse ulasal alanda özel isimler verilir. Biz de son zamanlarda yine hatırlamaya çalıştığımız ‘yerli malı kullan’ sloganını tekrar günlük yaşamımıza sokmaya, aralık ayında haftasını kutlamaya çalışıyoruz.

Bence ‘zeytin ve zeytinyağcılar’ da Türkiye genelinde bir haftayı kendileri için seçmeli, isim vermeli, özellikle panel ve sempozyumlarla ‘zeytin- zeytinyağı-sağlık’ konularını bilimsel ortamda işlemeli…

Benim önerim geçen hafta olabilir.

Akhisar’da başlayan ‘Zeytin Hasadı ve Şenlikleri’ baz alınabilir. Her gün, Akhisar gibi bir ‘zeytin başkenti’nde kutlamalar yapılarak yurt sathına yayılabilir.

Bu fikir az önce aklıma geldi.

İstanbul Message İletişimden Nihan Altıntoprak arayıp ısrarla ‘Aramızda görmek istiyoruz!’ demeseydi, ‘Farklı mimarisi, konumu, insan hayatına verdiği değer ve çevresel faktörleri içinde barındıran özellikleriyle 35. Sokak konut projesi’ içinde olmazdım.

Yani ‘35.Sokak’ ı yaşama geçiren Akşan Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şimşek ile Yönetim Kurulu Üyesi Müge Şimşek’in, İzmir’i değiştirecek proje ‘35. Sokak’ ın, hızlı ve dayanıklı konut üretiminde en ideal yöntem olan ‘hafif çelik yapı sistemi’ ile ürettikleri konutları, seçkin kişilerle birlikte görmeye gitmezdim.

İzmir ve İzmirli’nin daha doğrusu ‘35. Sokak’ı tercih eden 555 ‘doğa sever’ aile adına katılımcılara günün anısına verlen armağanlara hayran kaldım.

Üzerlerinde, ‘Gelecek Kuşaklar Orman Yok Demesin’ yazılı kutuların içinden; ‘Zeytinyağı, çam fıstığı, kırmızı pul biber, kekik, ada çayı, zeytinyağlı sabun’ çıkıyor.

Tabii ki bunlar güzel şeyler daha güzeli ise bu ürünlerden oluşan Akşan Yapı’nın armağanı ile birlikte Ege’ nin güzel ormanlarında 10 fidanın sahibi de oluyorsunuz.

Ege İhracatçı Birlikleri’nde geçen hafta içinde Ali Nedim Güreli ve ekibi ‘zeytin ve zeytinyağı’ sektörü ile ilgili önemli açıklamalarda bulundular.

Tabii ki bu grubun daha doğrusu komitenin hediyesi de ’sağlık sembolü’ zeytin ve zeytin ürünleri oluyor hem yurt içinde hem de yurt dışında…

Özetle ‘hediye’ edilen ‘zeytinyağları’ benim sağlık timsali kutsal ürün zeytin için ‘özel gün ve hafta fikrini’ düşündürdü.

İzmir’i değiştirecek proje ‘35. Sokak’ gibi, bu proje de uygulanırsa üretici ve tüketici gibi ülkemizin de menfaatine olacağına inanıyorum.

Elimdeki listeleri inceliyorum. Başlıca zeytinyağı ihracatçı ülkelere bakıyorum, sayıyorum, listeye göre Türkiye’nin yedinci sırada olduğu 26 ülke…

Başlıca zeytinyağı ithalatçı ülkeleri sayıyorum, önüme 44 rakamı çıkıyor. İçlerinde Yunanistan, İtalya ve İspnya bile var. Bu ne demek biliyor musunuz?

Bizim yani Türkiye sayesinde bol para kazanıyorlar…

Öyleyse ne yapalım?

Ürünün önemi için hafta yapmalıyız, önümüze hedef koymalıyız…

Çağa ayak uydurmalıyız aynı ‘35. Sokak’ yaratıcıları, 1984 yılında kurulan Akşan Yapı gibi…

Aynı İTÜ mezunu baba, mühendis çocukları Melih- Müge Şimşek gibi…

Onlar ne yaptılar?

1999 depreminden sonra, deprem gerçeğine karşı çok sağlam çözümler sunan hafif çelik yapı sistemi alanına yöneldiler.

Amerika ve Japonya başta olmak üzere araştırma yaptılar, doğruyu buldular.

Ama tek eksileri ya da eksikleri ‘cennet’ olarak yaratmaya çalıştıkları ‘35. Sokak’ ta, cennet ağacı zeytin fdanlarına yer vermeşesi…

Bu hatadan da çabuk dönülebilinir…

Yaşar Eyice