<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Zeytin Ağacı Dergisi &#187; Yaşar Eyice</title>
	<atom:link href="http://www.zeytinagacidergisi.com/category/yazarlar/yasareyice/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.zeytinagacidergisi.com</link>
	<description>Zeytin ve Zeytinyağı Sektöründen Haberiniz Olsun</description>
	<pubDate>Fri, 18 May 2012 14:46:18 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Böylesi büyük şans</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/boylesi-buyuk-sans/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/boylesi-buyuk-sans/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 09:32:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yasareyice</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşar Eyice]]></category>

		<category><![CDATA[Atatürk Devlet Hastanesi]]></category>

		<category><![CDATA[Başhekim Prof. Dr. Behzat Özkan]]></category>

		<category><![CDATA[Cemaliye Utkanlar]]></category>

		<category><![CDATA[Fatma DEĞİRMENCİ]]></category>

		<category><![CDATA[Galip Akhan]]></category>

		<category><![CDATA[Gökmen Dikili Altaş]]></category>

		<category><![CDATA[İzmir Valisi M. Cahit KIRAÇ]]></category>

		<category><![CDATA[l Sağlık Müdürü Opr. Dr. Mehmet Özkan]]></category>

		<category><![CDATA[Mediart Ege]]></category>

		<category><![CDATA[Michael Böhme]]></category>

		<category><![CDATA[Rektör Danışmanı Mustafa Demirci]]></category>

		<category><![CDATA[Rektör Prof. Dr. Galip Akhan]]></category>

		<category><![CDATA[T.C. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi]]></category>

		<category><![CDATA[Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Malas]]></category>

		<category><![CDATA[yaşar eice]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=6940</guid>
		<description><![CDATA[






Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Galip Akhan’la bir ara konuşurken, “Sağlıktan” söz etmiştik.
Sevgili dostumuz Rektör Prof. Dr. Galip Akhan’la Hatay’daki Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Başhekim Prof. Dr. Behzat Özkan’ın makamında idik. Yanımızda Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Malas, İzmir İl Sağlık Müdürü Uz.Dr. Mehmet Özkan vardı.
Aslında bu Türkiye’ye örnek hastanemizin tam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_jade" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fwww.zeytinagacidergisi.com%252Fboylesi-buyuk-sans%252F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22big%22%2C%20%22title%22%3A%20%22B%C3%B6ylesi%20b%C3%BCy%C3%BCk%20%C5%9Fans%22%20%7D);"></div>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/boylesi-buyuk-sans/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div><p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/05/yasar-eyice-soylesi-1.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/05/yasar-eyice-soylesi-1.jpg" alt="Böylesi büyük şans" title="Böylesi büyük şans" width="600" height="300" class="alignleft size-full wp-image-6942" /></a>Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Galip Akhan’la bir ara konuşurken, “Sağlıktan” söz etmiştik.</p>
<p>Sevgili dostumuz Rektör Prof. Dr. Galip Akhan’la Hatay’daki Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Başhekim Prof. Dr. Behzat Özkan’ın makamında idik. Yanımızda Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Malas, İzmir İl Sağlık Müdürü Uz.Dr. Mehmet Özkan vardı.</p>
<p>Aslında bu Türkiye’ye örnek hastanemizin tam adı şöyle:</p>
<p>T.C. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi…</p>
<p>Bu gelişmeyi Dekan Prof. Dr. Mehmet Ali Malas’ın ağzından şöyle anlatabilirim:</p>
<p>“Atatürk Eğitim Ve Araştırma Hastanesi’nin İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İle Birlikte Kullanımına İlişkin Protokol 31 Mart 2011 tarihinde İzmir Valisi M. Cahit KIRAÇ ile İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Galip AKHAN tarafından imzalandı.</p>
<p>1 Nisan 2011 tarihinden, itibaren yürürlüğe giren bu protokolle, Sağlık Bakanlığına bağlı İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi ile birlikte kullanımına ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümlerini düzenlemek amacıyla hazırlandı.<br />
Bu protokolle, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesinin lisans ve lisansüstü eğitim ve araştırma hizmetleri İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yürütülecek.”</p>
<p>Yani İzmir’de; Ege ve Dokuz Eylül’den sonra üçüncü üniversite hastanemiz de böylece Valimiz M. Cahit Kıraç ile Rektörümüz Prof. Dr. Galip Akhan tarafından yaşama geçirilmiş oldu.</p>
<p>Yanılmıyorsam Kâtip Çelebi Üniversitemizin şu anda 33 öğretim üyesi bulunuyor; 13 Profesör, 4 doçent, 16 yardımcı doçent…</p>
<p>Rektör Prof. Dr. Galip Akhan’ın, “İnsanımıza Sağlık hizmeti sevdamızı, içinde insan sevgisi olan ekibimizle sürdürmekten büyük mutluluk duyuyorum…” meali cümlelerini unutamıyorum…</p>
<p>Bir de basın danışmanı Fatma Değirmenci’nin bu konuda çabalarını…<br />
Bu güzel insanların “güzel Türkiye’mizin güzel insanlarına yaptıkları” hizmetleri bildiğim için içimden omuzlarımda taşımak geçiyor.<br />
Emin olun bunlar özel kişiler…</p>
<p>Sadece ve sadece hizmet aşkıyla dolular.<br />
Bir de devletin imkânını kullanıp, kendilerini ön plana çıkarmak isteyen sahtekârlar var ya, onları da ayaklarımın altına alıp çiğnemek, üzerlerinde tepinmek istiyorum…</p>
<p>Mediart Ege’ye gittim</p>
<p>Alman arkadaşım Michael Böhme’nin her zaman “Zu fuss!” dediği gibi, yürüyerek Alsancak’ta tur atarken, birden Özel Mediart Ege Polikliniğe gittim.<br />
Aynı zamanda Yüksek Hemşire olan işletme diploması da olan Cemaliye Utkanlar’a güzelliğin ve ruhsal sağlığın önemini sordum…</p>
<p>Cemaliye Hanım aynı zamanda bu konuda Fransa’da ve çeşitli kentlerde eğitim aldığı için doğru yat vereceğinden emindim…</p>
<p>Tabii ki benim konum, Fatma Değirmenci ile Gökmen Dikili Altaş’ın da “Sayenizde zeytinyağcı olduk” dedikleri gibi “zeytinyağı” idi.</p>
<p>En iyi ilaç: Zeytinyağı</p>
<p>Cemaliye Utkanlar, tıbbi güzellik hizmetlerinin yanı sıra, zamanımıza kadar gelen ilaçtan “zeytinyağından” söz etti.</p>
<p>Benim de beylere ve hanımlara, hatta tüm insanlarımıza önerim şu;</p>
<p>İsterseniz bir güzellik salonunda, isterseniz güzelliği baz alan Mediart Ege gibi poliklinikte, isterseniz devlet hastanesinde “zeytinyağı” yoksa, orada önemli bir eksiklik vardır.</p>
<p>Yaş ilerledikçe sıkıntımız olan cilt problemleri üzmeye başlar.<br />
Ya yapısal özellikten oluşur, ya da hormonal bozukluktan…<br />
Bunun çözümü Cemaliye Utkanlar gibilerdir…<br />
Diğer sorunların çözümü ise zeytinyağından geçer..<br />
Tabii ki zeytinyağının kullanımını da uzmanından öğrenmek gerekiyor.<br />
Bütünüyle tam bir sağlıklı motivasyon kazanmak için yüzümüzü ve vücudumuzu da güzelleştirmeliyiz, bunu unutmayalım…</p>
<p>Onlar için bir şans</p>
<p>Madiart Ege Polikliniğinde Cemalettin Utkan ile görüşürken, İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Galip Akhan, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Malas,  Başhekim Prof. Dr. Behzat Özkan, Rektör Danışmanı Mustafa Demirci ve İl Sağlık Müdürü Opr. Dr. Mehmet Özkan’la konuşurken, böyle bir hastanede eğitim almalarının öğrenciler için büyük şans olduklarını vurguladılar.</p>
<p>Atatürk Devlet Hastanesi sayesinde yeni bir tıp fakültesi kurmak zorunda kalınmadığından bu üniversitemiz ve devletimiz 40 milyon TL.’lik bir tasarruf sağlamış oldu.</p>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/boylesi-buyuk-sans/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/boylesi-buyuk-sans/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kalbinizin sesini sakın dinlemeyin!</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/kalbinizin-sesini-sakin-dinlemeyin/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/kalbinizin-sesini-sakin-dinlemeyin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 09:09:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yasareyice</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşar Eyice]]></category>

		<category><![CDATA[kaya termal otel]]></category>

		<category><![CDATA[Muzaffer Tağıl]]></category>

		<category><![CDATA[Prof. Dr. Mehmet Füzün]]></category>

		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tülay Canda’]]></category>

		<category><![CDATA[rof. Dr. Öztekin Oto]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=6952</guid>
		<description><![CDATA[






Hürrem Sultan’dan tek cümlelik bir mail aldım: “Zeytinyağını sizinle özel olarak görüşeceğim.” diye…
 “Zeytinyağı”nın bir hanım üzerinde bu kadar etkili olacağını ummazdım.
Herhalde yazılarımdan birinin etkisi altında kalmış olacak.
Ben bugün çok ama çok değerli bir bilim adamımızı “yağcılık yapmadan” anlatmaya çalışacağım.
Ama sonunda bir mesaj veriyorum, “Sakın siz etki altında kalıp, ‘kalp’ kelimesinin etkisi altında kalıp Prof. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_jade" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fwww.zeytinagacidergisi.com%252Fkalbinizin-sesini-sakin-dinlemeyin%252F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22big%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Kalbinizin%20sesini%20sak%C4%B1n%20dinlemeyin%21%22%20%7D);"></div>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/kalbinizin-sesini-sakin-dinlemeyin/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div><p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/05/yasar-eyice4.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/05/yasar-eyice4.jpg" alt="yasar-eyice4" title="yasar-eyice4" width="300" height="300" class="alignleft size-full wp-image-6953" /></a>Hürrem Sultan’dan tek cümlelik bir mail aldım: “Zeytinyağını sizinle özel olarak görüşeceğim.” diye…</p>
<p> “Zeytinyağı”nın bir hanım üzerinde bu kadar etkili olacağını ummazdım.<br />
Herhalde yazılarımdan birinin etkisi altında kalmış olacak.</p>
<p>Ben bugün çok ama çok değerli bir bilim adamımızı “yağcılık yapmadan” anlatmaya çalışacağım.</p>
<p>Ama sonunda bir mesaj veriyorum, “Sakın siz etki altında kalıp, ‘kalp’ kelimesinin etkisi altında kalıp Prof. Dr. Öztekin Oto’nun kapısını çalmayın” diyorum.</p>
<p>Bu da çok ama çok önemli bir uyarı…</p>
<p><strong>İŞİN DOĞRUSU </strong></p>
<p>Yalnız İzmir ve Türkiye’nin değil Avrupa’nın tanıdığı ünlü bir bilim adamımızı ilk kez tanıma şerefine ulaştım.</p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öztekin Oto, Dubrovnikte düzenlenen 61. Kongre&#8217;de Avrupa Kardiyovasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneği&#8217;nin (European Association for Cardiovascular and Endovascular Surgery) ESCUS başkanlığına seçildi.</p>
<p>İlk bakışta, ya da okuyuşta “Bu da ne?” ya da “Bana ne! Sen, benim maaşımdan söz et!” diyenler de olmuştur.</p>
<p>Zaten 10 konuyla ilgili 10 Mayıs Perşembe günü saat 15.00&#8242;te Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülay Canda’nın da katılacağı toplantıya sadece iki kişi katıldık. Sonra sayımız birazcık arttı.</p>
<p>Bahane hazır; “Bugün çok toplantı var!”, ya da “Dekanlık biraz uzakta!”<br />
Ama yemekli, eğlenceli oldu mu, Çeşme, Kuşadası, Bodrum, İstanbul hatta Erzurum yakın…</p>
<p>Bir özel hastanenin daveti ile Erzurum’a karı-koca, çoluk çocuk 50 kişi gitmiş, yemiş içmiş eğlenmiş hediyelerimizi almış İzmir’e dönmüştük.<br />
O’ndan sonra methiyeler düzmüştük…</p>
<p>Ne acı değil mi?</p>
<p>Hala, günümüzde de Nasreddin Hoca’nın yıllar önce söylediği gibi; Parayı veren düdüğü çalıyor.</p>
<p>Beyni, elleri, parmakları ve yüreği kadar, kibarlığı ve insanlığına da hayran kaldığım, bu büyük bilim adamımız Prof. Dr. Öztekin Oto ile çok sevdiğimiz Dekanımız Prof. Dr. Tülay Canda’ya “Ters bir saat!” gibisinden anlamsız cümlelerle kendimizi ve davetlileri “sözüm ona” korumaya çalışırken tezimizi şöyle çürüttüler: </p>
<p><strong>ANLAMAZLAR Kİ!</strong></p>
<p>“Çeşme’de uluslararası çok önemli bir toplantı düzenledik. Dünyanın dört tarafından onlarca ünlü bilim adamını getirttik. İzmir’den araç kaldırdık. Bir kişi bile gelmedi.<br />
Bunu da bir yana bırakalım, protokolden davetli bir kişi bile yoktu!”</p>
<p>Ne üzücü değil mi?</p>
<p>Yıllardır savunduğum şu:</p>
<p>Yöneticiler İzmir’i hep “tatil cenneti” ve “kamp merkezi” olarak görmüşler, kendilerini emekliye ayırıp, keyif çatmışlardır.<br />
“İzmir’e hizmet, insanlığa hizmet” derseniz, na-nay!<br />
Şu anda bile “torpille” İzmir’e gelen, ama sadece kokteyllerde ve zenginlerin yanında boy gösterenleri tek tek sayarım.</p>
<p>Hatta son günlerde gazetelerde boy gösteren biri var, kendine çok güvenen biri yerine geldi, ama o da halktan uzak…<br />
Yakında “Yandım Allah!” demeye başlar…</p>
<p>Ehh be saygıdeğer Hocam Prof. Dr. Öztekin Oto,  “Gelmediler!” dedin, aklımdan ne Şeytanlıklar geçirttin.<br />
Şeytan’ın avukatlığını yaptırttın bana…</p>
<p>Ama yine tekrarlıyorum:</p>
<p>Parayı veren düdüğü çalıyor, nedense…<br />
Söylediğimiz, bildiğimiz kişiler de sadece iyi gün dostudur.<br />
Kesinlikle eminim, dara düştüklerinde, mutlaka ve mutlaka Prof. Dr. Öztekin Oto’nun kapısında sabahlayıp, “Elini eteğini öpeyim, beni kurtar. Yakınımı kurtar!” diye yalvarıyorlardır.</p>
<p>Çünkü benzer olaylara çok şahit oldum.</p>
<p>Bu satırları yazmam da İzmirli olarak bir tepki göstergesi…<br />
Kaç gündür bekledim, gazeteleri taradım, televizyonları izledim, neredeyse bir satır yok, Prof. Dr. Öztekin Oto’dan ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nden…</p>
<p><strong>ANLAMI BÜYÜK</strong></p>
<p>Prof. Dr. Öztekin Oto’nun (Benimle yakından uzaktan en ufak bir ilgisi yok) Dubrovnikte düzenlenen 61. Kongre&#8217;de Avrupa Kardiyovasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneği&#8217;nin (European Association for Cardiovascular and Endovascular Surgery) ESCUS başkanlığına seçilmesinin bence çok anlamı var…</p>
<p>Bir ikisini paylaşmak istiyorum:</p>
<p>Öncelikli Türk bilim adamlarına hekimlerimize artık bütün dünya güveniyor.<br />
Bu önemli seçim ve sonucu bunun önemli bir kanıtı.</p>
<p>Herhalde önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ile Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan da, futbolculara olduğu gibi bu önemli göreve seçildiğinden dolayı bu bilim adamımıza bir kutlama mesajı göndereceklerdir.</p>
<p>61. kongresini düzenliyor olmasından da anlaşılacağı gibi ESCVS Avrupa’nın en köklü meslek kuruluşlarından biri. </p>
<p>Öğrendiğim gibi, ilk kez bir Türk doktorumuz Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi alanında başkanlık konumuna seçilerek getirildi.<br />
Bu ülkemizdeki kalp hastaları için de çok önemli.</p>
<p>Prof. Dr. Öztekin Oto’nun belirttiği gibi bizim bilim adamlarımız zirveye mesleki başarılarıyla, yaptıkları özgün ameliyatlarla, yayınları, düzenledikleri bilimsel toplantılılardaki başarılarıyla (Az önce bizim yöneticilerimizin önem vermediklerini anlattığım), çalışkanlıklarıyla seçiliyorlar.</p>
<p>Bu başarı ile genç ve yetenekli hekimlerimizin önleri de açılmış oldu.<br />
Özellikle Avrupa’da, büyük eksikliğimiz olan özgüvenimizi bizlere kazandırdığı için Prof. Oto’ya teşekkür borçluyuz.</p>
<p>Başkanlığına Prof. Dr. Öztekin Oto’nun seçildiği Avrupa Kalp Damar Cerrahisi Derneği, Avrupalı kalp cerrahlarına mezuniyet sonrası eğitim vermesiyle biliniyor. </p>
<p>Artık bizim cerrahlarımız da Prof. Oto sayesinde, döneminde planlanacak kurs ve çalışmalara Türkiye’deki merkezlerimizdeki hekimleri de davet eder. Zaten konuşmamızda bunun müjdesini kendisinden istedik.</p>
<p>Bir ara yakın geçmişteki önemli aktiviteler ile kronojik sıraya göre mesleksel aktiviteleri öğrenince, “Başarı masada oturmakla gelmiyor” diye düşündüm.</p>
<p>Ben ne fesat insanım bu cümlede bile bazılarına gönderme e çalıştım.</p>
<p><strong>BAŞARILI ve İDDİALI</strong></p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi’nin 34 yıllık Tıp Fakültesi’nin Dekanı Prof. Dr. Tülay Canda’ya “Dekan Hocam siz ne diyeceksiniz?” sorusunu yönelttiğimizde şu yanıtı aldık:</p>
<p>“Ülkemizde en çok kaybı kalp ve kanser hastalarında görüyoruz. Dokuz Eylül Tıp Fakültemiz birçok alanda olduğu gibi dallarında iyi yetişmiş, başarılı ve iddialı hekimlere sahip. </p>
<p>İlk Kalp Akciğer Nakli, İlk Trakoskopik Cerrahi, Dünyada ilk Akciğer Hidatiğinin Işıklı Cihazla çıkarılması gibi başarılı cerrahi çalışmalar uzmanlaşan hekimlerimiz tarafından yapılıyor.</p>
<p>Bilgi ve sevgi paylaşılarak çoğalıyor.</p>
<p>Prof. Dr. Öztekin Oto’nun büyük başarısı ve başkanlığı kurumumuz ve Türkiye için onur vericidir.”</p>
<p><strong>BALÇOVA KAYA TERMAL</strong></p>
<p>Bu arada yine söylemeden edemeyeceğim:</p>
<p>İzmir’in önemli ve kıymetli 5 yıldızlı Otelleri’nden Balçova Termal’e Genel Müdür Muzaffer Tağıl ile başyardımcısı Murat Ağaba’yı ziyarete gittiğimde, Dokuz Eylül Üniversitesi’nin düzenlediği “uluslararası bilimsel seminer” vardı.</p>
<p>Hatta bir ara laf lafı açtı, Rektör Prof. Dr. Mehmet Füzün ile Genel Sekreter Prof. Dr. Can Karaca’nın kulağını çınlattık.</p>
<p>Balçova Termalin Genel Müdürü Muzaffer Tağıl bir anısını anlattı:<br />
“Önce turist kızlardan biri burnu bantlı gezmeye başladı. Ardından iki üç derken bu sayı 9’a çıktı. Biraz korku, biraz da çekingenlikle, “Size ne oldu?” diye sordum.</p>
<p>Meğer hepsi Prof. Can Karaca ile Doç. Dr. Haluk Vayvada’nın ününü duymuşlar. Hepsi sırayla Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif  ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı’na başvurup ameliyat olmuşlar&#8230;”</p>
<p>Aman siz de şimdi hastaneye gidip Prof. Dr. Öztekin Oto’nun kapısını çalıp, “Bizi ameliyat edin!” demeyin…<br />
Siz kalbinizin ve yüreğinizin prensesini bulun, o sizi iyi eder…</p>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/kalbinizin-sesini-sakin-dinlemeyin/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/kalbinizin-sesini-sakin-dinlemeyin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kavga, saltanat için mi?</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/kavga-saltanat-icin-mi/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/kavga-saltanat-icin-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 13:09:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yasareyice</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşar Eyice]]></category>

		<category><![CDATA[yaşar eyice]]></category>

		<category><![CDATA[zeytin]]></category>

		<category><![CDATA[zeytinyagi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=6934</guid>
		<description><![CDATA[






Urla’da, çam ağaçlarının arasındaki,  genç girişimci Kerem Akbaşlı’nın yönetimindeki yeni mekân “Villa Beyaz” da, önce “zeytinyağı”na batırılmış ekmek ile kahvaltıma başladım.
Çevremde hep mutlu çiftler vardı.
Dikkatimi çekti hemen herkes benim gibi yapıyor, hatta “sahanda yumurta” isteyenler ilave ediyordu: Zeytinyağlı olsun…
Bu arada yoğun çalışan, hep eşine ve çocuklarına veren ama karşılığında bir gülümseme ile tatlı cümleyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_jade" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fwww.zeytinagacidergisi.com%252Fkavga-saltanat-icin-mi%252F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22big%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Kavga%2C%20saltanat%20i%C3%A7in%20mi%3F%22%20%7D);"></div>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/kavga-saltanat-icin-mi/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div><p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/05/yasar-eyice3.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/05/yasar-eyice3.jpg" alt="Kavga, Saltanat için mi?" title="Kavga, Saltanat için mi?" width="300" height="300" class="alignleft size-full wp-image-6936" /></a>Urla’da, çam ağaçlarının arasındaki,  genç girişimci Kerem Akbaşlı’nın yönetimindeki yeni mekân “Villa Beyaz” da, önce “zeytinyağı”na batırılmış ekmek ile kahvaltıma başladım.</p>
<p>Çevremde hep mutlu çiftler vardı.</p>
<p>Dikkatimi çekti hemen herkes benim gibi yapıyor, hatta “sahanda yumurta” isteyenler ilave ediyordu: Zeytinyağlı olsun…</p>
<p>Bu arada yoğun çalışan, hep eşine ve çocuklarına veren ama karşılığında bir gülümseme ile tatlı cümleyi bırakın kelime bile duymayanları, “Hep veren ama karşılığını alamayanları”  Hürrem Sultan’ı da düşündüm.</p>
<p>Birkaç gün önce Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Can Karaca ile konuşurken, “Herkes Hürrem Sultan’dan söz ediyor, ama Avrupalıların ‘Muhteşem’ adını verdikleri Kanuni’nin hastalığında yazdığı şu beyti konu etmiyor” dedi ve okudu:<br />
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi,<br />
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi…</p>
<p>Pek çok özellikleri yanında büyük bir şair olan Kanuni Sultan Süleyman&#8217;ın hastalığında yazdığı şu beyti yüzyıllardır dillerde söyleniyor, ben de eğitim ve sağlığa çok önem verdiğim için arada tekrarlarım…</p>
<p>Dörtlüğü tam olarak tekrarlayarak;</p>
<p>Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi.<br />
Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi.<br />
Saltanat dedikleri bir cihân kavgasıdır.<br />
Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi…”</p>
<p>Diyen, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Can Karaca’dan, “Kanuni’nin astım hastası olduğunu, bu yüzden nefes almanın ve sağlığın dünyada hiçbir şeye değiştirilemeyeceğini” dile getirdiğini öğrendim.</p>
<p>Benim “zeytin” ve “zeytincilik” konusunda önem verdiğim isimlerden birisi de Hüsamettin Berber…</p>
<p>Hüsamettin Berber, birkaç gün içinde o kadar çok haber geçti ki, yoğunluk, daha doğrusu sektörün önemli isimlerinin birbirlerini suçlamalarını kabullenmekte zorlanıyorum.</p>
<p>Acaba, Prof. Dr. Can Karaca’nın okuduğu, Kanuni’nin dörtlüğündeki “saltanat” ya da “kavga” sözcüklerinin de bu işte ilgisi olabilir mi?</p>
<p>Kaç zamandır yazmayı düşünüyordum  ama olmadı…</p>
<p>Akhisar Ticaret Odası Genel Sekreteri  Gökben Dikili Altaş, “Bizim evde etli yemekler de mutlaka zeytinyağlı pişirilir” diyerek, güzel cümleler kurmuştu.</p>
<p>Genelde, “Ne olur, ne olmaz!” düşüncesiyle tüm mailleri silerim ama bunu “bilgi” bölümünde saklamak istemiştim.</p>
<p>Baktım yok!</p>
<p>Demek ki arada kurban gitmiş…<br />
Ne yapalım böylesi de oluyor…</p>
<p><strong>GELELİM ANNELER GÜNÜNE…</strong></p>
<p>Pazar günü, eski sanayicilerimizden Mehmet Başev ile sevgili eşi Gül Hanım, “Karşıyakalı Sarışın”la beni kahvaltıya davet etti.<br />
Hem “anneler gününü” kutlayacak, hem de birlikte güzelliklerden söz edecektik.</p>
<p>Güzellik denilince aklıma hemen Türkiye’nin sevgilisi “Hürrem Sultan” geliyor. Bir de geçen hafta tanıştığım Mediart Ege Polikliniğinin yöneticisi, eğitim uzmanı Cemaliye Utkanlar…<br />
Aslında “Güzellik” başka, “güzel” başka…<br />
Bu iki sıfat ancak ender kişilerde buluşuyor…<br />
Bu hanım da olabilir, bey de…</p>
<p>Az sonra bu iki özelliği bir arada toplayan iki isimden daha söz edeceğim;</p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Tülay Canda ile Dokuz Eylül Üniversitesi Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öztekin Oto…</p>
<p><strong>CENNETTE GİBİYDİM</strong></p>
<p>Gül- Mehmet Başev çifti biliyormuş gibi “vazgeçemeyeceğim” yerlerden bir cennete götürdüler… Urla’da Villa Beyaz’a…</p>
<p>Her zaman “Bana yalnız İzmir’i sormayın!” dedikten sonra cümlemi şöyle sürdürürüm:</p>
<p>“Türkiye’nin her tarafından, ya da dünyada öğrenmek istediğiniz bir konuk nokta varsa anlatayım!” diye…</p>
<p>“Büyük lokma ye ama büyük konuşma!” derler ya, ben de Urla’daki “Villa Beyaz” dan habersizdim.</p>
<p>Kerem Akbaşlı genç İzmirli bir girişimci bir güzellik yaratmış Urla’da…<br />
“Villa Beyaz nerede?” diye sorarsanız şöyle anlatabilirim:</p>
<p>İzmir’den yola çıkın,  gişelerden sonra, Çeşme otoyolunda 15 dakikalık bir yolculuktan sonrasında direksiyonu Urla’ya kırın… Gişelerden çıkıştan sonra 200 metre ileride dönel kavşağa gelince, ana yolu takip etmeden hemen sağa girin. Ağaçların arasında bir o kadar yol gidince, ormanlıkta (sağ tarafta) Villa Beyaz’ı göreceksiniz…<br />
Miss gibi bir çam havası…<br />
Olağanüstü ilgi ve servis…<br />
Sessiz sakin…<br />
Hiç kimse sizi rahatsız edemez…<br />
Beyninizi, ruhunuzu dinlendiriyorsunuz…</p>
<p>“Villa Beyaz”ı yaratan Kerem Akbaşlı’yı kutladım.</p>
<p>Bu güzellikte; Karşıyaka Mavişehir’deki Gülşah Kerman’ın melekleri yoktu.<br />
“Acı haber tez gelir!” derler ya, öyle oldu…</p>
<p><strong>FAYDASINI ÇOK GÖRMÜŞTÜK</strong></p>
<p>İtalyanca ismiyle her zaman anımsayacağm sevgili “Marcella”yı 10 Mayıs günü aniden, beklenmedik ve umulmadık bir şekilde öteki dünyaya gitmişti.</p>
<p>Birçok insanımıza İtalyanca’yı sevdiren ve öğreten “Marcella”yı hemen herkes Lale Gediz olarak biliyor.</p>
<p>Manisalı işadamı Tamer Gediz ile mutlu bir evliliği ve Zeynep, Murat, Süleyman isimli üç çocuk annesi olan “Marcella” için duamı okudum.<br />
Bu arada uzun zamandır göremediğim Tolga Tatari’den güzel bir haber duydum; Antalya&#8217;da düzenlenen Kulüplerarası Senıor Türkiye Şampiyonası’nda Kültürpark Tenis Kulübü sporcuları İzmir’e 3 kupa kazandırmışlardı.</p>
<p>“Kıl payı” deriz ya iki kupa da bu şekilde kaybedildi.</p>
<p>Sevgili Tolga Tatari, “Hedefimiz 5 kupa idi” dedi.</p>
<p>Bence mahsuru yok…</p>
<p>Görmüyor musunuz Galatasaray’ın bir kupası için Türkiye karıştı.<br />
Böyle şey mi olur?</p>
<p>Bu cümleyi Galatasaray ve Fenerbahçe’nin Saraçoğlu Stadı’nda karanlıkta ancak Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın araya girmesiyle verilen kupası ile gelişmeler için yazmadım…</p>
<p><strong>BUNLAR İŞTE BÖYLE!</strong></p>
<p>Akhisar ve Akhisarspor için yazıyorum…</p>
<p>Şu anda İstanbul’dayım…</p>
<p>İnanmayacaksınız ama belki bütün Türkiye gibi siz de farkında bile değilsiniz; Akhisar Belediyespor, Bank Asya 1. Lig&#8217;den şampiyon olarak Süper Lig&#8217;e çıktı.</p>
<p>Deplasmanda Rizespor’u yenerek şampiyon olan Akhisar Belediyespor’un Süper Lige çıkması Akhisar Milli Egemenlik Meydanı’nda kutlamalar yapıldı.</p>
<p>Ama hiçbir yerde tık yok…<br />
Akıl alacak bir şey değil…</p>
<p>Akhisarspor takımı, ilçenin girişinde Mehter Takımı ve taraftarlar tarafından karşılandı. Taraftarların yoğun ilgisinden dolayı, takımı taşıyan otobüs meydana ancak 2 saatte gelebildi. Otobüsten inen futbolcular, taraftarları selamlamak için meydanda bulunan belediye binasının terasına çıktı. Ancak teknik heyet ve futbolcular, taraftarların yoğun ilgisi yüzünden otobüsten belediye binasına gidinceye kadar ezilme tehlikesi yaşadı. Belediyenin terasına çıkan futbolcular, tek tek çağrılarak taraftarları selamladı. Milli Egemenlik Meydanı&#8217;nda bulunan binlerce taraftar da futbolcular hakkında tezahürat yaptı.</p>
<p>Akhisar Belediyespor Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, Süper Lig&#8217;e çıkmalarının çok güzel bir duygu olduğunu söyledi. Artık Akhisarlıların gururla &#8216;ben Akhisarlıyım&#8217; diyebileceğini dile getiren Hamzaoğlu, “Bu çok önemli bir şey. Süper Lig&#8217;e çıkmamız hayırlı olsun. Ege&#8217;yi, Manisa&#8217;yı, Akhisar&#8217;ı Süper Lig&#8217;de temsil etmemiz bizim için çok önemli. Çünkü Süper Lig&#8217;de Ege&#8217;nin hiçbir takımı kalmadı maalesef. İnşallah Süper Lig&#8217;de biz Ege&#8217;nin temsilciliğini en iyi şekilde yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Elimizden gelinin en iyisini yapmaya çalışacağız. İnşallah Süper Lig&#8217;de de kalıcı bir takım olmaya çalışacağız. Bunu da başaracağımızdan eminim” dedi.</p>
<p>Akhisar Belediyespor Kulübü Başkanı Hüseyin Eryüksel, Akhisar&#8217;ı temsilen Süper Lig&#8217;e çıktıkları için çok mutlu olduklarını söyledi. Çok zor bir maraton sonunda mutlu sona ulaştıklarını belirtti.</p>
<p>Ben de şimdiden Akhisarspor’dan bir istekte bulunuyorum; Hem Şampiyon Galatasaray’ı, hem de Fenerbahçeyi ilk maçlarınızda yenin de “Sessiz çoğunluğun, Anadolu’nun, Türkiye’nin sesi” olun…<br />
“Asıl şampiyon Akhisarspor” dedirtin…<br />
Olmayacak bir şey değil…<br />
Sadece “yürek” ve “akıl” istiyor.<br />
O da Akhisar’da var…</p>
<p><strong>OMUZLARIMIZDA TAŞIMALIYIZ</strong></p>
<p>Aslında bugün Türkiye’nin, bir ilim adamımızın Dokuz Eylül Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öztekin Oto’nun Avrupa çapındaki bir başarısından söz edecektim.</p>
<p>Prof. Dr. Öztekin Oto’nun, Avrupalı kalpçilerin başkanlığına getirilmesini…<br />
Bu öyle bir gurur ki anlatacak kelime bulamıyorum.</p>
<p>Ama Müjde Uzhan’a da Prof. Dr. Öztekin Oto’ya sözüm var, bu büyük başarıyı mutlaka okuyucularımla, İzmirlilerle paylaşacağım, paylaşmam gerekiyor.</p>
<p><strong>NAZAR DEĞMESİN</strong></p>
<p>Karşısında hep mahcup olduğum bir isim var…</p>
<p>O da On-Art İletişim Danışmanlığı, Halkla İlişkiler, Turizm Ltd. Şti. sahip ve yöneticisi Aylin Onart…</p>
<p>Cemaliye Utkanlar, ya da Hürrem Sultan’a nasıl “Fıstık gibi” deyip, nazar değmesin diye “maşallah” diyorsak, Aylin Onart için de “tuh… tuh… tuh” yapıp, aynı sözleri söylersiniz…</p>
<p>Sevgili Aylin 15 Mayıs akşamı saat 19.00’da beni de Key Otel’de mutlaka bekliyordu. Ona her zaman “Mutlaka birlikte olacağız” dedim ama sözümü hiç tutamadım.</p>
<p>Aynı cümleyi duyduğum için “son dakika gollerini” hep bilirim, hepimiz biliriz.</p>
<p>Ama bu kez bana hak verecek, çünkü o dakikada ben uçakta ve havada olacağım&#8230;</p>
<p>Son dakikada, geçen hafta olduğu gibi biletimi yakmazsam da yine gelemem çünkü İzmir dışındayım…</p>
<p>Aylin Onart, “Ayhan Sicimoğlu İle Sezonun Son Buluşması; Karayip Adaları’nda…” dedikten sonra şu bilgiyi vermişti&#8230;</p>
<p>Nefes kesen doğal güzellikleri ve plajları bir yana, baharatlı yemekleri, insanı 24 saat dansa davet eden ‘reggae’ müziği ve dünyanın hiçbir yerinde tadılamayacak romlu kokteylleri ile diğer adalardan hemen ayrılan Karayipler ve Martinique adasında doğan Osmanlı&#8217;nın önemli devrimci Valide Sultanı Nakşidil Sultan’ın müthiş yaşamıyla İzmirliler’i dünyanın en gözde adaları ve tarihle buluşturacak…</p>
<p>Ayhan SİCİMOĞLU, adaların yerel kokteyli “Planters Punch”ı da katılımcılarla birlikte yaparak, ikram edecek.</p>
<p>Key Hotel’de gerçekleşecek buluşmanın kokteyl bölümünde ise Sevilen Şarapları ve Feast’in kanepe ve aperatiflerini tatma imkanı bulacak İzmirliler için, yeni cd’si “En Estambul”u da imzalayacak olan Ayhan Sicimoğlu ile hem kokteyl, hem söyleşi, hem müzik ve hem de imza etkinliğini bir arada sunan sezonun çok özel bu son buluşması, 15 Mayıs 2012 Salı akşamı saat 19:00’da..</p>
<p>Sınırlı sayıda gerçekleşecek konsept atölyeye katılım ve detaylı bilgiyi de Art 10 Fikir Atölyeleri’nden, (+90 232 421 44 40) nolu telefondan öğrenmiştim.</p>
<p>Ayhan SİCİMOĞLU ile sezonun son buluşmasına, (Aslında Aylin Onart ile) katılamıyorum.</p>
<p>Ama meraklısına ve de özellere tavsiye ediyorum.</p>
<p><strong>KIRAMAYACAKLARIMDAN</strong></p>
<p>Kıramayacağım, sabahın kör karanlığında bile yatağımdan kalkarak belirttiği adreste olmaya özen göstereceğim isimlerden birisi de Berkay Eskinazi…</p>
<p>Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu üyesi ve Liyakat Derneği Başkanı olan sevgili Berkay Eskinazi ile de bir türlü buluşamadık.<br />
Sürekli yurt dışında olduğunu biliyor ve takip ediyorum.<br />
O da beni önce telefonla sonra da elektronik posta ile bir önemli imza törenine davet etti…</p>
<p>Ezildim, büzüldüm “İzmir’de değilim” dedim…</p>
<p>Berkay Eskinazi ile biz buluşamadık ama, öğrendiğime göre; LİYAKAT Derneği ve Ege Üniversitesi İİBF &#8220;Girişim Kampüsü&#8221;nde buluştu.<br />
Kısa adı  (LİYAKAT) olan, Lider Yaratıcı Katılımcılar Derneği ve Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, genç girişimciliğinin gelişmesi ve yaygınlaşması adına ortak çalışma kararı almışlar.</p>
<p>Girişim Kampüsü eğitim programı ve proje yarışması ile genç girişimciliğini destekleme faaliyetlerine başlayacak olan LİYAKAT Derneği ve E.Ü. İİBF’nin protokol imza törenini 15 Mayıs 2012’de Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda yapacak.</p>
<p>Simit Sarayı’nın kurucusu ve sahibi Haluk Okutur da konuşmacı olarak törene katılacak.</p>
<p>Ege Üniversitesi İİBF Dekanı Prof. Dr. Haluk Soyuer ile özellikle Liyakat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Berkay Eskinazi’nin bulanacağı bu törende ve sunumda bulunmamı “kaybedilmiş bir güzellik” olarak düşünüyorum.</p>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/kavga-saltanat-icin-mi/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/kavga-saltanat-icin-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Zeytin Dostu Mustafa Alhat’ın titizliği</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytin-dostu-mustafa-alhat%e2%80%99in-titizligi/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytin-dostu-mustafa-alhat%e2%80%99in-titizligi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 May 2012 10:31:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yasareyice</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşar Eyice]]></category>

		<category><![CDATA[Fatma DEĞİRMENCİ]]></category>

		<category><![CDATA[Mediart Ege Polikliniği]]></category>

		<category><![CDATA[mustafa alhat]]></category>

		<category><![CDATA[Mustafa Alhat ve Güngör Bey]]></category>

		<category><![CDATA[ZEYTİNDOSTU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=6831</guid>
		<description><![CDATA[






Karşıyakalı Sarışın’dan sonra Hürrem Sultan da aklımı başımdan aldı herhalde saldırgan oldum herhalde…
Alsancak’ta Mediart Ege Polikliniği&#8217;ne yani Cemaliye Utkanlar’a doğru yürürken güzel giyimli bir genç elime bir broşür iliştirdi.
Durmadan ilerlediğimi görünce arkamdan seslendi:
“Bir dakika bakar mısın?”
Başladı, “Hayır için… Öğrenciler için!..” vs. vs. demeye…
“Ben hayrımı ve yardımlarımı sokakta yapmıyorum!” yanıtını verince uzanarak elimdekini aldı.
Bu arada dikkat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_jade" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fwww.zeytinagacidergisi.com%252Fzeytin-dostu-mustafa-alhat%2525e2%252580%252599in-titizligi%252F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22big%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Zeytin%20Dostu%20Mustafa%20Alhat%E2%80%99%C4%B1n%20titizli%C4%9Fi%22%20%7D);"></div>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytin-dostu-mustafa-alhat%e2%80%99in-titizligi/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div><p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/05/yasar-eyice2.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/05/yasar-eyice2.jpg" alt="Zeytin Dostu Mustafa Alhat’ın titizliği" title="Zeytin Dostu Mustafa Alhat’ın titizliği" width="300" height="300" class="alignleft size-full wp-image-6832" /></a>Karşıyakalı Sarışın’dan sonra Hürrem Sultan da aklımı başımdan aldı herhalde saldırgan oldum herhalde…</p>
<p>Alsancak’ta Mediart Ege Polikliniği&#8217;ne yani Cemaliye Utkanlar’a doğru yürürken güzel giyimli bir genç elime bir broşür iliştirdi.<br />
Durmadan ilerlediğimi görünce arkamdan seslendi:</p>
<p>“Bir dakika bakar mısın?”</p>
<p>Başladı, “Hayır için… Öğrenciler için!..” vs. vs. demeye…<br />
“Ben hayrımı ve yardımlarımı sokakta yapmıyorum!” yanıtını verince uzanarak elimdekini aldı.</p>
<p>Bu arada dikkat ettim, üzerinde Anıtkabir ve Atatürk fotoğrafları vardı…<br />
Benden önceki şık hanımın gencin uzattığı broşürü veya Design’den Sibel Soykırlı’nın hazırladığı benzeri kartviziti almamasının nedeni varmış!</p>
<p>Dilencilikten bıkmış…</p>
<p>Halbuki ben, okul harçlığı ya da geçimini sağlamak için veya aile bütçesine katkı nedeniyle alın teriyle, bir firmanın tanıtım broşürünü almayanlara sinir olanlardanım.</p>
<p>Ya da aldıktan üç adım sonra yere atarak, kirlilik yaratanlara…</p>
<p>Bu bir şey değil…</p>
<p>Az ileride yine iyi giyimli ama sakallı bir genç de benzer çalışma yapıyordu…</p>
<p>Ama onun çalışma sahası, dini kitap ve broşürlerdi…<br />
Hani bazen muska, dua vs. satanlar var ya onların çağdaş, ya da t versiyonu…</p>
<p>Gözünü mü patlatayım, poposuna bir tekme indirip köyüne mi göndereyim, ne yapayım?</p>
<p>Halkın iyi niyeti ve samimi duygularıyla oynayan, aynı tornadan çıkan biri açık, diğeri koyu renkli bu gençleri sokağa çıkaranlara “Dur!” demek bu kadar zor mu?</p>
<p>Artık sokaklarda bunun gibilerden yürümek iyice zorlaştı.<br />
Genç bir kadının koluna girerek dilenenleri de ezberlemiş oldum.<br />
Otomobili park ederken yanıma yaklaştılar, “Yardım yapmayacağımı” söyleyince, galiz bir küfür duydum.<br />
Hürrem Sultan, “İstediklerini ver, yoksa araca zarar verecekler!” dedi.<br />
“Olmaz!” dedim, sonra da, onları kovdum…</p>
<p>Biraz sonra kendi kendime “Deli miyim neyim! Polisi, zabıtası, yetkilisi, malımızı korumakla ilgililer, yani verdiğimiz vergilerle koltuklarında oturanlar ne iş yapıyorlar? Bu onların işi ama pembe gözlük takmışlar, yanlarına da yağcıları ve destekçilerini almışlar görmezden geliyorlar! ‘Ver bir lira malını da, karşıdan sizi izleyen tetikçilerinden canını da koru” diyenlere hak verdim…</p>
<p>Bu soyguncular insanda sinir mi bırakıyor?<br />
Akıl mı bırakıyor?</p>
<p><strong>BANA HAK VERDİ</strong></p>
<p>Bunları düşünürken, Mustafa Alhat aradı…</p>
<p>Ege İhracatçı Birliği Yönetim Kurulu üyesi, Akhisarlı sanayici, üretici,<br />
zeytinci dost insan Mustafa Alhat’ı o an çıkaramadım…</p>
<p>Birkaç gün önceki Adnan Menderes Havaalanı’ndaki “trafikçilerin hallerini anlatan” yazımı okumuş…</p>
<p>“Çok doğru, biz de her zaman yaşıyoruz!” dedikten sonra , “Üç şeritten ikisini kapattılar. Üçüncü şeritte ise yolcunuzu almak isterken duraklamak zorunda kalınca arkadaki korna çalmaya başlıyor” diyerek bir başka soruna değindi.</p>
<p>Rusya’dan, İtalya’dan örnekler veren Zeytin ve Zeytinyağı ihracatçısı, “Zeytin Dostu” Mustafa Alhat, “Roma ya da Moskova Havaalanlarının girişinde yolcunuzu beklemeniz için 15 dakika süre tanıyan kartı alıyorsunuz. Zaten oralarda saniye şaşmıyor. Ne sizi rahatsız ediyorlar, ne de işiniz ters gitmiyor” dedi.</p>
<p>Aslında oldukça uzun süren konuşmayı ben bu şekilde özetlemeye çalıştım.</p>
<p>Turizmci Güngör Bey de geçenlerde, dünyanın dört bir köşesinden örnek vermiş, hiçbir hava alanında hiçbir şeridin ne “güvenlik” ne de başka saçma bir nedenle kapatılmadığını söylemişti.</p>
<p>Zaten halka kapatılan o ve diğer şeritler sanki bazılarının özel mülkü gibi kullanılmıyor mu?</p>
<p>Kim “Tamamen boş gördüm!” derse, onu mükâfatlandırmak lazım!<br />
“turizm” diyerek yolunu bulan, ama nedense sadece menfaatlerini korumak için çaba gösterenler, üst yöneticilerle aralarını bozmak istemeyenler herhalde ülkemize döviz kazandıran “Gerçek vatansever” Mustafa Alhat ve Güngör Bey gibilerin söylediklerine kulak asmıyorlar.<br />
Nedeni kötü olmamak, kokteyl dostluklarını bozmamak…</p>
<p>Hemen her gece “şerefe!” diyerek kadeh kaldırmak, halkın ayda bir bile göremediği, yiyemediklerini götürmek (!).</p>
<p><strong>İŞİN ASLI</strong></p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri Başkanı Ali Nedim Güreli, Mustafa Alhat, Muhittin Ekiz, Emin Demirci gibi isimler zeytin ağacı varlığı hızla artan Türkiye’de, iç tüketimin istenen oranda artmadığını söylemişler, , bunun zeytinyağı fiyatlarının yüksek olmasından kaynaklandığını söylemişlerdi.</p>
<p>O gün onları dinlemiştim…</p>
<p>Zeytinyağında ihracat fiyatının market rafındaki ürünün yaklaşık yarı fiyatına yapıldığını ifade eden Güreli, marketlerin yüksek raf kirası istemesi nedeniyle birçok şirketin pazara giremediğini savunmuştu…<br />
Bu nedenle zeytinyağı piyasasının 3-4 markanın hakimiyetine bırakıldığını öne süren Güreli, ”İç piyasada marka bağımlılığına bağlı bir oligopol var. Yüz yağın 85′i üç firmaya ait olursa iktisadi olarak buna oligopol denir. Bu yapının farkında olan iç piyasacılar ciddi kar maksimizasyonu yapıyor” diyerek sözlerini sürdürmüştü.</p>
<p>Şimdi üç firma raflarını ihracatçılara açtı…<br />
Yani halk ucuza zeytinyağı yiyebilecek…<br />
Karteller kırılacak…</p>
<p>Ama yukarıda anlattığım ve hemen her gün yaşadıklarımıza “dur!” diyen yok…<br />
Sanki el birliğiyle alıştırdılar.</p>
<p><strong>ÇOK ŞÜKÜR</strong></p>
<p>Melek’lerin başı Gülşah Kerman’la paylaştığım bir olayı sizin takdirinize sunayım:</p>
<p>Birkaç gün önce, ESHOT Genel Müdürü Ö.Faruk Alçelik’ten bir mektup aldım.</p>
<p>İhracatçı Mustafa Alhat gibi bir yazımı okumuş… Ancak o yazımda vatandaşın ESHOT’tan isteğini dile getirmiştim.</p>
<p>Ö. Faruk Alçelik, “04.05.2012 tarihli ‘Eshot’ tan istek var ’ başlıklı yazınızı okudum.” diyerek şöyle devam ediyor:</p>
<p>“Sizin ve Sayın Fatma DEĞİRMENCİ’nin istekleri bizim için görevdir.<br />
595 nolu hattımızda gün boyu 2 otobüs çalışmakta Hava Üssü Lojmaların’dan sabah 06:35 te, Bostanlı İskele’den ise 07:10 da ilk seferleri başlamaktadır. Akşam Hava Üssü Lojmaların’dan  20:15’te, Bostanlı İskeleden ise,  21:00 de son seferler yapılmaktadır. Servis aralıkları 40 dakika olmak üzere toplam 2 Araç 40 servis yapmaktadır.<br />
İki ayrı gün 595 nolu otobüslerdeki yolculuk sayılarını inceledim.<br />
Maalesef 28-30 seferde yolculuk sayısı 15 kişinin altında olup günde otobüs başına 350 civarında yolcu taşınmaktadır.<br />
Sadece 08:30 ve 09:00 seferlerinde bir yoğunluk var.</p>
<p>Ancak, bu da bizim kriterlerimize göre ve diğer yerlere göre pek fazla değil.</p>
<p>Takdir edersiniz ki görevimiz TOPLU ULAŞIM. Yolcusu bu durumda olan bir yere şimdilik otobüs takviyesi yapılması mümkün görülmemektedir.<br />
Yolcu yoğunluğu takip edilecek, artış olduğunda gereği yapılacaktır.<br />
Sizin ve Sayın Fatma Hanım’ın anlayışla karşılayacağınızı umarım.<br />
Saygılarımla …  Ö.Faruk ALÇELİK-  Genel Müdür.”</p>
<p>Mektubu benim gibi bir daha bir daha okuyun…<br />
İşte bizim yönetici dediğimiz ender isimlerden birisi.<br />
Saklanmıyor, arkadan konuşmuyor, küfür etmiyor…<br />
Görevinin gereğini yerine getiriyor, duymamazlık etmiyor.</p>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytin-dostu-mustafa-alhat%e2%80%99in-titizligi/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytin-dostu-mustafa-alhat%e2%80%99in-titizligi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bir ödül de benden…</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/bir-odul-de-benden%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/bir-odul-de-benden%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 May 2012 11:29:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yasareyice</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşar Eyice]]></category>

		<category><![CDATA[ajda pekkan]]></category>

		<category><![CDATA[Cemaliye Utkanlar]]></category>

		<category><![CDATA[Dekan Prof. Dr. Tülay Canda]]></category>

		<category><![CDATA[Genel Sekreter Prof. Dr. Can Karaca]]></category>

		<category><![CDATA[Gülşah Kerman]]></category>

		<category><![CDATA[Mediart Ege Polikiliniği]]></category>

		<category><![CDATA[Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Can Karaca]]></category>

		<category><![CDATA[renault]]></category>

		<category><![CDATA[Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Plastik]]></category>

		<category><![CDATA[total oil]]></category>

		<category><![CDATA[yaşar eyice]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=6807</guid>
		<description><![CDATA[






Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde gezintimi sürdürürken, Müjde Uzhan aradı, “Dekan Hocam Prof. Dr. Tülay Canda sizi soruyor?” dedi.
Başkalarını bilmem ama işini bu kadar seven ve takipçi olan değerli insanımız herhalde azınlıktadır.
Dekan Prof. Dr. Tülay Canda da, benim tıp fakültesi hastanesinde olduğumu öğrendiği için takibe alarak bir ihtiyacım olup olmadığını öğrenmek istemiş. Benim kendisine “hasta!” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_jade" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fwww.zeytinagacidergisi.com%252Fbir-odul-de-benden%2525e2%252580%2525a6%252F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22big%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Bir%20%C3%B6d%C3%BCl%20de%20benden%E2%80%A6%22%20%7D);"></div>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/bir-odul-de-benden%e2%80%a6/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div><p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/05/yasar-eyice1.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/05/yasar-eyice1.jpg" alt="Bir ödül de benden…" title="Bir ödül de benden…" width="300" height="300" class="alignleft size-full wp-image-6809" /></a>Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde gezintimi sürdürürken, Müjde Uzhan aradı, “Dekan Hocam Prof. Dr. Tülay Canda sizi soruyor?” dedi.<br />
Başkalarını bilmem ama işini bu kadar seven ve takipçi olan değerli insanımız herhalde azınlıktadır.</p>
<p>Dekan Prof. Dr. Tülay Canda da, benim tıp fakültesi hastanesinde olduğumu öğrendiği için takibe alarak bir ihtiyacım olup olmadığını öğrenmek istemiş. Benim kendisine “hasta!” olmamın nedenlerinden biri de bu takipçilik özelliği…</p>
<p>Geçenlerde, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlık danışmanı Rektör Prof. Dr. Mehmet Füzün’ü ziyaret ettiğimde bir tatlı telaş içinde olduklarına tanık oldum:</p>
<p>Genel Sekreter Prof. Dr. Can Karaca ile Hukuk Fakültesi inşaatının, temel atma töreninin son hazırlıklarını gözden geçiriyorlardı.</p>
<p>“Baba Adam!” Prof. Dr. Can Karaca aynı zamanda Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Plastik, Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı…</p>
<p>Bence tıbbın en önemli dallarından biri…</p>
<p>Önce işin tüm bayanlarımızla erkeklerimizi ilgilendiren bir yönünü magazin kısmına bir göz atalım;</p>
<p>Bir Ajda Pekkan gerçeğini göz önüne alalım…</p>
<p>Karşıyakalı Sarışın’dan aklımda kalan “yetişkin” kelimesini kullanacağım süper star Ajda Pekkan için;  benim “fıstık gibi” benzetmesini yaptığım ve söylediğim Cemaliye Utkanlar’a olduğu gibi,  siz de aynı tanıyı koymaz mısınız?</p>
<p><strong>GÜZELLERLE GÜZELLİĞİ KONUŞMUŞTUM</strong></p>
<p>Biliyorsunuz Alsancak’ta Mediart Ege Polikiliniği yöneticisi Cemaliye Utkanlar’la, ardından Karşıyaka Atakent’te (Mavişehir) Gülşah Kerman ile güzelleri ve güzellikleri konuşmuştuk…<br />
Hani bir şarkı var:</p>
<p>“Tanrım beni baştan yarat!” diye…</p>
<p>İşte baştan başlamak üzere, tırnağa kadar insanlara yardımcı olan sağlıklarına kavuşturan, sakatlıkları, engelleri kaldıran, özetle sağlıkla birlikte güzelliği yaratan, eli öpülesi insanlarımızdan biri olan Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Plastik, Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Can Karaca’dan öğrendiğime göre, son yıllarda ülkemizde önemli atılım yapan burun ameliyatları 1901 yılında başlamış…</p>
<p>Yani bir asır önce…</p>
<p>Ya bizde?<br />
Bu sorunun kar ılığını geçeyim…</p>
<p>Ve yine çok önemli bir bilgiyi sizinle paylaşayım…</p>
<p>Şu anda modern tıbbın kullandığı deriyi kaldırma yönteminin 3 bin yıl öncesinden bu yana Hindistan’da yapıldığını belirtirsem herhalde şaşkınlığınız artacaktır.</p>
<p>İşte bu sistem, bir İngiliz subayının hatıralarını yazmasıyla ortaya çıktı…<br />
SKY TV’den bizim Yelda Adalı’ya söyleyeyim de, DEÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Can Karaca’yı programına konuk ederek bu “dünya gerçeğini” İzmir halkanın öğrenmesine katkı sağlasın…</p>
<p>Biliyorsunuz; bilimde “plastik” kelimesi “Şekil verme” anlamına geliyor…<br />
Diyelim burnunuz yamuk, ya da kemik ya da etten kapalı…<br />
Ne yapıyorsunuz, sağlığınız için ameliyat oluyorsunuz…</p>
<p>Böylece nefesiniz açılıyor, sağlığınız yerine geliyor.<br />
Ama ortaya görecelik ve günümüzün önemli kavramı olan “güzellik” gündeme gelince, herkes gibi ameliyatınızın otomatikman “estetik” olmasını istiyorsunuz…</p>
<p>Burada görecelik ile güzellik ortaya çıkıyor…</p>
<p>Cerrahi müdahale gerekiyorsa,  Prof. Dr. Can Karaca ve ekibinin kapısını çalıyorsunuz…</p>
<p>Sizi biraz da güldüreyim, bu hikâyeyi Prof. Dr. Can Karaca ile ekibine ithaf edeyim:</p>
<p>Biliyorsunuz doktorlar askerlik görevlerini “sıhhiyeci” olarak yapıyor.<br />
Günlerden bir gün, komutan “İçinizde plastikçi var mı?” diye sorar…<br />
Uzmanlığını Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Plastik, Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’nda, yani Prof. Karaca’nın yanında yapan bir hekim bir adım öne geçer…<br />
Mutlu ve sevinçlidir…<br />
Mutlaka Komutanın hanımı, kızı ya da bir tanıdığını ameliyat ederek güzelleştirecektir.<br />
Herhalde, daha önce güzellikte ilk adım olan Mediart Ege Polikiliniği’nde Cemaliye Utkanlar’ın hekimlerine görünmemiştir. Ya da Karşıyaka Mavişehir’de Meg Quality kuaför ve güzellik salonuna gidip Gülşah Kerman’la tanışmamıştır.</p>
<p>Belki de cerrahi müdahale gerekmektedir bunu da ancak Plastik, Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahı hekimimiz yapacaktır.<br />
Ehh artık komutan da onu ödüllendirir İzmir’e veya dinlenme tatiline gönderir, sevdiklerine erken kavuşur…</p>
<p>Diğer doktorlar da başına “talih kuşu” konan meslektaşlarına “gıpta” biraz da kıskançlıkla bakar, olasılıkla “Biz sıkıntı çekerken o yaşadı!” diye düşünürler.</p>
<p>Sonuçta Komutan önde, askeri hekim arkada karargâha girerler…<br />
Komutan yerdeki üç ayrı renkte ve çeşitteki kovayı gösterir:<br />
“Bak bakalım, bunlardan hangisinin plastiği iyi… Ona göre tabura ve bölüğe alalım!”</p>
<p>Herhalde Plastik, Rekonstrüktif Ve Estetik Cerrahı hekimimiz bu isteği görünce ya bayılmıştır, ya da hastaneye gitmiştir…<br />
Tabii ki bu işin şakası…</p>
<p><strong>NEREDEN NEREYE?</strong></p>
<p>Rektör Prof. Dr. Mehmet Füzun’le “Hukuk Fakültesi İnşaatı temel atma töreninden” lafa girdik, nereden çıktık…<br />
Şimdi ise “sağlık” ile “hukuku” birleştireyim…</p>
<p>Sağlık turizmi dünyada her geçen gün önemi artan bir alan olarak gelişmekte olup, pek çok ülke bu alanda öne çıkma çabası ile yoğun bir rekabet ilişkisi içerisinde bulunuyor. Uluslararası sağlık turizminden ülkemiz de giderek daha fazla pay alıyor.</p>
<p>Hiç şüphesiz hukuki düzenlemelerin, sağlık turizmini teşvik edici, ihtiyaçları karşılayıcı ve uyuşmazlıkları önleyici bir temele oturtulması, tüm sağlık turizmi sektörünün ve faaliyetlerinin daha güvenli bir ortamda gelişmesine ve etkinleşmesine, sonuç olarak ülke ekonomisinin daha rekabetçi ve dolayısıyla daha güçlü bir yapıya ulaşmasına yardımcı oluyor.</p>
<p>İşte bu doğrultuda, ülkemiz ihtiyaçlarını; bu alanda yapılabilecek reform ve mevzuat çalışmalarını tespit ve teşvik etmek amacıyla, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, TURSAB ve TUHETO işbirliği ile 22-24 Haziran 2012 tarihlerinde Uluslararası Sağlık Turizmi Hukuku Kongresi düzenleyecek.</p>
<p>Ben bir saatliğine İzmir’den İstanbul’a giderken,9 Mayıs, Çarşamba günü saat 11:00’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı Toplantı Salonu’nda konuyla ilgili basın toplantısı yapıldı.</p>
<p>İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlık Toplantı Salonu’ndaki daveti yapan CPR İletişim’den İrem Ayça Kılınç’ı “Yoldayım, İstanbul’a geliyorum ve bu önemli toplantıya yetişemeyeceğim” mesajını attım.</p>
<p><strong>RENAULT BAŞTA</strong></p>
<p>Aynı anda bir başka ödül törenine davetli idim…</p>
<p>Renault, Total Oil Türkiye, Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü bu yıl Türkiye’de çok örneği olmayan bir yarışma düzenledi: Sizin Fikriniz Sizin Projeniz.</p>
<p>İstanbul genelinde ilk kez düzenlenen bu yarışma, liselilerin sürdürülebilir bir çevre ve ulaşım için, yaşadıkları bölgelerde yol güvenliği projeleri geliştirmelerini amaçlıyordu. Ve sonuçta ortaya birbirinden ilginç projeler çıktı.</p>
<p>İstanbul&#8217;un tüm semtlerinden Anadolu lisesi öğrencileri, çevrelerindeki ulaşım ve yol güvenliği sorunlarının çözümü için harekete geçerek, fikir ve proje üretti: Kimi kendilerinden küçük öğrencileri trafik güvenliğine ilişkin bilinçlendirdi, kimi şarkı sözü yazdı, kimi uyarıcı filmler çekip sosyal medyada yaygınlaştırdı.</p>
<p>Aralarında proje çizimi yaptırıp, daha genel trafik sorunlarına çözüm üretmek isteyenler bile çıktı. Tüm bu projeler, Renault, Total, Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü&#8217;nün düzenlediği Sizin Fikriniz Sizin Projeniz (SFSP) yarışması kapsamında oluşturuldu. Türkiye&#8217;de çok örneği bulunmayan bu yarışmada birinci olan okulun üç öğrencisi, Türkiye&#8217;yi Fransa&#8217;da 8 - 10 Haziran 2012 tarihlerinde 18 ülkenin katılacağı uluslararası yarışmada temsil edecek.</p>
<p><strong>YOLDAYIM!</strong></p>
<p>Bu projelerin tanıtılacağı ve Türkiye’yi Fransa’da temsil edecek sınıfın açıklanacağı Sizin Fikriniz Sizin Projeniz Yarışması Ödül Töreni, (8 Mayıs 2012, Salı) saat 09:30’da Taksim The Marmara Oteli Opera Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>
<p>Ödül törenine Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, Total Oil Genel Müdürü Antoine Tournand, Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Genel Başkanı Hitay Güner, İstanbul Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız ile finalist liseliler ve yol güvenliğiyle ilgili sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.</p>
<p>Pointistanbul I global communication’dan  Medya Temsilcisi Bilge Kaytan’ın Taksim The Marmara Otel Opera Salonu’ndaki “Ödül törenimizde sizi aramızda görmek ve öğrencilerimizin trafik güvenliğine ilişkin bu anlamlı çabalarını kamuoyuyla paylaşmaktan mutluluk ve onur duyacağız” davetine de ancak teşekkür edebilirim.</p>
<p><strong>SEFERİHİSAR’DAN HABER VAR</strong></p>
<p>Biliyorum yazım oldukça uzun oldu…</p>
<p>Ancak bu satırlara kadar geldiğinize göre dişinizi biraz daha sıkmanızı istiyorum.</p>
<p>Tabii bu arada sizin sabrınız da ölçülmüş oluyor…<br />
Mehmet Aktekin Seferihisar’dan bildirdi…</p>
<p>06.05.2012 pazar günü Sekader (Seferihisar Engelliler Alternatif Su Sporları Derneği) 2012 Sezon açılışını  İzmir Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şubesinin Katılımlarıyla Sekader,  Ege Yapı nın sponsor desteğiyle  Seferihisar Doğanbey Kamp alanında “sezona Merhaba” dedi.<br />
Sezon açılışı Kuşadası Liman Başkanı ve aynı zamanda Sekader fahri Başkanı Yaşar Karabacak’ın konuşmasıyla başladı.</p>
<p>Toplum destekli polislerimiz, Engellilerimize çiçek ikramında bulundu.<br />
Gün içinde Sekader engelli dalış eğitmenleri engellilere su altı dalışı yaptırdı.</p>
<p>Sekader Başkanı Mehmet Kabakçı daha önceki sezonlarda olduğu gibi bu sene de Sekader engelli dernekleriyle birlikte aktivitelerini , projelerini arttırarak devam edeceklerini hedeflerinin her sene daha fazla engelliye ulaşmak olduğunu söyledi. </p>
<p>İzmir çevresinden gelen dört engelli derneği ile yaklaşık 400 katılımcı sahil kampında coşkulu ve keyifli bir gün yaşadı.</p>
<p><strong>İZMİRLİ BEŞİKTAŞLILAR</strong></p>
<p>İzmir Beşiktaşlılar Derneği ve Türk Kızılayı’nın ortak organizasyonu olan  “5.geleneksel kan bağışı kampanyası ile ilgili bir duyuru aldım.<br />
İzmir Beşiktaşlılar Derneği Yönetim Kurulu üyeleri, “ KAN ACİL DEĞİL, SÜREKLİ İHTİYAÇTIR &#8221; dedikten sonra bilgilendirmelerinde şunları yazmışlar:</p>
<p>“Saygıdeğer Dernek Üyemiz, İzmir Beşiktaşlılar Derneği olarak 4 yıldır dernek merkezimizde Türk Kızılay’ına kan bağışı organizasyonu yapılmaktadır. Sizleri ve çevrenizi de bu sosyal etkinliğimize davet ediyoruz.</p>
<p>Türk Kızılayı ile İzmir Beşiktaşlılar Derneği ortak etkinliği olan &#8220;5. GELENEKSEL KAN BAĞIŞI KAMPANYAMIZ&#8221;  bu yıl da 09 Mayıs 2012 Çarşamba günü dernek merkezimizde gerçekleştirilecektir.<br />
Siz kıymetli üyelemizle ve yakınlarınızla 5. Geleneksel Kan Bağışı Kampanyamızda  elele olmak bizlere onur verecektir.”</p>
<p><strong>GÖRMEZDEN GELEMEM</strong></p>
<p>İstanbul Milli Eğitimi’nden söz eder de İzmir’i görmezden gelebilir miyim?<br />
İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Yardımcısı Saadettin Dumlu da bir ödül törenine davet gönderdi…</p>
<p>İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, 211-2012 öğretim yılı Toplam Kalite Yönetimi ödül töreni 10 Mayıs 2012 tarihinde saat 13.00’da Urla Hakan Çeken Kültür Merkezinde, İl Milli Eğitim Müdürümüz Vefa Bardakçı’nın da katılımıyla gerçekleştirilecek.</p>
<p>İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Strateji Geliştirme Bölümünce geliştirilen ve 8 yıldır düzenlenen Toplam Kalite Yönetimi yarışmasına 27 İzmir ilçesinden 179 okulumuz katıldı.<br />
35 kurum 71 ekip dalındaki 106 başvuru bir ekip tarafından değerlendirildi.<br />
Değerlendirmede; kurum dalında Gaziemir Remzi Doğan İlköğretim Okulu, ekip dalında ise Çiğli 75. Yıl Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi Bakanlıkta İzmir’i temsil edecek okullar olarak belirlendiler.</p>
<p><strong>LEGOLAND YOLCULARI OPTİMUM’DA YARIŞIYOR…</strong></p>
<p>Sözü okullara ve çocuklara getirince hızımı almadım..<br />
Tüm çocukların merakla ve heyecanla beklediği, geleneksel LEGO Türkiye Şampiyonası İzmir ön elemeleri bu hafta sonu Optimum Outlet ve Eğlence Merkezi’nde yapılıyor.</p>
<p> Bugüne dek 15 bini aşkın çocuğun katıldığı şampiyonada bu yıl da pek çok LEGO tutkunu çocuk LEGOLAND’e gidebilmek için mücadele edecek. Beşincisi düzenlenen Lego Türkiye Şampiyonası’nın 12 – 13 Mayıs tarihlerinde İzmir Optimum Outlet’te yapılacak Ön Elemeleri ile çocukların Legoland rüyası gerçek olacak.</p>
<p>Çocukların en sevdiği oyunların başında gelen Lego’nun 2012 Türkiye Şampiyonası İzmir ön elemeleri 12-13 Mayıs tarihlerinde 10:00 - 20:00 saatleri arasında, İzmir Optimum Outlet’te gerçekleşecek. Lego turnuvasında 5-8 ve 9-12 yaş aralığındaki çocuklar yarışabilecek.</p>
<p>KAYIT İÇİN</p>
<p>Yılda bir kez düzenlenen bu heyecan dolu yarışmaya katılmak için süper legocu çocukların herhangi bir ürün almaları ve ürün fişleriyle birlikte kayıt yaptırmaları yeterli olacak. Başladığından bu yana 15 bini aşkın çocuğun katıldığı şampiyonada bu yıl da pek çok LEGO tutkunu çocuk Danimarka’daki LEGOLAND’e gidebilmek için mücadele edecek.<br />
Çocukların her sene heyecanla beklediği Lego Türkiye turnuvaları bu yıl da şampiyonlara en güzel hediyeyi veriyor. Finali Haziran’da gerçekleştirilecek Lego Turnuvası&#8217;nda büyük ödül olarak her iki yaş grubunun şampiyonları, birer yakınları eşliğinde Danimarka&#8217;ya uçup, Billund&#8217;daki LEGOLAND&#8217;de misafir edilerek; LEGO&#8217;nun renkli dünyasını daha yakından tanıma fırsatı elde edecekler.</p>
<p>“Heyecan dolu bu mücadeleye katılmak için 12 – 13 Mayıs tarihlerinde Optimum Outlet’te buluşalım…” diyorum…</p>
<p>Methini çok duyduğum ama bugüne kadar gidemediğim İzmir Optimum Outlet ve Eğlence Merkezi, “Optimum Outlet’ te Mutlu Ziyaretçiler” konseptinde gerçekleştirdiği etkinlikleri ve bütün yıla dağılan organizasyonlarıyla ziyaretçilerine mutlu anlar yaşatarak alışveriş keyfine ayrıcalık katıyor.</p>
<p>OPTİMUM DİLEK AĞACINA MAKSİMUM İLGİ</p>
<p>Türk dünyasında ve Anadolu&#8217;da yüzyıllardır kutlanan Hıdrellez etkinlikleri kapsamında Optimum Outlet ve Eğlence Merkezi’nde oluşturulan Dilek Ağacı, alışveriş merkezinin ziyaretçilerinden büyük ilgi gördü.</p>
<p>Geçen hafta sonunda Optimum’a gidenleri 2 buçuk metre boyunda bir gül ağacı karşıladı. Doğanın canlanmasının sevinçle karşılandığı gün olan ve bir bayram havasında kutlanan Hıdrellez’in uğuruna inanan binlerce kişi dileklerini yazdıkları kağıtları kurdelelerle Dilek Ağacına bağladı. Yaklaşık 11 bin dilek pusulası ile kaplanan ağaç, yediden yetmişe herkesin dileklerinin buluşup kolkola verdiği bir umut heykeli oldu adeta.<br />
Gün boyu çevresinden insanların eksik olmadığı ve yoğun ilgi gören ağaçta duaların yanı sıra İngilizce ve Almanca notlar da yer bulurken, dileklerin öncelikli olarak sağlık, huzur, aşk, mutluluk ve parada yoğunlaştığı gözlendi. Dilek pusulalarının çoğu, gül dallarına ve yapraklara asılırken, bazıları da dev saksının içine yerleştirildi.</p>
<p>Ev, araba, bebek isteyenler dileklerini çizdikleri resimlerle pekiştirirken, taraftarlar takımlarının şampiyon olması, bekarlar evlenme, öğrenciler ise okullarında ve sınavlarda başarı dileğinde bulundu.</p>
<p>Dilek ağacındaki binlerce dilek kağıdı sabahın erken saatlerinde Optimum Outlet görevlilerince özenle toplandı ve Hıdrellez geleneklerine uygun olarak deniz kıyısına götürülerek suya bırakıldı.</p>
<p><strong>SİZ DE GÜLÜMSEYİN</strong></p>
<p>İşte, denizde de rengarenk bir görüntü oluşturan dileklerden bazıları:<br />
•        Oğlum askerden gelsin, 150 metrekare ev alsın (bahçeli).<br />
•        Evli, mutlu, çocuklu, huzurlu olayım.<br />
•        Aşkım KPSS’den iyi bir not alsın ama hep yanımda olsun.<br />
•        Cimbom her sene şampiyon olsun.<br />
•        Büyük adam olayım, çok zengin olayım.<br />
•        Torunum astronot olsun.<br />
•        Eşimin tayini İzmir’e çıksın, bitsin bu hasret.<br />
•        15 maçı bileyim, Toto bana çıksın.<br />
•        Kedim hamile olsun, sağlıklı bebişler doğursun.<br />
•        Biricik aşkım Emel’e ulaşmaktır emelim.<br />
•        O rugan ayakkabılar benim olsun, başka da kimsede olmasın.<br />
Bu kadar uzun yazıyı okuyanlara da herhalde benim de ödül vermem gerekecek.</p>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/bir-odul-de-benden%e2%80%a6/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/bir-odul-de-benden%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Uzun yaşamın sırrını buldular</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/uzun-yasamin-sirrini-buldular/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/uzun-yasamin-sirrini-buldular/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 May 2012 11:00:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yasareyice</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşar Eyice]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=6789</guid>
		<description><![CDATA[






Aydın&#8217;ın Nazilli ilçesi tam bir uzun yaşam cenneti!
100 bin nüfuslu ilçede, 100 yaş üstünde ise tam 36 kişi yaşıyor.
Akdeniz Üniversitesi&#8217;nden bilim insanları Nazilli&#8217;nin sırrını çözmeye çalışıyor.
Türkiye&#8217;nin 60 yaş ve üzeri nüfusu son 50 yılda yüzde 3&#8242;ten  yüzde 10&#8242;a yükseldi.
Ama değişsen sadece nüfus değil!
Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü&#8217;nün hazırladığı ve ilk kez National Geographic Türkiye&#8217;de yayımlanan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_jade" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fwww.zeytinagacidergisi.com%252Fuzun-yasamin-sirrini-buldular%252F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22big%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Uzun%20ya%C5%9Fam%C4%B1n%20s%C4%B1rr%C4%B1n%C4%B1%20buldular%22%20%7D);"></div>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/uzun-yasamin-sirrini-buldular/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div><p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/05/yasar-eyice.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/05/yasar-eyice.jpg" alt="Uzun yaşamın sırrını buldular" title="Uzun yaşamın sırrını buldular" width="300" height="300" class="alignleft size-full wp-image-6790" /></a>Aydın&#8217;ın Nazilli ilçesi tam bir uzun yaşam cenneti!</p>
<p>100 bin nüfuslu ilçede, 100 yaş üstünde ise tam 36 kişi yaşıyor.<br />
Akdeniz Üniversitesi&#8217;nden bilim insanları Nazilli&#8217;nin sırrını çözmeye çalışıyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin 60 yaş ve üzeri nüfusu son 50 yılda yüzde 3&#8242;ten  yüzde 10&#8242;a yükseldi.</p>
<p>Ama değişsen sadece nüfus değil!</p>
<p>Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü&#8217;nün hazırladığı ve ilk kez National Geographic Türkiye&#8217;de yayımlanan “Yaşlılık Atlası” Türkiye&#8217;de yaşlıların ve yaşlanmanın profilini ortaya koyuyor:</p>
<p>Hızlı kentleşme ve göç nedeniyle değişen yaşlılık algısı ve yaşam tarzıyla birlikte sosyal güvenlik ve bakım ihtiyacı da artıyor.</p>
<p>Akdeniz Ünivertesi Gerontoloji Bölümü&#8217;nden İsmail Tufan ve ekibinin çıkardığı “Türkiye&#8217;nin yaşlılık haritası” araştırmasında 60 yaş üstü 35 bin kişiyle konuşuldu .</p>
<p>Ben de bunun üzerine birçok kişi ile konuştum:<br />
Örneğin Nazilli’den Mehmet Panayırcı ile…<br />
Panayırcı’nın yeğeni Burcu Hanım’la…<br />
Burcu’nun arkadaşı Filiz Kasapoğlu’yla…<br />
O’nun sayesinde; Sibel Soykırlı ve Gönül Yıldız’la…<br />
Ankaralı Medyum Bahar vasıtasıyla tanıştığım; Filiz Gazioğlu ve Cemaliye Utkanlar’la…</p>
<p>Cemaliye Utkanlar ayrıca Alsancak’ta “Özel Mediart Ege Polikliniği’nin sahibi ve çift diplomalı yöneticisi…<br />
Cemaliye Utkanlar cildi yeniliyor, insana yaşam morali ile birlikte sağlık ve güzellik sunuyor. Zaten Allah ona öyle bir cilt ve güzellik vermiş ki, yoldan geçenleri bile baktırıyor.</p>
<p>Cemaliye Utkanlar’a “Bunu nasıl başardınız?” diye soruyorum; “Eğitim, eğitim, eğitim…” diyor…<br />
Sonra devam ediyor: “Çalışma… Durmadan bıkmadan çalışma ve araştırma!”</p>
<p>Bu hanımların hepsinin, bizim “Hürrem Sultan” gibi olmalarının tek nedeni ise Nazilli halkının yıllardır yemeklerinde kullandığı gibi: ZEYTİNYAĞI…<br />
Geçenlerde İzmir Vali Vekili Ardahan Tortuk’un, kaymakamlığı sırasında Anadolu’nun köylerinde, küçük şişelerin içinde Zeytinyağı’nı sakladıklarına tanık olduğunu söylemiştim.</p>
<p>Şimdi de küçük anketim sonucu Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü&#8217;nün araştırmacılarına yardımcı olayım; Güzelliğin ve uzun yaşamın sırrı Zeytinyağı’dır.</p>
<p>Tabii ki zeytin ve zeytinyağı, daha doğrusu Mediart Ege’de, Cemaliye Utkanlar Hanım’la, “Sağlık, güzellik ve zeytinyağlı” ile sohbet ederken, memleketin gerçeklerini de unutmuş değiliz…<br />
İşte Yaşam’dan önemli bir kesit:</p>
<p><strong>MUTLAKA BAHANE BULUNUYOR!</strong></p>
<p>Hafta sonunu yine sinirli geçirdim!<br />
Cumartesi gecesi misafirimi karşılamak için Adnan Menderes Hava Alanına gittim. Onlarca araç kuyrukta, çünkü özellikle yurt içi seferlerde sürekli rötar var.</p>
<p>İddiaya göre; kule çalışanları haklarını alamadıkları için “Yeter artık! Bıçak kemiğe dayandı.” diyerek pasif direnişe başladılar.<br />
Bir zamanlar “Hak verilmez alınır!” diyerek meydanlarda bağıranları anımsıyorum. Bir de Süleyman Demirel’in “Yollar yürümekle aşınmaz” sözünü.</p>
<p>Sıkıntı çeken yolcu da bizim insanımız, hakkını isteyenler de…<br />
Beni üzen oturan boğaların sorunları çözecekleri yerde görmezden gelmeleri ya da mevzuat hazretlerini ya da yasaları öne sürmeleri.<br />
Bilmedikleri, görmedikleri ise her taktiğin bir karşı taktiğinin olmasıdır.<br />
Neyse işi yetkili diye düşündüğümüz işi zora sokanlara bırakalım.<br />
Misafirimi beklerken her tarafım kaşınmaya başladı.<br />
Uyuz mu oldum ne?</p>
<p>Bunu bilmiyorum ancak yazılarımdan uyuz olanları biliyorum.<br />
Onlar da işine gelmeyenlerle, torpillerine güvenerek koltuklarının sağlamda olduğunu düşünenler.</p>
<p>Ama şöyle uzağa değil çok yakın zamana baktıklarında hiç umulmadık ve beklenmedik değişiklikleri göreceklerdir. Sadece kara gözlüklerini çıkarsınlar ve koltuklarından kalkıp halkın arasına girsinler bu kadarcık.<br />
Bu arada beni uyuz edenin havaalanını istila eden sivrisinekler olduğunu belirledim. Hem de öylesine büyükler ve beslenmişler ki, bir ikisini örnek alarak veterinere göstermediğime yanıyorum.</p>
<p><strong>NEDENİ PARA MI?</strong></p>
<p>Demek ki para hırsı ile ya da tahsisat yokluğundan hiç ilaçlama yapılmamış.</p>
<p>Zaten şu anda yapılan ilaçlamanın etkisi de fazla olmaz.<br />
Eski Başkanlardan Süha Baykal’dan öğrenmiştim…<br />
İlaçlama sadece dut ağaçları örtününceye, yani yaprakları çıkıncaya kadar yapılır. Larvalar zararsız hale getirilir.</p>
<p>Turizm turizm diye çırpınıyoruz, hemen her gün lüks otellerde toplantılar yapıyoruz, hatta Avrupalara turizm için, şimdi de EXPO için adamlar heyetler gönderiyoruz, çok ama çok büyük masraflar yapıyoruz, ama bir sivrisinekle mücadeleyi başaramıyoruz.</p>
<p>Gelecek turistler öğündüğümüz hava limanında kendisini karşılayan sivrisinekleri görünce “Sizin sağlık anlayışınız bu mu?” demezler mi?</p>
<p><strong>TEHDİT DEĞİL Mİ?</strong></p>
<p>Bunu da geçtim…<br />
Ne o trafik araçlarının “çığırtkan” gibi bağırışları ve acayip ses çıkarmaları?</p>
<p>Hepsine “Kabahatler Kanunu” gereğince “para cezası” kesilmeli…<br />
Şu anda Gaziantep İl Emniyet Müdürü Süleyman Oğuz’a, İzmir’de görevli iken, “Haksız ve kanunsuz şekilde yolu kapatan bir trafik polisi aracından” söz etmiştim.</p>
<p>Hemen olay yerine geldi ve “Bu araç sivil olsa idi ne yapardınız?” soruma “Para cezası keserdik!” dedi.<br />
Sonra ne mi oldu?</p>
<p>Keyfi hareket eden o trafik aracına ceza kesti.<br />
Bu olayı Best Western Plus Hotel Konak’ın Genel Müdürü Didem Dirik ve yardımcılarından Pınar Erdil ile konuşmuş, “İsterseniz, sevgili dostumuz şu anda Kırıkkale Milletvekili eski Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal’a sorabilirsiniz?” demiştim.</p>
<p>Zaten kayıtlara bakılırsa bu “çok ama çok önemli” belge ortaya çıkar…<br />
İşte İzmir’den böylesine güçlü, halkın sevgisini kazanmış yöneticiler çıktı.<br />
Bir de, iki üç kendini bilmez memurun karakolda bir hanımı dövmesini görmezden, duymazdan gelenler…</p>
<p><strong>GERÇEKTEN NE OLDU?</strong></p>
<p>Ona ne oldu?</p>
<p>Amerika’ya mı gidecekti ne?</p>
<p>Şimdi de “Politik görüşüm nedeniyle!” diyerek kendini savunuyormuş…<br />
Buna savunma da denmez, dense dense densizlik denir.</p>
<p>Uçakların tehirli olması, bu nedenle uzun araç kuyruklarının oluşması, sivrisineklerin havaalanını istilası tabii ki canımı çok sıktı. Ama üzülmeme neden olan, “cırtlak sesli” birisinin trafik aracından sürekli olarak, “Kuralları ihlal ediyorsunuz…” dedikten sonra, alaycı bir sesle “Ceza yazayım mı?”, “Cezayı hak ediyorsunuz!” diyerek tehditkâr yayın yapmasıydı…</p>
<p>Kulaklarımda hala çınlıyor:<br />
“Ceza yazayım mı?”<br />
Bu cümleyi alaycı bir ses tonuyla yayarak, uzatarak söylemenizi öneriyorum…</p>
<p>Kendiniz, ya yanınızdakiler de mutlaka “Yeter yahu!” diyerek tepki gösterecektir.<br />
Ne oluyor yahu?</p>
<p>Ceza gerektiriyorsa cezanı yazarsın, sen affedici değilsin!<br />
O zaman canın isterse yaz, istemezse yazma!<br />
Bu tehdit değil de nedir?</p>
<p>Sürücüler, “Otopark işleticileri ile bunlar ortak mı?” sorusu ile açıklamasını kabullenemiyorum…</p>
<p>Ama vatandaşın sürekli tehdit edilmesine, sıkıntı yaratılmasına, huzurunun bozulmasına, sürücülerin köşe kapmaca oynarken, hallerini ve söylediklerini bu talimatı verenlerin de görmelerini isterdim.</p>
<p><strong>CEHENNEM AZABI</strong></p>
<p>Eminim ki bu sıkıntıyı yaratıp, sevdiğine kavuşma mutluluğunu az sonra yaşayacak olanlara “cehennem azabı” çektirenleri ve de yaptıkları “tehditkâr, cüretkâr” cümleleri söyleyenleri mahkemeye verdiğinizde, mutlaka “Yok efendim yalan söylüyor!” diye inkâr edeceklerdir.</p>
<p>Sadece çok bilen avukatlarına sormalarını diliyorum; Tehdit ve şantajın Türk Ceza Kanunu&#8217;ndaki karşılığı ne oluyor?</p>
<p>Benim yıllardır söylediğim şu: Çürük dişler mutlaka temizlenmeli. Halka eziyet ve ızdırap çektirenler de…</p>
<p><strong>TAKAN YOK!</strong></p>
<p>Birkaç gün önce Pota’da okudum.</p>
<p>Erkin Usman, ekonomi muhabiri Murat Şahin’in başına geleni yazmış.<br />
Efendiliğiyle bilinen ve hemen herkes tarafından sevilen Murat Şahin, önünde, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün soğuk mührü bulunan, Başbakanlık ve İçişleri Bakanlığı’nın oluruyla verilen “basın plakası”sı olan aracına kesilen cezaya da, kendisine çıkarılan “çekici ücretine” de “Protokol var, nasıl oluyor?” diye sormuş, dinletememiş…</p>
<p>Ehh be Muratçığım; İzmir Emniyet Müdürlüğü’nün baba oğul avukatları bile mahkemede “geçersiz” diye iddiada bulunuyor. Yani; ekmeğini yediği müessesenin verdiği talimatı geçersiz sayıyor. Hiç kimse, “Ne yapıyorsun? Başbakanlığın, İçişleri bakanlığının genelgelerini ve protokolü nasıl hiç sayarsın?” demiyor, diyemiyor.</p>
<p>Bu da bana,  adamın yüz üstü düşmesine rağmen, “Ah arkam!” demesini hatırlatıyor, her zaman!</p>
<p>Tabii ki kabahat onlarda değil, bizim her şeye göz yummamız, verilen haklarımızı savunamamamız, “Aman kötü olmayalım!” diye düşünmemizden kaynaklanıyor.</p>
<p><strong>UYKUSUZ KALDIM!</strong></p>
<p>Sabaha kadar uyuyamadım…<br />
Bir yandan çalıştım diğer yandan bunları düşündüm.<br />
“Nasıl adam oluruz?” sorusunun yanıtını bulmaya çalıştım…<br />
Pazar sabahı tam uyumuştum ki, telefonum çaldı…<br />
Yorgunluktan, uykusuzluktan ve sinirden “Kulaklık ile ağızlık” bölümlerini bulmaya çalışırken, karşımda “Günaydın; iyi günler!” diyen tanıdık bir sesle karşılaştım: Altay Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Eren Gevgeli…</p>
<p>Söylendiğimi duymuş olmalı ki; her zamanki gibi kibar haliyle özür üzerine özür diledi…</p>
<p>“Keşke yönetici dediklerimiz de senin gibi olsa!” dedim, içimden…<br />
Sonra 30 Nisan Pazartesi akşamı, yenilenen Alsancak Spor Salonu bitişiğindeki lokaldeki anma töreninden söz etti…<br />
Yarı uykulu bir şekilde “oradayım!” dedim…</p>
<p><strong>ÖNCE VEFA GEREKİYOR</strong></p>
<p>Çünkü vefa adamı Eren Gevgeli, “Hayır!” denilecek bir kişi değil…<br />
Ve sözünü verdiğim gibi biraz gecikmeli de olsa Altay Sosyal Dayanışma Derneği’ne gittim…</p>
<p>Kadınlar Kolu Başkanı Birsen Koban Hanım konukları kapıda karşılıyordu.<br />
Altaylı unutulmaz yöneticilerden; Rıdvan Burteçin, Solbek Zinnur Sarı, çok eski yönetici ve başkanlardan Bekir Mengü ve genç yaşta kaybettiğimiz Serap Ergüneş’i andık…<br />
İçimizde; “Efsane Göztepe”nin büyük futbolcuları; “İngiliz” Nevzat Güzelırmak ile “Bombacı” Halil Kiraz da vardı…<br />
Orhan Adalı, Erdoğan Tözge, Mustafa Kaplakaslan, Gürkan Ertaç, Mahmut Evren, Bahri Vreskala, Feridun Öztürk, Ünal Tümin ve bendeniz “Vatandaş Yaşar” anılarımızı dile getirdik.</p>
<p>Bu arada “Zeytinyağında kızartılan” sigara börekleri, köfteler ve benzeri ikramları afiyetle yerken, Birsen Koban’ın ile Eren Gevgeli’nin şahsında Siyah-beyaz’lı hanımlara teşekkür ettik.</p>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/uzun-yasamin-sirrini-buldular/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/uzun-yasamin-sirrini-buldular/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tağşişi kimler öne sürüyor?</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/tagsisi-kimler-one-suruyor/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/tagsisi-kimler-one-suruyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Apr 2012 12:24:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yasareyice</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşar Eyice]]></category>

		<category><![CDATA[aydın]]></category>

		<category><![CDATA[Gıda]]></category>

		<category><![CDATA[söke]]></category>

		<category><![CDATA[tarım ve hayvancılık bakanlığı]]></category>

		<category><![CDATA[zeytinyağında tağşiş]]></category>

		<category><![CDATA[“Zeytinyağı” çalıştayı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=6783</guid>
		<description><![CDATA[






İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şimdi de gıda kontrol laboratuvarı kuruyor olması herhalde pek çok insanımızı mutlu etmiştir.
Hem bilinçli tarım yapmak isteyen üreticilere destek vermek, hem de daha sağlıklı meyve ve sebze tüketilmesini sağlamak amacıyla çalışmalarını yoğunlaştıran İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kuracağı gıda kontrol laboratuvarında “katkı kalıntı” ünitesi de olacak.
Sevgili arkadaşlarım; Saliha Bozkurt, Bahar Altay, Kübra Dördüncü, Gönül [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_jade" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fwww.zeytinagacidergisi.com%252Ftagsisi-kimler-one-suruyor%252F%22%2C%20%22shorturl%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fbit.ly%2FJ4uG97%22%2C%20%22style%22%3A%20%22big%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Ta%C4%9F%C5%9Fi%C5%9Fi%20kimler%20%C3%B6ne%20s%C3%BCr%C3%BCyor%3F%22%20%7D);"></div>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/tagsisi-kimler-one-suruyor/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div><p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/04/yasar-eyice8.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/04/yasar-eyice8.jpg" alt="Tağşişi kimler öne sürüyor?" title="Tağşişi kimler öne sürüyor?" width="300" height="300" class="alignleft size-full wp-image-6784" /></a>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şimdi de gıda kontrol laboratuvarı kuruyor olması herhalde pek çok insanımızı mutlu etmiştir.<br />
Hem bilinçli tarım yapmak isteyen üreticilere destek vermek, hem de daha sağlıklı meyve ve sebze tüketilmesini sağlamak amacıyla çalışmalarını yoğunlaştıran İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kuracağı gıda kontrol laboratuvarında “katkı kalıntı” ünitesi de olacak.</p>
<p>Sevgili arkadaşlarım; Saliha Bozkurt, Bahar Altay, Kübra Dördüncü, Gönül Yıldız ve Sibel Soykırlı ile “zeytinyağındaki tağşiş”i konuşurken, benim bir noktada dikkatimi çektiler:<br />
“Acaba belli markalar, ürünlerini fahiş fiyatla satmak için bu söylentileri çıkarmazlar mı?” dediler.</p>
<p>Aslında biraz değil oldukça doğru bir noktaya değinmişlerdi…<br />
Yanıldıklarını söyleyemedim, konuyu değiştirerek, “Halk sağlığına yönelik çalışmalarıyla dikkat çeken İzmir Büyükşehir Belediyesi, gıda kontrol laboratuvarı kurmaya hazırlanıyor. Yenişehir’de Eşrefpaşa Hastanesi’nin arka tarafında yer alan ve eskiden Diyabet Hastanesi olarak kullanılan Belediye’ye ait 4 katlı bina, gıda kontrol laboratuvarı olarak yeniden düzenlenecek. Proje çalışmalarına önümüzdeki günlerde başlanacak olan gıda kontrol laboratuvarının 2013 yılında hizmete alınması planlanıyor.” dedim.</p>
<p>5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ve buna bağlı Gıda Kontrol Laboratuvarlarının Kuruluş, Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma Usul ve Esaslarının Belirlenmesine Dair Yönetmelik’e uygun olarak kurulacak laboratuvar, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan alınacak kuruluş ve çalışma izninin ardından faaliyete geçecek. Bu çalışmalarla eşzamanlı olarak, söz konusu laboratuvarda görev yapacak personel de eğitimden geçecek.</p>
<p><strong>DENETİM DEĞİL, ANALİZ YAPACAK</strong></p>
<p>Gıda denetim yetkisi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda olduğundan; İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Gıda Kontrol ve Laboratuvar Şube Müdürlüğü Laboravutarı, gıda denetimi yapamayacak, cezai işlem uygulamayacak.</p>
<p>Laboratuar, fiziksel ve kimyasal analiz, katkı kalıntı ile mikrobiyoloji ünitelerinden oluşacak. Fiziksel ve kimyasal analiz bölümünde, gıdaların fiziksel olarak görünümlerinin tebliğ hükümlerinde belirtilen kalite kriterlerini sağlayıp sağlamadığına bakılacak.</p>
<p>Katkı kalıntı bölümünde, gıdalardaki tarım ilacı kalıntıları, ağır metal kalıntıları, koruyucular ve boya maddelerinin yasal sınırlar içinde olup olmadığı kontrol edilecek. Mikrobiyoloji bölümünde ise gıda maddelerinin mikrobiyolojik açıdan uygunluğu tespit edilecek.</p>
<p>Böylece, sebze ve meyvelerin kontrolleri yapılırken, hem bilinçli ve sağlıklı tarım yapmak isteyen çiftçiye de destek verilecek, hem de İzmir halkının sağlıklı meyve ve sebze tüketmesi sağlanacak.</p>
<p><strong>NE ZAMAN UYANACAĞIZ?</strong></p>
<p>Farkında mısınız, Aydın yine gündeme geldi…<br />
Kişiden değil koskocaman bir kentten söz ediyorum<br />
Sessiz ve derinden gidiyorlardı, şimdi ise haykırıyorlar, haklarını arıyorlar.</p>
<p>Önce “Zeytinyağı” çalıştayı, arkasından “pamuk” çalıştayı.<br />
Benim dikkatimi çeken Hürrem Sultan oldu…</p>
<p>“Bu kadar koşma!” dedikten sonra, güzel mesajlarla gönlümü okşuyor.<br />
Bu arada bir başka mesaj da Aydın’dan, daha doğrusu “pamuk diyarı” olarak bildiğimiz Söke’den aldım…</p>
<p>Hani ilkokulda öğretmenlerimiz Söke’yi ve pamuğun önemini anlattıktan sonra, şu aldatmaca soruyu sorardı:</p>
<p>“Bir kilo pamuk mu ağır, yoksa bir kilo demir mi?”<br />
Çoğunluğumuz göze girmek için sazan gibi atlardık:</p>
<p>“Demir öğretmenim, demir!” diye…</p>
<p>Benim unutamadığım, Hürrem Sultan’ın “Bir kamyon pamuğu satıyoruz, sonra bir saat alıyoruz!” demesi…</p>
<p>Yani akıllı olmamızı öneriyor, durumumuzu bu cümle ile ortaya koyması…<br />
Bunu bile insanımıza, üreticimize çok görenler var…</p>
<p><strong>SÖKE PAMUKTA BİRLEŞTİ!</strong></p>
<p>Bir zamanlar bütün bölgeyi çok iyi bilir, tanırdım.</p>
<p>Şimdi aynı sözleri edemem…</p>
<p>Bu önemli eksikliğimi Söke Belediye Başkanı Necdet Özekmekçi ile “pamuk ve pamukçuluk” üzerine sohbet ederken hissetim. Çünkü Necdet Özekmekçi 2004 yılından beri Söke’nin belediye başkanlığını başarı ile sürdürüyordu.</p>
<p>Geçen hafta H.Cemal Beldek’ten bir mesaj almıştım…</p>
<p>H. Cemal Beldek ile adaşım Yaşar Karakulak şu daveti yapıyordu:<br />
“Türkiye&#8217;nin yeni iş ve istihdam alanları yaratmaya, dış ticaret açığını kapatmaya, ihracatını arttırmaya, tarımı sürdürülebilir kılmaya, tarımda yeni ‘Değer Zincirleri’ yaratmaya ihtiyacı var.<br />
&#8216;Türkiye&#8217;nin Pamuğa, Pamuğun desteklenmeye ihtiyacı var!’</p>
<p>Bizler; Söke Ticaret Borsası, Söke Ziraat Odası, Söke Belediyesi ve Söke Sulama Birliği olarak pamuğun değerini ve sorunlarını görünür kılmak amacıyla 9 Nisan 2012 tarihinde ‘1.Söke Pamuk Çalıştayını&#8217;’ gerçekleştirdik.</p>
<p>1.Söke Pamuk Çalıştayı’nın sonuç bildirgesini, sizinle EBSO Sanayiciler Kulübünde yapacağımız toplantıda paylaşmak istiyoruz.<br />
Toplantımıza katılmanız, Ege Pamukçuluğuna güç katacaktır.”</p>
<p><strong>STRATEJİK ÜRÜN OLMALI</strong></p>
<p>İzmir’in önceki dönemdeki EXPO birlikteliğinden bu yana ilk kez bir kentin yediden yetmişe tüm halkı ve tüm kuruluşlarıyla “stratejik ürün” ilan edilmesi kaçınılmaz olan pamuk için bir araya gelmesini “tarihi bir olay” olarak algılıyorum.</p>
<p>Söke Belediyesi, Söke Ziraat Odası, Söke Ticaret Borsası, Söke Ovası Sulama Birliği ve milletvekilleri ile Ulusal Pamuk Konseyi bir olup sorunlarını sıkıntıları gerçekçi ve bilimsel ortaya koyuyor.</p>
<p>Yalnız Söke’den değil Türkiye’nin her köşesinde benzer görüşler ortaya atılırken, İzmir’den Ankara başta olmak üzere tüm ülkeye gönderilen mesaja kulak tıkamamak gerekiyor.</p>
<p>Söke Ticaret Borsası Başkanı Bertan Balçık, Söke Ziraat Odası Başkanı Kemal Kocabaş, Söke Belediye Başkanı Necdet Özekmekçi ile Aydın Milletvekili Osman Aydın; hem 9 Nisan 2012 tarihinde düzenlenen Söke Birinci Pamuk Çalıştayı’ndan söz ettiler.</p>
<p>Ulusal Pamuk Konseyi Genel Sekreteri Prof. Dr.Ünal Evcim tarafından yayına hazırlanan, “Sonuç Bildirgesi’nden” pasajlar okuyarak, konuyu genişlettiler.</p>
<p><strong>VAZGEÇİLMEZ ÜRÜN</strong></p>
<p>Özetle:</p>
<p>Pamuk; gerek tarım sektöründe, gerekse birçok sanayi dalında yarattığı istihdam ve katma değer nedeniyle ülkemiz için vazgeçilmez bir ürün.<br />
Türkiye; pamuk üretimi, pamuğa dayalı sanayilerimizin küresel rekabet gücünün geliştirilmesi ve dış ticaret açığının kapanması için, arttırılmak zorunda.</p>
<p>Türkiye; pamuk tarımı ve ticarete ile pamuğa dayalı sanayi dallarında küresel rekabet gücünü geliştirerek ülke ekonomisine katkılarını arttıracak bilgi, deneyim ve alt yapıya sahip.</p>
<p>Türkiye; pamuk üretiminin geliştirilmesi için, çiftçilerimizin rakip ülke çiftçileriyle eşit rekabet koşullarına kavuşturulmalı.</p>
<p>Pamuk; üretimimizin arttırılması bir yana, mevcut durumunu koruyabilmesi için bile sezon öncesinde alınması gereken acil tedbirlere ihtiyaç bulunuyor.</p>
<p><strong>YOK OLACAK</strong></p>
<p>Söke Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Bertan Balçık rakamlarla konuşurken, çizdiği tablo pek iç açıcı değildi. Son 10 yılda azalan ekim alanları ve üretici sayısının gösterdiği düşüş sonumuzun iyi olmadığının göstergesi olarak ortaya çıktı.</p>
<p>Bu gidişle, “bedava” denilecek bir şekilde giyinmemizi bir yana bırakın, en lüks mağazalarda en fahiş fiyatla bile giyinemeyeceğiz.<br />
Bu notu da ben ekliyorum, konuşmalara.</p>
<p>Neden mi?</p>
<p>Geçenlerde Hazır Tekstil İhracatçıları ile üreticilerin ortak açıklamalarını dinlemiş ve de “Pamuk stratejik ürün ilan edilmelidir” önerileri üzerine çıkardım.</p>
<p>Yani üreticinin yanması, sadece Söke’yi batırmakla kalmayacak, dolaylı değil doğrudan binlerce milyonlarca insanımızı ve ülke ekonomimizi derinden etkileyecek.</p>
<p>TÜİK rakamlarının hatalı ve yanlış olduğuna neredeyse ben de inanacak hale geldim.</p>
<p>Çünkü feryat figan bağırışlar, “imdat” çığlıkları bunu açıkça ortaya koyuyor.</p>
<p>Artık, “Bir kilo pamukla bir litre mazot alınıyordu, şimdi 2,5 kg. pamukla bir litre mazot alınıyor.” Ya da “Mazot yüzde 47, gübre yüzde 109 arttı” gibi söylemleri dikkate almıyorum.<br />
Buna karşılık verildiği ile sürülen prim ve teşvikleri de…<br />
Artık “devlet soyulmaktan”, üretici de “ağlamaktan” ve de dolayısıyla “dilencilikten” kurtarılmalıdır.<br />
Çünkü bu sistem iflas etmiştir…<br />
Ne mi yapılmalı?</p>
<p><strong>HEPSİ BİRARADA</strong></p>
<p>Söke Ticaret Borsası Başkanı Bertan Balçık, Söke Ziraat Odası Başkanı Kemal Kocabaş, Söke Belediye Başkanı Necdet Özekmekçi’nin de belirttiği gibi; Tarım Kanunu yaşama geçirilmelidir.<br />
Bir müsteşarlık kurulduğu gibi, pamuk üreticisi üç başlı olmamalıdır.<br />
Yani hangi bakanlığa bağlı olduğunu bilmelidir…<br />
80’li yıllarda en ucuz pamuğu biz üretiyorduk…<br />
Ya şimdi?<br />
Son üç yıldır ilaca zam olmamıştı, yılbaşından bu yana “el yakacak” duruma gelindi?<br />
Bu nasıl olacak?<br />
Üreticinin üzerinde kara bulut var…<br />
Ülkemizin de…</p>
<p><strong>HESABA BAKIN</strong></p>
<p>Mevcut pamuk üretimimizde her yıl 100 milyon yevmiyeden fazla insan-işgücü kullanılıyor. 300 bin daimi, 1 milyon geçici istihdam yaratılıyor.<br />
Böylece tarım kesimimizde 3 milyon kadar insanımız geçimini pamuktan sağlıyor ve ülke ekonomisine yılda 1 milyar doların üzerinde katma değer kazandırıyor.</p>
<p>Buna karşılık; pamuk üretiminde, diğer tarım ürünleriyle karşılaştırılmayacak yoğunlukta, “tohum, gübre, ilaç, makine, vb.” kullanılıyor.</p>
<p>Ayrıca hasat sonunda, pamuk çırçırlanmakta, çırçırlamadan elde edilen asıl ve yan ürünler; tekstil, bitkisel yağ ve yem sanayiler başta olmak üzere, otuza yakın sanayi dalında temel ham madde olarak kullanılıyor.<br />
Bilmem daha ne söyleyeyim?</p>
<p>Özetle Türkiye’de pamuksuz yaşam olmaz…<br />
Bunu benim gibi herkes bilmeli…</p>
<p>O kadar!</p>
<p>Söke Ticaret Borsası, Söke Ziraat Odası, Söke Belediyesi, Söke Sulama Birliği boşuna “imdat” çağrısı yapmıyor, bunun için doğru adres İzmir’e gelmiyorlar…</p>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/tagsisi-kimler-one-suruyor/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/tagsisi-kimler-one-suruyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Zeytinyağlı “çöp şiş” olur mu?</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinyagli-%e2%80%9ccop-sis%e2%80%9d-olur-mu/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinyagli-%e2%80%9ccop-sis%e2%80%9d-olur-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Apr 2012 15:10:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yasareyice</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşar Eyice]]></category>

		<category><![CDATA[Akhisar Ticaret Borsası Başkanı Emin Demirci]]></category>

		<category><![CDATA[Ayşe Mayda]]></category>

		<category><![CDATA[Bilal İnci]]></category>

		<category><![CDATA[carrefoursa]]></category>

		<category><![CDATA[Fransız Dilberi Delphin]]></category>

		<category><![CDATA[Göztepe Kalecisi Dursun]]></category>

		<category><![CDATA[Hüseyin Özyazmacı]]></category>

		<category><![CDATA[Savrandere Zeytinyağları]]></category>

		<category><![CDATA[Selçuk belediyesi]]></category>

		<category><![CDATA[Servet Bıçakçı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=6779</guid>
		<description><![CDATA[






Duymadınızsa hatırlatayım; Türk zeytinyağlarının kalitesi Japonya’da belgelendi.
18-22 Nisan 2012 tarihleri arasında Tokyo&#8217;da Japon Tadımcılar Birliği&#8217;nce düzenlenen Olive Japan etkinliği çerçevesinde yapılan kalite yarışmasında Türk zeytinyağları büyük başarı gösterdi.
Türk markası Savrandere Zeytinyağları altın madalya kazanırken, Nar Gurme, Monde İda ve Alyattes zeytinyağları gümüş madalyanın sahibi oldu. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Üyesi, Edremitli Zeytinyağı Üreticisi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_jade" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fwww.zeytinagacidergisi.com%252Fzeytinyagli-%2525e2%252580%25259ccop-sis%2525e2%252580%25259d-olur-mu%252F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22big%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Zeytinya%C4%9Fl%C4%B1%20%E2%80%9C%C3%A7%C3%B6p%20%C5%9Fi%C5%9F%E2%80%9D%20olur%20mu%3F%22%20%7D);"></div>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinyagli-%e2%80%9ccop-sis%e2%80%9d-olur-mu/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div><p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/04/yasar-eyice61.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/04/yasar-eyice61.jpg" alt="Zeytinyağlı “çöp şiş” olur mu?" title="Zeytinyağlı “çöp şiş” olur mu?" width="300" height="300" class="alignleft size-full wp-image-6780" /></a>Duymadınızsa hatırlatayım; Türk zeytinyağlarının kalitesi Japonya’da belgelendi.<br />
18-22 Nisan 2012 tarihleri arasında Tokyo&#8217;da Japon Tadımcılar Birliği&#8217;nce düzenlenen Olive Japan etkinliği çerçevesinde yapılan kalite yarışmasında Türk zeytinyağları büyük başarı gösterdi.<br />
Türk markası Savrandere Zeytinyağları altın madalya kazanırken, Nar Gurme, Monde İda ve Alyattes zeytinyağları gümüş madalyanın sahibi oldu. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Üyesi, Edremitli Zeytinyağı Üreticisi Ahmet Ertür ise Yarışmada Jüri Üyesi olarak görev yaptı.</p>
<p>Böyle güzel haberleri duydukça, bende “zeytinyağı hastalığı” başladı. Neredeyse, etli yemekleri bile zeytinyağlı yiyeceğim.</p>
<p>Hatta İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Basın Danışmanı Fatma Değirmenci ile bizim Ankaralı Medyum Bahar bile “Sayende biz de zeytinyağı hastası olduk” diyorlar.</p>
<p>Mustafa Alhat’ın konuğu olarak Akhisar’daki aile fabrikasında, ilk kez “zeytinyağlı İzmir Lokması”nı yedikten sonra bu hastalık beni sardı.</p>
<p>Akhisar Ticaret Borsası Başkanı Emin Demirci ve Genel Sekreter Gökben Dikili Altaş da “Gaziantep işi zeytinyağlı Baklavayı” ikram ettikten sonra  “Şimdi ‘lezzet ustası’ Servet Bıçakçı’ya ‘Zeytinyağlı çöp şiş olur mu?’ diye soracağım.</p>
<p>Belki de “Neden olmasın?” diyecek…<br />
Hamsi’nin 40’ın üstünde yiyeceği bulunmuyor mu?<br />
Hatta tatlısı bile yapılmıyor mu?<br />
Aslında, zeytinyağı hastalığımızı iyileştirmiyor mu?<br />
Şimdi size yaşantımdan kesinti sunayım:</p>
<p><strong>SEVDİKLERİNİZLE; “SERVET’İN YERİ</strong></p>
<p>Fransız arkadaşım Delphine ile yılda sadece bir gün o da yarım saat kadar görüştüğümü, yalnız  “Karşıyakalı Sarışın” biliyor.</p>
<p>Bu yıl bir ilerleme yaptım, bu sayıyı ikiye çıkarmıştım.<br />
Tatil günü, haftanın yorgunluğunu, stresini atmak, güzel unutulmayacak dakikalar geçirmek için “Ne yapmam gerekiyor?” diye düşünürken,” rekorumu kırayım” dedim ve üçüncü kez Delphine’yi aradım.<br />
Aklımdan geçeni söyledim!</p>
<p>“Çok yorgunum ancak sana Karşıyaka’da bir yer önerebilirim” dedi.<br />
Sonra devam etti:</p>
<p>“Mavişehir C. Dudayev Bulvarı üzerinde 42/ A adresine git. Orada pırıl pırıl bir mekân göreceksin, adı:  SERVET’İN YERİ… İşte senin arayıp da bulmak istediğin bir müessese…”</p>
<p>Fransız Dilberi Delphin öyle kolay kolay beğenmez!</p>
<p>Sağlığına ve yiyeceğine çok dikkat ettiği için, -Güzelliğini, canlılığını ve hareketliliğini buna bağlıyorum-  “Bana Fransızca değil, Türkçe anlayacağım şekilde SERVET’İN YERİ’ni tarif et!” dedim…<br />
Kapı numarası ile nasıl bulabilirdim?</p>
<p>Delphin bu kez Servet Bıçak’ın yeni mekânını şu şekilde tarif etti:<br />
“Karşıyaka Mavişehir’e gel; Atakent Lisesini geçtikten sonra, Carrefour-sa’ya doğru dön, cadde üzerinde (C.Dudayev Bulvarı) yüzelli metre ileride Özel Karşıyaka Göz Hastanesi Karşısı’na baktığında ışıl ışıl bir şekilde SERVET’İN YERİ’ni görürsün…”<br />
Hem Delphine’i hem de Servet’in Yeri’ni bu tarifle gözümde daha iyi canlandırdım.</p>
<p><strong>BORCUMU BÖYLE ÖDEDİM</strong></p>
<p>Bu arada bizim kızlar; Sibel Soykırlı ile Gönül Yıldız’ı da arayarak, “Kimseye söz vermeyin; sizi yaşam boyu unutamayacağınız bir lezzetle tanıştıracağım” diyerek, titiz hanım Delphine’nin tavsiye ettiği “Servet’in Yeri”ne götürdüm…<br />
Böylece kendilerine önceden olan borcumu da ödedim…</p>
<p>Seçkin müşteriler arasında tanıdık isimler de vardı:</p>
<p>Demokrat Parti İzmir İl Başkanı Naşit Birgüvi ailesi ve yakın dostlarıyla Servet’in Yeri’nde idi.<br />
İzmir Ticaret Odası Başkan Vekili, benim “Balkanların Başbakanı” adını taktığım İnş.Y. Mühendisi- Mimar Akın Kazançoğlu da konuklarını burada ağırlıyordu.</p>
<p>Ben “SERVET’İN YERİ”ni sadece Çankaya’da Kale Arkası’nda biliyordum… Hani Bornova Otobüslerinin kalktığı, baş durakta…</p>
<p><strong>YENİ YEPYENİ BİR MEKÂN</strong></p>
<p>Servet Bıçak’a, “Orası senin değil mi?” diye sorduğumda, “Evet!” dedi. Ve ekledi:<br />
“Kale Arkası’ndaki ‘Servet’in Yeri’nde ortaklarım da var. Rahmetli Bilal İnci’nin oğlu da. Gündüzleri orada bulunuyorum, akşamüzeri sadece kendi mekanıma, Karşıyaka Mavişehir’deki işyerime geliyorum…”</p>
<p>70’li yılların başından bu güne kadar 40 yıldır yalnız İzmirlilere değil, güzeller güzeli İzmir’imize gelen ünlülere de hizmet veren kebapçı Servet Bıçak’ı “kendi halinde, saygılı, güler yüzlü, çok konuşmayan, tokadı vur ağzından lokmayı al” diyerek tarif edebilirim.</p>
<p><strong>SESİNİ ÇIKARMADI</strong></p>
<p>Çok yıllar önce Göztepe’nin kalecisi Adanalı Dursun vardı. O gece hayatını severdi. Her ünlü gibi mutlaka ve mutlaka Servet Bıçakçı’nın yanına uğrar hoşsohbetten sonra giderdi.</p>
<p>Günlerden bir gece yarısı yine geldi.</p>
<p>Aşırı alkollüydü ve hala öğrenemediği bir nedenle Servet Bıçak’a, öyle bir tokat attı ki, sesi sanki Alsancak ya da Konak’tan bile duyulmuştu.</p>
<p>Servet Bıçak, Göztepe Kalecisi Dursun’un tokadından canı fena halde yanmasına rağmen sesini çıkarmadı işine devam etti.</p>
<p>Ertesi gün Durmuş yine geldi, önce Servet Bıçak’a sarılarak ağladı, sonra da çöp şişlerini yedi.</p>
<p>Ben “Aile Dostum” sanat güneşimiz rahmetli Zeki Müren’den anımsıyorum… Sanazmatçıların Paşa’sı Zeki Müren Fuar’daki programını bitirdikten sonra, Topçu’nun Yeri’ne (Hüseyin Özyazmacı) giderdi. İşte orada genç ve çalışkan bir genç vardı,  o da 2004 yılında adını resmen “SERVET’İN YERİ” olarak tescilleyen Servet Bıçakçı…</p>
<p><strong>ÜÇ KAFADAR</strong></p>
<p>Servet Bıçakçı, üç arkadaşıyla birlikte Ağrı’dan kaçıp İzmir’e geldiğinde, önce, kursa gidip “elektrikçi” belgesi aldı. Bu arada yine Kalearkası’nda bir elektrikçinin yanına sadece öğle yemeği ve yol parası karşılığı girdi. Kısa süre sonra, baba mesleği lokantacılığa, kebapçılığa döndü. </p>
<p>Topçu’nun Yeri’nde, rahmetli Hüseyin Özyazmacı’nın yanında bulaşıkçılıktan başladı, garsonluktan tutun da köfteciliğe kar yükseldi.<br />
Sonra da 1999 yılında rahmetli Bilal İnci ile Kalearkası’ndaki, duvarları fotoğraflarla süslü yeri ortak olarak işletti.<br />
Ya şimdi?</p>
<p>İşte ortaksız, borçsuz, başarının simgesi ve bir marka olarak Karşıyaka Mavişehir’de  SERVET’İN YERİ yeniden doğdu…</p>
<p><strong>İZMİRLİ&#8217;YE SUNDU</strong></p>
<p>“Sabreden Derviş Muradına ermiş” diye bir atasözümüz var…<br />
Sakin ve çelebi insan Servet Bıçakçı da hayalindeki ızgara- kebap işyerini İzmir halkının ve konuklarının emrine adeta altın bir tepsi içinde sundu.</p>
<p>Aslında Servet Bıçak’ın sakin ve durgun mizacının arkasında fırtınalı mücadeleci bir yaşantının olduğuna inanıyorum.</p>
<p>Çünkü o daha çok küçük yaşlarda önce arkadaşlarıyla birlikte, “Dağı taşı altın” diye yutturulan İstanbul’a kaçmış… Uzun bir tren seyahatinden sonra Karaköy Rıhtımı arkasında bir Arnavut Lokantası’nda iş bulmuş… </p>
<p>Patronu da kaçmasın diye nüfusuna el koymuş.</p>
<p>Kümes gibi bir yerde tavukların arasında diğer çalışanlarla yatarken ağlama krizine tutulmuş. Patron da kendisine acımış biletini almış, cebine 50 TL. koyup memleketine geri göndermiş.<br />
Servet Bıçakçı, üstünde tüfekli asker fotoğrafı olan o 50 TL’yi unutamıyor.<br />
Ağrı’da lokantacı babasının yanında yine sıkılınca, iki arkadaşını da yanına alarak bu kez İzmir’e kaçar ve İzmirli olur…</p>
<p>Ve de kendi adıyla bir marka yaratır; “Lezzet Durağı” SERVET’İN YERİ!<br />
“SERVET’İN YERİ”, TSE’den belgeli…<br />
Yani lezzetin standardını yakalamış Servet Bıçakçı…</p>
<p><strong>TERCİH EDİLEN MARKA İSİM</strong></p>
<p>Peki ya İzmir’in başka semtlerindeki SERVET’İN YERİ olan müesseselere ne demeli?<br />
Bornova’da, Gaziemir’de ya da diğer ilçelerde olanlara?</p>
<p>“Tescili bende, ama benim ismimi kullananlar da meslektaşlarım! Çaresiz bir durumdayım; onların isimlerini değiştirmelerini bekliyorum. Sanıyorum anlayış göstereceklerdir!” diyor…<br />
Hiç kimse herhangi bir nedenle adının kirlenmesini, ya da kullanılmasını ister mi?<br />
Sen 40 yılını ver…<br />
İğne iplikle kuyu kazar gibi çalış.<br />
Emeğin terinle yoğrulsun.<br />
Yediden yetmişe herkesle dostluk kur…</p>
<p>Adını yaldızlı harflerle yazdır…</p>
<p>Ve biri isteyerek de olmasa buna helal getirsin…<br />
İşte Servet Bıçak kara kara bunu düşüyor, ama “Kol kırılır yen içinde kalır!” diye açığa vermiyor.<br />
Nasıl Göztepe Kalecisi Dursun’un o “Osmanlı Tokadı”na tepki vermediyse, yine de üzüntüsünü içine atıyor…</p>
<p><strong>SORUM VE YANITI</strong></p>
<p>Bu arada ben de, Fransız Delphine’nin tavsiye ettiği Mavişehir’deki “SERVET’İN YERİ”nde tek sahip ve yöneticisi Servet Bıçak’a bir soru sordum?<br />
“Çöpşiş ilk kez nerede çıktı, yapıldı?” dedim.<br />
O da herkesin bildiği gibi “Aydın Ortaklar’da” dedi.</p>
<p>Ben de “yanlış” deyince, bildiğini anlattı:</p>
<p>“Tren Ortaklar’a geldiğinde yolcular acıkıyormuş. Ortakların müteşebbis gençleri d e özel olarak yaptırdıkları küçük mangalları bellerine bağlar, üzerinde kargılara dizdikleri et parçalarını pişirdikten sonra sıyırıp ekmek arası yaparak yolculara satarmış…”</p>
<p><strong>İDDİAMI KANITLARIM</strong></p>
<p>Ben de diyorum ki; Türkiye’nin ilk çöp şişçisi Selçuklu Yaşar’dır…</p>
<p>Şu anda oğlu İzzet, babasının başlattığı ve yaydığı mesleği sürdürüyor.<br />
Yeri de Selçuk Belediyesi’nin hemen yanında İzmir- Aydın yolu üzerinde. Üstelik ayranı babası rahmetli Yaşar Usta gibi kendisi yapıyor.</p>
<p>Türkiye’nin ilk FİBA Kokartlı hakemlerinden Hakkı Gürüz ile (Eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz’ün Öğretim Üyesi babası) 1960’lı yılların ikinci yarısında hemen her seyahatimizde mutlaka yol üzerindeki barakamsı yere uğrar Yaşar Usta’nın çöp şişlerini afiyetle yerdik. En büyük yardımcısı da eşi idi. O de servis yapar, bulaşıkları yıkardı.</p>
<p>Hatta o zamanlar Hakkı Gürüz’ün diğer oğlu Prof. Dr. Yücel Gürüz de, maçlara bizimle gelmek için can atardı, nedeni de, sık sık belirttiği gibi Selçuk’ta Yaşar Usta’nın o güne kadar bilinmeyen çöp şişlerini yemekti.</p>
<p><strong>HAKLI BULDU</strong></p>
<p>Aynı zamanda ünlü bir “çöp şişçi” olan SERVET’İN YERİ’nin sahibi Servet Bıçak’la bu konuyu görüşürken aklıma İzmir’in ünlü siması Sancar Maruflu’nun anlattıkları geldi…</p>
<p>Biliyorsunuz, “İzmir’in ilk çok katlı binası Talatpaşa Bulvarı üzerindeki Çim apartmanıdır. Bu eseri yaratan da rahmetli Y. Mimar Samim Vakur Günöy’dür” demiştim.</p>
<p>Yine köklü ve eski İzmirlilerden Ayşe Mayda Hanımefendi ise Güzelyalı’da eski Gözümoğlu sinemasına gelmeden önceki köşedeki apartmanın olduğunu iddia etmişti.<br />
Bunun üzerine “Ayşe Mayda Hanımefendi benden eskiyi hatırlaya bilir!” demiştim.</p>
<p>Sancar Maruflu, “Senin dediğin doğru, Ayşe Mayda’nın belirttiği bina üç katlı idi. Bir de zemin üstü bodrumu vardı” dedi.</p>
<p>Belliğimi yokladım….<br />
O tarihi güzel binayı anımsadım.</p>
<p>Çünkü o binada çocukluk arkadaşım Gönül oturuyordu… Çiçek isminde kız kardeşi ile Yavuz isminde ağabeyi vardı. Ve de babası da Hava Albayı idi. Kendisini görmek için Konak’tan oraya kadar yürümüş, üç basamaktan oluşan mermer merdivenlerde oturup yorgunluk attıktan sonra Bornova’ya geri dönmüştüm.<br />
Abisinden mi, babasından mı korkmuştum ne, tam çıkaramıyorum!</p>
<p>Ama şimdi herkese korkmadan, çekinmeden, huzurlu bir ortamda tatil keyfi yapmak, ya da sağlıklı bir şekilde beslenmek istiyorsanız Mavişehir’deki SERVET’İN YERİ’ne gidin diyorum…</p>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinyagli-%e2%80%9ccop-sis%e2%80%9d-olur-mu/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinyagli-%e2%80%9ccop-sis%e2%80%9d-olur-mu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Zeytin aşkına göreve devam</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytin-askina-goreve-devam/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytin-askina-goreve-devam/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Apr 2012 14:38:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yasareyice</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşar Eyice]]></category>

		<category><![CDATA[ADANA]]></category>

		<category><![CDATA[Afyon]]></category>

		<category><![CDATA[Ağrı]]></category>

		<category><![CDATA[Akhisar Ticaret Borsası Başkanı Emin Demirci]]></category>

		<category><![CDATA[Akhisar Ticaret Borsası Genel Sekreteri Gökben Dikili Altaş]]></category>

		<category><![CDATA[Ali Bulanık]]></category>

		<category><![CDATA[Ankara]]></category>

		<category><![CDATA[antalya]]></category>

		<category><![CDATA[Artvin]]></category>

		<category><![CDATA[aydın]]></category>

		<category><![CDATA[balıkesir]]></category>

		<category><![CDATA[Bartın]]></category>

		<category><![CDATA[Başkan Yardımcısı İhsan Aydar ile yöneticiler; Mehmet Üz]]></category>

		<category><![CDATA[batman]]></category>

		<category><![CDATA[Bilecik]]></category>

		<category><![CDATA[Bingöl]]></category>

		<category><![CDATA[Bolu]]></category>

		<category><![CDATA[Burdur]]></category>

		<category><![CDATA[bursa]]></category>

		<category><![CDATA[çanakkale]]></category>

		<category><![CDATA[Çankırı]]></category>

		<category><![CDATA[Çorum]]></category>

		<category><![CDATA[denizli]]></category>

		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>

		<category><![CDATA[Düzce]]></category>

		<category><![CDATA[Edirne]]></category>

		<category><![CDATA[Erzurum]]></category>

		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>

		<category><![CDATA[gaziantep]]></category>

		<category><![CDATA[Konak Sineması]]></category>

		<category><![CDATA[kültür ve turizm bakanı ertuğrul günay]]></category>

		<category><![CDATA[Mehmet Uz]]></category>

		<category><![CDATA[Şerafettin Alkın]]></category>

		<category><![CDATA[Ülker]]></category>

		<category><![CDATA[Yıldız Holding Kurumsal İletişim Genel Müdürü Zuhal Şeker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=6762</guid>
		<description><![CDATA[






Beni, Akhisar Ticaret Borsası Genel Sekreteri Gökben Dikili Altaş ile tanıştıran Ege İhracatçı Birlikleri Basın Müşaviri Murat Demircan oldu.
Çalışkanlığı ve tarafsızlığı dikkatimi çekmişti.
Bir de Genel Sekreter Yardımcısı Reyhan Yamanel vardı.
O da öyle…
Bir iki yıldır “zeytin ve zeytincilik” nedeniyle Manisa’nın, bir zamanlar “İl olma girişimi” bulunan bu ilçesine ilgi duymamı sağladı.
Bu nedenle Türkiye’nin tek Zeytin ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_jade" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fwww.zeytinagacidergisi.com%252Fzeytin-askina-goreve-devam%252F%22%2C%20%22shorturl%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fbit.ly%2FIOBPui%22%2C%20%22style%22%3A%20%22big%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Zeytin%20a%C5%9Fk%C4%B1na%20g%C3%B6reve%20devam%22%20%7D);"></div>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytin-askina-goreve-devam/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div><p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/04/yasar-eyice7.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/04/yasar-eyice7.jpg" alt="Zeytin aşkına göreve devam" title="Zeytin aşkına göreve devam" width="300" height="300" class="alignleft size-full wp-image-6764" /></a>Beni, Akhisar Ticaret Borsası Genel Sekreteri Gökben Dikili Altaş ile tanıştıran Ege İhracatçı Birlikleri Basın Müşaviri Murat Demircan oldu.<br />
Çalışkanlığı ve tarafsızlığı dikkatimi çekmişti.</p>
<p>Bir de Genel Sekreter Yardımcısı Reyhan Yamanel vardı.<br />
O da öyle…<br />
Bir iki yıldır “zeytin ve zeytincilik” nedeniyle Manisa’nın, bir zamanlar “İl olma girişimi” bulunan bu ilçesine ilgi duymamı sağladı.</p>
<p>Bu nedenle Türkiye’nin tek Zeytin ve Zeytinyağı olan Olivetech, 2. Zeytin, Zeytinyağı ve Teknolojileri Fuarı’nı hemen her gün ziyaret ederken, Akhisar Ticaret Borsası standını da ziyaret ettim.<br />
Biliyorsunuz;  açılış törenindeki konuşmasında; İzmir Vali Yardımcısı Ardahan Totuk ile İzmir Büyük Şehir Başkanı Aziz Kocaoğlu Akhisar Kaymakamı Kamil Köten’e “özel ilgi” göstermişti.<br />
Bu dikkatimden kaçmadı.</p>
<p>Nedeni basit; Akhisar Kaymakamı Kamil Köten Akhisar halkı ve zeytin müstahsili ile mükemmel bir köprü kurmuştu. Üretici ile bütünleşmişti. Bunun sonucu övgüyü hak ediyordu.</p>
<p>Bu arada beyefendiliğinin yan ısıra bilgisine hayran olduğum ender yöneticilerden Akhisar Ticaret Borsası Başkanı Emin Demirci’nin yoğunluktan seçimlere girmeyeceğini duyunca “Sakın ha!” dedim. Zaten kendisini bırakmazlar ama onun başlattığı “Zeytincilik ve Akhisar’ı tanıtım” atağı yarıda kalır.</p>
<p>Şimdi “Olur mu?” diyenler çıkacaktır, ama benzer çok olay anlatır ve örnek verebilirim.</p>
<p>Aslında Meclis Başkanı Fettah Gürmen ile Meclis Üyesi Nuri Güner, Şerafettin Alkın, Ali Bulanık’a da düşüncemi söyleyecektim.</p>
<p>Akhisar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Ali Erdayıoğlu, Akhisar Ziraat Odası Başkanı Ahmet Akbuğa, Zeytin ve Zeytinyağı sektöründeki iş adamları ve Akhisarlı işletmecilerin ve en önemlisi üreticilerin de bu işe sahip çıkmalarını da kutlamak gerekiyor.</p>
<p>Akhisar Ticaret Borsası Başkanı Emin Demirci, Başkan Yardımcısı İhsan Aydar ile yöneticiler; Mehmet Üz, Ali Bulanık, Şerafettin Alkın ile gerçekten çok olumlu bilgi alışverişinde bulundum.</p>
<p>Benim, “zeytinyağında sadece reklamla marka olan birkaç firmanın dışında Akhisar’dan ve diğer zeytinciliğe gönül vermişlerin ileride mutlaka her biri alanında marka olacak değerlerimize sahip çıkalım” tezime destek verdiler.</p>
<p><strong>KÜLTÜR DIŞI BİR MEKTUP</strong></p>
<p>Aylin Onart, “SAĞLIĞA UYGUN OLMAYAN BESİNLER”le ilgili bir elektronik posta göndererek dikkatimi çekmeye çalışmış.</p>
<p>Sevgili Onart mektubunda şunları söylüyor:</p>
<p>Gıda sektöründe arka arkaya gelen olumsuz haberler tüketicilerinin güvenini zedelerken, günlük hayatta çok sık kullanılan ürünlerde sağlığa zararlı maddelerin bulunması tüketicilerin tedirginliğini arttırıyor.<br />
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı önce sahte bal üreten firmaları, ardından da insan sağlığına zararlı gıda maddesi üreten firma ve markaları açıkladı.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde ise S.’un, çilekli Frappuccino içeceklerinde böcekten elde edilen boya maddesi olan karmini kullandığını kabul etmesiyle farklı gıda maddelerinde kullanılan Karmin yeniden tartışmaya açılmış oldu.<br />
Aylin Onart araştırmış,  “sahte bal” başta olmak üzere insan sağlığına zararlı maddeleri ve böcek içeren ürünleri tek tek öğrenmiş.</p>
<p>Aralarında çok ünlü markalar da olduğu ve mahkemelerden bıktığım için, sadece “Aylin Hanım gibi sizde araştırın bulun!” demekle yetiniyorum.<br />
Ancak şunu da açıklamakta yarar görüyor ve dikkatinizi çekmek istiyorum:</p>
<p>Şu anda internette birçok asılsız iddialar da kol geziyor. Canı sıkılan, ya da rakip firmalar belden aşağı vuruyorlar. Yalan haberler yayıyorlar.</p>
<p><strong>BÜYÜK EKSİKLİK DEĞİL Mİ?</strong></p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay İzmir milletvekili olmasa İzmir’de olanlardan haberimiz olmayacak</p>
<p>22 Nisan 2012 Pazar akşamı saat 19.05’de  “12. Uluslararası İzmir Film Festivali’nin açılışı Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yapılacak” haberini bakanlıktan alınca “körlerle sağırlar birbirini ağırlar” örneğini hatırladım.<br />
Aslında, böyle bir şeylerin yapılacağını duyunca, “Olur böyle şeyler, bazıları da yolunu bulur!” demiştim.<br />
Nereden mi duydum?</p>
<p>Şöyle bir anımsayayım…</p>
<p>Ha sahi; Kültür ve Turizm Bakanlığı Basın ve Halk Müşavirliği’nden olduğu gibi Konak Sineması Basın Merkezi’nden birkaç gün önce aldığım “İzmir Film Festivalinin, yenilenen ve zor şartlarda ayakta kalmaya çalışan Konak Sinemasını festivale dahil edilmemesi karşısında şok yaşayan bizler ekte yolladığımız metni kaleme aldık. Başta siz olmak üzere tüm kamuoyunda paylaşmak isteriz. İyi Çalışmalar…” mesajını anımsadım.<br />
İnanmayanlar olabilir, ama şimdi mailleri kurcalayıp, yazılanı bulacağım ve biraz geç de olsa sizinle paylaşacağım.<br />
Bana az müsaade…</p>
<p> <strong>EKSİK BİR ŞEY VAR BU FESTİVAL’DE!</strong></p>
<p>Bir orman, kendi ağaçlarıyla yeşerir, bir deniz kendisini besleyen su kaynaklarıyla dalgalanır… Tıpkı doğa gibi, bir kent de, kendi yarattığı değerlerle yaşayabilir.</p>
<p>Peki, İzmir uzun zamandan beri, beyin göçü veren bir şehir değil mi? Bu hal, hem ekonomik hem de kültürel her alanda sıkıntılara yol açmıyor mu?</p>
<p>Peki, Konak Sineması, 60 yıllık geçmişiyle, İzmir’in önemli bir kültürel değeri değil midir?</p>
<p>Son dönemde İzmirli sinemacıların, sanatçıların ve gönüllülerin çabalarıyla yenilenerek kültür sanat hayatına katılan Konak Sineması, anlaşılamayan bir nedenle, yıllar sonra tekrar hayata geçen, “İzmir Film Festivali” kapsamına alınmamıştır.</p>
<p>İzmir Film Festivali (İFF), gerek içerik ve gerekse işlevleri açısından, İzmir’in özlem duyduğu bir değerdir. İzmir Sineması, Karaca Sineması ve Batı Sineması gibi önemli kurumlar da bu değerleri taşımaktadır.</p>
<p>Bizler, bu festivale konuk olan değerli yapımların ve sanatçıların bir kısmını, Konak Sineması’nda izlemek ve dinlemek istiyoruz. Aksi bir durumda, İFF “eksik bir şey var” diyerek anacağımız bir festival olmayacak mı? Eksik olan şey, Konak Sineması değil mi?<br />
Anlamak istiyoruz!</p>
<p>Festival yöneticileri, neden böyle bir değere sahip çıkmak yerine dışlamak yoluna gitmiştir. Zor günlerde birbirine sahip çıkmadıktan sonra, iyi gün dostluğunun anlamı ne olabilir?</p>
<p>Bu anlaşılamaz tutum nedeniyle,  biz aşağıda imzası bulunanlar, İzmir Film Festivali yöneticilerini ve bu anlayışı protesto ediyoruz.<br />
Banu Hepçekenler (Senarist), Tiyatroevi Kültür Sanat Merkezi, Hamit Demir (Oyuncu/Yönetmen), Murat Cengiz Gezenoğlu (Oyuncu), Adem Ayaş (Işık Şefi), Turgay Tanülkü ( Sinema&#038;Tiyatro Oyuncusu), Hilmi Maktav (Akademisyen), İzmir Seyirci Topluluğu, Yüksel Ünal (sinema-tiyatro oyuncusu), Nefes Naci Bayşu (prodüktör-bay müzik) Doğal ve Kültürel Çevre için Yaşam Girişimi, Ahmet Tuncay Karaçoğlu (doğa korumacı) Gizem Çoşkun (konak halk evleri şubesi), Emine Uyar (gazeteci), Senem Kirkit (gazeteci), Murat Bakır (sinama öğrencisi), Ferhat Sayım (sinema öğrencisi), Şiir Tiyatrosu Topluluğu, Mürüvvet Cin (yazar),  Karikatürüstler Derneği İzmir Şubesi, Mustafa Yıldız (karikatürist), Ayşen Göreli (yazar), Murat Yalçın (yazar), Arkadaş Edebiyat ve Düşün Dergisi, Haydar Bayak (gazeteci), Yüksel Pazarkaya (şair-yazar), Salih Gök (metis yayınları), Selma Şimşek (yrd.doçent öğretim görevlisi), Burçak Gölgeli (ressam), Haluk Işık (dramaturg-senarist-yönetmen), İzmir Kukla Sanat ve Tiyatro Atölyesi, Ozan Kök (radyo tv.öğrencisi), Yeryüzü Sahnesi İzmir, Erkan Kökten (oyuncu), Elif Canbolat (oyuncu), Mehmet Esatoğlu (yönetmen, yazar, oyuncu), Bilgesu Ataman (oyuncu), Tiyatro Simurg, Kemeraltı Esnaf Derneği, Ümit Kaya (kemeraltı esnafı), Nusret Doğan, Doğa Dağcılık Kulübü İzmir, Taner Tosun (oyuncu), Aydın Karataş (Konak sineması çalışanı), Suat Eroğlu (Konak sineması çalışanı), Günhan Salepçioğlu (Konak sineması çalışanı), Hemrin Akgün (konak sineması çalışanı), Cem Yalçın (Konak sineması çalışanı), Aynur Çevik (Konak sineması çalışanı), Yasin Gezer (Konak sineması çalışanı), Doğan Köymen (Konak sineması çalışanı), Rahime Martens (Konak sineması çalışanı), Metehan Ud (Konak sineması çalışanı).</p>
<p>Uygun görürlerse, bu isimlere, “Eski Konak Sineması daimi müşterisi” olarak kabul edebilirler.</p>
<p><strong>KABUL ETMEMİŞTİK</strong></p>
<p>Şu anda tarihi Konak sineması ile bir anım aklıma geldi.<br />
Sanıyorum 1968 yılı idi.</p>
<p>Demokrat İzmir Gazetesi Spor servisi olarak, maç saatini beklerken, her zaman olduğu gibi Okan Yüksel, Hüseyin Yangır, Prof. Dr. Erkan Sevinç, Yaşar Aksoy, Engin Ağır, Can Beyazkartal, Esat Erçetingöz, Melih Dizdaroğlu gitmiştik.</p>
<p>O yıllar “basın” için özel bilet bastırılıyordu ve Belediye encümeni kararıyla vergisi dahil 50 krş. İdi. O güne kadar utanıyor, ya öğrenci ya da tam bilet alıyorduk.  Benim ağzımdan “basın bileti” cümlesi çıktı.<br />
Bilet baskı parası daha yüksek bir fiyat tuttuğu için, “yok!” dediler. Ben de “olması gerekir” diye tutturdum. Her sinemada da bir belediye görevlisi olurdu. Bildiğim için “gelsin” dedim. Amaç girişte biletleri kontrol etmek, biletsiz seyirci alınarak belediyenin gelirinin azalmamasına yardımcı olmaktı.</p>
<p>Bu kez, “Para istemez girin!” dediler.</p>
<p>“Siz bizi bedavacılardan mı sandınız?” diyerek geri döndük.<br />
Ama bir gün sonra yine Konak Sineması’nda idik…<br />
Bu kez “tam” bilet alarak girdik…</p>
<p>Gururumuza dokunmasın, diye&#8230;</p>
<p>Ama şimdi o kadar gurursuz var ki; hangisinden söz edeceğimi bilemiyorum…</p>
<p>Bedavacıları anlarım da, devleti festival ayağına soyanları asla!</p>
<p><strong>SİNEMA BÖYLE SEVDİRİLİR</strong></p>
<p>Hizmet nasıl olur?</p>
<p>Buna da bir örnek vereyim mi?</p>
<p>Yıldız Holding Kurumsal İletişim uzmanı Leyla Şen’den öğrendiğime göre; Bu yıl 5. kez perdelerini açan Ülker Çocuk Sinema Şenliği, Türkiye&#8217;nin dört bir yanında 135 bin çocuğa mutlu anlar yaşattı.</p>
<p>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı onuruna düzenlenen şenlik, 5 yılda 640 bin çocuğu sinemanın büyülü dünyası ile buluşturdu.<br />
Bu yıl 135 bin çocuk, Ülker’le 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı.</p>
<p><strong>BEŞİNCİ KEZ</strong></p>
<p>Ülker’in 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı onuruna geleneksel hale getirdiği “Ülker Çocuk Sinema Şenliği”, 21 Nisan Cumartesi günü 5. kez çocuklarla buluştu.</p>
<p>Bu yıl 135 bin çocuk, 62 ilde ve Kıbrıs’taki toplam 157 sinema salonunda gösterilen “Sevimli Kahraman” filmini, sürpriz hediyeler eşliğinde ücretsiz izleme olanağına kavuştu.</p>
<p>5 yılda, başta Anadolu’da olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından 640 bin çocuk Ülker’in 23 Nisan hediyesi ile mutlu oldu.</p>
<p>Başladığı 2008 yılından bu yana her yıl yeni bir ili daha kapsama alanına alan Ülker Çocuk Sinema Şenliği, bu yıl tam 62 ilde ve Kıbrıs’ta yapıldı. Denizli’den Van’a, Giresun’dan Muş’a kadar Türkiye’nin yüzde 75’ini kapsayan şenlik sayesinde bu yıl 135 bin çocuk Ülker’le 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın tadını çıkardı.</p>
<p><strong>EŞİT OLARAK</strong></p>
<p>Aynı anda tüm çocukların eşit olarak yararlandığı Türkiye’nin en yaygın sosyal sorumluluk projelerindin biri olan şenlik, bu yıl Van’da üç gün boyunca özel gösterim yapacak.</p>
<p>Yıldız Holding şirketleri çalışanlarının da içinde bulunduğu 650 kişilik bir ekip tarafından hayata geçirilen Ülker Çocuk Sinema Şenliği’nden yararlan çocuklar, bu yıl da 135 bin sürpriz hediye kutusu ile mutlu oldu. İçinde süt, şeker, çikolata gibi ürünlerin bulunduğu hediye kutuları, sinema çıkışında çocuklara hediye edildi.</p>
<p><strong>SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ</strong></p>
<p>Yıldız Holding Kurumsal İletişim Genel Müdürü Zuhal Şeker,  “Ülker olarak Türkiye’nin her yerine ulaşan, yaygın, bölgesel veya yerel uygulamaları olan, tüm çocukların eşit olarak yararlanacağı sosyal sorumluluk projelerini desteklemeyi tercih ediyoruz. Çünkü Ülker her hafta 200 bin noktaya ulaşan, Türkiye’nin en ücra köşelerine dahi gidebilen bir marka. Projelerimizi belirlerken de bu sorumluluğu üzerimizde hissediyoruz. Her yıl kapsadığımız il sayısını artırmak bizi ayrıca mutlu ediyor. 5 yıl önce 50 ille başlamıştık. Bugün 62 ile ulaştık. Şenlik sayesinde eğitimi, gelir seviyesi, yaşadığı yer ne olursa olsun tüm çocuklar eşit şekilde mutlu olmanın tadını çıkarıyor. Ayrıca çocukların zihinsel ve bedensel gelişimini doğrudan destekleyen projelere özel önem veriyoruz. Sinema da çocukların hayal gücünü geliştirmeleri için çok önemli bir araç. Bu nedenle “Ülker Çocuk Sinema Şenliği” projesini tüm Türkiye’ye yaymaya çalışıyoruz. Şenlik sayesinde Anadolu’da sinemaya gitme oranları yüzde30’lardan yüzde 45’lere ulaşıyor. Bu oranlar bizim için mutluluk verici” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>GÖSTERİM YAPILAN İLLER</strong></p>
<p>Adana, Afyon, Ağrı, Ankara, Antalya, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bilecik, Bingöl, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Hakkari, Hatay, İçel, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kıbrıs, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Manisa, Mardin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Siirt, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Uşak, Van, Yalova, Zonguldak…</p>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytin-askina-goreve-devam/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytin-askina-goreve-devam/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Zeytinci mutlaka sahip çıkmalı</title>
		<link>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinci-mutlaka-sahip-cikmali/</link>
		<comments>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinci-mutlaka-sahip-cikmali/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Apr 2012 11:29:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yasareyice</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yaşar Eyice]]></category>

		<category><![CDATA[vatandaş yaşar]]></category>

		<category><![CDATA[yaşar eyice]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zeytinagacidergisi.com/?p=6744</guid>
		<description><![CDATA[






Son günlerde en güzel mesajı İZFAŞ Genel Müdür Vekili M. Şakir Örs’ten aldım. Şakir Örs, “Zeytin ve zeytinyağı sektörü fuarına sahip çıkmalıdır” diyor. O kadar haklı ki anlatacak kelime bulamıyorum.
Aslında İZFAŞ tarafından 19 – 22 Nisan 2012 tarihlerinde organize edilen Olivtech – 2. Zeytin, Zeytinyağı ve Teknolojileri Fuarı başarı ile sona erdi.
Kudret Yaman’dan öğrendiğime göre; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_jade" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%253A%252F%252Fwww.zeytinagacidergisi.com%252Fzeytinci-mutlaka-sahip-cikmali%252F%22%2C%20%22shorturl%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fbit.ly%2FIkBWfm%22%2C%20%22style%22%3A%20%22big%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Zeytinci%20mutlaka%20sahip%20%C3%A7%C4%B1kmal%C4%B1%22%20%7D);"></div>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinci-mutlaka-sahip-cikmali/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div><p><a href="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/04/yasar-eyice6.jpg"><img src="http://www.zeytinagacidergisi.com/wp-content/uploads/2012/04/yasar-eyice6.jpg" alt="Zeytinci mutlaka sahip çıkmalı" title="Zeytinci mutlaka sahip çıkmalı" width="300" height="300" class="alignleft size-full wp-image-6746" /></a>Son günlerde en güzel mesajı İZFAŞ Genel Müdür Vekili M. Şakir Örs’ten aldım. Şakir Örs, “Zeytin ve zeytinyağı sektörü fuarına sahip çıkmalıdır” diyor. O kadar haklı ki anlatacak kelime bulamıyorum.</p>
<p>Aslında İZFAŞ tarafından 19 – 22 Nisan 2012 tarihlerinde organize edilen Olivtech – 2. Zeytin, Zeytinyağı ve Teknolojileri Fuarı başarı ile sona erdi.</p>
<p>Kudret Yaman’dan öğrendiğime göre; 101 firmanın katıldığı Olivtech’te, fuarı ziyaret eden yabancı sektör temsilcileri Türk pazarıyla bağlantıya geçmekten duydukları memnuniyeti dile getirdiler.</p>
<p>İzmir Uluslararası Fuar Alanı 3 ve 4 nolu hollerde gerçekleşen fuarda, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, İstanbul, İzmir, Manisa, Mersin, Sakarya, Uşak ve İtalya’dan firmalar yer aldı. Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen ziyaretçilerin yanı sıra, yurt dışından Almanya, Avusturya, Filistin, İran, KKTC, Libya, Mısır, Pakistan, Romanya, Rusya, Suriye, Ürdün ve Yunanistan’dan profesyonel alıcılar fuarı ziyaret etti.</p>
<p>Bu arada yurt dışından gelen bazı firmaların yetkililerinin, casus gibi çalıştıklarını, bizim durumumuzu incelediklerini, bundan böyle adımlarını ona göre atacaklarını belirledim. İkili görüşmelerde, sorularıyla niyetlerini belli ettiler. Yani attığımız her adım rakip ülkeler tarafından takip ediliyor.</p>
<p>Buradan, İZFAŞ Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve Genel Müdür V. Mehmet Şakir Örs’ün şu cümlelerine gelmek istiyorum:</p>
<p>“Kutsal kitapların meyvesi zeytin ve Anadolu’nun altın sıvısı zeytinyağının, OLIVTECH Fuarı’nda uluslararası ekonomik bir değere dönüşmesi için uğraş verdik. Katılımcı firmalarımız yerli, yabancı alıcılarla OLIVTECH Fuarı’nda buluştu. Organizasyonumuz, katılımcılarımıza önemli ticari bağlantılar kurma fırsatı sundu. İkinci kez ev sahipliği yaptığımız fuarımız oldukça başarılı geçti. Hedefimiz bu başarımızı gelecek yıllarda artırarak sürdürmek, zeytin ve zeytinyağı sektörü başta olmak üzere ülkemiz ekonomisinin gelişimine katkıda bulunmak. Ancak, bu hedefe ulaşılabilmesi için, zeytin ve zeytinyağı sektörünün Olivtech Fuarı&#8217;na sahip çıkması gerekiyor. Sektörün tüm temsilcilerini fuarımıza sahip çıkmaya çağırıyorum” dedi.</p>
<p>İşin püf noktası son cümlede gizli…<br />
Bu sektörün içinde bulunanlar, ayrıkları ayırmalı ve bir merkezde toplanmalıdır.</p>
<p>Fakat şu da unutulmamalı; artık çok yüksek kar bekleyenler, fahiş fiyattan ve tağşişten menfaat umanlar bunu unutmalıdır.</p>
<p><strong>BÖYLESİ ALKIŞLANIR</strong></p>
<p>Basit ve sadelikten yanayım…<br />
Hani İzmir’de reklâmlarını yapan ama İzmir’e hiçbir şey vermeyen, üstelik ceplerini dolduranlar var ya onlara kesinlikle karşıyım.<br />
Kendimizi bu mikroplardan nedense bir türlü arındıramıyoruz.<br />
Hiç kimse gibi benim de yanından bile geçmeyeceğim bir haberi sırf bu nedenle sizinle paylaşmak istiyorum…</p>
<p>İzmir’de bulunan Kars Sarıkamış Aşağı Sallıpınar Köylüleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu olağan genel kurulunu yapmış ve başkanlığa Hüseyin Candan’ı tekrar getirmiş.</p>
<p>Şaka değil, İzmir’de 2 bin hemşerisi bulunduğu belirtilen derneğin yönetim kurulunu; Yaşabey Daşdemir, Hasan Öztürk, Orhan Soğanlı ve Fahrettin Dağdevir’le birlikte oluşturan Hüseyin Candan, “Derneğimiz çatısında altında yapacağımız faaliyetlerle hemşerilerimiz arasındaki ilişkilerinin kuvvetlenmesini ve güçlenmesini sağlayarak kültürümüzü geliştirecek, birlik ve beraberliğimizi pekiştireceğiz. Yeni yönetim kurulu olarak İzmir’de yaşayan Sarıkamışlı hemşerilerimize en iyi hizmeti vermek için gecemizi gündüzümüze katarak çalışacağız.” sözünü verdi.</p>
<p>Hüseyin Candan’ın bir sürü projesi de var. Onları yazacaktım ama yıllardır bir şey yapmayan ama koltuklarını koruyanlar utanırlar diye vaz geçtim.</p>
<p>Nedense biz İzmir’de her şeyden vazgeçiyoruz ama bu adamlardan vaz geçemiyoruz. Sanki hepsi boncuklu…</p>
<p><strong>HERKES SIKINTILI</strong></p>
<p>Okuyucularımdan Turgut Uluhan, geçen hafta içinde trafik polislerinin Gaziemir Optimum Alışveriş ve Eğlence Merkezi’nin önündeki trafik keşmekeşinden perişan olduklarını söyledi.</p>
<p>Tatili veya havaların güzelliğinden istifade eden binlerce İzmirlinin akınına uğrayan Optimum’un önündeki ana caddede trafik kilitlenince başta trafik polisleri olmak üzere herkes çileden çıkıyormuş. Öyle ki; uçaklarını kaçıranların sayısı da az değilmiş.</p>
<p>Hiç bir şeye köklü çözüm bulamayanlar bakalım bu sorunu nasıl aşacaklar?</p>
<p>Erman Munis,  “Yüzlerce çocuk, Sokak Oyunları Festivali&#8217;nde Optimum Alışveriş ve Eğlence Merkezi’nin dağıttığı binlerce oyuncak ile birbirinden neşeli oyunlar oynadı” dedikten sonra devam etmiş:</p>
<p>“Konak Belediyesi’nin organize ettiği 4.Sokak Oyunları Festivali yine renkli görüntülere sahne oldu.Alsancak Gündoğdu Meydanı&#8217;nda yüzlerce Türk ve yabancı öğrenci, öğretmenleri ve ebeveynleri ile gün boyu çocuk olmanın keyfini doyasıya yaşadı.</p>
<p>İzmir Optimum Alışveriş Merkezi’nin dağıttığı binlerce top, ip, topaç, hulahop, frizbi ve yoyo gibi oyuncaklara yoğun ilgi gösteren çocuklar, coşkuyla eğlenirken dostluk, barış ve paylaşmanın en güzel örneklerini sergilediler. Gönüllerince ip atlayan, yakan top, körebe, istop gibi sokak oyunları oynayan, uçurtma uçuran minikler, çocuk olmanın keyfini doyasıya çıkardılar.</p>
<p>İzmirli çocuklar; Romanya, Makedonya, Bulgaristan, Ukrayna, KKTC, Gürcistan ve Türkiye&#8217;nin çeşitli illerinden gelen yaşıtlarına ip atlayarak, top oynayarak, topaç çevirerek kucak açtılar. Bir ağızdan şarkılar söyleyerek dans eden çocuklar, rengarenk bir karnaval ortamı yaratırken bir yandan da Optimum Outlet standında taze taze yapılan pamuk şekerler için adeta yarıştılar.”</p>
<p><strong>İZMİRLİ FİRMANIN BAŞARISI</strong></p>
<p>Grafika Tan. Hiz.Ltd.Şti’i İzmir’de, Alsancak Talatpaşa Bulvarı’nda… Yani içimizden birileri.  Bana İstanbul çıkışlı bir haber göndermişler.</p>
<p>Grafika’nın takımı diyor ki; AYMOD İstanbul Ayakkabı Fuarı&#8217;nda tamamen yerli tasarım ve malzemeden ürettikleri ürünlerini sergileyen Ayakdaş Ayakkabı, başta Rusya olmak üzere birçok Avrupa ve Asya ülkesinden yeni sipariş aldı.</p>
<p> &#8220;Yüzde 100 yerli tasarım&#8221; ve &#8220;yüzde 100 yerli malzeme&#8221; ile İzmir’li imalatçı Ayakdaş Ayakkabı, AYMOD İstanbul Ayakkabı Fuarı&#8217;nın en iddialı ürünlerini sergiledi.</p>
<p>Sektörünün en büyük &#8220;İhracat Seferberliği&#8221;ni başlatarak, ayakkabı sektörünün dünya ticaretinden aldığı payı arttırmak için atılıma kalkan Ayakdaş Ayakkabı, AYMOD Ayakkabı Fuarı&#8217;nda başta Rusya olmak üzere, birçok Avrupa ve Asya ülkesinden siparişler aldı.</p>
<p><strong>KENDİ MARKASI</strong></p>
<p>Halen üretiminin yüzde 20&#8217;sini orta Asya ülkelerine ihrac eden Ayakdaş Ayakkabı, bu bölgeye olan ihracatının payını da artırarak yüzde 30&#8242;a çıkarmayı hedefliyor. Artan talep üzerine yüzde 70 dolayında olan genel kapasite kullanım oranına karşın, Ayakdaş Ayakkabı&#8217;nın kapasite kullanım oranı yüzde 100 düzeyine ulaştı. Ayakkabıda kendi markasıyla atağa geçen Ayakdaş Ayakkabı&#8217;nın kurucusu Ahmet Ayakdaş, “Artan talebe göre yeni yatırım için de hazırlıklara başlıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>TÜRKİYE’YE YÖNELDİLER</strong></p>
<p>Ayakdaş, başta Yunanistan olmak üzere, ekonomik kriz içindeki birçok Avrupa ülkesinin pahalı İtalyan ayakkabılarından vazgeçerek Türkiye&#8217;ye yöneldiklerini de vurgulayarak, Avrupa ülkelerinden tüketicilerin, kalite ve fiyat olarak Türk imalatçılarının ayakkabılarını tercih ettiklerini söyledi. 2011 yılında yalnızca Yunanistan&#8217;a 150 bin çift ayakkabı sattıklarını belirten Ayakdaş, talebin artarak devam ettiğini söyledi. Ayakdaş, &#8220;Yunanlılar pahalı buldukları İtalyan Ayakkabılarından vazgeçip, Türkiye&#8217;den ayakkabı alıyor. Biz İtalyanlara&#8217;da mal satmayı hedefliyoruz&#8221; diye ekledi.</p>
<p>Geçen yıl 5 milyon dolarlık ihracat yaptıklarını da belirten Ayakdaş, şöyle devam etti: &#8220;650 bin çift ayakkabı üretimine ulaştık. Ayakkabı model ve tasarımlarında değişik üniversitelerle Ar-Ge çalışması yapıyoruz. Bu yıl kış koleksiyonumuz kırmızı ve beyaz renklerden oluşacak.&#8221;</p>
<p><strong>KOLEKSİYON TAMAM</strong></p>
<p>İzmir Ticaret Odası (İZTO) Ayakkabı grubu Meclis Üyesi Ahmet Ayakdaş, çocuk, bayan ve erkek ayakkabı imalatıyla geniş yelpazemize, binlerce renk ve model tasarımlarıyla, bayilerden tam puan aldığımız kış kolleksiyonumuzu hazırladıklarını vurguladı.<br />
Türkiye&#8217;nin ayakkabı tüketiminde ithalatın payının ise yüzde 18 gibi oldukça yüksek düzeyde olduğunu ifade eden Ahmet Ayakdaş, &#8220;Marka olup ihracatımızı daha da daha da daha da güçlendirmeliyiz. Bu nedenle, sorunlara &#8216;taraflı&#8217; değil, &#8216;etraflı&#8217; bakalım. Biz ayakkabıcı olarak her türlü birlikteliğe, projeye açığız&#8221; diye ekledi.</p>
<p><strong>30 YILDIR YILDIZ GİBİ</strong></p>
<p>30 yıldır yüzde 100 yerli üretim ve yüzde 100 Türk markasıyla Türkiye pazarının lideri olmayı sürdüren ve Çin&#8217;e rağmen, Türk markasını koruyarak ve yüzde 100 yerli üretime devam ederek ilkleri gerçekleştirdi ve gerçekleştirmeyi sürdürdüren Ayakdaş’ı ve çalışanlarını kutluyorum.</p>
<div id="facebook_share_share_1" style="float: right; margin-right: 2px; margin-left: 2px">
<a name="fb_share" type="box_count" share_url="http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinci-mutlaka-sahip-cikmali/"></a>
<script src="http://static.ak.fbcdn.net/connect.php/js/FB.Share" type="text/javascript"></script>


</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zeytinagacidergisi.com/zeytinci-mutlaka-sahip-cikmali/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

