<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Zeytin Ağacı Dergisi &#187; Son Sayıdan</title>
	<atom:link href="http://www.zeytinagacidergisi.com/category/son-sayidan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.zeytinagacidergisi.com</link>
	<description></description>
	<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 09:55:16 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kalite kontrol programı start aldı</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/kalite-kontrol-programi-start-aldi/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/kalite-kontrol-programi-start-aldi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2008 08:34:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<category><![CDATA[Son Sayıdan]]></category>

		<category><![CDATA[KALİTE KONTROL]]></category>

		<category><![CDATA[MUSTAFA TAN]]></category>

		<category><![CDATA[tağşiş]]></category>

		<category><![CDATA[uzzk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=240</guid>
		<description><![CDATA[Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK)’nce, sektörünün en büyük sorunlarından tağşişin (yağda karışım yapılması yoluyla sahtecilik) önlenmesi amacıyla hazırlanan Kalite Kontrol Programı’nda ilk ciddi adım atıldı. UZZK yöneticileri ile programa baştan itibaren ilgi duyan sektörün önde gelen firma temsilcilerinin İzmir Ticaret Borsası’nda biraraya geldiği toplantıda, program hakkında bilgi aktarıldı, katılım sözleşmesinin de yer aldığı dosyalar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><strong><em><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2008/12/kalitekont1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-691" title="KALİTE KONTROL PROGRAMI START ALDI" src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2008/12/kalitekont1.jpg" alt="KALİTE KONTROL PROGRAMI START ALDI" width="300" height="300" /></a>Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK)’nce, sektörünün en büyük sorunlarından tağşişin (yağda karışım yapılması yoluyla sahtecilik) önlenmesi amacıyla hazırlanan Kalite Kontrol Programı’nda ilk ciddi adım atıldı. UZZK yöneticileri ile programa baştan itibaren ilgi duyan sektörün önde gelen firma temsilcilerinin İzmir Ticaret Borsası’nda biraraya geldiği toplantıda, program hakkında bilgi aktarıldı, katılım sözleşmesinin de yer aldığı dosyalar dağıtıldı. Taraflar, firmaların dosyayı incelemelerinin ardından katılım sözleşmesi imzalanması konusunda mutabakata vardı. Program, önümüzdeki günlerde düzenlenecek imza töreninin ardından, zeytinyağında yeni hasat dönem başlangıcı olan 1 Kasım 2008 tarihinden itibaren uygulanmaya başlayacak. </em></strong></strong></p>
<p>Zeytinyağı ve prina yağlarını kontrol ederek tanıtım faaliyetlerinde kalite stratejisini ön plana çıkarmak yoluyla tüketicinin bilinçlenmesi ve iç talebin artırılmasına katkı sağlamak amacıyla oluşturulan Kalite Kontrol Programı, UZZK ve anlaşmayı imzalayan firmalar arasında ulusal ve uluslararası standartlara uyulmasını zorunlu kılan bir kendi kendini denetleme sistemi oluşturacak. Program ile, Türkiye’de satışı yapılan zeytinyağların fiziko kimyasal ve duyusal özellikleri bakımından doğru olarak tanımlanması, etiketlenmesi, Uluslararası Zeytin Konseyi(IOC) ticari standardı ile Türk Gıda Kodeksi Zeytinyağı ve Prina Yağı Tebliği ve Gıda Madddelerinin Genel Etiketleme ve Beslenme Yönününden Etiketleme Kuralları Tebliği’ne uygunluğu izlenecek.</p>
<p><strong>“SEKTÖRDE MİLAT OLACAK”</strong></p>
<p>Programa ilgi duyan firma temsilcileri için düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuşan UZZK Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mustafa Tan, Kalite Kontrol Programı’nın sektörde milat sayılabilecek bir çalışma olduğunu söyledi. IOC tarafından da uygulanan programın, tağşişi önleme yolunda önemli bir adım olduğunu vurgulayan Tan, “Kendiliğinden özdenetim sistemi olarak tanımladığımız Kalite Kontrol Programı’nı 4-5 ay süren titiz bir çalışmayla hazırladık. Anlaşmaya dahil olan firmalar; piyasada satışa sundukları ambalajlı ürünlerinden UZZK’nın habersizce örnek almasına, akredite laboratuvarlarda analiz ettirmesine izin veriyor. Böylece firma, UZZK’nın denetimine açık olarak ürününe güvendiğini açıkça belirtmiş oluyor. Analizlerin olumlu çıkması sonunda, firma UZZK’nın kalitesine güvence verdiği firmalar listesinde yer alarak fark yaratacaktır. Bu program, tağşişle mücadelede ve ülkemiz zeytinyağının toplam kalitesinin artırılması ve dünyaya duyurulmasında önemli bir adım olacaktır” dedi. Tan, UZZK Kalite Kontrol Programı Anlaşması’na ilginin büyük olmasının sevindirici olduğunu sözlerine ekleyerek UZZK’ya duyulan güvenden dolayı sektör temsilcilerine teşekkür etti.</p>
<p><strong>“TÜKETİCİ HANGİ YAĞLARA GÜVENECEĞİNİ BİLECEK”</strong></p>
<p>IOC’nin Kalite Kontrol Programı’na entegre olmayı amaçladıklarını belirten UZZK Yönetim Kurulu Üyesi Ummuhan Tibet, “Programa giren firmaların yağları yılda 2 defadan az olmamak üzere piyasadan UZZK’nın tarafsız kimya uzmanlarınca alınacak, uluslararası alanda tanınırlığa sahip laboratuvara gönderilen yağlar analiz yaptırılacak. Sonuç, firmaya bildirilecek. Yağın uygun olmaması durumunda, temyiz numunesi alınacak, ikinci bir laboratuvara tahlil yaptırılacak. Gıda Kodeksi’ne uygun üretilmeyen yağlar, UZZK tarafından yetkili mercilere bildirilerek haklarında kanuni işlem başlatılması istenecek. Uygun yağlar ise, Beyaz Liste adı altında kamuoyuna açıklanacak. Böylece tüketici, hangi yağlara güveneceğini bilecek” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/kalite-kontrol-programi-start-aldi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>‘DİR’ Bizim sigortamız!”</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/%e2%80%9ciki-yildir-issizdik-%e2%80%98dir%e2%80%99-bizim-sigortamiz%e2%80%9d/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/%e2%80%9ciki-yildir-issizdik-%e2%80%98dir%e2%80%99-bizim-sigortamiz%e2%80%9d/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2008 08:16:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<category><![CDATA[Son Sayıdan]]></category>

		<category><![CDATA[ALİ NEDİM GÜRELİ]]></category>

		<category><![CDATA[DİR]]></category>

		<category><![CDATA[ezzib]]></category>

		<category><![CDATA[ihracat]]></category>

		<category><![CDATA[REKOLTE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=230</guid>
		<description><![CDATA[Haber: Hüsamettin Berber
Fotoğraf: Işıl Erol
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Başkanı Ali Nedim Güreli, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) taleplerinin devam ettiğini ve sürekli olduğunu söyledi.
2008-2009 zeytin ve zeytinyağı rekolte tahminlerini değerlendirmek ve yeni sezona yönelik değerlendirmelerde Ege İhracatçı Birliklerinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Güreli, DİR’in kendileri için bir sigorta olduğunu ve rekolte 1 milyon [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2008/12/dsc057731.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-683" title="DİR BİZİM SİGORTAMIZ" src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2008/12/dsc057731.jpg" alt="DİR BİZİM SİGORTAMIZ" width="300" height="300" /></a>Haber: Hüsamettin Berber<br />
Fotoğraf: Işıl Erol</strong></p>
<p>Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Başkanı Ali Nedim Güreli, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) taleplerinin devam ettiğini ve sürekli olduğunu söyledi.</p>
<p>2008-2009 zeytin ve zeytinyağı rekolte tahminlerini değerlendirmek ve yeni sezona yönelik değerlendirmelerde Ege İhracatçı Birliklerinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Güreli, DİR’in kendileri için bir sigorta olduğunu ve rekolte 1 milyon ton bile olsa bu taleplerinden vazgeçmeyeceklerini ifade etti. İki yıldır zeytinyağı ihracatçıları olarak neredeyse işsiz gezdiklerinin altını çizen Güreli şöyle konuştu;</p>
<p>“Biz iki senedir neredeyse işsiz bir vaziyette dolaşıyorduk. Çünkü 2 senede zeytinyağı ihracatımız 14 bin tona düştü. Bunca süre zarfında Dahilde İşleme Rejimini (DİR) isteme sebebimiz bu durumu önceden öngörmemizdi. İhracat 95 bin tonlardan 10 bin tonlara iniyorsa, Türkiye’de en büyük ihracat irtifasını biz kaybediyorsak anlattıklarımızın dikkate alınmasını isterdik. Biz DİR’i kapalı ekonomiden gelen insanların kafasıyla düşünmüyoruz. DİR bir sigortadır. DİR’le Türkiye’ye getirdiğiniz malın bir gramını ülke içinde satamazsınız. Devlet sizden getirdiğiniz mal bedeli kadar teminat bedeli alır. Hiçbir işadamı da bu teminatını yakacak bu işi yapmaz. DİR’le getirdiğiniz mal Türkiye’de gramı tüketilmeyecek bir maldır. Tamamı yurtdışına gidecek bir maldır. Bunları DİR’e tekrar talip olduğumuz için anlatıyorum.”</p>
<p><strong>KENDİ GÖBEĞİMİZİ KENDİMİZ KESTİK</strong></p>
<p>İhracatçıların devlet desteğinden yararlanamadığının altını çizen Güreli, ihracatçının kendi göbeğini kendisinin kestiğini söyledi.</p>
<p>1 Kasım tarihinden itibaren zeytinyağında dibe vuran ihracat rakamlarının çıkış ivmesi kazanacağını söyleyen Güreli, “2009 yılında ihracatı en çok artan sektör olacağız. 2014’de öngörülen zeytin ve zeytinyağı rekoltesiyle Türkiye Dünyada 2’inci ülke oluyor” şeklinde konuştu. Zeytin ve zeytinyağı sektörünün önemsenen bir sektör olması için ellerinden geleni yapacaklarını ifade eden Güreli sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Biz iki senedir kaybettiğimiz pazarları tekrar nasıl kazanırız? Tekrar bir trafik kazasına uğramamak için tüm sektörlere sağlanan DİR garantisini nasıl alırız, onun planlarını yapmalıyız. Ve çıkan malları en iyi şekilde pazarlayarak, köylüden 3 liraya alarak 5 liraya satıp ihracat şampiyonu olamadan, köylüden 5 liraya alıp 5,1’e satan ihracatçılar olarak zeytinyağı sektörünü ehemmiyet verilen bir sektör yapmak için elimizden geleni yapacağız. Zeytinyağı rekoltesi 1 milyon ton olsa da DİR talebimiz değişmeyecek.”</p>
<p><strong>ZEYTİNYAĞI İHRACATINDA YENİ SEZON HEDEFİ 100 BİN TON</strong></p>
<p>Güreli, İzmir Ticaret Borsası koordinatörlüğünde, İzmir Ticaret Odası, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, TARİŞ, Marmarabirlik, UZZK ve Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nün katılımıyla oluşan Zeytin ve Zeytinyağı Rekolte Tespit Komisyonu tarafından 160 bin ton olarak açıklanan zeytinyağı, 328 bin ton olarak açıklanan zeytin rekoltesinin yağışlarla birlikte yüzde 15 civarında daha fazla çıkacağını tahmin ettiklerini, Türkiye’nin 2008-09 sezonunda 100 bin ton zeytinyağı ihraç edebileceğini söyledi.</p>
<p>Dahilde İşleme Rejimini sofralık zeytin içinde istediklerini açıklayan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanvekili Mustafa Gökalp ise ,” Biz zeytinciler olarak zeytinyağında olduğu kadar dibe vurmadık. Fedakârlıklar göstererek pazarlarımızı elimizde tuttuk. Ve yeni pazarlara girmek için altyapı oluşturduk. Sofralık zeytin ihracatı 2-3 yıl içerisinde 100 milyon dolarlardan 250 milyon dolarlara rahatlıkla çıkabilir. Biz DİR’i sofralık zeytin içinde istiyoruz. Eğer bu sektörde büyük oyuncu olmak istiyorsak aynı haklara bizde sahip olmalıyız” diye konuştu. Gökalp, 328 bin ton olarak açıklanan sofralık zeytin rekoltesinin de yüzde 15-20 daha fazla çıkacağını tahmin ettiklerini dile getirdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/%e2%80%9ciki-yildir-issizdik-%e2%80%98dir%e2%80%99-bizim-sigortamiz%e2%80%9d/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bakan Eker: Dir&#8217;e karşı değiliz</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/tarim-bakani-eker-dire-karsi-degiliz/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/tarim-bakani-eker-dire-karsi-degiliz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2008 10:27:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Son Sayıdan]]></category>

		<category><![CDATA[TARIM BAKANI]]></category>

		<category><![CDATA[TARIM BAKANI EKER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=138</guid>
		<description><![CDATA[Haber: Hüsamettin Berber
İzmir’de Ege İhracatçı Birlikleri’nde (EİB),ihracatçılarla bir araya gelen Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, zeytinyağında dahilde işleme rejimine (DİR) Tarım Bakanlığı olarak karşı olmadıklarını açıkladı. Büyük bölümü basına kapalı gerçekleştirilen toplantıdan sonra sorularımızı yanıtlayan Eker, Dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen’in, “Tarım Bakanlıkları ve Sanayi Bakanlıkları’nın DİR konusuna bakışları menfi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Hüsamettin Berber</strong></p>
<p>İzmir’de Ege İhracatçı Birlikleri’nde (EİB),ihracatçılarla bir araya gelen Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, zeytinyağında dahilde işleme rejimine (DİR) Tarım Bakanlığı olarak karşı olmadıklarını açıkladı. Büyük bölümü basına kapalı gerçekleştirilen toplantıdan sonra sorularımızı yanıtlayan Eker, Dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen’in, “Tarım Bakanlıkları ve Sanayi Bakanlıkları’nın DİR konusuna bakışları menfi yönde. DİR’i bu bakanlıklara daha iyi anlatmalıyız”, şeklindeki açıklamasına, kategorik olarak böyle bir şeye karşı olmadıklarını söyleyerek cevap verdi. Zeytin ve zeytinyağı sektöründe DİR’e Türkiye’nin penceresinden baktıklarını söyleyen Eker, “ Biz kategorik olarak böyle bir şeye karşı değiliz. Türkiye penceresinden konuya bakıyoruz. Türkiye’nin çıkarları neyi gerektiriyorsa o konuda bizim pozitif yaklaşımımız var. Bu konuların detaylarını elbette ki diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği halinde, birlikte değerlendireceğiz” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>TARIM BAKANI’NA DİR’İ ANLATMAK İÇİN RANDEVU TALEBİ</strong></p>
<p>Toplantının basına kapalı olarak yapılan kısmına katılan Zeytindostu Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Alhat, Bakan Eker’in, Dahilde İşleme Rejimine olumlu baktığını, bu konuyu değerlendireceklerini söylediğini ve üreticiyi de korumalıyız dediğini, anlattı. Alhat, Tarım Bakanı’ndan DİR konusunu görüşmek için talepte bulunduklarını ve kendisinin de bu talebe “hay hay” diyerek olumlu cevap verdiğini aktardı. Alhat henüz netleşen bir durum olmadığını da sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>ŞU ANDA SADECE ÇÖZÜMSÜZLÜK ÜZERİNE KURULU BİR DURUM VAR</strong></p>
<p>DİR ile ilgili çok somut bir gelişme olmadığını da anlatan Alhat şöyle konuştu: “DİR ile ilgili somut bir şey yok. Sadece o konuyla ilgili olarak bir randevu alınır. İhracatçılar birliği bir randevu alır ve bu konuyla ilgili olarak hem çözüm önerilerimizle ve uygulama yöntemleriyle beraber bilgi vermek isteriz. Sadece temenni şeklinde şu anda ki ifadeler. Şu anda biraz çözümsüzlük üzerine kurulu bir sonuç var.</p>
<p>Bizde DİR konusuyla ilgili olarak olumsuz duruşları varmış gibi bir izlenim uyanmadı. Sadece bir taraftan değil her taraftan iyi bir şekilde vermesi lazım. Maalesef sektörümüz bakanlıklar gözünde küçük bir sektör olarak değerlendiriliyor. Bana göre, istedikleri kadar stratejik ürün desinler, bu konuya yeteri kadar önem vermiyorlar. Bu konuya daha fazla kafa yorulması gerekiyor. Bu konuda daha fazla konuşulması gerekiyor. Şu anda öyle bir izlenim almadık.”</p>
<p>Zeytin ve zeytinyağı ihracatçıları olarak kendilerinin de prim konusunu dile getirdiklerini söyleyen Alhat, “Tarım Bakanı, bu anlamda primlerin yetersiz olduğunu ifade etti. Rakam telaffuzu olmadı, sadece imkanları doğrultusunda değerlendireceğiz dedi” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>TOPLANTIDA “UZZK BAŞKANI NİYE YOK” KRİZİ</strong></p>
<p>Toplantının basına kapalı bölümünde ise ilginç bir tartışma yaşandı. Marmarabirlik Genel Müdürü Muzaffer Eren’in, toplantıya Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Başkanı Mustafa Tan’ın davet edilmemesine tepki göstererek, “UZZK Başkanı niye bu toplantıda yok” dediği öğrenildi. Eren’in tepkisi üzerine yaşanan tartışmaya, Bakan Eker’in “Bu toplantıya ihracatçılar katıldı. İhracatçıların sorunları konuşuluyor. Onların burada olması çok gerekli değil, olmalarına gerek yok ” diyerek açıklama getirdiği ifade edildi.</p>
<p>Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Başkanı Ali Nedim Güreli de, Muzaffer Eren’e tepki göstererek, “Biz varken Marmarabirlik’in Müdürü diyor ki UZZK Başkanı burada niye yok. Ya bu ihracatçıların toplantısı, şu anda UZZK Başkanı çiftçi olma sıfatıyla orada” diye konuştu.</p>
<p><strong>SEÇME-SEÇİLME HAKKI HER DERNEKTEKİ GİBİ OLURSA 15 SANİYEDE UZZK’YA ÜYE OLACAĞIZ</strong></p>
<p>Toplantı sonrası UZZK’ya üyelik konusuyla ilgili görüşlerini açıklayan Güreli, UZZK’nın “küçük olsun benim olsun” yaklaşımı içinde olduğunu sdavundu. Güreli şöyle konuştu; “Siz hatırlamazsınız tabi, ben hayal meyal hatırlıyorum. 60 ihtilalinden sonraki dönemde tabi senatörler vardı. Milli Birlik Komitesi üyeleri ölene kadar senatör oldu. Eğer bir dernek kuruluyorsa, dernekler kanununa tabi olacak. Bizim gibi odalar birliği, ihracatçılar birliğiyse bir seçilme kanunu olacak.</p>
<p>Şimdi biz UZZK’yı kurduk, niye gelmiyorsun diyor. Ben gidiyorum 100 kişi, falancayı istemem diyor. O zaman gelme. Eğer seçme seçilme hakkı her dernekteki gibi olursa biz UZZK’ ya 15 saniye içinde üye olacağız. Ama bu benim elimde dursun, küçük olsun benim olsun. İşte bende tabii senatörüm. Niye, işte bende önce gittim, sabah erken kalktım. Ölene kadar senatörüm. Can Ataklı, Bedri Baykam’ın babası gibi falan.”</p>
<p><strong>BERTOLLİ ORTAĞIMIZ OLSA “DİR” ÇIKARDI</strong></p>
<p>Dahilde İşleme Rejimine de değinen Güreli, DİR’e izin verilmemesini sektördeki, tarım satış kooperatiflerinin varlığına bağlayarak, “DİR’e izin verilen ürünlerde de tarım satış kooperatifleri kurulursa DİR onlarda da kalkar” dedi.</p>
<p>Güreli şöyle sözlerini şöyle sürdürdü: “Mesela Mesela biz böyle yabancı ortaklar falan alsak acaba DİR çıkar mı çıkmaz mı? Türk olmasaydık ta böyle Bertolli falan ortağımız olsaydı, çıkardı. Otomotiv sanayinde mesela kaldır bakalım Dir’i ne oluyor. Türkiye bir tercih yapmış, eğer dese ki biz kollektivist olacağız. Bütün üretim araçları devletin olacak. Eğer 10 saniye tereddüt edersem Allah belamı versin. Fabrikamı da vericem. Türkiye liberalizm olarak tercihini yapmış, arada böyle bir tane şeyi koruyacaksın, öyle şey olamaz. Bilmem kim Ukrayna’dan ayçiçeği alıyor, sonra burada işliyor Irak’a satıyor. O ürünler farklı deniliyor. Fark ne biliyor musunuz? O ürünlerde tarım satış kooperatifleri yok. Domates birliği yok, hıyar birliği yok. Yani onlarda da kurulursa DİR kalkar. Artı haksız rekabete şiddetle karşıyız. Tarım satış kooperatiflerinin yeniden yapılandırma kanununu çıkaran Kemal Derviş. Bu devrimciler değil. Eski devrimci. Bundan sonra zarar oldu mu Türk Ticaret Kanununu hükümleri geçerli, iflas yani. İşte gidiyor şimdi 10 sene uzatalım. O zaman Lio’nun borcunu da silsinler. Daha büyük bir firmaydı. Bilginoğlu’nun silsinler, Halis Komili’nin silsinler. Bir kooperatif, yaratılmış bir değeri batırıyorsa, o batırılmış değer köylüye transfer olsa daha iyiydi.”</p>
<p>EİB&#8217;deki toplantıya İzmir Valisi Mustafa Cahit Kıraç, TİM Başkanı Oğuz Satıcı, EİB Başkanlar Kurulu Başkanı Mustafa Türkmenoğlu ve EİB&#8217;ye bağlı 12 birlikten 11&#8242;I nin başkanları katıldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/tarim-bakani-eker-dire-karsi-degiliz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Zeytinyağı ihracatçılarını uzakdoğu pazarı güldürecek</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinyagi-ihracatcilarini-uzakdogu-pazari-guldurecek/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinyagi-ihracatcilarini-uzakdogu-pazari-guldurecek/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2008 09:14:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<category><![CDATA[PAZARLAMA]]></category>

		<category><![CDATA[pazarlarımız]]></category>

		<category><![CDATA[zeytinyağı tanıtımı]]></category>

		<category><![CDATA[Zeytinyağlılar]]></category>

		<category><![CDATA[ZZTK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=491</guid>
		<description><![CDATA[Dünya’nın ikinci büyük üreticisi ve ihracatçısı olmayı hedeflediğimiz zeytin ve zeytinyağı sektöründe Türkiye’nin ihracatını arttırmak için Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Kometisi’ni kuran ihracatçılar, son bir yıllık süreçte yaptıkları tanıtım çalışmaları ile Çin, Hindistan ve Singapur’a zeytinyağı ihracatımızı yüzde 105 oranında arttırdılar.
Zeytin ve zeytinyağının anayurdu Türkiye, dünya ikinciliği hedefine emin adımlarla ilerliyor. Son yıllarda yapılan dikimlerle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya’nın ikinci büyük üreticisi ve ihracatçısı olmayı hedeflediğimiz zeytin ve zeytinyağı sektöründe Türkiye’nin ihracatını arttırmak için Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Kometisi’ni kuran ihracatçılar, son bir yıllık süreçte yaptıkları tanıtım çalışmaları ile Çin, Hindistan ve Singapur’a zeytinyağı ihracatımızı yüzde 105 oranında arttırdılar.</p>
<p>Zeytin ve zeytinyağının anayurdu Türkiye, dünya ikinciliği hedefine emin adımlarla ilerliyor. Son yıllarda yapılan dikimlerle 150 milyon zeytin ağacı varlığına ulaşan ve önümüzdeki yıldan itibaren bu ağaçlardan ürün almaya başlayacak olan Türkiye, dünya genelinde zeytin ve zeytinyağı tüketimi yüksek ülkelere yönelik tanıtım çalışmalarına hız verdi.</p>
<p>Dünya genelinde Türk zeytin ve zeytinyağının tanıtımını yapmak amacıyla Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği işbirliğinde 1 yıl önce kurulan Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, Türkiye’nin 2012 yılı için belirlediği 2 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için Çin, Hindistan, Singapur ve Amerika Birleşik Devletleri’nde fuarlara info stand düzeyinde katılarak Türk zeytin ve zeytinyağını tanıttı.</p>
<p><strong>YÜKSEK ZEYTİNYAĞI REKOLTESİ GELİYOR İHRACAT ŞART</strong></p>
<p>Türkiye’nin önümüzdeki 2008/09 sezonunda zeytin ve zeytinyağında mevcut hava koşulları böyle devam ettiği takdirde büyük bir rekolte beklediğini belirten Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreter Yardımcısı Canan İnanç, “Zeytin ve zeytinyağı iç piyasada tüketimi sınırlı olan ürünler. Zeytin ve zeytinyağında Türkiye ihracat yapmak zorunda. Bu amaçla 1 yıl önce kurduğumuz Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, zeytin ve zeytinyağı tüketiminin hızlı arttığı Çin, Hindistan ve Singapur’daki gıda fuarlarına katılmıştık. Türkiye 2007/08 sezonunda zeytinyağı ihracatında yüzde 55’lik düşüşle 117 milyon 920 bin dolardan 55 milyon 5 bin dolara gerilediği bir ortamda Çin, Hindistan ve Singapur’a ihracatımız yüzde 105’lik artışla 1 milyor 185 bin dolardan 2 milyon 425 bin dolara ulaştı. Türkiye yeni sezonda 200 bin tona yakın zeytinyağı ve 300 bin tona yakın sofralık zeytin rekoltesi bekliyor. Sektör olarak, 2012 yılı için zeytinyağında 1.2 milyar dolar, zeytinde 700 milyon dolar ve pirina yağı ihracatında 100 milyon dolar olmak üzere toplam 2 milyar dolarlık hedef koyduk. Bu hedefe ulaşmak için çalışmalarımızı önemli tüketici ülkelere odaklanarak sürdürüyoruz” dedi.</p>
<p><strong>ABD EN FAZLA İHRACAT YAPTIĞIMIZ ÜLKELERİN BAŞINDA GELİYOR</strong></p>
<p>Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi olarak yoğunlaştıkları pazarlardan birininde Amerika Birleşik Devletleri olduğunu vurgulayan İnanç, şöyle devam etti: “Amerika Birleşik Devletleri’nde zeytinyağı tütekimi son yıllarda katlanarak artıyor. 01 Kasım 2007- 30 Haziran 2008 zaman aralığında, Amerika Birleşik Devletleri’ne 8 milyon 62 bin dolarlık zeytinyağı ihraç ettik. ABD, Türkiye’nin yaptığı zeytinyağı ihracatında yüzde 15’lik dilimi temsil etti. Türkiye, ABD pazarında en büyük üçüncü tedarikçi ülke konumunda. Amacımız ABD pazarında ilk etapta ikinci ülke, uzun vadede ise birinci tedarikçi ülke konumuna yükselmek. ABD’yi Kanada ile birlikte düşündüğümüzde Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında yüzde 32’lik paya sahip oluyor. Türkiye son yıllarda yapılan zeytin dikimleri ile 150 milyon ağaç varlığına ulaştı. Orta vadede 700 bin ton zeytinyağı üreten bir ülke haline geleceğiz. Bu üretimi yapan üreticinin memnuniyeti, bu ürünün değerinde pazarlanması ile mümkün olur. Amacımız, zeytin üreticisinin mutlu olacağı bir ortamı tesis etmek.”</p>
<p><strong>ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI TANITIM KOMİTESİ NERELERE KATILDI?</strong></p>
<p>Zeytinyağı tüketimi son yıllarda katlanarak artan Çin Halk Cumhuriyeti’ne Türkiye’den zeytin ve zeytinyağı ihracatını arttırmak için kolları sıvayan Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi ilk olarak Çin&#8217;in en önemli liman kentlerinden Xiamen&#8217;de 8-11 Eylül 2007 tarihleri arasında yapılan Uluslararası Yatırım ve Ticaret Fuarı’na (CIFIT) katılarak stand açtı, Çinlilere zeytin ve zeytinyağı ikramında bulundu. Çinli tüketicilerin beklentilerini öğrendi.</p>
<p>Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi’nin ikinci durağı Hindistan’da 06 – 08 Aralık 2007 tarihleri arasında Yeni Delhi kentinde düzenlenen IFEINDIA - Uluslararası Gıda, İçecek, Konukseverlik ve Ağırlama Fuarı’na (International Food Drink and Hospitality Exhibition) katıldı.</p>
<p>Yurtdışı Tanıtım çalışmalarına hız veren Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi Singapur’da 22-25 Nisan 2008 tarihlerinde düzenlenen FHA 2008 (Food and Hospitality Asia Exhibition) Fuarı’na bir standla katıldı ve Türk zeytin ve zeytinyağını tanıttı.</p>
<p>Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, ABD’nin önemli eyaletlerinden olan Florida’nın Ft. Lauderdale şehrinde 3-4 Mayıs 2008 tarihleri arasında yapılan Uluslararası Zeytin ve Zeytinyağı Festivali’ne info stantla (International Olive&amp;Oil Fest 2008) katıldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinyagi-ihracatcilarini-uzakdogu-pazari-guldurecek/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni düzenlemeler yolda</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/yeni-duzenlemeler-yolda/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/yeni-duzenlemeler-yolda/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Oct 2008 14:04:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kapak Konusu]]></category>

		<category><![CDATA[Son Sayıdan]]></category>

		<category><![CDATA[MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU]]></category>

		<category><![CDATA[sektör toplantıları]]></category>

		<category><![CDATA[tağşiş]]></category>

		<category><![CDATA[zeytincilik yasaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=203</guid>
		<description><![CDATA[Zeytin ve zeytinyağı ile diğer bitkisel yağların üretiminde ve ticaretinde yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını isteyen ilk önergeyi TBMM Başkanlığı’na MHP Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman 29 milletvekili ile birlikte vermişti. Ardından aynı içerikli 4 önerge daha verilince bu önergeler birleştirilerek 22 Ocak’ta Meclis Genel Kurulu’nda görüşüldü ve kabul edilerek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zeytin ve zeytinyağı ile diğer bitkisel yağların üretiminde ve ticaretinde yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını isteyen ilk önergeyi TBMM Başkanlığı’na MHP Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman 29 milletvekili ile birlikte vermişti. Ardından aynı içerikli 4 önerge daha verilince bu önergeler birleştirilerek 22 Ocak’ta Meclis Genel Kurulu’nda görüşüldü ve kabul edilerek Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu.</p>
<p>AK Parti Balıkesir Milletvekili A.Edip Uğur’un başkanlığında 16 milletvekilinden oluşan komisyon geçen Mart ayında çalışmalarına başladı ve bir aylık süre uzatımıyla birlikte çalışmalarını 4 ayda tamamlayarak 296 sayfalık kapsamlı bir rapor hazırladı.</p>
<p>Rapor yeni yasama döneminde Meclis Genel Kurulu’nda okunarak zeytin ve zeytinyağı ile ilgili yeni yasal düzenlemelere dayanak olacak. </p>
<p>Zeytin ve zeytinyağında sorunlar oldukça fazla. Bu durum bölge bölge ziyaret ve incelemelerde bulunan komisyon üyelerinin değişik illerde katıldıkları sektör toplantılarında da rahatlıkla izlenebiliyordu.  Zaman zaman sert tartışmaların da yaşandığı bu toplantılarda dile getirilen sıkıntılar genel olarak şu başlıklar altında toplanıyordu; Tağşiş (Karışım yağ), karasuyun geri dönüşümü ve cezai sorumluluğu, prim, Dahilde İşleme Rejimi (DİR), lisanslı depoculuk, kotalar, butik üretim, tanıtım, birlikler, coğrafi işaret, zeytine prim verilmesi… </p>
<p><strong>RAPOR HAZIR, GENEL KURULU BEKLİYOR</strong></p>
<p>Zeytinin anavatanı olan ülkemizde Ege’den Güneydoğu Anadolu’ya kadar geniş bir alanda incelemelerde bulunan komisyon Meclis tatile girmeden çalışmalarını tamamlayarak raporunu hazırladı. Şimdi rapor Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmeyi bekliyor. </p>
<p><strong>RAPORDA NELER VAR?</strong></p>
<p><strong>BİRLİKLER MADDİ AÇIDAN DESTEKLENMELİ!</strong></p>
<p>Komisyon raporu zeytinyağı ve zeytinde yaşanan sıkıntılara çok sayıda çözüm önerisi sunuyor. Bu çözüm önerilerinden yalnızca 92 tanesi stratejik ürün yapılmak istenen Zeytin için getiriliyor. Raporda zeytine yönelik satır başlarına şöyle yer verilmiş; </p>
<p>“Birlikler maddi açıdan desteklenmelidir. Gerekli finansal alt yapının aidat ve bağışlarla değil, zorunlu kesintiler yoluyla sağlanması birlikleri güçlü hale getirecektir,</p>
<p>Zeytin tarımsal ürünler içerisinde stratejik ürün olarak kabul edilmeli ve tüm planlamalarda gereken önem verilmelidir,</p>
<p> Ayvalık, Gemlik, Memecik gibi zeytin çeşitlerinde yürütülen ülkesel proje sonuçlarının değerlendirilmesi ve uygulamaya yönlendirilmesi ve ekonomiye kazandırılması gerekmektedir,</p>
<p>Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde (Şırnak, Mardin, Siirt dahil) tarım yapılması zor olan şartlarda bulunan yabani zeytinliklerin ıslah edilmesi ve işleticilerin zeytin yetiştiriciliğine yönelik teşvik edilmesi gibi planlamaların yapılması gerekmektedir,</p>
<p>Verilecek desteklemelerin üretici örgütleri aracılığı ile verilmesi ile üreticiler hem kayıt altına alınabilecek, hem de birliğe üye olmak teşvik edilecektir,</p>
<p>Üretici organizasyonlarına sağlanan muafiyet ve istisnaların özellikle KDV uygulamasında vergi iadesi gibi sistemlerin devreye sokularak üreticilerin örgütlenmesi teşvik edilmelidir,</p>
<p>Birlik yönetimlerinin denetlenmesi ve yanlış yönetimin cezalandırılması üretici güvenini tekrar kazandırabilecektir,</p>
<p>Bir yerleşim yerinde aynı ürün ya da ürün grubunda yalnızca bir üretici birliği kurulabilmesini öngören madde değiştirilerek aynı ürün grubunda birden fazla üretici birliği kurulmasına imkan verebilecek düzenleme yapılmalı ve üretici birlikleri arasında rekabet ortamı oluşturulmalıdır,</p>
<p>Birliklerde iştigal alanıyla ilgili uzman ziraat mühendisi istihdamı mecburi hale getirilmelidir,</p>
<p><strong>SOFRALIK ZEYTİN ÜRETİCİSİNE DE PRİM VERİLMELİ</strong></p>
<p>Zeytinyağı üreticisine prim verildiği halde, yıllardır zeytinyağının hammaddesi olan zeytine prim verilmemektedir. Asıl olan zeytin danesine prim verilmesine ilişkin çalışmalar yapılmasıdır. Böylece zeytinyağı üreticisi gibi sofralık zeytin üreticisi de primden yararlanmalıdır.</p>
<p>AB Ortak Tarım Politikası içerisindeki fonksiyonları da dikkate alınarak ülkemizdeki Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerinin yeniden yapılandırılması süreci tamamlanmalıdır,</p>
<p>Başlatılacak bir seferberlikle modern zeytinciliğe uygun bahçe tesisi teşvik edilmelidir,</p>
<p>Çukurova, Harran Ovası, İznik Ovası gibi toprak açısından daha seçici olan ürünlerle rekabet edecek şekilde ovaya ve taban arazilere zeytin fidanı dikilmesi teşvik edilmemelidir,</p>
<p>Yaprak ve toprak analizlerinin kolaylıkla yapılabileceği akredite bölge laboratuarlarının sayıları artırılmalıdır. Gübre satışının mutlaka analiz sonucu reçete ile olması gerekir,</p>
<p>Gübrede yüzde 18 olan KDV oranının düşürülmesi gerekmektedir,</p>
<p>Sertifikalı fidana verilen destek gibi, yaşlı ağaçlara gençleştirme budaması desteği verilmelidir,</p>
<p>Toprak işleme, hasat, ilaçlama, budama gibi ekipmanların satın alınması yerine kooperatifler veya birlikler aracılığı ile oluşturulacak makine parkları tarafından yürütülmesi uygun olacaktır. Bu kapsamda kooperatif ve birliklerin makine parkı oluşturmaları teşvik edilmelidir,”</p>
<p><strong>UZZK ZEYTİNYAĞINDA TÜKETİCİNİN İLGİSİNİ ÇEKMEYE ÇALIŞACAK</strong></p>
<p>Zeytin yörelerini temsil eden 16 Milletvekili ve 12 uzman üyeden oluşan komisyonun raporunda ülke içinde tüketimin arttırılması ve zeytinyağının tanıtımının yapılmasında Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Koınseyi’nin (UZZK) rol üstlenmesi gerektiğinin altı çizildi. Türkiye’de kişi başına zeytinyağı tüketiminin 1,5 kilogram olduğunun hatırlatıldığı raporda “Ülkemizde kişi başına düşen zeytinyağı tüketimi 1-1,5 kilogramdır. Tüketimin artırılması için ürünün tanıtılması sağlanmalı, düzenlenecek fuar, festival ve yarışmalarla tüketicinin ilgisi çekilmeye çalışılmalı, bu faaliyetler sürekli ve kararlı bir biçimde Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi tarafından yürütülmelidir” denildi.</p>
<p>Zeytinyağında yapılması istenen diğer düzenlemeler ise raporda şu şekilde yer alıyor; </p>
<p><strong>DIŞ PİYASAYA MARKALI ÜRÜN İHRAÇ EDİLMELİ</strong></p>
<p>“Türkiye zeytinyağı ihracatının yaklaşık yüzde 60-70’ini dökme olarak gerçekleştirmektedir. Asıl olan ülkenin katma değer kaybını önlemek için dökme yerine markalı olarak ihraç edilmesidir. Dış piyasalarda Türk zeytinyağı imajı oluşturulmasının gerekliliği nedeniyle firmaların markalaşma çabalarına destek verilmelidir, </p>
<p><strong>AB’DEN DÖKME İHRACAT KOTASI İSTENECEK</strong></p>
<p>AB ülkelerinde yüksek gümrük vergileri nedeni ile ambalajlı olarak satılamayan Türk zeytinyağları için gerekli bürokratik çalışmalar yapılmalı, gerekirse dökme ihracat için de kota alınmalıdır,</p>
<p>AB ikili anlaşmalarla Tunus, Cezayir, Fas ve Lübnan’a zeytinyağı konusunda önemli imtiyazlar tanımıştır. Ülkemizin de AB’ye gümrüksüz zeytinyağı ihracatı yapabilmesi için diğer ülkelere tanınan imtiyazların ülkemize de tanınması için gerekli çalışmayı yapmamız önem arz etmektedir,</p>
<p>Ülkemizde butik üreticilerin bir çatı altında toplanması sağlanmalıdır. Bu işletmelerin teşvik edilmesi ve desteklenmesi gerekmektedir,</p>
<p><strong>PRİM SİSTEMİ DEĞİŞMELİ</strong></p>
<p>Üretimin daha kaliteli olmasını teminen uygulanan prim sisteminin yeniden gözden geçirilerek önemli zeytin üreticisi ülkelerdeki desteklemeye benzer düzenlemeler yapılmalıdır. Bu nedenle prim ödemeleri var-yok yılları dikkate alınarak en az iki veya dört var-yok yılı olarak önceden belirlenmeli,</p>
<p>Primler bölgesel farklılıklara ve çeşitlere göre verilmeli, prim ödemelerinde kaliteyi artıracak kültürel işlemler dikkate alınmalı, kaliteli zeytinyağı (sızma) üretimini teşvik edecek şekilde yağ asit kompozisyonuna göre farklı prim ödemesi yapılmalıdır,</p>
<p>Zeytinyağı primleri dünya fiyatlarına göre verilmeli, zeytinlik alanlardaki birim maliyetin yüksek olması nedeniyle mazot ve gübre desteklemeleri zeytin için artırılmalıdır,</p>
<p><strong>“ULUSLAR ARASI” COĞRAFİ İŞARETİMİZ OLMALI </strong></p>
<p>Zeytin ve zeytinyağında ulusal bazda korunmakta olan 4 adet coğrafi işaret bulunmaktadır. Gemlik zeytini, Güney Ege zeytinyağları, Edremit Körfez Bölgesi zeytinyağları ve Ayvalık zeytinyağıdır. Ancak başta AB olmak üzere uluslar arası alanda ülkemize ait her hangi bir coğrafi işaret tesçilli değildir. Coğrafi işaretlerin denetim sistemi üzerinde önemle durulması gereken bir husustur,</p>
<p><strong>TAĞŞİŞE AĞIR CEZA YOLDA</strong></p>
<p>Zeytinyağına diğer yağların karıştırılarak satışının engellenmesi için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından denetimler artırılmalıdır. Yapılan denetimlerin de etkili olması sağlanmalı, taklit ve tağşişli ürün üreten ve satan işyerlerine verilecek cezaların caydırıcı niteliği bulunmalıdır,</p>
<p>Mevzuat alt yapısı tamamlanmasına rağmen, lisanslı depoculuk ve ürün ihtisas borsalarına işlerlik kazandırılamamıştır. Bu amaca yönelik sektörün beklentilerine ve sistemin yapısına uygun teşvik ve desteklere ilişkin düzenlemelerin yapılması gerekmektedir,</p>
<p><strong>STOKLAMA KURUMUNA İHTİYAÇ VAR</strong></p>
<p>Zeytin ağacının bir yıl meyve verip bir yıl vermemesi nedeni ile zeytinyağı üretimimiz de şiddetli bir alternans göstermekte, iç ve dış pazarlara düzenli mal arzı sağlanamamaktadır. Bu çerçevede AB’nde olduğu gibi var yılı üretiminin belirli bir miktarının yok yıllarına sağlıklı depolarda muhafaza edilerek stoklanmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun için bir stoklama kurumuna ihtiyaç bulunmaktadır.</p>
<p>En önemli sorun AR-GE, eğitim ve yayım faaliyetlerine her kademede ihtiyaç duyulduğudur.</p>
<p>Zeytin ağacında var-yok yılı gibi ciddi bir sorunun yanı sıra, gübreleme, ilaçlama (özellikle zeytin sineğine karşı toplu mücadele) ve sulama, budama, toprak işleme gibi eksik kültürel uygulamalar ile hasatta yapılan yanlış uygulamalar nedeniyle yaşanan verim düşüklüğü yanı sıra parçalı arazi yapısı da birim üretim maliyetini artırmaktadır.</p>
<p>Son yıllarda başlayan fidan desteği sayesinde ağaç sayısı oldukça artmıştır. Ancak ülkemiz zeytin gen kaynaklarının korunması ve çeşitliliğinin sağlanması açısından lokal çeşitlere önem verilmesi ve bunlara ait fidanların üretilmesinin mutlaka teşvik edilmesi gerekmektedir. Mevcut çeşitlerimizde klonal seleksiyon, gen kaynaklarımızda toplu seleksiyon ile yerli ve yabancı çeşitlerde adaptasyon çalışmaları mutlaka yapılmalı ve bölgesel il ve ilçe bazında çeşitler tavsiye edilmelidir.</p>
<p>Sofralık zeytini uygun teknik ve hijyenik koşullarda işleyen kapasitenin yetersizliği ve merdiven altı denilen kayıt dışı gayrı-sıhhi işletmelerin varlığı iç ve dış pazar talebine uygun standart ürün elde edilememesine neden olmaktadır,</p>
<p>Zeytinyağı işleme sırasında verim ve kaliteyi etkileyen çok ciddi hatalar yapılmaktadır. Hasat edilen zeytinlerin uygun olmayan koşullarda fabrikaya getirilmesi, bekletilmesi sonrasında kalitesiz hammadde ile başlayan ve zeytinyağı üretim aşamasında kaliteyi etkileyen olumsuz koşullar kalite kayıplarına neden olmaktadır.”</p>
<p><strong>SEKTÖRE NE KADAR ETKİ EDECEK</strong></p>
<p>Raporda, zeytin ve zeytinyağına yönelik satır başları özetle bu şekilde yer alıyor. Raporun genel kurulda görüşülüp hükümet politikalarına ne kadar yön verebileceği ise yeni yasama yılında belli olacak. Komisyon raporunun tozlu raflarda kalacağından endişe edenlerin sayısı da hiçte az değildi. Bu yöndeki görüşleri ve çekinceleri de daha önceki sayılarımızda okuyucularımıza iletmiştik. Meclis bünyesinde daha önceki dönemde hazırlanan rapor ise erken seçimler nedeniyle Genel Kurulda görüşülememişti. </p>
<p>İşte çalıştığı toplam 23 saat 56 dakika ile en çalışkan komisyonlar arasında yer alan Zeytin ve Zeytinyağı Meclis Araştırma komisyonunun Ege Bölgesi’nden sonra incelemelerde bulunduğu duraklar ve dinledikleri sektöre ilişkin sıkıntılar…  </p>
<p><strong>BURSA</strong></p>
<p><strong>MECLİS KOMİSYONU MARMARABİRLİK’İ ZİYARET ETTİ. SORUNLAR HEP AYNI…</strong></p>
<p>Zeytin ve Zeytinyağı ile Diğer Bitkisel Yağların Üretiminde ve Ticaretinde Yaşanan Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu, Ege Bölgesi’ndeki incelemelerinin ardından Bursa’da da çalışmalar yaptı. Komisyon bu kapsamda Marmarabirlik’i ziyaret ederek, yönetim kurulu başkanı Refi Taviloğlu ile uzmanlardan sektörün sorunlarına ilişkin brifing aldı.</p>
<p><strong>ISO 22000 GIDA GÜVENLİĞİ BELGESİ</strong></p>
<p>Marmarabirlik’in İzmir Yolu Başköy Tesisleri’nde gerçekleştirilen toplantıda önce, kalite yolculuğunda çıtayı yükselten Marmarabirlik’e ISO 22000 Gıda Güvenliği Kalite Sistem Belgesi törenle verildi.</p>
<p>TSE Personel ve Sistem Belgelendirme Merkezi Başkanı Mehmet Bozdemir, kalite yolculuğunun burada bitmediğini, çevresel faktörlerin çok önemli olduğunu, Marmarabirlik’in bir an önce çevre yönetim sistemi belgesi alacağına inandığını söyledi.</p>
<p>Bozdemir, ISO 22000 Gıda Güvenliği Kalite Sistem Belgesi ve bayrağını, TBMM Zeytin Zeytinyağı Araştırma Komisyonu Başkanı Balıkesir Milletvekili Ahmet Edip Uğur ile birlikte Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Refi Taviloğlu ve Genel Müdür İsmail Muzaffer Eren’e teslim etti.</p>
<p><strong>SORUNLAR DİZ BOYU</strong></p>
<p>Balıkesir Milletvekili Ahmet Edip Uğur başkanlığındaki 16 kişilik komisyondan Marmarabirlik incelemesine katılan milletvekilleri Ahmet Ertürk (Aydın), Kemal Demirel (Bursa), Abdülhadi Kahya (Hatay), Hüseyin Devecioğlu (Kilis), İlhan Evcin (Yalova), İsmail Özgün (Balıkesir), İsmet Büyükataman (Bursa), Ali Koyuncu (Bursa) ve Mehmet Salih Erdoğan (Denizli), Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Taviloğlu’nun sunumunu dinledi.<br />
Taviloğlu, sektörün sorunlarına nokta atışı yaparak, madde madde ortaya koydu.<br />
Taviloğlu’nun dikkat çektiği ilk sorun, Gemlik çeşidi zeytinin ekolojik koşullara aykırı olarak Marmara Bölgesi dışına yayılması ve bu durumun bölge zeytinciliğini zora sokması…</p>
<p><strong>MERDİVEN ALTINA SAVAŞ AÇILMALI</strong></p>
<p>Taviloğlu’nun dikkat çektiği diğer konu ise kayıtdışılık… Zeytinciliğin, kayıt dışılığın en yaygın olduğu tarım sektörü olduğunu ifade eden Taviloğlu, “Hijyen, vergi, işçilik sorunları bulunmayan merdiven altı ya da kayıt dışı tüccar şeklinde nitelenen kimselerle birliklerin başa çıkması mümkün değildir. Bu kimseler üreticinin ve devletin gelirlerini aşağı çekerken, tüketiciye bunu yansıtmamaktadır. Ürün olumsuz koşullarda tüketiciye sunulmaktadır. Gıda Güvenliği Kanunu ve diğer kanunların uygulanması sağlanmalıdır. Kayıt dışılığa ve merdiven altına savaş açılmalıdır” dedi.</p>
<p><strong>SORUMLULUK YÜKLENMEMELİ</strong></p>
<p>Bölgenin en yaygın ve değerli zeytini olan Gemlik Çeşidi zeytininin taze, yani hasat dönemi piyasa değerinin oluşacağı bir borsanın mevcut olmadığını kaydeden Refi Taviloğlu, “Bu nedenle Marmarabirlik, bölgede taze sofralık siyah zeytin fiyatının tek belirleyicisidir ve bu işlevin sorumluluğu tek başına bir tarım satış kuruluşuna yüklenmemelidir. Halen zeytinyağının Edremit, İzmir ve Aydın’da bir borsası bulunmaktadır. Buna karşın Marmara Bölgesinin sofralık zeytininin değerlendirilmesine yönelik büyük önemi olan bir taze zeytin borsası halen oluşturulamamıştır” diye konuştu.</p>
<p><strong>YAPILANDIRMAYA YAPILANDIRMA</strong></p>
<p>2000 yılında yürürlüğe giren ve yeniden yapılandırma yasası olarak bilinen düzenlemeyle, birliklerin çiftçiyi destekleme rollerinin elinden alındığını hatırlatan Taviloğlu, bu düzenlemenin birlikleri var olma mücadelesine sürüklediğini, oysa üreticinin hala birliklerden destek beklediğinin altını çizdi.</p>
<p>Taviloğlu, 31 Aralık 2008 tarihinde yeniden yapılandırma sürecinin sona ereceğini hatırlatarak, 4572 sayılı yasanın bir an önce yeniden düzenlenmesinin birlikler için hayati önem taşıdığını kaydetti.</p>
<p><strong>“MALA MÜŞTERİ LAZIM”</strong></p>
<p>TBMM Araştırma Komisyonu Başkanı Balıkesir Milletvekili Ahmet Edip Uğur, Marmarabirlik’in, tarımsal birlikler içerisinde en sağlıklı çalışan olduğunu ifade etti.</p>
<p>Uğur, 5-6 yıldır zeytin dikiminin teşvik edildiğini, 90 milyon olan ağaç varlığının 200 milyona ulaştığını belirterek, zeytinyağı üretiminin 150 bin tonlara çıkacağını, 350 bin ton civarında olan sofralık zeytin üretiminin de giderek arttığını söyledi. Bu üretimi Türkiye’nin tüketemediğini anlatan Uğur, “Önce mala müşteri lazım. Türkiye’de kişi başına zeytinyağı tüketimi 1 litre bile değil. Komşumuz Suriye’de 5 kilo, Yunanistan’da 20-22 kilo. Bizde kişi başı tüketim 2-2,5 kiloya çıksa sorun kalmayacak” dedi.</p>
<p>Zeytinyağı satmak için tanıtım grubu oluşturulması gerektiğini söyleyen Ahmet Edip Uğur, Türkiye’nin 2007 yılındaki bitkisel yağ ithalatının 1,7 milyar dolar olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Devamlı bir şekilde yağ fiyatları artıyor. Ayçiçeğinin, soyanın, kanolanın fiyatı bir yıl öncesine göre yüzde 150 daha pahalı. Ayçiçeği yağının fiyatı neredeyse zeytinyağına yaklaştı. Ama bir türlü halkımıza zeytinyağını yediremiyoruz. Yedirmemiz lazım. Kişi başı tüketim 2,5 kiloya çıkarsa problemimiz kalmayacak.”</p>
<p><strong>“TAĞŞİŞ ÇOK ÖNEMLİ”</strong></p>
<p>Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Taviloğlu’nun da dikkati çektiği tağşiş ( karıştırma) konusunun çok önemli olduğunu anlatan Uğur, zeytinyağı ve diğer bitkisel yağları taklit ve tağşişle üretenlere 20 bin lira para cezası verilmesi ve işletmenin kapatılmasını öngören düzenlemenin yakında yasalaşacağını söyledi.</p>
<p>Ahmet Edip Uğur, hazırlayacakları raporun Meclis Genel Kurulu’na geleceğini belirterek, Marmarabirlik tarafından verilen bilgilerin de bu raporda yer alacağını ifade etti. Uğur, son olarak, bu sektörde de serbest piyasa kurallarının işlemesi gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p><strong>İZNİK</strong></p>
<p><strong>YAĞ İMALİ AZ, ZEYTİN FİYATLARI DÜŞÜK</strong></p>
<p>Komisyon üyeleri AK Parti Balıkesir Milletvekili Ahmet Edip Uğur, Aydın Milletvekili Ahmet Ertürk, Hatay Milletvekili Abdülhadi Kahya, Kilis Milletvekili Hüseyin Devecioğlu, Yalova Milletvekili İlhan Evcin, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün, Bursa Milletvekili Ali Koyuncu, Denizli Milletvekili Mehmet Salih Erdoğan, CHP Bursa Milletvekili Kemal Demirel ve MHP Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, zeytin üreticisinin meselelerini tespit etmek için Marmara Bölgesi incelemeleri, Bursa’dan sonra kapsamında İznik&#8217;e geldi. Kültür ve Sanat Merkezi salonunda İznikli bürokratlarla bir araya gelen milletvekilleri, üreticilerinde hazır bulunduğu toplantıda, yaşanan sıkıntıları dinledi. Çitfçiler, ilçede ortalama 25-30 bin ton zeytin üretildiğini, yağ imali az olduğu için zeytin fiyatların düşük olduğunu söyledi. İhracatın düşük olması nedeniyle zeytincinin zor durumda olduğunu belirten üreticiler, İznik zeytininin kalite olarak en yüksek derecede olduğunu, zeytinin sofralık değer kazanması gerektiğini ifade etti. </p>
<p><strong>ALTERNATİF ÜRÜN ARANMALI</strong></p>
<p>İznik Kaymakamı Hüseyin Avcı, &#8220;Zeytin İznik için çok lüks, 10 yıl sonra İznik&#8217;te çiftçi diye bişey kalmayacak. Herbirinin durumu bankalarda ipotek altında. İznikli zeytin üreticisinin diğer başka üreticiler ile rekabet gücü yok. Alternatif ürün arayışına gidilmeli&#8221; dedi. </p>
<p><strong>MARMARABİRLİK POLİTİKASINI İYİ BELİRLESİN</strong></p>
<p>İznik Belediye Başkanı Kadri Eryılmaz ise, kendisinin de zeytin üreticisi olduğunu, Marmarabirlik üst yönetiminin İznik zeytinini diğer kooperatifler ile aynı kefeye koymamasını isteyerek, yoksa sorunun devam edeceğini söyledi. İznik ekonomisinin zeytine bağlı olduğunu, İznikli memurların hasat zamanında izine ayrıldığını belirten Eryılmaz, &#8220;Standartlar üzerinde zeytin üretimi lüksümüz yok, yeter ki üst birlik politikasını iyi belirlesin&#8221; dedi. </p>
<p><strong>GÜNEYDOĞU </strong></p>
<p><strong>İLK DURAK ŞANLIURFA</strong></p>
<p>Ege ve Marmara Bölgelerinde incelemelerde bulunduktan sonra Güneydoğu Anadolu Bölgesini de ziyaret eden komisyon üyeleeri, Şanlıurfa İl Özel idaresinde düzenlenen toplantıya katıldı.Komisyon Başkanı Uğur, burada yaptığı konuşmada Türkiye&#8217;nin 70 milyon nüfusuyla yılda 1,5 milyon ton bitkisel yağ tükettiğini belirtti.Ülke genelinde tüketilen yağın yüzde 30-35&#8242;ini yerli imkanlarla sağlandığını ifade eden Uğur, &#8220;Tüketilen 1,5 milyon ton yağı; ayçiçeği, mısır, soya, kanola ve pamuk gibi bitkilerden karşılıyoruz. Ancak yağın yüzde 65-70&#8242;ini ithal ediyoruz. Yağlı tohum ve yağ ithalatına yılda 1 milyar 725 milyon dolar döviz ödüyoruz. Ülkemiz tarım ülkesi, bu kadar arazimiz var ama yağlı tohum yetiştirmeyi, üretmeyi bir türlü beceremedik. En fazla enerjiyi yağlardan elde ediyoruz, ama üretemiyoruz. Buna bir çözüm yolu bulmamız lazım&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Daha sonra katılımcıların çeşitli sorular yönettiği toplantıda, söz alan Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Demirkol, tarım ve zeytincilikte ülke genelinde uygulanan politikayı eleştirdi. Toplantıya komisyon üyesi milletvekillerinin yanı sıra, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Müfit Yetkin, Şanlıurfa Valisi Yusuf Yavaşcan, Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba ve kentteki ilgili daire amirleri ile bazı çiftçiler katıldı.</p>
<p><strong>ZEYTİNCİLİĞİN ANAVATANI MEZOPOTAMYADIR</strong></p>
<p>Meclis Araştırma Komisyonu üyelerinden oluşan 15 milletvekili ile 10 öğretim görevlisi ve uzmanın Şanlıurfa’dan sonra ki durağı Mardin&#8217;di.</p>
<p>Zeytin yetiştiriciliğinin yoğun olduğu Derik ilçesinde araştırmalarda bulunan Meclis Araştırma Komisyonu üyelerine Valilik Nişli Salonu&#8217;nda brifing verildi. </p>
<p>Vali Mehmet Kılıçlar, heyete; Mardin&#8217;de ekonomik gelişmeyi sağlayacak ve yaşam koşullarını iyileştirecek yatırımlar ve temel sorunlar hakkında bilgi verdi. </p>
<p>Ilısu Baraj inşaatının başlatıldığını ifade eden Vali Kılıçlar, barajın yapım aşamasında 80 bin kişiye istihdam oluşturulacağını, bölgenin kalkınmasına önemli katkılar sağlayacağını söyledi. GAP suyunun bir an önce Mardin Ovası ile buluşması gerektiğini belirten Vali Mehmet Kılıçlar, &#8220;GAP suları Mardin Ovası ile buluşursa 120 bir hektar alanda sulu tarım yapma imkânı doğacak. Suda yöre insanın refah düzeyinin yükselmesi demektir.&#8221; dedi. </p>
<p>Beyaz Su Projesi ile Mardin, Kızıltepe ve güzergah üzerinde bulunan bazı beldelerin suya kavuşacağını hatırlatan Vali Kılıçlar, &#8220;Beyaz Su Projesi&#8217;nde son aşamaya gelindi. Su verildi ancak birkaç aksaklık yaşandı. Bir ayda, 100 yıllık su sorunu çözülmüş olacak.&#8221; diye konuştu. </p>
<p>Tarım İl Müdür Vekili Faruk Ayyıldız, komisyon üyeleri ve katılımcılara Mardin&#8217;de tarımsal alanların genel durumu ve yetiştirilen bitkilerin bölge ekonomisine katkısını, Mardin&#8217;deki tarımsal alanlarda yaşanan sorunlar ve alınması gereken önlemler konusunda brifing verdi. </p>
<p>Komisyon Başkanı Balıkesir Milletvekili Ahmet Edip Uğur, dünyada bitkisel yağların son zamanlarda kullanım alanlarının genişlediğine dikkat çekerek, bitkisel yağların bio yakıt alanlarında kullanılmasının bu alanda yeni çalışmaları beraberinde getirdiğini ifade etti. Türkiye&#8217;nin bitkisel yağ ithalatının yüzde 70 dolayında olduğunu söyleyen Uğur, &#8220;İthal ettiğimiz bitkisel yağlar için 1 milyar 750 milyon dolar ödeme yapıyoruz. Oysa bölgemizde güzel ve verimli topraklar var. İşlendiği, değerlendirildiği zaman güzel verim alınacak. Buralarda Soya, Ayçiçek, Kanola gibi bitkileri yetiştirmek mümkün.&#8221; dedi. </p>
<p>Mezopotamya&#8217;nın zeytinciliğin anavatanı olduğuna dikkat çeken Komisyon Başkanı Uğur, &#8220;Buralarda çok güzel ve kaliteli zeytin yetişir. Mezopotamya zeytinin anavatanıdır. Derik ilçesinde oldukça kaliteli zeytinlerin yetiştiğini gördük. Daha önce yaptığımız araştırmada Mardin&#8217;de 87 çeşit zeytin yetiştirildiğini tespit ettik. Zeytinciliğin geliştirilmesi için çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz. Komisyondan geçen bir kanun tasarısı Meclis gündemine geldi. Zeytinin orman bitkisi olması ve yağlı bitki üretimini teşvik eden bir yasa.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/yeni-duzenlemeler-yolda/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Adanalı tekstil sanayicisi artık zeytinci</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/adanali-tekstil-sanayicisi-artik-%e2%80%9czeytinci%e2%80%9d/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/adanali-tekstil-sanayicisi-artik-%e2%80%9czeytinci%e2%80%9d/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Oct 2008 07:45:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Son Sayıdan]]></category>

		<category><![CDATA[ADANA]]></category>

		<category><![CDATA[zeytin]]></category>

		<category><![CDATA[ZEYTİN SEKTÖRÜ]]></category>

		<category><![CDATA[ZEYTİNE YATIRIM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=133</guid>
		<description><![CDATA[Zeytin Ağacı Dergisi, Adana
Türkiye’nin tarım coğrafyasında, zeytin dikim alanlarını hızla artıyor. Özellikle Ege Bölgesinde zeytin plantasyonlarındaki alansal artış ve buna paralel olarak zeytin ağacı sayısındaki artış diğer bölgelere de yansıyor. Zeytine ve zeytinciliğe olan ilginin arttığı yörelerden biride Türkiye’nin sanayi şehirlerinden biri olan Adana ili. Adanalı üretici, sanayici zeytini seçiyor dedirten gelişmenin somut örneklerinden biri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zeytin Ağacı Dergisi, Adana</strong><br />
Türkiye’nin tarım coğrafyasında, zeytin dikim alanlarını hızla artıyor. Özellikle Ege Bölgesinde zeytin plantasyonlarındaki alansal artış ve buna paralel olarak zeytin ağacı sayısındaki artış diğer bölgelere de yansıyor. Zeytine ve zeytinciliğe olan ilginin arttığı yörelerden biride Türkiye’nin sanayi şehirlerinden biri olan Adana ili. Adanalı üretici, sanayici zeytini seçiyor dedirten gelişmenin somut örneklerinden biri de “zeytin ve zeytinyağında güçlü bir marka olmak istiyoruz” diyen Adanalı Tekstil Sanayicisi Haldun Dinkçioğlu.</p>
<p>Aile şirketleri olan ve inşaat, tekstil gibi sektörlerde büyük yatırımları bulunan Atesa Tekstil’in yönetim kurulunda yer alan Dinkçioğlu 20 bin ağaçlık bir zeytin plantasyonuna sahip olduklarını ve önümüzdeki yıl da 7 bin fidan dikimi gerçekleştireceklerini anlatıyor.</p>
<p><strong>ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI BİRER SANAYİ ÜRÜNÜ</strong></p>
<p>36 yaşında ve inşaat mühendisi olan genç sanayici, zeytinyağını bir tarım ürünü olarak görmediklerini söylüyor. 1997’den bu yana tekstil sektöründe faaliyet gösteren Dinkçioğlu’na göre zeytin ‘tarıma dayalı bir sanayi ürünü’.</p>
<p>“Zeytin ve zeytinyağını tarıma dayalı bir sanayi ürünü olarak görüyoruz. Toprak ve iklim şartlarımızın yarattığı avantajı modern bahçecilik uygulamaları ile destekleyip, modern tesislerde bu ürünü işlemeyi ve pazarlamayı düşünüyoruz” diyen Dinkçioğlu, “neden zeytin ve neden zeytin-zeytinyağı sektörüne giriyorsunuz” sorusunun cevabını ise söyle özetliyor;</p>
<p>“Zeytin sektörünü seçme sebeplerimizin başında, bulunduğumuz lokasyondaki toprak ve iklim şartlarının zeytin yetiştiriciliğine son derece uygun olması, işlenebilir, katma değer yaratılabilir bir tarım ürünü olması, uygun şartlarda üretilip, muhafaza edildiğinde depolanabilir ve raf ömrü uzun bir ürün olması geliyor.”</p>
<p><strong>TÜKETİM SAĞLIKLI YEMEK ALIŞKANLIĞI İLE ARTAR</strong></p>
<p>Büyük ölçekli zeytin ağacı varlığına sahip olan her üreticinin ve sanayicinin gözünü korkutan iki önemli çekince var. Bunlardan bir zeytinin anavatanı olarak da değerlendirilen ülkemizde, kişi başına zeytinyağı tüketiminin 1 litrenin altında olması ve ileriki yıllarda beklenen yüksek rekolteyi eritememe endişesi. Zeytin ve zeytinyağında ki bu hassas noktaları hatırlattığımız Dinkçioğlu, aile şirketlerinin yönetim kurulu olarak sıkıntının farkında olduklarının altını çiziyor. Düşük tüketim rakamının yukarı yönde kırılmasının ancak satın alma gücünün artması ve sağlıklı beslenme alışkanlığının yerleşmesiyle artacağını şu sözlerle anlatıyor:</p>
<p>“Sizinde değindiğiniz gibi elimizdeki veriler Türkiye’de kişi başına düşen yıllık zeytinyağı tüketiminin 1lt. civarında olduğunu gösteriyor. Sektörün içerisindeki birçok kişi bu miktarı diğer Akdeniz ülkeleri-genellikle de İspanya, İtalya ve Yunanistan- ile karşılaştırdığında çok düşük olarak tanımlıyor. Biz buna katılmakla birlikte bunun satın alma gücünün ve sağlıklı yemek yeme alışkanlığının artması ile doğru orantılı bir şekilde yükselebileceğini düşünüyoruz.</p>
<p>Şu anda kurulu bulunan zeytinyağı fabrikaları maalesef tam performans ile çalışamıyorlar. Fakat son senelerde kurulmuş olan bahçelerin ürün vermeye başlaması ile kurulu kapasitenin yeterli gelmeyeceği çok açık. Bizim de yakın gelecekte modern bir sofralık zeytin işleme ve zeytinyağı tesisi kurma çalışmalarımız olacak.”</p>
<p><strong>YÜKSEK REKOLTE KISA VADEDE ANCAK İHRACATLA AŞILIR</strong></p>
<p>“Yüksek rekoltenin kısa zaman içerisinde Türkiye’nin kişi başına düşen tüketimini artırarak dengelenebileceğini söylemek fazla hayalcilik olur” diye konuşan Haldun Dinkçioğlu çözüm için ihracatı işaret ediyor ve ekliyor: “ Tabii ki zeytinyağının faydalarını sürekli olarak yazılı ve görsel basında gündemde tutmak tüketimi artırıcı son derece yararlı bir iştir. Bu sebeple sektörün tüm oyuncuları ortak akıl ile hareket etmeli ve ülke bazında planlı, programlı bir strateji üzerinde uzlaşmalıdır. ”</p>
<p><strong>NİHAİ HEDEF ARANILAN BİR MARKA OLMAK</strong></p>
<p>Sektördeki birincil hedeflerini sürekli ve kaliteli üretim miktarına ulaşmak olarak açıklayan Haldun Dinkçioğlu, “Orta vadede ihracat ve iç pazarın saygın, güvenilir markaları için iyi bir tedarikçi olacağız” diyor. Nihai hedef ise belli: “Hem iç hem de dış pazarda güçlü ve aranılan bir marka olmak.”</p>
<p>Zeytin fidanı dikimi yaparken hangi tip fidanı tercih ettikleri yönündeki sorumuz üzerine, zeytin tiplerinin özdeşleştikleri bölgelerden başka bölgelere götürülmesi ve dikildikleri bölgelerdeki adaptasyonları üzerine çok fazla spekülasyon yapıldığından yakınan Dinkçioğlu, konuyla ilgili olan akademisyenlere de, zeytinciliğin yoğun yapıldığı bölgeler hariç yeterli bir çalışma yapmadıklarını savunarak sitemde bulunuyor. Dinkçioğlu plantasyonlarında ki zeytin tiplerini Ayvalık, Gemlik, Domat, Manzalina ve Kalamata olarak sıralıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/adanali-tekstil-sanayicisi-artik-%e2%80%9czeytinci%e2%80%9d/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Başarılı zeytinciye borsa&#8217;dan ödül</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/basarilizeytinciyeodul/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/basarilizeytinciyeodul/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 08:27:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<category><![CDATA[Son Sayıdan]]></category>

		<category><![CDATA[BAŞARILI ZEYTİNCİYE ÖDÜL]]></category>

		<category><![CDATA[İTB]]></category>

		<category><![CDATA[ZEYTİNCİLİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=478</guid>
		<description><![CDATA[Manisalı zeytin üreticisi Osman Tekin, 4 yıl önce oluşturduğu 29 dekarlık zeytinlikteki ağaçlardan ağaç başına 5,5 kilogram verim sağladı.
İzmir Ticaret Borsası’nın, İzmir Hilton Otelinde bu yıl ikincisini düzenlediği “Tarımın yıldızları” yarışmasında zeytin üretim dalında birinci seçilen Tekin toplam 77 dekarlık bir alanda zeytin üretimi gerçekleştiriyor.  Tekin’in 4 yıl önce oluşturduğu bahçesinden ağaç başına 5,5 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/cimg2812.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/cimg2812-300x274.jpg" alt="BAŞARILI ZEYTİNCİYE ÖDÜL" title="BAŞARILI ZEYTİNCİYE ÖDÜL" width="300" height="274" class="alignright size-medium wp-image-479" /></a>Manisalı zeytin üreticisi Osman Tekin, 4 yıl önce oluşturduğu 29 dekarlık zeytinlikteki ağaçlardan ağaç başına 5,5 kilogram verim sağladı.</p>
<p>İzmir Ticaret Borsası’nın, İzmir Hilton Otelinde bu yıl ikincisini düzenlediği “Tarımın yıldızları” yarışmasında zeytin üretim dalında birinci seçilen Tekin toplam 77 dekarlık bir alanda zeytin üretimi gerçekleştiriyor.  Tekin’in 4 yıl önce oluşturduğu bahçesinden ağaç başına 5,5 kilogram ürün almasının altında ise modern yöntemlerle üretim yapması yayıyor. Tarım alet ve makinelerine meraklı olan ve bazı makinelerde de kendi kullanımına göre eklemeler ve değişiklikler gerçekleştiren Tekin, zeytinliklerinde toprak işleme, sulama, budama, gübreleme ve ilaçlama gibi faaliyetleri tekniğine uygun olarak gerçekleştiriyor. </p>
<p>Manisa’nın Ahmetli ilçesinde zeytincilik yapan Tekin bahçesinin kuruluş aşamasından itibaren köyde bulunan tarım danışmanından, Tarım İl Müdürlüğü’nden ve Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesinden danışmanlık desteği almış. Osman Tekin’in bahçesiyle ilgili tüm işlemlerin kaydını tutması ve muhasebe sistemini uygulaması da  ödül verilmesinde etkili olmuş.</p>
<p>Tarımın yıldızları ödül töreninde İzmir Seferihisar’lı Mehmet Pamiralana ise zeytin üretim dalında teşvik ödülü verildi. Pamiralan devletten kiraladığı alanda 65 dekarlık alanda zeytincilik yapıyor. 2004 yılında kurduğu bahçesine 3 kilometre uzaklıktan su getirerek damla sulama sistemi kuran Pamiralan işe arazisinin üzerindeki çalıları ve kayalıkları tesviye ederek başlamış.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/basarilizeytinciyeodul/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Zeytinyağlı yeşil domates</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinyagli-yesil-domates/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinyagli-yesil-domates/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2008 13:49:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Zeytinyağlılar]]></category>

		<category><![CDATA[AKDENİZ MUTFAĞI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=193</guid>
		<description><![CDATA[HÜLYA EROL
Anadolu yemek araştırmacısı
Fotoğraf: Işıl Erol
MALZEMELER
Yarım kilo yeşil domates
1 kahve fincanı pirinç
2 orta boy soğan
3 diş sarımsak
1 küçük çay bardağı zeytinyağı
1 kırmızı biber
2-3 dal maydonoz
1 tatlı kaşığı şeker
HAZIRLANIŞI
Değerli Okuyucular, hazırlanışından önce yeşil (Gök) domates yemeğinden kısaca bahsetmek istiyorum.
Yeşil domates, Seydişehir’den annemin tarifidir. Anadolu&#8217;nun birçok bölgesinde sık yapılarak tüketilen bir yemek çeşididir. Erzincan da gök domates [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/dsc01537.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-194" title="ZEYTİNYAĞLI YEŞİL DOMATES" src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/dsc01537-300x200.jpg" alt="ZEYTİNYAĞLI YEŞİL DOMATES" width="300" height="200" /></a><strong>HÜLYA EROL<br />
Anadolu yemek araştırmacısı</strong></p>
<p><strong>Fotoğraf: Işıl Erol</strong></p>
<p><strong>MALZEMELER</strong></p>
<p>Yarım kilo yeşil domates<br />
1 kahve fincanı pirinç<br />
2 orta boy soğan<br />
3 diş sarımsak<br />
1 küçük çay bardağı zeytinyağı<br />
1 kırmızı biber<br />
2-3 dal maydonoz<br />
1 tatlı kaşığı şeker</p>
<p><strong>HAZIRLANIŞI</strong></p>
<p>Değerli Okuyucular, hazırlanışından önce yeşil (Gök) domates yemeğinden kısaca bahsetmek istiyorum.</p>
<p>Yeşil domates, Seydişehir’den annemin tarifidir. Anadolu&#8217;nun birçok bölgesinde sık yapılarak tüketilen bir yemek çeşididir. Erzincan da gök domates dolması, Kastamonu da kavurması veya bulgur veya pirinçli sulu yemeği, yapılır, Ege’de başka bir usulde pişiriliyor. İstanbul mutfağında da saraydan kalan alışkanlıkla gök domates yemeği yapılırmış.</p>
<p>Özellikle Anadolu’da, bağ-bahçeler bozulduğu zaman evlerde bol bulunan gök domatesler sonbaharda konu komşuya dağıtılır ve evlerde sık pişirilirdi.</p>
<p>Sarımsak ve soğanlar zeytinyağında öldürülür. Daha sonra elma dilimi şeklinde doğramış olduğunuz gök domatesler ilave edilir onunla beraberde 1-2 defa kavrulur. Tuzlu suda ıslatmış olduğumuz pirinçler üzerine konur. Önce harlı ateşte sonra kısık ateşte şekeri ve suyu ilave edildikten sonra yavaş yavaş pişirilir. <em>Afiyet olsun.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinyagli-yesil-domates/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Japon Prensesi Takamado zeytinyağlılarımıza bayıldı</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/japon-prensesi-takamado-zeytinyagli-ege-yemeklerine-bayildi/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/japon-prensesi-takamado-zeytinyagli-ege-yemeklerine-bayildi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Aug 2008 09:00:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<category><![CDATA[pazarlarımız]]></category>

		<category><![CDATA[zeytinyağı pazarı]]></category>

		<category><![CDATA[zeytinyağı tanıtımı]]></category>

		<category><![CDATA[Zeytinyağlılar]]></category>

		<category><![CDATA[ZZTK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=487</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye – Japonya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla Japonya’ya resmi ziyarette bulunan Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’ün seyahatine zeytinyağlı Ege yemekleri damgasını vurdu.
3-8 Haziran 2008 tarihleri arasında, Japonya’ya Cumhurbaşkanlığı düzeyinde gerçekleştirilen ilk resmi ziyaret kapsamında, Ege İhracatçı Birlikleri tarafından 5 Haziran 2008 Perşembe akşamı “Geleneksel Türk Mutfağı Örnekleri” isimli gece düzenlendi. Geceye Cumhurbaşkanımız Sayın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/japonya3.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2009/06/japonya3-300x224.jpg" alt="JAPONLAR ZEYTİNYAĞLILARIMIZA BAYILDI" title="JAPONLAR ZEYTİNYAĞLILARIMIZA BAYILDI" width="300" height="224" class="alignleft size-medium wp-image-488" /></a>Türkiye – Japonya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla Japonya’ya resmi ziyarette bulunan Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’ün seyahatine zeytinyağlı Ege yemekleri damgasını vurdu.</p>
<p>3-8 Haziran 2008 tarihleri arasında, Japonya’ya Cumhurbaşkanlığı düzeyinde gerçekleştirilen ilk resmi ziyaret kapsamında, Ege İhracatçı Birlikleri tarafından 5 Haziran 2008 Perşembe akşamı “Geleneksel Türk Mutfağı Örnekleri” isimli gece düzenlendi. Geceye Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül, eşi Hayrünnisa Gül, Japonya Prensesi Takamado, Devlet Bakanları Kürşad Tüzmen ve Mehmet Şimşek, Türkiye’nin Tokyo Büyükelçisi Sermet Atacanlı, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ve Türk – Japon işdünyasının önde gelen temsilcilerinden oluşan 437 kişi katıldı. </p>
<p>Türk ve Japon halklarının uzun yıllara dayanan bir dostluk ilişkisi olduğunu belirten Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri Sezmen Alper, 2010 yılının Türkiye’de çeşitli etkinliklerle “Japonya Yılı” olarak kutlanacağını, bu süreç öncesinde Cumhurbaşkanı düzeyinde gerçekleştirilen resmi ziyaretin ilişkileri daha da güçlendireceğini söyledi. </p>
<p>Türkiye ile Japonya arasında 4 milyar doları aşan dış ticaret hacmi bulunduğuna işaret eden Alper, “Bu dış ticaret hacminde Türkiye aleyhine bir tablo var. Japonya yıllık ortalama yurtdışına 73 milyar dolarlık yatırım yapan bir ülke. Türkiye olarak yabancı yatırımcı çekme mücadelesi veriyoruz. Bu anlamda Japon iş dünyası temsilcileri biçilmiş kaftan. Türkiye’ye yatırım yaptıkları takdirde iki tarafından bu işbirliğinden kazançlı çıkacağı bilgisi Türkiye’nin en yetkili ağızlarından kendilerine iletildi” diye konuştu. </p>
<p><strong>TÜRK ZEYTİNYAĞLI YEMEKLER BÜYÜK ÖVGÜ ALDI</strong></p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri tarafından, Tokyo Imperial Oteli&#8217;nde fiilen 427 kişinin katılımı ile düzenlenen “Geleneksel Türk Mutfağı Örnekleri” gecesinde Ege İhracatçı Birlikleri Fuarlar Şube Müdürü Çiğdem Önsal, İzmir Hilton Oteli Yiyecek – İçecek Müdürü Sevil Görgülü, Mutfak Şefi Hüseyin Yılmaz, Soğuk ve Sıcak Yiyecek Sorumlusu Osman Selen, Pastane Sorumlusu Orhan Kızılkaya tarafından hazırlanan menü doğrultusunda, başlangıç tabağında, Patlıcan Salatası, Deniz Börülcesi, Kabak Çiçeği Dolması , Zeytinyağlı Enginar , Yaprak Sarma ve Peynir ile Doldurulmuş Zeytinler ikram edildi. </p>
<p>Masalarda Patlıcan Salatası , Turpotu Salatası, Yoğurtlu Semizotu , Radika Salatası , Ahtopot Salatası , Zeytinyağlı Şevket-i Bostan serpme olarak sunulurken, çorba olarak Tereyağlı Kızarmış Biberli Kuzu Gerdan Çorbası  servis yapıldı. Ara sıcak olarak Isırganotlu Mantı ikram edilirken, ana yemek olarak Kızarmış fesleğen ile Ege Yöresine özgü hazırlanmış Sütlü Balık Japon misafirlerin beğenisine sunuldu. Yemeğin sonunda ise Bademli Şambali Tatlısı , Tulumba Tatlısı , Peynirli Höşmerim Tatlısı , Kaymaklı Ayva Tatlısı ve Baklavadan oluşan tatlı servisi yapıldı. </p>
<p>Türk mutfağı Japonya’da Fransız ve Çin mutfağından sonra üçüncü önemli mutfak konumunda. Ege Bölgesi’nin  zeytinyağlı yemeklerini tadan Japonlar Ege mutfağına  hayran kaldılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/japon-prensesi-takamado-zeytinyagli-ege-yemeklerine-bayildi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tağşiş duyusal analizle saptanacak</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/tagsis-duyusal-analizle-saptanacak/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/tagsis-duyusal-analizle-saptanacak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 07:38:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Servisi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>

		<category><![CDATA[Son Sayıdan]]></category>

		<category><![CDATA[gıda analiz]]></category>

		<category><![CDATA[tadım paneli]]></category>

		<category><![CDATA[tağşiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=219</guid>
		<description><![CDATA[Haber: Hüsamettin Berber
Gıda Analiz Laboratuarlarının sayısının son yıllarda artış gösteriyor olması, ülkemizde gıda güvenliği ve gıda kalitesinin standardizasyonun sağlanması anlamında önemli bir boşluğu dolduruyor. Cihaz maliyetinden tutunda da ar-ge ve personel maliyetlerine kadar oldukça büyük bütçeli yatırım gerektiren özel analiz laboratuarlarına firmaların ilgi göstermesi gerekiyor. 
Zeytin zeytinyağı sektöründe de özellikle tağşişin saptanması, peptisit (ilaç kalıntısı) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Hüsamettin Berber</strong></p>
<p><em>Gıda Analiz Laboratuarlarının sayısının son yıllarda artış gösteriyor olması, ülkemizde gıda güvenliği ve gıda kalitesinin standardizasyonun sağlanması anlamında önemli bir boşluğu dolduruyor. Cihaz maliyetinden tutunda da ar-ge ve personel maliyetlerine kadar oldukça büyük bütçeli yatırım gerektiren özel analiz laboratuarlarına firmaların ilgi göstermesi gerekiyor. </em></p>
<p>Zeytin zeytinyağı sektöründe de özellikle tağşişin saptanması, peptisit (ilaç kalıntısı) analizi gibi belli başlı konularda gıda analiz laboratuarları önem kazanmaya başladı. 2006 yılında kurulan Aybak Natura Gıda Analiz Laboratuarı Sorumlu Müdürü Gözde Türköz, gerçekleştirdiğimiz görüşmede zeytin ve zeytinyağı sektörünün gıda güvenliğine ve analizlerine bakan yönüyle ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu. Sektörün en önemli sıkıntılarından biri olan tağşiş konusunda tüm dünyada duyusal özelliklerin önem kazanmaya başladığını anlatan Türköz, “zeytinyağında tağşiş artık duyusal analizlerle ve deneyimli tadımcılar tarafından saptanacak” dedi. Türköz’e bu değerlendirmeyi yapmaya iten neden ise tağşişin ve tağşişçilerin geldiği noktayı ortaya koyuyor: “Burada ilginç olan bir şey var ki tağşişi analizle anlamak bazen güçleşiyor. Sektörde deneyimli bazı tağşişçiler karışım oranını çok güzel ayarlıyorlar. Gerekli altyapıyı edinmişler.”</p>
<p><em><strong>Zaman zaman ihracatta mallarımız geri dönüyor. Son olarak, Rusya- Gürcistan savaşından önce, -çünkü o nedenle de ayrı bir sıkıntı yaşanıyor gümrüklerde- Rusya ürünlerimizi ilaç kalıntısı bulunduğu gerekçesiyle geri çevirmişti. Bu sıkıntılar nereden kaynaklanıyor? </strong></em></p>
<p>Firma olarak, Alaşehir’de bir yatırımımız olacak. Şu anda Rusya ile yaşanan ihracata yaşanan bu sıkıntılar nedeniyle ara verilmiş durumda. Benim kanımca, bu sıkıntılar diyalog ile kısa zamanda aşılacak ve ihracat yeniden başlayacak. Biliyorsunuz 2 Temmuz’a kadar Rusya’ya ihracat durdurulmuştu. Şimdide yaşanan gerginlikten ötürü bir sıkıntı yaşanıyor. Bakanlık tarafından Rusya ihracatıyla ilgili görevlendirilen 11 laboratuardan bir tanesi Aybak Natura Gıda Analiz Laboratuarı’dır. Rusya ihracatıyla ilgili analizler gerektiğinde Bakanlık tarafından görevlendirme yapılıyor. Şu anda ihracat başladı fakat Rusya’ya ihracatta yaşanan sıkıntılar devam ediyor. Konuyla ilgili bakanlığın çalışmaları devam ediyor. </p>
<p>Rusya’ya yapılan ihracatta yaşanan sıkıntının kaynağı izlenebilirlik. İzlenebilirliğin kesin olarak ve kopukluk yaşanmadan sağlanması gerekiyor. Yapılan numune analizlerinin devamında da izlenebilirliğin sağlanması gerekiyor. Çünkü laboratuarlara gelen numune 2 ve ya 3 kilo. Biz bu numuneleri tamamen homojenize ederek analizini veriyoruz. Ürünün en küçük detayını bile görmemiz lazım izlenebilirliği sağlamak için. Numune nereden alındı. Buraya gelirken karışma oldu mu olmadı mı? Bu tamamen izlenebilirlik. </p>
<p><em><strong>Ürünün izlenebilirliği zeytinyağında da önem taşıyor. </strong></em></p>
<p>Zeytinyağı aşamasında izlenebilirlik sağlamak çok kolay. Zeytini sıktıktan sonra oluşan zeytinin parti numarası belli. Zeytinyağında bu biraz daha kolay sağlanıyor. Zeytinyağının üzerinde sızma zeytinyağı olup olmadığı belirtiliyor. Örnek olarak, Edremit zeytinyağı diye belirtiliyor. Bu kısma çok dikkat etmek gerekiyor. Edremit yazıyorsa, Edremit olması lazım. Bir Aydın bölgesinden karışma olduysa tabi ki bu duyusal özelliklerini etkileyecektir. Burada zeytinyağının duyusal özellikleri de önem kazanıyor. </p>
<p><strong>TÜRKİYE’DE DUYUSAL ANALİZDE YETKİN İNSAN SAYISI ÇOK AZ</strong></p>
<p><em><strong>Zeytinyağında duyusal analiz yapabilmek için uzman kişi sayısının da yeterli olması da önemli bir faktör gibi gözüküyor.. </strong></em></p>
<p>Bununla ilgili altyapımızı hazırlıyoruz şu anda. Beş katlı bir bina projemiz var. Bu binanın her katında ayrı bir laboratuar olacak. Bir katı ise duyusal analiz laboratuarı yapmayı planlıyoruz. Bunu da tamamen ar-ge’yi düşünerek yapıyoruz. Bu konularda devlet desteği de çok önemli. Türkiye’de yetkinlik anlamında duyusal analizde kişi sayısı çok az. Özellikle zeytinyağında bu konu çok önemli. Tebliğ de yenilendi. İleride zeytini peroksit asitlik yaparak değil, sadece duyusal olarak analiz edeceğiz. </p>
<p>Tebliğde dikkat ederseniz önemli değişiklikler yapılıyor ve özellikle duyusal analizler üzerinde duruluyor. Kurumsal bazda bakıldığında duyusal olarak belli bir puanı geçen yağlar değerlendirilecek. Peroksit analizleri uygun bile çıksa yağ sızma olarak değerlendirilmeyecek. </p>
<p><strong><em>Zeytinyağında tağşiş ile ilgili olarak yeni yasal düzenlemelere gidilecek. Yasama döneminde bu konu görüşülecek. Tağşişin saptanmasına yönelik analizleriniz oluyor mu? </em></strong></p>
<p>Tağşişle ilgili analizler yapıyoruz. Özellikle soya, pamuk yağı ve ayçiçeği yağının zeytinyağına katılmasının saptanmasına yönelik analizlerimiz var. Burada ilginç olan bir şey var ki, tağşişi analizle anlamak bazen güçleşiyor. Ve karışım oranını çok güzel olarak ayarlıyorlar. Sektörde kendine bu durumu iş edinmiş ve ayrıca gerçekten çok tecrübeli duayenler var, bu kişi veya kurumlar bu oranı o kadar güzelce ve profesyonelce ayarlıyorlar ki, analizle bile bu durumu ortaya koymak oldukça güç oluyor. Belki altyapı anlamında kendilerinde de var bu cihazlar, yani sınırda çıkan yağlar oluyor. Bu durumu da analizlerle ortaya koymak güçleşiyor. Benim bu kişi veya kurumlara bir önerim var; gelin bu bilgi ve birikiminizi sektörün gelişimi ve ülke imajının bütün dünyada arttırılarak “Turquality” başarısının yakalanmasına katkı olarak kullanın, enerjinizi pozitif ve yararlı işler için kullanın. Konumuza geri dönecek olursak; burada dediğimiz gibi duyusal özellikler önem kazanıyor. Özellikle yurtdışı duyusal özelliklerin üzerinde yoğunlaştı. Kimyasal anlamda anlayamasanız da bir ayçiçeğinin, soya yağının veya pamuk yağının zeytinyağında neden olduğu tat değişikliğini deneyimli bir tadımcının anlaması mümkün olabiliyor. Sonuçta en ufak bir tağşiş saptanmış olsa dahi, kramatografik analize dönmek zorundasınız ki miktar analizi yapılabilsin. </p>
<p><em><strong>Analizden dahi geçen tağşişli yağ oluyor o zaman. Peki bunlar marka altında satılıyor mu piyasada? </strong></em></p>
<p>Şöyle bir çalışmamız oldu. Piyasada ki zeytinyağlarından ve ayçiçeği yağlarından ortalama numune aldık. Oldukçada ciddi firmalardan numune aldık. Bunu kendi çalışmamız olarak yaptık. Ben yağlarla ilgili bir literatür çalışması hazırlıyorum. 16 tane zeytinyağı, 15 tanede ayçiçeği yağı analiz sonucumuz var. Ve piyasa genelinde aldığımız zeytinyağlarında herhangi bir tağşişe rastlamadık. Özellikle bizler sızma zeytinyağı üzerinde durduk. Çünkü riveria zeytinyağı bir şekilde işleme tabi tutulmuş yağdır ve tağşişe de uygundur. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/tagsis-duyusal-analizle-saptanacak/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
