20 Haziran 2008

Gemlik zeytininde arz fazlası var

GEMLİK ZEYTİNİNDE ARZ FAZLASI VARHaber: Hüsamettin Berber

Türkiye’nin zeytin denilince akla ilk önce Gemlik Zeytini gelir. Son yıllarda zeytin fidanı dikimlerinde özendirici politikalarında etkisiyle büyük bir sıçrama var. Fakat zeytin fidanı dikimlerinde daha kısa sürede ürün alabilmek için neredeyse her alana Gemlik Zeytin fidanı dikilmeye başlandı. Gemlik Ticaret Borsası Meclis Üyesi Adem Kaptan Gemlik tipi zeytinde bir arz fazlası bulunduğunu söyledi. Aynı zamanda Ticaret Odası ve Ticaret Borsası’nın beraber organize ettiği Fuarlarda da görev alan Adem Kaptan, Gemlik Ticaret Borsası olarak yaklaşık 250 civarında zeytin firmasının oluşturduğu bir meslek örgütü olduklarını ifade ederek, misyonlarının zeytin tüketimini yukarılara çıkartmak ve insanlara Gemlik Zeytinini tanıtmak olduğunu açıkladı.

Son yıllarda hükümetin de teşvikiyle çok fazla gemlik fidanı dikildiğini hatırlatan Kaptan, “Burada 3–4 tane sakınca var bunların en başında da şu geliyor. Zeytin ağacı daha 3. sınıf arazilerde, dağ, taş, bayır gibi, yetişebilen bir ağaç. Bu ağacın Akhisar’ın düzlükleri gibi daha verimli arazilere dikilmesi, yılda 3–4 ürün alınabilecek yerleri zeytine terk etmek ülke kaynakları açısından çok ekonomik değil. O noktada biraz savurganlık var. Zaten Gemlik tipi zeytinde bir arz fazlası var şu anda. Zaten insanlarımız çok fazla tüketmiyor. Dikilecekse eğer, ülkemizde 150 çeşit zeytin türü var. Her bölgenin iklimine uygun türler dikilirse daha uygun olur.” diye konuştu.

TÜKETİCİ KANDIRILIYOR

Gemlik zeytininin ayırıcı birtakım özellikleri olduğunu belirten Kaptan, tüketiciye herhangi bir yerin zeytinini Gemlik zeytini diye satarak tüketiciyi kandırdıklarını savundu. Kaptan, “Bizim coğrafi işaretimiz var. Menşei olan bir ürünü biz üretiyoruz. Bu coğrafi işaret Gemlik, İznik ve Orhangazi’yi kapsıyor. Burada ki ağaç varlığı dışarıda dikilen ağaç sayısının çok altında. Şimdi burada bir sorun ortaya çıkıyor. Tüketici gemlik zeytinine fazla para ödemeye hazır. O nedenle bütün zeytin satılan yerlerde zeytinlerin önünde Gemlik Zeytini yazar. Fakat mümkün değil. Bizim o kadar zeytinimiz yok. Bu noktada biraz tüketici kandırılıyor. Tüketici hem Gemlik Zeytini almıyor hem fazla para ödüyor. Biz Borsa olarak biraz Gemlik Zeytinini tanıtalım, özelliklerinin altını çizelim istiyoruz. Çünkü böyle olunca coğrafi işaret askıda kalıyor. Fakat biz coğrafi işareti, yurtdışında ki ticari faaliyetlerde olduğu gibi yurt içinde kullanmak istiyoruz. Araştırdık yurtdışında bu nasıl oluyor. Coğrafi işaretli, ürünler nasıl satılıyor, nasıl pazarlanıyor? Yurtdışında coğrafi işaretli ürünlere bu ürünler atalarından kalan bir miras gözüyle bakılıyor. Muadili ürünlerden yüzde 40 ile yüzde 60 arasında daha pahalıya satılıyor. Orada zeytinde dökme satış fazla yok. Ürünün izlenebilirliği gibi bir kavram var. Ürün dikildiği üretildiği yerden rafa kadar takip ediliyor. Menşeli ürün diye bir logo var. O logonun altında da firmanın markası var.” diye konuştu.

İTALYA’DA 26, İSPANYA’DA 42…

Patent Enstitüsü’nden coğrafi işaretleme belgesini yeni aldıklarını söyleyen Kaptan,logo bulmak için hazırlıklarının devam ettiğini ifade ederek, “Bence Türkiye’de diğer bölgelerde başvursunlar. İtalya’da 26 tane zeytinyağı coğrafi işaret var. İspanya’da 37’di 42 tane oldu. Bizde zeytinde bir tane var. Bir de Ayvalık zeytinyağı için aldı.” dedi.

HİPERMARKETLER TEDARİKÇİYİ EZİYOR

Büyük Hipermarketlerin, çok büyük tedarikçiden aldıkları zeytinlere yüksek kar marjı ekleyerek, tedarikçiyi ezdiklerini anlatan Kaptan, çok uluslu hale gelen Migros, Tansaş ve Carrefour gibi hipermarketlerin bu tutumlarının insanın vicdanını zedelediğine işaret etti. Kaptan. “Burada bizi rahatsız eden bir konu var. Çok uluslu hale gelen Migros, Tansaş, Carrefour gibi büyük hipermarketlerin bu ürüne biraz saygılı olmalarını istiyoruz. Bu hipermarketler ticari yapıları, kurumsal yapıları çok sağlam olmalarına rağmen piyasası olamayan mallarda biraz gaddar davranıyorlar. Bu hipermarketler zeytin, peynir, turşu gibi ürünlerde tedarikçiyi eziyor. Tedarikçiden 3 liraya aldığı zeytini 8 liraya satıyor. Nasıl hesaplıyorlar bunu bilmiyorum. Çok büyük tonajlı zeytin satıyor. Bir sürü mağazası var. Büyük çapta alım yapıyor. Bunun çok azını Gemlik’ten yapıyor. Ama satarken önüne Gemlik Zeytini yazıyor. İnsanın vicdanını zedeleyen bir kar marjı uyguluyor. Üretici bunun kilosunda 1–1.5 lira kazanmazsan sen 3–5 lira kazanırsan ve bu parada dışarı giderse bu rahatsız edici bir durum.” şeklinde konuştu.

Bununla ilgili bir uygulama olmadığını hatırlatan Kaptan, siyasetçilerin buna bir çeki düzen vermesi gerektiğinin altını çizdi. Kaptan, büyük mağazalar yasasının çok konuşulduğunu fakat çıkarılamadığını da belirterek, “Bir tarafta kamu yararı var diğer tarafta da birkaç tane grup var. Siyasetin burada kamunun yararına davranması lazım. Şehir dışında olsunlar. Şok, Dia-sa gibi küçük marketleri en azından ara sokaklara girmesinler. Pazar günleri kapalı olsunlar. Bir otoritenin varlığı bunlara hissettirilmeli.” diye konuştu.

KOOPERATİFÇİLİKTE İSPANYA GİBİ DEĞİLİZ

Gemlik’de zeytinin, kooperatiflerin çok fazla inisiyatifinde olmadan çiftçi aileler tarafından üretildiğine işaret eden Adem Kaptan, zeytinlerin tuzlanmasını da aynı ailelerin yaptığını söyledi. Tek eksiklerinin birlikte hareket edememek olduğunu anlatan Kaptan söyle konuştu: “İspanya gibi değiliz. İspanya’da bütün zeytinler kooperatifler kanalıyla üretilir ve tuzlanır. Bizde hala bunu sağlıklı olmayan şartlarda köylü yapıyor. Bizim köylümüzün çiftçi olması lazım. Birde bu ürettiğiniz tarım ürününün endüstriyel olması lazım. Bir köyde 200 hane var. 200 ayrı zeytin oluşuyor. Bizim Gemlik Yöresinde, Akhisar’da olduğu gibi büyük plantasyonlar yok. Eskiden var olanlar bölünerek ufalmış. Yasayla sınırlandırılıyor, fakat kardeşler şifahen kendi aralarında bölüyorlar. Kooperatifleşmenin özendirilmesi gerekli.”

MARS’A ARAÇ YOLLAYAMAYIZ AMA ADIYLA TADIYLA GEMLİK ZEYTİNİ TUZLARIZ

Zeytin tuzlamanın çok önemli olduğunu ifade eden Kaptan, Gemlik’in bir numaralı sorununun zeytin tuzlama zafiyeti olduğunu ve kooperatiflerin devreye girmesiyle bu sorunun ortadan kalkacağını anlatarak, “Kooperatifleşmeyle bu iş daha mutfağında çözülür. Beraberinde zeytini kayıt altına sokar. Kaliteli ve nitelikli bir ürün ortaya çıkar biz ona tuzlama mal deriz. Böylece tüketimde artacaktır. Tüketimin artması bu bahsettiğimiz arz fazlasını ve yeni plantasyonların sıkıntı yaratması durumunu ortadan kaldıracak. Yapamayacağımız şeyler için üzülelim. Biz Mars’a araç yollayamayız, uçak gemisi yapmayız ama adıyla tadıyla Gemlik Zeytini tuzlarız.” dedi.

TBMM Araştırma Komisyonu’ndan beklentilerinin de, depolama ve tuzlama yasasını hayata geçirmeleri olduğunu ifade ederek, oluşturulan komisyonların samimi olmadığını da söyledi. Kaptan, “Meclis Komisyonu Gemlik’e de gelecek. Ben kendilerine sizinle konuştuğumuz bu masada aynı sorunları anlattım. Ama ben bunları altı sene önce de anlatmıştım. O yıllarda Gemlik’e yine geldiler. Ama bir gelişme olmadı. İnandırıcı ve samimi bulmuyorum. Açık ve net ifade ediyorum, bu komisyonu da ben samimi bulmuyorum. Bir kere 250 lira teşvik veren hükümetten ben hiçbir şey beklemem. Mantaliteleri belli. Konuya hakim değiller.” dedi.

AKHİSAR BİZİ ZORLUYOR

Akhisar’ın zeytincilikte kaydettiği gelişmeyle kendilerini zorladığını ifade eden Adem Kaptan, Gemlik’te zeytinciliğin ikincil bir ekonomik faaliyet durumuna gelebileceğine işaret etti. Kaptan şöyle konuştu: “Akhisar’da büyük ölçekli alanlar var. 30-40 bin ağaçlık plantasyonlar var. Büyük ölçekli olunca maliyetlerde düşüyor. Pazara hızlı bir giriş yaptılar vadeleri biraz uzun tuttular. Bahsettiğimiz büyük mağazalara girdiler. Bir de hacimli mal üretiyorlar. Dolayısıyla bizi biraz zorluyorlar açıkçası.

Gemlik zeytincilikte bir marka olmuş. Bu işin ticareti binlerce yıldır bu bölgede yapılıyor. Fakat maliyetlerin artması insanları biraz soğuttu. Yurtdışında ki mazotun dört katı pahalı gübre kullanıyorsun. Çok pahalı gübre kullanıyorsun. Bir yıl ağaçta bir yıl havuzda bakıyorsun, sonra bunu tüccara vadeli satıyorsun. İnsanlar bu kadar meşakkatin karşılığında bir karşılık bekler. Bu olmayınca bu iş ikincil bir ekonomik faaliyet olmaya başladı.”

GÜNDEM