21 Ağustos 2008

Komisyon sektöre kulak verdi:Sıra somut adımda

TBMM Zeytin ve Zeytinyağı Araştırma Komisyonu Nisan ayı içinde sektör temsilcilerini dinledi. Nisan ayı boyunca, Meclis Araştırma Komisyonuna, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Bahattin Bozkurt, Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat Genel Müdürlüğü Tarım Ürünleri Daire Başkanı Mustafa Sever, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli birer sunum yaptı. Ayrıca, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü de komisyona, sektörün sorunları ve bu sorunların giderilmesine yönelik bir rapor sundu.

GÜRELİ: “ZEYTİNYAĞI İHRACATIMIZ ÇÖKMÜŞ DURUMDA”

Ege İhracatçılar Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli, komisyona yaptığı sunumda, zeytin ve zeytinyağı ihracatındaki son durumu anlattı.
”Zeytinyağı ihracatımız çökmüş durumdadır” diyen Güreli, Türkiye’nin geçen sezon Ocak-Mart döneminde 86 milyon 796 bin YTL zeytinyağı ihracatı gerçekleştirmişken, bu yılın aynı döneminde bunun 34 milyon 421 bin YTL seviyesinde kaldığını belirtti. 2007 yılı Ocak-Mart döneminde 4 bin 368′i ambalajlı 20 bin 190 ton, 2008 yılı Ocak-Mart döneminde ise 2 bin 437’si ambalajlı 8 bin 111 ton
zeytinyağı ihracatı yapıldığını dile getiren Güreli, ham madde fiyatlarının yüksekliği ve döviz kurlarının düşüklüğünün üst üste gelmesiyle, Türkiye’nin dünya zeytinyağı piyasasında fiyat tutturamadığını ve az ihracat yaptığını söyledi. Ali Nedim Güreli, 2 Nisan tarihi itibariyle Türkiye’de sızma zeytinyağı fiyatının 5,070 YTL, muhtelif asit rafinajlık zeytinyağı fiyatının 4.049 YTL olduğunu ifade ederek, İspanya’da 4 Nisan itibariyle sızma zeytinyağının 2,584 avro, rafinajlık zeytinyağının ise 2,464 avro olduğunu bildirdi. Güreli, ”Diğer üretici ülkelerde zeytinyağı ihracat fiyatları ile bizim müstahsil satış fiyatının hemen hemen aynı olması, üreticinin elindeki yağı yüksek fiyat beklentisiyle bekletmesi, ancak elindeki stoktan mal satması, ihracatı olumsuz etkilemiş, ihracatçılarımızı rekabet edemez duruma getirmiştir” diye konuştu.

”ABD GİBİ ROMANYA VE BULGARİSTAN PAZARLARINI DA KAYBETMEYELİM”

Türkiye’nin siyah sofralık zeytinde ihracat pazarının yüzde 55′ini oluşturan Romanya ve Bulgaristan’da iri kalibre zeytine olan talebin arttığını belirten Güreli, şunları söyledi: ”Yunanistan, Mısır’da yetişen iri kalibre zeytini çok ucuza alarak işlemekte ve bu zeytini Romanya ve Bulgaristan’a ihraç ederek bu ülkelerin zeytin pazarlarını ele geçirmektedir. Bu yüzden de diğer bazı ürünlere de uygulanan dahilde işleme rejimi zeytinde de uygulansın, buna müsaade edilsin. Zeytin ithalatına izin verilsin, biz de Mısır’dan ucuz iri kalibre zeytini alalım, işleyerek ihraç edelim. Böylece de şu andaki pazarlarımızı kaybetmeyelim.” Ege İhracatçılar Birliği Başkanvekili Emin Demirci de Türkiye’nin zeytinde ABD pazarını kaybettiğini iddia ederek, önlem alınmazsa Romanya ve Bulgaristan pazarlarının da kaybedileceğini öne sürdü.

2015’DE 1.2 MİLYAR DOLARLIK ZEYTİNYAĞI İHRACATI

DTM Tarım Dairesi Başkanı Mustafa Sever ise Komisyona yaptığı sunumda 2015 yılında zeytinyağı ihracatı hedefini 1.2 milyar dolar olarak açıkladı. Sever, yaşanan ihracat düşüklüğüne rağmen 2015′de 1.2 milyar dolarlık zeytinyağı ihracatı yapmayı hedeflediklerini bildirdi. Sektördeki sorunlara ilişkin çözüm önerilerinde de bulunan Sever, sırıkla hasat gibi verim kaybına neden olabilecek uygulamalara son verilmesini, bu konuda üreticilerin bilinçlendirilmesini, destekleme prim miktarının artırılmasını, dış pazarlarda talep edilen yağlık zeytin çeşitleri ile iri kalibre sofralık zeytin çeşitlerinin dikiminin teşvik edilmesini istedi. Sever, zeytin ağacının ürün verdiği yıl ile vermediği yıl arasındaki farkı ortadan kaldırmak için depolama sisteminin yaygınlaştırılması, markalı ve kutulu zeytinyağı ihracatına verilen desteklerin artırılması gerektiğini de kaydetti. Bu sektördeki sorunlara çözüm bulmak amacıyla, ”Zeytin ve zeytinyağı tanıtım komitesi” oluşturulduğunu anımsatan Sever, komitenin, ABD ve Japonya gibi gelir düzeyi yüksek ülkeler ile Çin ve Hindistan’ı ihracat yapılabilecek ülkeler olarak belirlediğini kaydetti.

Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Kemal Ünal da yaptığı sunumunda, sektördeki sorunlar ve çözüm önerilerine değindi. Ege ve Akdeniz sahil şeridinde 100 milyona yakın yabani zeytin ağacının bulunduğunu belirten Ünal, bu ağaçların aşılanarak üretime kazandırılabileceğini söyledi. Ünal, meyilli arazilerde bulunan zeytinliklerde teraslama yapılarak toprağın ve suyun muhafazasının sağlanabileceğini, sık zeytinliklerdeki fazla zeytin ağaçlarının sökülerek verimliliğin artırılabileceğini ve yaşlanmış zeytin ağaçları yerine genç fidanların dikilebileceğini bildirdi.

KURAKLIK NEDENİYLE REKOLTEDE YÜZDE 20 DÜŞÜŞ…

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Bahattin Bozkurt, 2006-2007 üretim sezonunda 1 milyon 220 bin ton üretim beklendiğini, ancak rekoltenin kuraklık nedeniyle yüzde 20 oranında düştüğünü dile getirerek, ”Zeytinde 2007 yılı yok yılı sezonu olarak yaşanmıştır” dedi. Türkiye’nin ortalama zeytinyağı ihracatının 70 bin ton civarında olduğunu ifade eden Bozkurt, ”Zeytin üretiminde ülkemizin rakipleri İspanya, Yunanistan, Tunus ve Suriye’dir. Bu sektör, Türkiye’nin AB tarım sektörü içinde rekabet edebileceği ürünler arasında yer almaktadır” diye konuştu. Bahattin Bozkurt, ülkenin zeytin ve zeytinyağı üretiminde istenilen seviyeye ulaşması için tanıtım ve markalaşmanın yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayarak, fındıkta olduğu gibi zeytin ve zeytinyağı için de bir tanıtım grubu oluşturulmasını önerdi.

TÜRK ZEYTİNYAĞI İMAJI OLUŞTURULMALI

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü de, Komisyona, zeytin ve zeytinyağı sektörünün sorunları ve bu sorunların giderilmesine yönelik bir rapor sundu. Raporda, bu sektörde dünya pazarlarında sürekli söz sahibi olunması için üretimin artırılması ve üreticilerin, kolay temin edilen gemlik fidanı dışında fidan dikimine özendirilmesi gerektiği ifade edildi. Gübreleme ve ilaçlamanın yetersiz olduğu bu sektörde, analize dayalı teşvik edici önlemlerin alınması istendi. Kalite kayıplarının önlenmesi için modern stoklama tesislerine ihtiyaç bulunduğu ifade edilen raporda, zeytinyağlarının, azot korumalı paslanmaz çelik tanklarda korunması gerektiği vurgulandı. Raporda, İtalya ve İspanya’da ağaç başına verimin 45-50 kilogram, Türkiye’de ise bunun 1/3′ü olduğu belirtilerek, verimliliği artırıcı çalışmalara ağırlık verilmesi istendi.

TÜRK ZEYTİNYAĞI İMAJI OLUŞTURULMALI

Raporda, alınması gereken diğer önlemler şöyle sıralandı:

-Firesiz ve hızlı zeytin toplamak için mekanik hasat özendirilmeli.
-Markalı ve ambalajlı zeytinyağı ihracatının artırılması için teşviklere önem verilmeli. ‘Türk zeytinyağı imajı’ oluşturulmasına yönelik tanıtım çalışmaları desteklenmeli.
-Piyasa düzenli olarak takip edilmeli, tağşişli (karıştırma) yağ üretim ve satışı engellenmeli.
-İhracatın büyük bölümünün AB ülkelerine yapıldığı göz önüne alınarak, bu ülkelere vergi ödemeksizin zeytinyağı ihracatı yapılması sağlanmalı.
-Zeytinyağı üretilirken oluşan atık zeytin karasuyu, içerdiği organik kirlilik nedeniyle çevre kirlenmesine neden olmaktadır. Karasuyun
çevresel etkilerinin giderilmesi konusunda Ar-Ge çalışmaları teşvik edilmeli ve desteklenmeli.
-Karasuyun çevresel etkilerinin giderilerek tarıma organik gübre olarak geri dönüşümünü sağlayacak tedbirler alınmalı.
-İç tüketimi artırıcı tanıtım faaliyetleri geliştirilmeli.
-Yağlık zeytinlerin uygun kaplarda taşınması, zamanında sıkılması ve sıkım sonrasında kaliteli depolarda saklanması sağlanarak kalite
kayıpları önlenmeli.
-AB’nin Tunus, Cezayir, Fas ve Lübnan’a sağladığı avantajlar Türkiye’ye de sağlanmalı.

Sayı 11-12