<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Zeytin Ağacı Dergisi &#187; Sayı 11-12</title>
	<atom:link href="http://www.zeytinagacidergisi.com/category/eski-sayilar/sayi-11-12/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.zeytinagacidergisi.com</link>
	<description></description>
	<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 09:55:16 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Komisyon sektöre kulak verdi:Sıra somut adımda</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/komisyonu-sektore-kulak-verdi-sira-somut-adimda/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/komisyonu-sektore-kulak-verdi-sira-somut-adimda/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Aug 2008 13:46:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sayı 11-12]]></category>

		<category><![CDATA[MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU]]></category>

		<category><![CDATA[ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜ SORUNLARI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=394</guid>
		<description><![CDATA[TBMM Zeytin ve Zeytinyağı Araştırma Komisyonu Nisan ayı içinde sektör temsilcilerini dinledi. Nisan ayı boyunca,  Meclis Araştırma Komisyonuna, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Bahattin Bozkurt, Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat Genel Müdürlüğü Tarım Ürünleri Daire Başkanı Mustafa Sever, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli birer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Zeytin ve Zeytinyağı Araştırma Komisyonu Nisan ayı içinde sektör temsilcilerini dinledi. Nisan ayı boyunca,  Meclis Araştırma Komisyonuna, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Bahattin Bozkurt, Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat Genel Müdürlüğü Tarım Ürünleri Daire Başkanı Mustafa Sever, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli birer sunum yaptı. Ayrıca, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü de komisyona, sektörün sorunları ve bu sorunların giderilmesine yönelik bir rapor sundu. </p>
<p><strong>GÜRELİ: “ZEYTİNYAĞI İHRACATIMIZ ÇÖKMÜŞ DURUMDA”</strong></p>
<p>Ege İhracatçılar Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli, komisyona yaptığı sunumda, zeytin ve zeytinyağı ihracatındaki son durumu anlattı.<br />
&#8221;Zeytinyağı ihracatımız çökmüş durumdadır&#8221; diyen Güreli, Türkiye&#8217;nin geçen sezon Ocak-Mart döneminde 86 milyon 796 bin YTL zeytinyağı ihracatı gerçekleştirmişken, bu yılın aynı döneminde bunun 34 milyon 421 bin YTL seviyesinde kaldığını belirtti. 2007 yılı Ocak-Mart döneminde 4 bin 368&#8242;i ambalajlı 20 bin 190 ton, 2008 yılı Ocak-Mart döneminde ise 2 bin 437&#8217;si ambalajlı 8 bin 111 ton<br />
zeytinyağı ihracatı yapıldığını dile getiren Güreli, ham madde fiyatlarının yüksekliği ve döviz kurlarının düşüklüğünün üst üste gelmesiyle, Türkiye&#8217;nin dünya zeytinyağı piyasasında fiyat tutturamadığını ve az ihracat yaptığını söyledi. Ali Nedim Güreli, 2 Nisan tarihi itibariyle Türkiye&#8217;de sızma zeytinyağı fiyatının 5,070 YTL, muhtelif asit rafinajlık zeytinyağı fiyatının 4.049 YTL olduğunu ifade ederek, İspanya&#8217;da 4 Nisan itibariyle sızma zeytinyağının 2,584 avro, rafinajlık zeytinyağının ise 2,464 avro olduğunu bildirdi. Güreli, &#8221;Diğer üretici ülkelerde zeytinyağı ihracat fiyatları ile bizim müstahsil satış fiyatının hemen hemen aynı olması, üreticinin elindeki yağı yüksek fiyat beklentisiyle bekletmesi, ancak elindeki stoktan mal satması, ihracatı olumsuz etkilemiş, ihracatçılarımızı rekabet edemez duruma getirmiştir&#8221; diye konuştu. </p>
<p><strong>&#8221;ABD GİBİ ROMANYA VE BULGARİSTAN PAZARLARINI DA KAYBETMEYELİM&#8221;</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin siyah sofralık zeytinde ihracat pazarının yüzde 55&#8242;ini oluşturan Romanya ve Bulgaristan&#8217;da iri kalibre zeytine olan talebin arttığını belirten Güreli, şunları söyledi: &#8221;Yunanistan, Mısır&#8217;da yetişen iri kalibre zeytini çok ucuza alarak işlemekte ve bu zeytini Romanya ve Bulgaristan&#8217;a ihraç ederek bu ülkelerin zeytin pazarlarını ele geçirmektedir. Bu yüzden de diğer bazı ürünlere de uygulanan dahilde işleme rejimi zeytinde de uygulansın, buna müsaade edilsin. Zeytin ithalatına izin verilsin, biz de Mısır&#8217;dan ucuz iri kalibre zeytini alalım, işleyerek ihraç edelim. Böylece de şu andaki pazarlarımızı kaybetmeyelim.&#8221; Ege İhracatçılar Birliği Başkanvekili Emin Demirci de Türkiye&#8217;nin zeytinde ABD pazarını kaybettiğini iddia ederek, önlem alınmazsa Romanya ve Bulgaristan pazarlarının da kaybedileceğini öne sürdü.</p>
<p><strong>2015’DE 1.2 MİLYAR DOLARLIK ZEYTİNYAĞI İHRACATI</strong></p>
<p>DTM Tarım Dairesi Başkanı Mustafa Sever ise Komisyona yaptığı sunumda 2015 yılında zeytinyağı ihracatı hedefini 1.2 milyar dolar olarak açıkladı. Sever, yaşanan ihracat düşüklüğüne rağmen 2015&#8242;de 1.2 milyar dolarlık zeytinyağı ihracatı yapmayı hedeflediklerini bildirdi. Sektördeki sorunlara ilişkin çözüm önerilerinde de bulunan Sever, sırıkla hasat gibi verim kaybına neden olabilecek uygulamalara son verilmesini, bu konuda üreticilerin bilinçlendirilmesini, destekleme prim miktarının artırılmasını, dış pazarlarda talep edilen yağlık zeytin çeşitleri ile iri kalibre sofralık zeytin çeşitlerinin dikiminin teşvik edilmesini istedi. Sever, zeytin ağacının ürün verdiği yıl ile vermediği yıl arasındaki farkı ortadan kaldırmak için depolama sisteminin yaygınlaştırılması, markalı ve kutulu zeytinyağı ihracatına verilen desteklerin artırılması gerektiğini de kaydetti. Bu sektördeki sorunlara çözüm bulmak amacıyla, &#8221;Zeytin ve zeytinyağı tanıtım komitesi&#8221; oluşturulduğunu anımsatan Sever, komitenin, ABD ve Japonya gibi gelir düzeyi yüksek ülkeler ile Çin ve Hindistan&#8217;ı ihracat yapılabilecek ülkeler olarak belirlediğini kaydetti.</p>
<p>Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Kemal Ünal da yaptığı sunumunda, sektördeki sorunlar ve çözüm önerilerine değindi. Ege ve Akdeniz sahil şeridinde 100 milyona yakın yabani zeytin ağacının bulunduğunu belirten Ünal, bu ağaçların aşılanarak üretime kazandırılabileceğini söyledi. Ünal, meyilli arazilerde bulunan zeytinliklerde teraslama yapılarak toprağın ve suyun muhafazasının sağlanabileceğini, sık zeytinliklerdeki fazla zeytin ağaçlarının sökülerek verimliliğin artırılabileceğini ve yaşlanmış zeytin ağaçları yerine genç fidanların dikilebileceğini bildirdi.</p>
<p><strong>KURAKLIK NEDENİYLE REKOLTEDE YÜZDE 20 DÜŞÜŞ…</strong></p>
<p>Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Bahattin Bozkurt, 2006-2007 üretim sezonunda 1 milyon 220 bin ton üretim beklendiğini, ancak rekoltenin kuraklık nedeniyle yüzde 20 oranında düştüğünü dile getirerek, &#8221;Zeytinde 2007 yılı yok yılı sezonu olarak yaşanmıştır&#8221; dedi. Türkiye&#8217;nin ortalama zeytinyağı ihracatının 70 bin ton civarında olduğunu ifade eden Bozkurt, &#8221;Zeytin üretiminde ülkemizin rakipleri İspanya, Yunanistan, Tunus ve Suriye&#8217;dir. Bu sektör, Türkiye&#8217;nin AB tarım sektörü içinde rekabet edebileceği ürünler arasında yer almaktadır&#8221; diye konuştu. Bahattin Bozkurt, ülkenin zeytin ve zeytinyağı üretiminde istenilen seviyeye ulaşması için tanıtım ve markalaşmanın yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayarak, fındıkta olduğu gibi zeytin ve zeytinyağı için de bir tanıtım grubu oluşturulmasını önerdi. </p>
<p><strong>TÜRK ZEYTİNYAĞI İMAJI OLUŞTURULMALI</strong></p>
<p>Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü de, Komisyona, zeytin ve zeytinyağı sektörünün sorunları ve bu sorunların giderilmesine yönelik bir rapor sundu. Raporda, bu sektörde dünya pazarlarında sürekli söz sahibi olunması için üretimin artırılması ve üreticilerin, kolay temin edilen gemlik fidanı dışında fidan dikimine özendirilmesi gerektiği ifade edildi. Gübreleme ve ilaçlamanın yetersiz olduğu bu sektörde, analize dayalı teşvik edici önlemlerin alınması istendi. Kalite kayıplarının önlenmesi için modern stoklama tesislerine ihtiyaç bulunduğu ifade edilen raporda, zeytinyağlarının, azot korumalı paslanmaz çelik tanklarda korunması gerektiği vurgulandı. Raporda, İtalya ve İspanya&#8217;da ağaç başına verimin 45-50 kilogram, Türkiye&#8217;de ise bunun 1/3&#8242;ü olduğu belirtilerek, verimliliği artırıcı çalışmalara ağırlık verilmesi istendi. </p>
<p><strong>TÜRK ZEYTİNYAĞI İMAJI OLUŞTURULMALI</strong></p>
<p>Raporda, alınması gereken diğer önlemler şöyle sıralandı:</p>
<p>-Firesiz ve hızlı zeytin toplamak için mekanik hasat özendirilmeli.<br />
-Markalı ve ambalajlı zeytinyağı ihracatının artırılması için teşviklere önem verilmeli. &#8216;Türk zeytinyağı imajı&#8217; oluşturulmasına yönelik tanıtım çalışmaları desteklenmeli.<br />
-Piyasa düzenli olarak takip edilmeli, tağşişli (karıştırma) yağ üretim ve satışı engellenmeli.<br />
-İhracatın büyük bölümünün AB ülkelerine yapıldığı göz önüne alınarak, bu ülkelere vergi ödemeksizin zeytinyağı ihracatı yapılması sağlanmalı.<br />
-Zeytinyağı üretilirken oluşan atık zeytin karasuyu, içerdiği organik kirlilik nedeniyle çevre kirlenmesine neden olmaktadır. Karasuyun<br />
çevresel etkilerinin giderilmesi konusunda Ar-Ge çalışmaları teşvik edilmeli ve desteklenmeli.<br />
-Karasuyun çevresel etkilerinin giderilerek tarıma organik gübre olarak geri dönüşümünü sağlayacak tedbirler alınmalı.<br />
-İç tüketimi artırıcı tanıtım faaliyetleri geliştirilmeli.<br />
-Yağlık zeytinlerin uygun kaplarda taşınması, zamanında sıkılması ve sıkım sonrasında kaliteli depolarda saklanması sağlanarak kalite<br />
kayıpları önlenmeli.<br />
-AB&#8217;nin Tunus, Cezayir, Fas ve Lübnan&#8217;a sağladığı avantajlar Türkiye&#8217;ye de sağlanmalı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/komisyonu-sektore-kulak-verdi-sira-somut-adimda/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dir taleplerini değerlendireceğiz</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/dir-taleplerini-degerlendirecegiz/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/dir-taleplerini-degerlendirecegiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jul 2008 21:38:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sayı 11-12]]></category>

		<category><![CDATA[DİR]]></category>

		<category><![CDATA[MEHMET MEHDİ EKER]]></category>

		<category><![CDATA[TARIM BAKANI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=358</guid>
		<description><![CDATA[Zeytin Ağacı Dergisi
Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker Zeytinağacı Dergisine yaptığı açıklamada Dahilde İşleme Rejim taleplerini yeniden değerlendireceklerini söyledi.
Dahilde İşleme rejimi talepleri sürerken tartışmaya son noktayı Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker koydu. Aysüt Tesisleri&#8217;nin açılışında Zeytinağacı Dergisine verdiği beyanatta Dahilde İşleme rejimi taleplerini yeniden değerlendireceklerini açıklayan Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zeytin Ağacı Dergisi</strong></p>
<p>Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker Zeytinağacı Dergisine yaptığı açıklamada Dahilde İşleme Rejim taleplerini yeniden değerlendireceklerini söyledi.</p>
<p>Dahilde İşleme rejimi talepleri sürerken tartışmaya son noktayı Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker koydu. Aysüt Tesisleri&#8217;nin açılışında Zeytinağacı Dergisine verdiği beyanatta Dahilde İşleme rejimi taleplerini yeniden değerlendireceklerini açıklayan Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker,&#8221;Bu tartışmaya önümüzdeki günlerde son noktayı koyacağız&#8221; dedi.</p>
<p>Kurulan Zeytin ve Zeytinyağı komisyonun çalışmalarını beklediklerini ifade eden Eker&#8221;Komisyon raporu bize geldikten sonra oturup yeniden bir değerlendirme yapacağız.Üreticinin ve tüccarın haklarını koruyup kollayacak,ortak zeminde ve ülke menfeatini gözeten bir karar çıkacak&#8221; dedi.</p>
<p>Zeytin üreticilerini devamlı desteklediklerini belirten Eker,&#8221;Üreticimiz rahat olsun.Onların haklarını gözardı edemeyiz.Onlar sektörün bel kemiği&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>MÜSTEŞARA SORUN</strong></p>
<p>Tarım Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları&#8217;nın açıklamalarınada değinen Eker Mirmahmutoğulları&#8217;nın ,&#8221;Tüccar üreticinin halinden anlamaz sözlerine ise tepki gösterdi.&#8221;Üretici ve tüccarı ayrı düşünemeyiz&#8221; diyen Eker &#8221;Bu sözler hangi amaçla kuruldu veya nasıl kurulduğunu sayın müsteşara sorun&#8221; dedi.</p>
<p>Zeytinde destekleme pirimlerinin de süreceğini söyleyen Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker,&#8221;Tarıma emek veren,gücünü harcayan herkesin arkasına ve var gücümüzle destekçisiyiz&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/dir-taleplerini-degerlendirecegiz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İsviçre&#8217;de Türk zeytinyağının marka misyonerliğini yapıyor</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/isvicre%e2%80%99de-turk-zeytinyagi%e2%80%99nin-misyonerligini-yapiyor/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/isvicre%e2%80%99de-turk-zeytinyagi%e2%80%99nin-misyonerligini-yapiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jun 2008 15:10:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sayı 11-12]]></category>

		<category><![CDATA[AVRUPA PAZARIİİSVİÇRE ZEYTİNYAĞI PAZARI]]></category>

		<category><![CDATA[zeytinyagi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=403</guid>
		<description><![CDATA[İsviçre’ de Art of Olive isimli şirketiyle Türk zeytinyağı pazarlayan Tüba Saxer, Türk asıllı bir İsviçre vatandaşı. İsviçre’de bir anlamda, Türk Zeytinyağının misyonerliğini yapıyor. Saxer,  yurtdışında birçok fuara katıldıklarını ve bu fuarlarda zeytinyağımızı tanıttıklarını ifade ediyor. İsviçre’de butik otellere, büyük marketlere yağ sattıklarını belirten Saxer, “Restaurantlara, butik otellere, büyük marketlere ürünlerimizi satıyoruz. Yağlarımız o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/cimg12811.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/cimg12811-300x225.jpg" alt="TÜRK ZEYTİNYAĞININ MARKA MİSYONERİ" title="TÜRK ZEYTİNYAĞININ MARKA MİSYONERİ" width="300" height="225" class="alignleft size-medium wp-image-404" /></a>İsviçre’ de Art of Olive isimli şirketiyle Türk zeytinyağı pazarlayan Tüba Saxer, Türk asıllı bir İsviçre vatandaşı. İsviçre’de bir anlamda, Türk Zeytinyağının misyonerliğini yapıyor. Saxer,  yurtdışında birçok fuara katıldıklarını ve bu fuarlarda zeytinyağımızı tanıttıklarını ifade ediyor. İsviçre’de butik otellere, büyük marketlere yağ sattıklarını belirten Saxer, “Restaurantlara, butik otellere, büyük marketlere ürünlerimizi satıyoruz. Yağlarımız o kadar kaliteli ki, küçük marketlere ürün vermiyoruz. Bunun butik marketçiliğe yönelik olan imajımızı zedeleyeceğini düşünüyoruz.” dedi. </p>
<p>Gümrük vergilerinin, ihracatta kendileri için önemli bir sorun oluşturduğundan da yakınan Saxer, “ gümrük vergileri AB’ye üye olmadığımız için yüksek.  Ama İsviçre’de AB’ye üye olmadığı için vergiler Türkiye’de olduğu gibi orada da yüksek.  İhracatta sıkıntı yaşıyoruz. İtalyan yağlarının bütün Avrupa’da olduğu gibi İsviçre’de de büyük bir ağırlığı var. Sonra İspanyol, Yunan ve az da olsa Fransız yağları biliniyor. Bizimde amacımız yağımızın kalitesini ön plana çıkararak, pazarda söz sahibi yapmak.” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/isvicre%e2%80%99de-turk-zeytinyagi%e2%80%99nin-misyonerligini-yapiyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Zeytinde pazar payımız Yunanistan&#8217;a kaymaya başladı</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinde-pazar-payimiz-yunanistan%e2%80%99a-kaymaya-basladi/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinde-pazar-payimiz-yunanistan%e2%80%99a-kaymaya-basladi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jun 2008 14:41:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sayı 11-12]]></category>

		<category><![CDATA[DİR]]></category>

		<category><![CDATA[ROMANYA PAZARI]]></category>

		<category><![CDATA[ZEYTİNDE PAZARLARIMIZ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=398</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye sofralık zeytin ihracatında adeta yerinde sayıyor. Romanya ve Almanya’nı başı çektiği zeytin ihracatımızda, herhangi bir ilerleme kaydedilemedi. Zeytin ihracatçıları, 2007-08 sezonunun ilk 5 aylık döneminde yüzde 11’lik artışla 56 milyon 955 bin 759 dolara ulaşırken, siyah zeytin ihracatı 47 milyon 622 bin dolar, yeşil zeytin ihracatı ise 9 milyon 333 bin dolar oldu.
Türkiye, 2007-08 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/zeytin_02.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/zeytin_02-237x300.jpg" alt="ZEYTİNDE PAZAR PAYIMIZ YUNANİSTAN&#039;A KAYMAYA BAŞLADI" title="ZEYTİNDE PAZAR PAYIMIZ YUNANİSTAN&#039;A KAYMAYA BAŞLADI" width="237" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-397" /></a>Türkiye sofralık zeytin ihracatında adeta yerinde sayıyor. Romanya ve Almanya’nı başı çektiği zeytin ihracatımızda, herhangi bir ilerleme kaydedilemedi. Zeytin ihracatçıları, 2007-08 sezonunun ilk 5 aylık döneminde yüzde 11’lik artışla 56 milyon 955 bin 759 dolara ulaşırken, siyah zeytin ihracatı 47 milyon 622 bin dolar, yeşil zeytin ihracatı ise 9 milyon 333 bin dolar oldu.</p>
<p>Türkiye, 2007-08 sezonunda en fazla siyah zeytin ihracatını 13 milyon 870 bin dolar ile Romanya’ya gerçekleştirdi. Zeytin ihracatçılarının geleneksel pazarlarından Almanya’ya ise 12 milyon 734 bin dolarlık siyah zeytin ihraç edilirken, bu ülkeyi 4 milyon 449 bin dolarlık ihracat ile Bulgaristan izledi. Türkiye 2007/08 sezonunda 56 ülkeye siyah zeytin ihraç etti.</p>
<p>Aynı dönemde, yeşil zeytin ihracatında ise Almanya 3 milyon 725 bin dolarlık ihracatla ilk sırada yer aldı. Yeşil zeytinde Almanya’yı ABD ve Romanya takip etti. Türkiye 55 ülkeye yeşil zeytin ihraç etti.</p>
<p>Zeytin ihracatçıları son 5 yılda özellikle Romanya ve Bulgaristan’daki sofralık zeytin pazar paylarını başta Yunanistan olmak üzere diğer AB üyesi ülkelere doğru kaymasına engel olamıyorlar. Romanya ve Bulgaristan sofralık zeytinde pazar payımızın yüzde 50-55’ini oluşturuyor. Bu 2 pazardaki azalmanın en önemli nedeni komşumuz Yunanistan’ın rekabeti. Romanya ve Bulgaristan’daki ekonomik gelişme sonucunda tüketicinin alım gücü yükseldi ve iri kalibrajlı zeytine olan talep arttı. Ülkemize bakıldığında ise iri kalibrajlı (80-140 adet/kg) zeytinin üretimi neredeyse yok denecek kadar az. Bu nedenle Türkiye’deki bu zeytinlerin fiyatları uluslararası piyasa fiyatlarının üzerinde kalıyor. Diğer taraftan, Mısır’da çok miktarda iri kalibrajlı zeytin yetiştirilmesi ve fiyatının ucuz olması rakiplerimiz için avantaj oluşturuyor.  Yunanistan,  Mısır’dan iri kalibrajlı zeytinleri ithal edip, dahilde işleyerek Romanya ve Bulgaristan’a ihraç edip bu ülke pazarlarını ele geçiriyor. </p>
<p><strong>ROMANYA SON 5 YILDA TÜRKİYE DIŞINDA TÜM ÜLKELERDEN İTHALATINI ARTTIRDI</strong></p>
<p>Türkiye, zeytindeki en büyük ithalatçımız Romanya’nın 2002 yılından itibaren son 5 yılda gerçekleştirdiği sofralık zeytin ithalatında belirgin bir şekilde pazar lideri konumunda bulunuyor. Yine 2002 yılı itibariyle, Yunanistan Türkiye’nin çok gerisinde kalmakta, hemen ardından ise İspanya bu pazarda yer alıyor. Bununla birlikte dikkati çeken nokta ise Romanya’nın, tüm dünyadan ithalatını arttırmasına karşılık, Türkiye’den ithalatının uzun yıllar hiç değişmeden seyretmesi, hatta 5 kg altı ambalajlı zeytin ithalatının 14.735 ton iken, 14.024 tona gerilemiş olması. Pazardaki 2 büyük rakibimizden Yunanistan’ın ise son 5 yılda bu ülkeye ihracatını katlayarak arttırdığı dikkati çekiyor. Romanya 2002 yılında Yunanistan’dan 1.148 ton zeytin ithal ederken bu rakam 6.341 tona ulaşmış bulunuyor.</p>
<p><strong>MISIR&#8217;DA ROMANYA PAZARINA GİRDİ</strong></p>
<p>Romanya pazarıyla ilgili dikkati çeken diğer bir gelişme de, Mısır’ın da 5 kg üstü ambalajları ile bu pazara giriş yapması. Ülkemizin rakibi konumundaki ülkelerin giderek artan bir oranda Romanya pazarından pay edinmesinin sebebi ise, bu ülkelerin iri kalibrajlı zeytin üretmeyi başarabilmeleri ve üretimlerinin yeterli olmadığı durumlarda ise bu kalibrajda üretim yapabilen özellikle Mısır ve Fas gibi ülkelerden bu ürünleri temin ederek, gelir seviyesi yükselen Romanya ve Bulgaristan gibi pazarlara ithalatını gerçekleştirmeleri olarak göze çarpıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinde-pazar-payimiz-yunanistan%e2%80%99a-kaymaya-basladi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Organik zeytinyağıyla dünyanın en iyi 101 markası arasına girdi</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/organik-zeytinyagiyla-dunyanin-en-iyi-101-markasi-arasina-girdi/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/organik-zeytinyagiyla-dunyanin-en-iyi-101-markasi-arasina-girdi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jun 2008 13:14:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sayı 11-12]]></category>

		<category><![CDATA[BUTİK MARKETÇİLİK]]></category>

		<category><![CDATA[butik zeytinyağı]]></category>

		<category><![CDATA[ORGANİK ZEYTİNYAĞI]]></category>

		<category><![CDATA[yerlim anya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=383</guid>
		<description><![CDATA[Zeytin Ağacı Dergisi
Merkezi İtalya’da bulunan ’Uluslararası Organik Zeytinyağı Yarışması- Premiobiol- 2007’nin kataloğuna giren Türk markalar, dünya markaları arasında yerini aldı. . İtalya’da Bari Ticaret Odası tarafından İtalya Organik Tarım Konsorsiyumu ve Andria Belediyesi ana sponsorluğunda düzenlenen, İtalya Gıda ve Tarım Bakanlığı’nca desteklenen, ’Uluslararası Organik Zeytinyağı Yarışması- Premiobiol- 2007’ yarışmasına Türkiye’den 10 üretici katıldı. Yarışmada 41 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/cimg1265.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/cimg1265-300x225.jpg" alt="ORGANİK ZEYTİNYAĞIYLA ÖDÜL ALDI" title="ORGANİK ZEYTİNYAĞIYLA ÖDÜL ALDI" width="300" height="225" class="alignnone size-medium wp-image-384" /></a><strong>Zeytin Ağacı Dergisi</strong></p>
<p>Merkezi İtalya’da bulunan ’Uluslararası Organik Zeytinyağı Yarışması- Premiobiol- 2007’nin kataloğuna giren Türk markalar, dünya markaları arasında yerini aldı. . İtalya’da Bari Ticaret Odası tarafından İtalya Organik Tarım Konsorsiyumu ve Andria Belediyesi ana sponsorluğunda düzenlenen, İtalya Gıda ve Tarım Bakanlığı’nca desteklenen, ’Uluslararası Organik Zeytinyağı Yarışması- Premiobiol- 2007’ yarışmasına Türkiye’den 10 üretici katıldı. Yarışmada 41 ülkeden 41 zeytinyağı uzmanından oluşan jüri değerlendirme yaptı. Kuşadası’ndaki Gürsel Tonbul Çiftlik İşletmesi ’Yerlim Ada’, ’Yerlim Anya’ ve ’Yerlim Andız’ markalı 3 zeytinyağıyla yarışmanın ’Guide to the best oils from organic farming in the world’ adlı, dünyanın geleneksel yöntemlerle sıkılmış en iyi zeytinyağı kataloğunda yeraldı.</p>
<p>2000 yılından bu yana Kuşadası Davutlar kasabasında üretim yapan Gürsel Tonbul Çiftlik İşletmasinin sahibi Gürsel Tonbul’u İstanbul’da katıldığı bir sektör fuarında ziyaret ettik. Tonbul 2 yıldır bu yarışmaya katıldıklarını, ve kendileri için en değerli noktanın böyle 1 katoloğa girerek dünyanın en iyi 101 markası arasında yer almak olduğunu ifade etti. 3 markasıyla birlikte katologda yer alan İşletmenin tek üretimi zeytinyağı değil. Organik gıda üretiminde geniş bir portföyü olan Tonbul, zeytinyağı üretiminin avantajlı tarafının ise kültüre sahip olması olduğunu sözlerine ekledi.Tarihte, Efes’te zeytinyağını asillerin, hayvansal yağları ise kölelerin tükettiğini de hatırlatan Tonbul, güzellik ve sağlık içinde zeytinyağının bire bir olduğunu söyledi.  Gürsel Tonbul: “Biz bu işi gönül gözüyle yapıyoruz. 2 yıldır İtalya’da markamızın elde ettiği başarıdan sonra  Kanada, Japonya ve Çin’den ilgi görmeye başladık. Şu anda zaten Almanya’ya ihracatımız var. Nüfus ve alım gücü olarak iyi bir pazar olan Çin’i değerlendiriyoruz.” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/organik-zeytinyagiyla-dunyanin-en-iyi-101-markasi-arasina-girdi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tabiatın Ege&#8217;ye armağanı:Hurma zeytin</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/tabiatin-egeye-armagani-hurma-zeytin/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/tabiatin-egeye-armagani-hurma-zeytin/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jun 2008 09:32:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>handanataololmez</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Handan Aatolölmez]]></category>

		<category><![CDATA[Sayı 11-12]]></category>

		<category><![CDATA[HURMA ZEYTİN]]></category>

		<category><![CDATA[KARABURUN]]></category>

		<category><![CDATA[KARABURUN HURMA ZEYTİNİ]]></category>

		<category><![CDATA[PAHOMA OLEA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=371</guid>
		<description><![CDATA[Karaburun yarımadası üzerinde yer alan, İzmir’in şirin ilçelerinden, Urla, Çeşme ve Karaburun’da yetiştirilen Erkence zeytin çeşidinin dalında gerçekleşen olgunlaşma periyodundan sonra hiçbir işleme tabii tutulmadan, tüketilebilir hal alması olayına hurmalaşma ve bu ürünlere de hurma zeytin olarak adlandırılmaktadır..
Böyle bir oluşumun önemi nedir?
Bilindiği üzere, zeytin dalından koparıldığında, başta oleuropein olmak üzere içerdiği yoğun fenolik maddeler  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Karaburun yarımadası üzerinde yer alan, İzmir’in şirin ilçelerinden, Urla, Çeşme ve Karaburun’da yetiştirilen Erkence zeytin çeşidinin dalında gerçekleşen olgunlaşma periyodundan sonra hiçbir işleme tabii tutulmadan, tüketilebilir hal alması olayına hurmalaşma ve bu ürünlere de hurma zeytin olarak adlandırılmaktadır..<br />
Böyle bir oluşumun önemi nedir?</p>
<p>Bilindiği üzere, zeytin dalından koparıldığında, başta oleuropein olmak üzere içerdiği yoğun fenolik maddeler  nedeniyle tüketilemeyecek düzeyde acılığa sahiptir. Meyveye yapılan bir takım işlemler (kırma, ezme, çizme v.s) sonrasında, salamura edilerek acılık veren bu maddelerin meyve dokusundan uzaklaştırılması ve muhafazası amaçlanır. </p>
<p>Salamura işlemlerinde mikrobiyal faaliyetleri kısıtlamak amacıyla yoğun tuz kullanılmaktadır. Aşırı tuz içeriğine sahip zeytin meyvelerinin tüketimi özellikle, tuza duyarlı, yüksek tansiyon, şeker vb hastaların zeytin tüketimlerini azaltmaktadır. Oysa, zeytin sağlık açısından önemli bir üründür. Önemi de her geçen gün artmakta; zeytin ve zeytinyağı artık Çin ve ABD mutfağına giren tarımsal ürünler arasında yer almaktadır.<br />
İşte Hurma zeytini birtakım sağlık problemleri olan bu tüketicinin de zeytin yemesine olanak tanımaktadır. Kısacası diyet zeytinidir. Ayrıca, meyve içerisindeki fenolik madde içeriğini azalttığı, meyve dokusunda bulunan yağ asitliliğini düşürmekte; dolayısı ile yağ kalitesine katkıda bulunmaktadır.<br />
Hurma zeytin ile ilgili bilgi toplamaya çalıştığımda: </p>
<p>1969 yılında Zeytincililik Araştırma Enstitüsü’nde görev yapan değerli meslektaşımız, Nergiz  Burcu tarafından yapılan araştırma sonucu, Karaburun yarımadası ekolojik koşulları altında, Phoma oleae diye adlandırılan mantarın, bölgede yaygın alanlarda yetiştiriciliği yapılan ve yöre insanı tarafından ‘bu bölgenin yerli çeşidi’ olarak tanımlanan Erkence çeşidinde enfeksiyona neden olarak meyvelerin ağaç üzerinde olgunlaşmasını sağlamaktadır. Bu çalışmada, hurmalaşmaya toprağın etkisinin olmadığı rapor edilmiştir (1).</p>
<p>Enstitüde gerçekleştirilen diğer bir çalışmada, Hurma zeytinin cam kavanozlar içerisinde salamurasız olarak muhafazası hammaddenin ısıl işlem öncesi mikrobiyal yükünü azaltmaya yönelik uygulama olan pH düzenlemesi ve yıkama amacı taşıyan %0.2 lik laktik asitte bir gün bekletme ve %1’lik konsantrasyonda hidrojen peroksit uygulaması sonrası pastörizasyon işlemi ile sağlanabileceği sonucuna varılmıştır. İşletmelerdeki üretim için ise, üretim sonrası hermetik olarak kapatılmış ürünlere uygulanan mikrobiyolojik testlerin mutlaka yapılarak ürün güvenliğinin ortaya konulması gerektiği belirtilmektedir. Yapılan uygulamalar sonucu renk tat ve koku açısından zeytinlerde bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir (3).<br />
Hurma zeytininin raf ömrünün özel saklama paketlerinde 2 yıla kadar çıktığı bildirilmiştir.</p>
<p>Öte yandan, Uluslararası makale ve kitaplarda hurmalaşmaya  etken olan Phoma oleae isimli mantar hakkında taksonomik ve tarımsal alanlarda herhangi bir kayıta rastlanmamıştır. Phoma grubu içerisinde 2 alt türü (Phoma fallens, Phoma insulana)  zeytin bitkisi ve meyvesi üzerinde enfeksiyona neden olmaktadır.<br />
Phoma fallens, yapraklarda ve meyvede lekeler şeklinde semptomlar göstermektedir. Phoma  insulana ise, Kuzey ayrım kürede ve Güney Avrupa’da görülen ve meyvelerde renk değişimi ve olgunlaşmaya neden olan bir mantardır (2).</p>
<p>Semptomik tanımlamalar, göz önüne alındığında, Erkence zeytin çeşidinde hurmalaşmaya sebep olan mantarın Phoma insulana  olması ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Ayrıca bunların dışında yöreye has Phoma oleae isimli özel bir mantar olup olmadığı bilimsel çalışmalarla ortaya konulması gereken bir konu halini almaktadır.<br />
Konuya daha iyi ışık tutabilmek amacı ile meslektaşım ve mesai arkadaşım Hükümran Gül ile yörede yaptığımız  gözlemlerde:</p>
<p>Urla ilçesinden,Mete Eltepe, Balıklıova’da Mustafa Altıntaş, Karaburun ilçesi Kösedere köyünden Abdülgalip Cantürk ve Ali Şen, Eylen Hoca köyünden Yalçın Tunçer ile Hurmalaşma ve Hurma zeytin hakkında görüşmeler yapılmıştır.</p>
<p>Bölgede zeytinlerin olgunlaşmaya başladığı dönemde, mantar sporlarının rüzgar yardımı ile zeytin meyvelerine taşınması sonrasında oluşan çiğ tanecikleri ve denizden esen nemli rüzgarlar, mantar sporlarının çimlenmesi için uygun ortamı sağlamaktadır. Enfeksiyonun  zeytin meyvesinde bulunan oleuropein maddesini parçalayarak, acı tadı yok etmektedir. Hurmalaşma 2-3 gün içinde gerçekleşebilmektedir.<br />
Hurma zeytin denize bakan zeytin ağaçlarının üstte ve dışta kalan dallarında oluşmaktadır.<br />
Denizden esen yumuşak tatlı poyraz oluşumu artırırken, lodos engel olmaktadır. Olgunlaşma döneminde gündüz esen rüzgâr ne kadar artarsa ve gecede çiğ ne kadar çok düşerse, ağaç başı hurmalaşma o oranda artmaktadır. Dolayısı ile sıcak havalar değil, o dönemde serin ve yağışlı hava isteniyor. Son yıllarda yöredeki kuraklık ve hava sıcaklığındaki artışın hurma meyve miktarını azalttığı söylenmekte.</p>
<p>Diğer yağlık çeşitlerde de hurmalaşma olabilmekte, ama Erkence çeşidinde olduğu kadar fazla olmamaktadır.<br />
Olgunlaşma meyve ağaç üzerinde iken gerçekleşmekte ve zeytin sapıyla hurmalaşınca toprağa düşmektedir. Üreticide dolayısı ile hurma zeytini topraktan toplamaktadır. Toplama esnasında hangi zeytinin hurma olduğunu ayırt etmede özellikle meyve üzerinde meyve sapının olmasına dikkat edilmektedir. Hurma toprak üzerinde fazla kaldığında ise, tadında bozulma ve ekşime olmaktadır.</p>
<p>Olgunlaşma ağacın sadece deniz gören bölgesinde olabildiği gibi, meyvenin de sadece bir bölümünde hurmalaşma olabilmektedir. Eylen Hoca köyünde görüştüğümüz üreticiler, bu yarım hurmalaşmış meyvenin de toprağa düştüğünde, meyve sapı üzerinde kaldığı takdirde hurmalaşmasını tamamladığını belirtmişlerdir. Ancak hurma zeytin ile bir arada kalan diğer zeytinlerde bu hurmalaşma olmamaktadır. Yani hurmalaşmanın başlaması için her halükarda meyve ağaç üzerinde bulunmalıdır. Ayrıca tam hurmalaşmayan geriye kalan mahsulde çok az tuz ile salamura yapılabilmektedir. Bu da geriye kalan ürüne de artı katma değer getirmektedir.</p>
<p>Hurma oluşumu esnasında meyve sarı açık kahve renk alıyor ve meyve üzerinde pus oluşuyor. Oluşan pus meyvenin korunmasına yardımcı oluyorBu nedenle, toplama esnasında pusun gitmemesi için meyveye fazla ellenmemesi ve hatta kabının değiştirilmemesi tavsiye ediliyor.</p>
<p>Üretici, hurma zeytinleri yıkamadan, üstlerindeki pusla küçük pet şişelere koyup havasını almakta ve oda sıcaklığında bu şekilde en az 1 yıl depolayabilmektedir. Salamura yapıldığında ise bu süre çok daha uzamaktadır.</p>
<p>Dikkat çeken başka bir husus ise, üreticiler tarafından çiftlik ve organik içerikli gübreler hurmalaşmış meyve miktarını artırırken ticari gübrelerin azalttığı gözlemlenmiştir. Dengesiz gübrelemede hurmalaşmaya engel olmaktadır.</p>
<p>Hurma zeytini vakumlamaya çalışılmış, ancak meyvenin ezilmesi nedeniyle başarılı sonuç alınamamıştır.<br />
Hurma zeytin az olduğu için çok yüksek fiyatla hiçbir işleme tabii tutulmadan kısa sürede satışı yapılmaktadır. O nedenle hurma zeytinini işleme ve değerlendirmeye yönelik bir sektör gelişmemiştir.<br />
Tüketici aldığı zeytini derin dondurucusunda muhafaza etmekte ve yiyeceği kadarını çıkarıp tüketmektedir.<br />
Hurma zeytin oluşumu DÜNYADA bir bu bölgede bir de Mora yarım adasında gerçekleşmektedir. Çok eski yıllarda Aydın’da denize yakın bazı bölgelerde de hurmalaşma görülürmüş. Ancak son zaman da görülmediği söylenmekte. O dönemlerde bu bölgelerde de Erkence çeşidi yetiştirilirken, buralarda artık bu çeşidin yetiştirilmiyor olması, şu an bu bölgede hurmalaşmanın görülmemesine sebep olabilir mi?<br />
Son olarak 2 konuyu vurgulamak istiyorum:<br />
Dünyada sadece bu bölgede ve Erkence çeşidinde hurmalaşma gerçekleşirken, Hurma zeytini pazarlanması problemsiz ve kıymetli bir ürün iken; bölgede hurmalaşmaya uygun yörelerde diğer çeşitlerin plantasyonlarının kurulması ne derece doğru…</p>
<p>AB aday ülke sürecinde hibe programlarından yararlanırken, AB’nin ekonomik stratejilerinden biri; o yöreye ait özel bir ürün var ise, o bölgeyi o ürünle özdeştirecek kalkındıracak programlara sıcak bakmaktadır. Bunun bir örneği olarak, permasan peynirleri verilebilir. İtalya’da Permasan isimli kırsal bir bölge, kendilerine has yaptıkları bu peynirle markalaşmışlardır. Bu gün permasan peynirleri bütün dünyada bilinmektedir. Neden böyle bir program da bu yörede hurma zeytinlerimiz için yapılmasın..<br />
Biz de bu güne kadar gözardı edilmiş bu özgün ürünümüz üzerine daha çok araştırma yapmalı ve dünyaya daha çok tanıtmalıyız.</p>
<p><strong>Kaynaklar</strong></p>
<p>1. Nergiz BUZCU1969. Karaburun Hurma Zeytinin Oluş Sebebinin Tesbiti, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Projesi,.<br />
2. C.H. Boerema, J. De Gruyter, M.E. Noordeloss, M.E.C. Hamers2004. Differention of specific and Intra-Specific Taxa in Culture, Phoma Identification Manual, CABI Publishing, Cambridge, MA, USA,<br />
3. Kerim ÖZER, H. Derya TETİK, Taner BAYSAL, Gaye ÖNGEN, Nermin SARIGÜL, Eyüp KARTAL2003. Hurma, Sele ve Naturel Siyah Zeytinlerin Cam Kavanoz İçinde Susuz Olarak Muhafaza İmkanlarının Araştırılması, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Projesi (TAGEM/GY/00/14/042), </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/tabiatin-egeye-armagani-hurma-zeytin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Allah&#8217;ın Karaburun&#8217;a hediyesi. Hurma zeytin</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/allah%e2%80%99in-karaburun%e2%80%99a-hediyesi-hurma-zeytin/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/allah%e2%80%99in-karaburun%e2%80%99a-hediyesi-hurma-zeytin/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jun 2008 09:15:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sayı 11-12]]></category>

		<category><![CDATA[HURMA ZEYTİN]]></category>

		<category><![CDATA[KARABURUN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=365</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf: Mehmet Karadayı
Allah&#8217;ın Karaburun Yarımadası’na bir armağanı olan hurma zeytin türü, Türkiye’de sadece bu yörede, özellikle Urla ve Karaburun’da yetişiyor. Hasadı gerçekleştiğinde hiçbir işlemden geçmeksizin yenebilen hurma zeytin, daha ağacın dalları üzerindeyken, olgunlaşmasından sonra, yörenin ekolojik şartlarının da etkisiyle kendiliğinden yenecek duruma geliyor. 
Salamurasız bu zeytin türünün oluş sebebine ilişkin Tarım Bakanlığını bünyesinde ki Tarımsal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/100_0250.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/100_0250-300x225.jpg" alt="KARABURUN&#039;A HAS TAT:HURMA ZEYTİN" title="KARABURUN&#039;A HAS TAT:HURMA ZEYTİN" width="300" height="225" class="alignnone size-medium wp-image-366" /></a><strong>Fotoğraf: Mehmet Karadayı</strong></p>
<p>Allah&#8217;ın Karaburun Yarımadası’na bir armağanı olan hurma zeytin türü, Türkiye’de sadece bu yörede, özellikle Urla ve Karaburun’da yetişiyor. Hasadı gerçekleştiğinde hiçbir işlemden geçmeksizin yenebilen hurma zeytin, daha ağacın dalları üzerindeyken, olgunlaşmasından sonra, yörenin ekolojik şartlarının da etkisiyle kendiliğinden yenecek duruma geliyor. </p>
<p>Salamurasız bu zeytin türünün oluş sebebine ilişkin Tarım Bakanlığını bünyesinde ki Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’ne bağlı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nün yaptığı bir araştırmada bulunuyor. Araştırmaya göre hurma zeytinin oluşumunda denizden esen rüzgarlarla  taşınan “Phoma Olea” isimli bir mantarın ve iklimin etkisi bulunuyor. Zeytinin oluş sebebleri arasında ise toprağın etkisi bulunmuyor. Zeytin taneleri üzerinde yürüyen bir mantar türü olan phoma olea,  tanelere acılık veren “Oleupein Maddesi’ni” parçalar ve zeytinin acılığını alır. Böyle ağaçlara da halk dilinde “Sünnetli Ağaç” deniliyor.</p>
<p>Salamurasız olduğu için yüksek tansiyon, kalp ve böbrek hastalığı çekenlere iyi gelen hurma zeytin, özellikle yok yıllarında piyasada pek bulunmuyor. Bu yönüyle endüstriyel olmaktan biraz uzak olsa da sofralık zeytinler arasında çok farklı bir yere sahip. </p>
<p><strong>“HURMA ZEYTİN KARABURUN ZEYTİNCİLİĞİNİ AYAKTA TUTAN DEĞERDİR“</strong></p>
<p>Fazlaca sahipleniyor Karaburun Halkı hurma zeytini. Ne de olsa Türkiye’de bir tek o yarımada da yetişiyor. Hatta kimi kaynaklara göre, dünyada dahi yetişmesi için gerekli olan ekolojik şartlar sadece Karaburun’da oluşuyor. </p>
<p>Karaburun’da bu “meyvenin” en çok üretildiği yörelerden biri de Kösedere. Eğlenhoca ve İnecik’in de yeri ayrı tabi ki… Kendisini “ bir kösedereli” olarak tanıtan Mehmet Karadayı da paylaşıyor bizimle bu zeytinin Tanrı’nın bu yöreye bir armağanı olduğu görüşünü. Aynı zamanda bir fotoğraf sanatçısı da olan Karadayı “Karaburun Yarımadası’nın tarımsal faaliyette 3 temel ürünü vardı. Zeytin, bağ ve tütün bunlar 1960-70’lerde her ailede az çok olurdu.” diyor ve birazda sitemle devam ediyor anlatmaya:</p>
<p>“Hurma zeytin Tanrı’nın Karaburunlulara hediyesidir.1970 yılına kadar Karaburun yarımadasında tarımsal faaliyette üç temel ürün vardı. Zeytin, bağ, tütün. Sorunsuz  devam eden  bir yapı vardı. 1960’lı yıllarda Kösedere ve diğer köylerden her gün Almanya’ya en az iki soğutuculu tır üzüm giderdi. Zeytin, bağ, tütün her ailede az çok olurdu. Ailenin tüm bireyleri üretime katılırdı. Kösedere 15 bakkal, 3 kahvehane, 2 ayakkabı atölyesi, 5 yağ değirmeni olan 1100 nüfuslu bir köydü. İlkokulda biz 145 öğrenci idik.<br />
 <br />
Ne olduysa 1970 li yıllardan sonra oldu. Geçim derdine düşenler ne iş olursa çalışmaya, şehire gittiler. Gittik.<br />
Nüfus bir ara 250’lere düştü. Kendi işinin beyi iken, el kapısının kulu oldular.<br />
 <br />
Önce tütüne sınırlama ve yasaklama geldi. Taşıyıcı üç ayaktan biri kırılınca sıkıntı başladı. Sağolsun medya ve sanayi sektörü de reklam kampanyalarıyla zeytinyağını öldürdüler. Margarin yağlarını doldurdular damarlarımıza. Çiçekyağı 2,5, zeytinyağı 7 lira iken , bir süre sonra çiçek yağı zeytinyağı aynı fiyata geldi.<br />
 <br />
Enflasyonun %100’lere vardığı yıllarda dahi zeytinyağının fiyatı değişmedi. Bence sebebi vatandaşın elinden zeytinliklerini, tarla ve odun fiyatına alıp yazlık yapmak için bir politikaydı.”</p>
<p>Yine de hurma zeytinin Karaburun’u ayakta tutan değer olduğunu ifade ediyor Karadayı. Siz onu istediğiniz kadar yetiştiremezsiniz , ekolojik şartlar oluşursa hurma olur diyor.  Aynı ağaç bu sene meyve yaparken sonraki yıl, az ya da hiç yapmayabilirmiş. Kimbilir kendini özgü bir aroması olan bu zeytinin, çok da fazla endüstriye yönelik olmaması bundandır belki de. Oda bu tattan mahrum kalanlar ve kalacaklar için ayrı bir kayıptır, elbette. Dalından koparıldığı anda tuz ya da başka bir madde kullanılmadan yenilebilmesi de, hurma zeytini dünyanın en sağlıklı ürünlerinden bir yapıyor.<br />
 <br />
Aslında Karadayı normal zeytindir diye başladı hurma zeytini anlatmaya fakat öyle devam etmedi :“Diğer yörelere göre farkı yağ oranının yüksek olmasıdır. Yılına göre değişse de silkimde  genellikle 2,50’ta 1,00 oranda yağ verebilir. Yağın da güzel bir aroması vardır. Son yıllarda Maliye hazinesinden kiralanarak  Küçükbahçe’de geniş arazilerde zeytin dikilmektedir. Yarımada  zeytin cinslerinden olmayan ağaçlandırmada  hurma olacak mı merak ediyorum.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/allah%e2%80%99in-karaburun%e2%80%99a-hediyesi-hurma-zeytin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Amacımız zeytinyağını her kitleye sevdirmek</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/prn-gida%e2%80%99nin-genc-patronu-puren-bacakoglu%e2%80%99yla-konustuk/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/prn-gida%e2%80%99nin-genc-patronu-puren-bacakoglu%e2%80%99yla-konustuk/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2008 14:30:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>

		<category><![CDATA[Sayı 11-12]]></category>

		<category><![CDATA[BUTİK MARKETÇİLİK]]></category>

		<category><![CDATA[COĞRAFİ İŞARET]]></category>

		<category><![CDATA[HEDİYE ZEYTİNYAĞI]]></category>

		<category><![CDATA[ORGANİK ZEYTİNYAĞI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=106</guid>
		<description><![CDATA[Röportaj ve fotoğraf: Hüsamettin Berber
PRN gıda’nın genç patronu Püren Bacakoğlu ile başkanlığını yaptığı İzmir Ekonomi Üniversitesi Mezunlar Derneği’nin ofisinde görüştük. Bacakoğlu, piyasada daha oldukça yeni olan markasıyla boy göstermenin verdiği heyecanla anlattı bize markasını, kısa ve uzun vadedeki planlarını… Logosundan ambalajına, üretim süreçlerinden sektörde yaşanılan sıkıntılara kadar her şeyi konuştuk genç girişimciyle. Gördük ki hazine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/cimg11241.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-113" title="“AMACIMIZ ZEYTİNYAĞINI HER KİTLEYE SEVDİRMEK VE BU KÜLTÜRÜ YAYMAK”" src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/cimg11241.jpg" alt="“AMACIMIZ ZEYTİNYAĞINI HER KİTLEYE SEVDİRMEK VE BU KÜLTÜRÜ YAYMAK”" width="461" height="346" /></a><strong>Röportaj ve fotoğraf: Hüsamettin Berber</strong></p>
<p>PRN gıda’nın genç patronu Püren Bacakoğlu ile başkanlığını yaptığı İzmir Ekonomi Üniversitesi Mezunlar Derneği’nin ofisinde görüştük. Bacakoğlu, piyasada daha oldukça yeni olan markasıyla boy göstermenin verdiği heyecanla anlattı bize markasını, kısa ve uzun vadedeki planlarını… Logosundan ambalajına, üretim süreçlerinden sektörde yaşanılan sıkıntılara kadar her şeyi konuştuk genç girişimciyle. Gördük ki hazine anlamına gelen markası “Tesoro” vitrinlerde ayrı bir soluk, ayrı bir konsept oluşturmuş bile. Farklı bir anlam yüklemiş Bacakoğlu markasına. “İnsanlar birbirlerine sağlık hediye etsinler istedim diyor.” EXPO’nun ana temasının bile sağlık olduğunu hatırlatarak. ( Röportajımızı gerçekleştirdiğimizde EXPO heyecanı devam etmekteydi.) Sektörde karşılaştığı sıkıntılardan konu açıldığında ise “siz kaliteli ürünler pazara sunduğunuz sürece, sıkıntılar geçicidir” dese de, anlaşılan üreticiden ihracatçıya küçük ölçekli, büyük ölçekli bütün firmaların sıkıntıları birbirinden çok da farklı değil.</p>
<p><em><strong>Püren Hanım genç bir girişimcisiniz, zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteriyorsunuz. Bu piyasaya girme fikri nereden doğdu.</strong></em></p>
<p>Piyasaya girme fikri uzun zamandır vardı esasında, bunun için uzun zamandır araştırma yapıyordum. MBA bittikten sonra dil eğitimi için bir süre İtalya’da bulundum, bildiğiniz gibi orada zeytinyağı tüketimi bizlere nazaran çok fazla, bunun yanı sıra insanların özel günlerde birbirlerine zeytinyağı hediye etmeleri benim her zaman ilgimi çekti, böyle bir şey yapma fikri esasında İtalya’da ortaya çıktı desek en doğrusu olur.</p>
<p><em><strong>Tüketici olarak piyasada ki standartlardan sıkıldığınızı ifade etmiştiniz. Bu da rol oynadı mı peki böyle bir marka ortaya çıkarma noktasında?</strong></em></p>
<p>Hayır, tam olarak böyle bir şey söz konusu değil fakat yine de her şey birbirinin tekrarı gibiydi, bazı şeyler yeni yeni oturmaya başladı. Sektördeki butik market fikri yeni yaygınlaşmaya ve farklılaşmaya başladı biliyorsunuz. Firma olarak il Tesoro’yu yaratmamızdaki öncelikli amacımız ülkemizde zeytinyağını daha tüketilir bir ürün haline getirmek. İnsanların özel günlerinde veya işadamlarının yurtdışından gelen konuklarına hediye etmeleri için tasarladık. İnsanlar birbirlerine şık şişelerle sağlık armağan etsinler istiyoruz. Bizim temel hedefimiz bu. Zeytinyağı çok sağlıklı bir ürün olmasına rağmen Türkiye’de tüketimi çok az biliyorsunuz.</p>
<p>Ürünün içinin kalitesi kadar ambalajının görselliği ve kalitesi de gerçekten çok önemli. En önemli eksiklerimizden bir tanesi de ambalaj bugün Türkiye’de, mesela İtalyanlar bu konuda o kadar ustalar ki içi kötü olan bir ürünü bile çok güzel ve şık bir ambalajla mükemmel bir şekilde pazarlayabiliyorlar. Ama burada bizim ürünümüzdeki farklılık şu, bizim ürünümüzün hem içi, hem dışı güzel ve kaliteli. Hem içiyle hem dışıyla farklılık yaratmayı amaçlıyoruz.</p>
<p>Ambalaj da çok önemli, en önemli eksiklerimizden biri de ambalaj bugün Türkiye’de. Geçenlerde İtalya’ya giderken uçakta servis yaptılar, ambalajı o kadar çekici ki albeniyi size anlatamam, içindeki leziz yemeği görmek için sabırsızlanıyorsunuz. Şöyle ki içini açtığınızda 3 tek grisini olduğunu görünce bir anlık şaşkınlık tabi, ama hayatımda hiç sevmediğim yemediğim grissiniyi bile yenilebilir hale getiriyor, bu bir başarı işte. Ama firma olarak biz ‘il tesoro’ ile damak tadının görsellikle buluştuğu bir ürün yarattık. . Bizim öncelikli amacımız, gerek zeytinyağının yüksek kalitesi, gerekse özel şişelerinin ve etiketlerinin görselliğinin birbirini tamamladığı ürünlerimizi tüketiciyle buluşturmak</p>
<p><strong><em>Peki, üretim sürecinizden biraz bahseder misiniz? </em></strong></p>
<p>Ayvalık’ta gerçekleştiriyoruz, üretimimizi Özgün AŞ.’ de gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla orada dolumumuz oluyor. Oradan doğrudan siparişleri göndermekle beraber perakende olarak da burada (İzmir-Mavişehir) ofisimiz var. Bu şekilde dağıtım yapıyoruz. Bayilikler vermeyi planlıyoruz. Distribütörlük anlamında da görüştüğümüz firmalar var. İnternet sitemiz www.prngida.com aracılığıyla da satış yapıyoruz.Bu şekilde yavaş yavaş ama emin adımlarla ilerliyoruz. Bizim çok aceleci bir yönetim ve satış politikamız yok. Zamanla şişelerimizde farklılıklar yaratmaya devam edeceğiz kişiye veya firmalara özel tasarımlar da yapıyoruz. Tüketicilerimizden bu zamana kadar hiçbir olumsuz yönde bir eleştiri almadık. İnsanların özel günlerinde hediye olarak zeytinyağı armağan etmesi bilincini oluşturmayı gerçekten başardık, amacımız bunu her kitleye sevdirmek ve bu kültürü yaymak.</p>
<p><strong><em>“İl Tesoro” diye bir marka. Püren Hanım bu isim nereden geliyor? </em></strong></p>
<p>Aslında İtalyanların çok kullandığı bir kelime “Tesoro”. Esas anlamı ‘ hazine’. Fakat diğer bir anlamı da var. “Tesoromio” dediğiniz zaman benim en değerli varlığım anlamına geliyor. Dolayısıyla benim sevdiğim bir kelime olduğu için bu adı kullandık.</p>
<p><strong><em>PRN gıda, zeytinyağıyla beraber mi ortaya çıkmış olan bir şirket o halde.</em></strong></p>
<p>Evet, zeytinyağıyla birlikte ortaya çıktı. Fikrin oluşması ve şekillenmesi yeni değil ancak firmanın kuruluşu geçen sene. 22 Kasım’da da ilk ürünümüzü piyasaya sürdük. Yarım litresini 18 YTL’ den satışa sunuyoruz.</p>
<p><strong><em>Çam ağacı şeklinde tasarlanmış zeytinyağı şişeleriniz var, bunları İtalya’dan mı ithal ediyorsunuz?</em></strong></p>
<p>Çam ağacı şeklinde olan burada seramik olarak üretiliyor, İtalyan bir tasarım ama. Diğer uzun şişemiz İtalya’dan geliyor.</p>
<p><strong><em>Tüketicilerden nasıl bir tepki aldınız ürünlerinizle ilgili olarak.</em></strong></p>
<p>Çok iyi, beklediğimden daha olumlu tepkiler aldık diyebilirim. Bizim logomuzu mutlaka fark etmişsinizdir. Piyasada logolar genelde zeytin dalı, zeytin ağacı şeklinde, bunu bir eleştiri anlamında söylemiyorum tabiî ki. İl Tesoro tüketicinin alışık olmadığı farklı bir konsept oldu sadece, baştan biraz tedirgin olmadım değil esasında, çünkü farklı olanı kabullendirmek ve sevdirmek kolay bir iş değil, tüketicinin alışık olduğu bir konseptin dışına çıkmak riskli, hele hele yeni piyasaya çıkmış bir firma için bu risk 2 ye katlanıyor. Sizin beğendiğiniz ve tasarladığınız ürünü halk sevmeyebilir, bunun risklerin tümünü göze almıştım ben, ama şunu söyleyebilirim görsellik olarak beklediğimden çok fazla ilgi ve beğeni gördü. Bu bizim için son derece sevindirici.</p>
<p><strong><em>Genç bir girişimci olarak ben sizin hakkınızda “zor bir piyasaya girdi, sıkıntıları olan bir piyasaya girdi, inşallah başarılı olur” diyen yorumlar dinledim birkaç kez. Bu yorumları yapanlarda uzun süredir sektörde faaliyette bulunan artık bir yerde işin uzmanı olan kişiler. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz, karşılaştığınız sıkıntılar neler?</em></strong></p>
<p>Şu an Türkiye’de her sektörde büyük sıkıntılar var, bu sadece zeytinyağı sektörü ile alakalı bir şey değil. Her zaman şuna inanırım, bir işi doğru yaptığınızda –ha şu an sıkıntı olabilir- mutlaka karşılığını alırsınız, kolay demoralize olan ve kolay yıkılan bir yapım yok, tabiî ki olumlu ya da olumsuz eleştiriler her zaman olacaktır, hepsini saygıyla karşılamakta fayda var şüphesiz.</p>
<p><em><strong>İleriye yönelik olarak, uzun vadede bekli de ihracat var mı planlarınız arasında?</strong></em></p>
<p>İhracatla ilgili olarak görüşmelerimiz sürüyor. Ekibimizle beraber değerlendiriyoruz. Hedef pazarımız şu anda USA ve Çin. Bunlarla ilgili olarak çalışmalarımız devam ediyor. Hem iç piyasa hem de dış piyasayla ilgili araştırmalarımız ve temaslarımız gündemde. Reklam çalışmalarımız sürüyor, Vinolive 2008 Fuarı’na katılacağız dolayısıyla bunun için hazırlıklar yapıyoruz şu an.</p>
<p><strong>Coğrafi İşaret çok işimize yaradı</strong></p>
<p>Zeytinyağı denilince akla tabii ki Ayvalık gelir. Ayvalık&#8217;ın coğrafi yapısı sebebiyle bu bölgede yetişen zeytinlerin tadı, kokusu ve lezzeti diğer bölgelere göre farklıdır. Şu anda piyasada satılan birçok yağın Ayvalık yağı adı altında satılmasını engellemek üzere Ayvalık Ticaret Odası&#8217;nın coğrafi işaret uygulaması başlatması hem bizler hem de tüketiciler için son derece sevindirici bir durumdur. Bu anlamda Ayvalık yağı daha güvenli ve içi rahat olarak tüketilebilecek. Bu coğrafi işaret uygulaması il Tesoro için de çok büyük bir avantaj. Çünkü ürünlerimiz yüzde 100 doğal ve en önemli özelliği de Ayvalık zeytinyağı olması. Bizim öncelikli amacımız, gerek zeytinyağının yüksek kalitesi, gerekse özel şişelerinin ve etiketlerinin görselliğinin birbirini tamamladığı ürünlerimizi tüketiciyle buluşturmak.”</p>
<p><strong>“Girişimciliği bana Ekrem Demirtaş aşıladı.”</strong></p>
<p>1979 doğumluyum ben. Burada yüksek lisansımı (MBA) tamamladım. Girişimcilik fikrini biz Ekonomi Üniversitesinde aldık. Girişimciliği aşılayan her zaman üniversite oldu. İzmir Ticaret Odası ve İEÜ Mütevelli Heyet Başkanımız Sayın Ekrem Demirtaş beni girişimciliğe yönlendiren en önemli insanlardan bir tanesi ve kararlarımda katkıları çok fazla. Mezunlar Derneğinin kurucusuyum ve 2. dönem başkanıyım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/prn-gida%e2%80%99nin-genc-patronu-puren-bacakoglu%e2%80%99yla-konustuk/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>2.Anatolive Fuarı ziyaretçilerini ağırladı</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/2anatolive-fuari-ziyaretcilerini-agirladi/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/2anatolive-fuari-ziyaretcilerini-agirladi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 May 2008 13:37:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sayı 11-12]]></category>

		<category><![CDATA[ANATOLİVE]]></category>

		<category><![CDATA[FUAR]]></category>

		<category><![CDATA[SEKTÖR FUARLARI]]></category>

		<category><![CDATA[VİNOLİVE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=389</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Fuar Merkezinde, 17-19 Nisan tarihleri arasında, Dış Ticaret Müsteşarlığı(DTM), Türkiye İhracatçılar Birliği (TİM), Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) desteği ve Zeytindostu Derneğinin sponsorluğunda,  2. Avrasya Zeytin, Zeytinyağı ve Prosesleri Fuarı ziyaretçilerini ağırladı. 3 gün boyunca 4 bin 155 kişinin ziyaret ettiği fuara 98 firma katıldı. Fuarın açılışını TBMM Zeytin ve Zeytinyağı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/cimg1272.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/cimg1272-150x150.jpg" alt="2. ANAOLİVE FUARI" title="2. ANAOLİVE FUARI" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-391" /></a><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/100_0883.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/100_0883-300x225.jpg" alt="2. ANATOLİVE ZİYARETÇİLERİNİ AĞIRLADI" title="2. ANATOLİVE ZİYARETÇİLERİNİ AĞIRLADI" width="300" height="225" class="alignnone size-medium wp-image-390" /></a>İstanbul Fuar Merkezinde, 17-19 Nisan tarihleri arasında, Dış Ticaret Müsteşarlığı(DTM), Türkiye İhracatçılar Birliği (TİM), Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) desteği ve Zeytindostu Derneğinin sponsorluğunda,  2. Avrasya Zeytin, Zeytinyağı ve Prosesleri Fuarı ziyaretçilerini ağırladı. 3 gün boyunca 4 bin 155 kişinin ziyaret ettiği fuara 98 firma katıldı. Fuarın açılışını TBMM Zeytin ve Zeytinyağı Araştırma Komisyonu Başkanı Edip Uğur, TİM Başkanı Oğuz Satıcı, EZZİB Başkanı Ali Nedim Güreli birlikte gerçekleştirdi. Fuar kapsamında, kalp haftası olması nedeniyle Türk Kalp Vakfı tarafından ücretsiz kalp taraması yapıldı. Çeşitli etkinliklerin gerçekleştirildiği fuara TBMM Zeytin-Zeytinyağı Araştırma Komisyonu üyeleri de tam kadro olarak katıldılar. Komisyon üyeleri, “söz sektörün” isimli toplantıda sektörün sorunlarını ve çözüm önerilerini dinleyip not aldılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/2anatolive-fuari-ziyaretcilerini-agirladi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ürer: &#8220;DİR bir hayal&#8221;</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/urer%e2%80%9cdir-bir-hayal%e2%80%9d/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/urer%e2%80%9cdir-bir-hayal%e2%80%9d/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 May 2008 09:43:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sayı 11-12]]></category>

		<category><![CDATA[DİR]]></category>

		<category><![CDATA[edremit ticaret odası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=377</guid>
		<description><![CDATA[Haber: Hüsamettin Berber
Dahilde İşleme Rejimiyle (DİR) ve sektörün genel durumuyla ilgili görüşlerini aldığımız, Edremit Ticaret Odası Başkanı Erol Ürer, dergimize sert açıklamalarda bulundu. Sektörde DİR tartışmalarının bilinçli olarak gündemde tutulduğunu ifade eden Ürer, bu tartışmalarla üreticinin baskı altına alınmak istenildiğini savundu. Zeytin ve zeytinyağı sektörünün özellikle 2 seneden beri,gündeme oturmuş olduğunu ve bu durumun devam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Hüsamettin Berber</strong></p>
<p>Dahilde İşleme Rejimiyle (DİR) ve sektörün genel durumuyla ilgili görüşlerini aldığımız, Edremit Ticaret Odası Başkanı Erol Ürer, dergimize sert açıklamalarda bulundu. Sektörde DİR tartışmalarının bilinçli olarak gündemde tutulduğunu ifade eden Ürer, bu tartışmalarla üreticinin baskı altına alınmak istenildiğini savundu. Zeytin ve zeytinyağı sektörünün özellikle 2 seneden beri,gündeme oturmuş olduğunu ve bu durumun devam edeceğini söyledi. DİR’le ilgili olarak üreticilerle ihracatçıların bakış açılarının çok farklı olduğunu anlatan Ürer: “Üretici ve ihracatçının bakış açıları çok farklı. Biz üreticiyiz, küçük esnaflarız, küçük tüccarlarız. İhracatçıların arasında ezilmek istemiyoruz. Bizim olan yağı yaşatmak istiyoruz. O lezzetleri bozdurmamak istiyoruz. İhracatçılar dışarıdan aldıkları ucuz yağla, bizim yağı maya yapıpi karıştırıp dışarıya daha ucuza satmak istiyorlar.” şeklinde açıklamada bulundu.</p>
<p><strong>DIŞ GÜÇLERİN VE MENFAATLERİN ÇATIŞMASI VAR</strong></p>
<p>Erol Ürer DİR’in çıkacağına inanmadığını ifade ederek, “Ben yorulcam, ben ezilecem, hamallığı ben yapacam, diğer sektörlerde olduğu gibi birileri sırtımdan para kazanmaya devam edecek. Yok öyle şey.” Şeklinde konuştu.  DİR tartışmasının gündemde tutulması için, bu sene var yılı olmasının önemli olmadığını da ifade eden Ürer: “ Bu sene var yılı ama seneye yok yılı. Ondan dolayı tartışma gündemde. Gelecek seneyi de garanti altına almak için bu tartışmayı hep gündemde tutmaları lazım. Uzun yıllar bunun tartışması olacak. Ayçiçeği nasıl bitirildi, zeytinyağında da aynı şey yapılmak isteniyor. Türkiye’de Kilis ve Antakya bile üretime girdi. Yani dış güçlerin ve menfaat çatışmalarının sektörü bitirmesine izin vermeyeceğiz” dedi.  </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/urer%e2%80%9cdir-bir-hayal%e2%80%9d/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
