20 Aralık 2008

Çetin bu gücü kimden alıyor

Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Çetin, konuşmacı olduğu “Zeytin ve zeytinyağı” konulu sempozyumda kendisine yazılı olarak sorular yönelten Tariş ortağı ve üretici Ünal Irkdaş’ı azarladı.

Sektörde sürekli olarak uzlaşı ikliminden bahsedilmesine rağmen, bu temenniler romantik birer söylem olmaktan ileri gidemiyor. Bunun son örneği de Aliağa’nın zeytini ile ünlü balıkçı ve tatil kasabası Yeni Şakran’da yaşandı.

3’üncü Yeni Şakran Zeytin ve Deniz Festivali kapsamında düzenlenen sempozyuma, Cahit Çetin’in zeytin üreticisi Ünal Irkdaş’ı azarlaması damgasını vurdu. Sektörde artık neredeyse her platformda yaşanan kısır kavgalar sektörün düştüğü seviyeyi gözler önüne seriyor.

Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Çetin’in yanı sıra Yenişakran Belediye Başkanı Zeki Şen, Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Başkanı Dr. Mustafa Tan, UZZK Yönetim Kurulu üyesi Murat Narin’in de konuşmacı olarak katıldıkları etkinlikte dinleyicilerden soruları yazılı olarak alındı.

“ZEYTİN AĞACI’NIN VAKUR DURUŞUNDAN” ESER YOK!

Sektör içerisinde sürekli olarak zeytin ağacının vakur duruşundan söz ediledursun, sorulan 1-2 basit soruya oluşan tahammülsüzlük bu sözlerin ne kadar havada kaldığının da bir göstergesi durumunda. Gelelim bize “mahalle kavgası” başlığını attıran olaya…

Yeni Şakranlı, Tariş ortağı ve zeytin üreticisi olan Ünal Irkdaş’ın ağzından konunun özetini nakledelim:

“Belediye Başkanımız Zeki Şen sempozyumun açılış konuşmasında zeytin üreticilerinin az sayıdaki katılımından sitem etti. Kanaatimce üreticinin rağbet göstermeme sebebi, son iki yıldır hemen hemen hiç yok denecek kadar az üründen sonra bu yıl yöremizde güzel ve bereketli bir ürün beklentisine rağmen, üretici karamsardı. Çünkü akaryakıt, gübre, hasad maliyetleri gibi girdilerin çok aşırı artmasına rağmen, zeytinyağı fiyatları yerinde sayıyordu. Sektörde piyasa yapıcılar arasında uyum yok, çekişme ve itham vardı. Üretici önünü göremediği için karamsardı. Mahsul bereketine dahi sevinemiyordu. Konuşmacılar genelde zeytin ve zeytinyağı konusundan çok, özellikle siyasi içerikli sanki seçim adayları gibi konuşmalar yaptılar. Tabii ki bu üreticinin beklentilerini hiçbir şekilde karşılamadı.

Belediye Başkanımızdan sonra oturum başkanı Özgür Hancıoğlu özetle; tarım politikalarımızın yanlışlıklarına vurgu yaparak, tarımsal kredi veren yabancı sahipli bankalara dikkat edilmesine, IMF ilişkilerimize, ithalat ve ihracat dengesizliğine dayalı dış ticaret açıklarımıza değinen güzel ve duygusal bir konuşma yaptı, ve sözü Cahit Çetin’e verdi.

“DIŞ GÜÇLERLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDE OYUNLAR DÜZENLENİYOR”

Sayın Çetin konuşmasında özetle; çok çeşitli ürünler ürettiklerini, bunları yurtdışında tanıttıklarını, zeytin üreticisine daima sahip çıktıklarını ve çıkacaklarını açıkladı. Daha sonra tüccarları ve ihracatçıları kastederek, zeytinyağı üzerine dış güçlerle işbirliği içinde oyunlar düzenlendiğini, DİR talepleri ile ihracatçının üreticinin geleceğine ipotek koymak istendiğinden bahsetti. Pamuk, tütün gibi ürünlerden sonra zeytininde bitirilmek istendiğini anlattı. Tariş’in bu oyunları bozacağını ve çok güçlü olduğunu belirtti, üreticinin aynen geçmişte olduğu gibi yağını Tariş’e teslim etmesini istedi. Orada konuşma fırsatı olmayan tüccarlar ve ihracatçılar hakkında söylediklerini tasvip etmediğim halde sabırla dinledim.

Oturum başkanına soru sorabilir miyiz dediğimde, birinci tur sonunda soruları yazılı alacağını ve izleyicilere söz vermeyeceğini belirttiği için, tur sonunda Sn. Cahit Çetin’e yazılı olarak şunları sordum;

1. Seksen çeşit şişede yağ ürettik, ABD-Şikago’da, Kanada-Toronto’da, 1,5 milyon nüfuslu bir Afrika adasında, İngiltere Kraliçesi’nin alışveriş ettiği Londra’daki Harrods mağazasında ürün sergileyeceğinize, Türkiye’nin 82 vilayetinde bayilikler verip süper marketlerde veya Bakkal Ahmet/ Mehmet’lerin dükkanın da ürünümüzü halkımıza makul fiyatlara satmaya çalışsaydınız daha iyi olmaz mıydı?

2. Geçmişte üreticiden 30-40 bin ton yağ alırdınız, acaba 2007-2008 sezonunda Tariş olarak toplam ve benim üyesi olduğum Zeytindağ Kooperatifinde ne kadar yağ teslim aldınız?

3. 2000 yılında Tariş’in bütün borçları silindi ve takriben 7 yıl sonra borcunuzun 100 milyon YTL olduğu söyleniyor. Sadece 2007 yılında 25 milyon bilanço zararı açıkladınız, yılda 250 işgününe bölersek 100 bin YTL ortalama günlük zararınız. Bu başarılı bir yönetimin icraatı mıdır?

4.Tariş kooperatif olduğu için vergi muafiyeti avantajına sahip olduğu halde Ta-Ze AŞ’yi (yasal vergi mükellefi) kurdunuz ve Tariş 25 milyon lira zarar ederken Ta-Ze 27 bin lira kar açıkladı. Bu nasıl oluyor ve kar ortaklara dağıtılıyor mu?”

“CAHİT ÇETİN, BANA BAS BAS BAĞIRDI”

28 Bin ortaklı Tariş’e Irkdaş’ın yönelttiği sorular bunlardı. Sorular aslında, Tariş denilince beklide ilk akla gelebilecek sorular olmasına rağmen Irkdaş’ın aldığı tepki “akla hemen gelecek” bir tepli olmamış. Buyurun Çetin’in tepkisini yine Irkdaş’tan dinleyelim:

“Sorulardan sonra, ne oldu biliyor musunuz? Sanki kıyamet koptu! Soruları kimin gönderdiğini sorunca Tariş ortağı olarak kendimi tanıttım ve aldığım cevap ve tavır şu oldu;

Büyük bir hışımla titreyerek masadan ayağa kalktı, parmağını tehditkâr bir şekilde sallayarak ve bas bas bağırarak bana “Sen yabancı firma (adını vermeye gerek duymuyorum) temsilcisisin, bana bu soruları sormaya hakkın yok. Bunlar genel kurulda sorulacak sorular, burada değil. Kim demiş 100 milyon borç diye hepsi yalan. Bugüne kadar dostumdun artık değilsin” dedi.”

PROVAKATÖRLÜKLE SUÇLANDIM!

Yeni Şakran Belediye Başkanı Zeki Şen’in kendisini sempozyuma soru sorması için kendisinin davet ettiğini, yaşananlardan sonrada provokatörlükle suçladığını iddaa eden Irkdaş 28 bin ortaklı bir birlik böylemi yönetilmeli diye soruyor…

SINDIR; “YERİ ORASI DEĞİLDİ, ÜNAL BEY’İN AMACINI ANLAMADIM”

İnternet üzerinden bir açıklama yapan ZMO İzmir Şubesi Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, Irkdaş’ın soruları ile neyi amaçladığını anlamadığını ifade ederek, “Böylesi bir ortama pek de uygun olmayan, yeri ve zamanı bu panel olmaması gereken, genel kurullarda üyeler arasında tartışılması gereken konular her nedense bu panele taşınmaya çalışılmıştır. Bu da pek şık bir davranış olmamıştır maalesef. Bu nedenle Ünal beyin bu soruları ile neyi amaçladığını da pek anlayabilmiş değilim” diye açıklamada bulundu.

Söz konusu sempozyumda, gerginlik yaratan ve sorun çıkaranın Cahit Çetin olmadığını savunan Sındır, “Tam tersine böylesi gergin bir atmosferin oluşacağını bilerek hangi amaçla olduğunu anlayamadığım söz konusu soruları yöneltendir” diyerek gerginliğe sebep olan kişi olarak Ünal Irkdaş’ı işaret etti. Sındır, “Keşke Ünal Bey, Tariş’in Genel Kurulu’na yöneltilmesi gereken sorularını bu platforma taşımamış olsaydı” diye açıklamasını bitirdi.

İÇİMİZDE HAİN Mİ VAR?

Sektördeki kısır tartışmaların, kavgaların vardığı nokta bu. Ana teması zeytin ve zeytinyağı olan bir festival de bile sektör ayaklar altına alınıyor. Amacımız onun ya da bunun borazanlığını yapmak değil. Amacımız kısır tartışmalar içerisinde taraftar olmak da değil.

Suçlamalar havalarda uçuşuyor, sektörümüzün çok değerli temsilcileri birbirlerini “DIŞ GÜÇLERLE İŞBİRLİĞİ YAPMAKLA” suçluyor. Hangi dış güçler belli değil, adı konulmuyor. Beylik laflar havalarda uçuşuyor, akılcı söylemlerden ise neredeyse kaçınılır oldu. Üretici baskı altına alınmak isteniyor deniliyor. Bu gidişle üreticide bir dış güç paranoyası ortaya çıkarsa hiçbirimiz şaşırmayalım.

Haber amaçlı olarak ziyaret ettiğimiz genç bir arkadaşımız bize, “Sizin aracılığımızla sektörde ki ‘BÜYÜKLERE’ sormak istiyorum. Bu kadar ağırlığı olan zeytinyağı konusunu niye bu kadar yerlere düşürüyorlar” demişti. Biz buradan soralım, cevabını bilen varsa yazsın bizde duyuralım.

Bu kavgalarla sektörün nereye varacağını zaman gösterecek. Bakalım “Zeytin Ağacının dik, esnek ve vakur duruşunun ete kemiğe bürünmüş halini de görebilecek miyiz?

Gölge Adam