Sektör toplantısı UZZK tartışmasına dönüştü
Zeytin ve zeytinyağı ile diğer bitkisel yağların üretiminde ve ticaretinde yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi(TBMM) Araştırma Komisyonu’nun Ege Bölgesi inceleme gezisi kapsamında, İzmir Ticaret Borsasında (İTB) düzenlenen sektör toplantısına, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) tartışması damgasını vurdu.
Geniş katılım olduğu gözlenen ve prina yağı, zeytin karasuyu, prim konusu, dahilde işleme rejimi (DİR), birliklerin sorunları, tağşiş, tanıtım faaliyetleri gibi sektörün başlıca sorunlarının ele alındığı toplantıda, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Başkanı Ali Nedim Güreli, UZZK Yönetim Kurulu üyesi Murat Narin ve toplantıda UZZK’yı temsilen bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır arasında zaman zaman UZZK’ya üyelik ve UZZK yönetmeliği konularında tartışma yaşandı. EZZİB Başkanı Ali Nedim Güreli, Murat Narin’in “Ağzından çıkanın farkında olmayanlar var” sözlerine tepki göstererek Toplantı Başkanı Seyfi Özışık’ın kapanış konuşmasını beklemeden salondan ayrıldı. Narin’in toplantı sonunda “Tarım Bakanlığı’na bilmem ne yapıyor diyorlar… Sabretmeyi öğrenecekler.” sözleri şaşkınlık yarattı.
SEKTÖR POLİTİKALARI UZZK ÇATISI ALTINDA BELİRLENSİN
Sektör toplantısının açılış konuşmasını yapan İTB Başkanı Ayhan Baran sektörün en önemli başarısının sektörü tek çatı altında toplayan UZZK’nın kurulması olduğunu söyledi. Baran, Türkiye’nin Dünya’da hak ettiği konuma gelebilmesi için UZZK’nın desteklenmesini ve sektörün politikalarının UZZK’nın çatısı altında konsensus sağlanarak oluşturulması gerektiğini de ifade ederek, Konsey’in mali anlamda da gerekli güce sahip olması için gerekli düzenlemelerin yapılmasının ve Uluslararası Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’ne (UZK) üye olunmasının gerektiğini savundu. Baran, “Zeytinyağı tarihimizin en büyük zenginliklerinden biridir. Ülkemiz insanının bu hazineden yeterince faydalanamıyor olması en büyük eksikliğimizdir. Ülke içi tüketimi arttırmak en az ihracat kadar önem taşımaktadır.” dedi.
SEKTÖRÜN TEK ÇATI HALİNDE BİRARAYA GELDİĞİNE İNANMIYORUM
Komisyon Başkanı Edip Uğur, TBMM’nin zeytin ve zeytinyağındaki sorunların çözümüne yönelik olarak 2. kez bölge milletvekillerinin girişimleriyle bir komisyon oluşturduğunu hatırlatarak, bu komisyonun hazırladığı raporun seçimler nedeniyle Meclis Genel Kurulu’nda görüşülemediğini söyledi. Uğur İTB Başkanı Baran’ın söylediği, “sektör tek çatı halinde bir araya geldi” şeklindeki sözlerine inanmadığını söyledi. Uğur, “Komisyon çalışmalarında gördük ki, ihracatçının sorunları var, üreticinin sorunları var, sanayicinin sorunları var ve herkes birbiriyle meşgul oluyor herkes birbirini kötülüyor. O nedenle ben sektörün tek çatısı altında bir araya geldiğine inanmıyorum. Biz belli bir mutabakata varmadan bu sektörü kalkındıramayız.” dedi.
Toplantıda söz alan Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Naci Algan, şimdiye kadar hükümetlerin, dışarıdan yağ alırız Türkiye’nin yağ acığını kapatırız anlayışı içinde olduklarını söyleyerek, şimdi artan yağ fiyatlarıyla bunun mümkün olmadığını savundu. Algan’ın Kanola yağı kimyasal açıdan zeytinyağından daha değerli, açıklaması toplantıya katılan bazı sektör temsilcilerinin tepkisine neden oldu. Algan, “Böyle zeytinyağına saplanıp kalırsak işin içinden çıkamayız. Türkiye bitkisel yağ açığında muazzam bir uçuruma doğru gitmektedir. Pahalı da olsa bir şeyi kandi ülkemizde mi üreteceğiz, yoksa ucuz diye dışarıdan mı alacağız? Buna karar vereceğiz. Yetişen iki yag bitkisinden Kanola kimyasal yapısı itibariyle zeytinyağından dahi üstündür. Ama zeytinyağı bizim vatanımızın bitkisidir. Kanola yağında yüzde 7 doymuşluk vardır. Ayçiçeği zeytinyağında yüzde 15’dir. Ben evde hanımıma bile zorla kabul ettirdim. Bu bitkiyi devreye sokmamız lazım.” şeklinde konuştu. Algan’ın konuşmasına CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin, hiçbir nebati yağ zeytinyağının yerini tutamaz, diyerek tepki gösterdi.
UZZK TARTIŞMASI YAŞANDI
Prof Dr. Kamil Okyay Sındır, Dahilde İşleme Rejimine karşı olduklarını, bu kapsamda ithalata gerek olmadığını ifade ederek, UZZK’nın sektör için var olduğunu söyledi ve sektörü UZZK’ya üye destek olmaya davet etti. Sındır, UZZK’ya katılımın artarak devam ettiğini söyledi. Sındır’ın konuşmasının bitiminde EZZİB Başkanı Güreli’nin yönelttiği soru üzerine ilginç bir diyalog yaşandı. Güreli Sınsır’a, “UZZK herkesi üye yapıyor mu. Ve ya zeytin ve zeytinyağından geçinen insan size üye olurken, sizin Yönetim Kurulu hemen üye olarak kabul ediyor mu?” diye sordu. Soru üzerine Sındır, reddetme yetkilerinin olduğunu fakat şimdiye kadar geri çevirdikleri kimse olmadığını söyledi. Kamil Okyay Sındır, örnek vererek, sektöre zarar veren bir firmanın üyelik başvurusunu kabul etmeyeceklerini söyledi. Sındır da Güreli’ye EZZİB olarak niçin UZZK’ya üye olmadıklarını sordu. UZZK’nın dernekler kanununa tabi olmadığını hatırlatan Güreli, “Neden üye olmadığımızı anlatayım. UZZK dernekler ve ya Odalar Birliği Kanununa da tabi değilsiniz. Mesela dernekler kanununda kayıtlı üyelerin yarıdan bir fazlası isterse genel kurul olur. Mesela size kaydolsa 500 kişi genel kurula götürebilir mi UZZK’yı. Belli değil? Çünkü dernekler kanununa tabi değilsiniz.” diye konuştu.
ZEYTİN AĞACI DERGİSİNE AÇIKLAMIŞLARDI
Sektörde, UZZK üzerinde yaşanan tartışmanın sebeplerini, ayrıntılarını yine birinci ağızlar UZZK başkanı Mustafa Tan ve EZZİB Başkanı Ali Nedim Güreli Zeytin Ağacı Dergisi’ne verdikleri röportajlarla anlatmışlardı. UZZK’nın EZZİB’e üyelik daveti ve EZZİB’in üyelik sürecinde yaşanan sıkıntılara dair görüşleri bu röportajlarda ayrıntılı olarak yer almıştı.
KANUNLA KONSENSUS SAĞLAMAYA ÇALIŞMAK HAMASETTEN BAŞKA BİRŞEY DEĞİL
EZZİB Başkanı Güreli, sektör sorunlarını daha önce komisyona anlattıklarını, komisyon üyesi milletvekillerinin zaten konunun yabancısı olmadıklarını ve bu sorunları defaatle dile getirmeye gerek olmadığını belirterek, Dünya’nın neresinde olunursa olunsun, kanunla uzlaşı sağlamaya çalışmanın hamasetten başka bir şey olmayacağını anlattı. Güreli, “Bu sektörde ve ya Dünya’nın neresinde olursa olsun farklı fikirlerden enerji doğacağına, bunun aslında çok kötü bir şey olmadığına inanan bir insanım. Arkadaşlarımda bunlara inanıyor. Tüm sektörün aynı şeyi düşündüğü konular vardır. UZK’ya girme konusunda farklı düşünen birini tanımıyorum. Sadece UZK’ya girme noktasında karar mercii farklı düşünüyordur. Ve ya kendine göre sakıncası vardır.” dedi.
Çiftçiye Avrupa Birliği’nin verdiği primi vermeleri halinde sorun kalmayacağının da altını çizen Güreli, prim sorunu ortadan kalktığında herkesin kar eder ve sektörü geliştirir halde olacağını sözlerin ekledi. Güreli, “Yani prim de sektörün konsensus sağladığı bir konudur. Ayrıca karasu konusunda biz de aynı şeyleri düşünüyoruz. Yani bir fabrikanın toplam değeri kadar arıtma tesisi yap diye bir mecburiyet getirip, AB’nin verdiği gibi bir teşvik ve ya hibe veremiyorsanız zaten uygulanmayacaktı bu kanun. Uygulanmıyor da. Yargılanıyor arkadaşlarımız. Fakat DİR konusunda biz farklı düşünebiliriz. Çatı birliğinden bahsedildi. Ben sivil insiyatife inanan bir insanım. İhtacatçı Birlikleri, Odalar Birliği, Borsa, Sanayi Odaları hiçbiri yüzde yüz sivil değil. Kanun gereği bunlara üye olunmadan ticaret yapılmaz. Üst çatı örgütünün de sivil olması için, Tarım Bakanlığı’nın koyduğu bir kararnameyle, “Ben bir üst çatı örgütü kurdum, sorunlar bitti.” demekle sorunlar bitmez. Siz prim vermiyorsanız çiftçinin sorunu bitmez. Siz sektördeki sorunları halletmiyorsanız, çıkardığınız bir karanameyle üst örgüt kurdum demekle bunlar halolmaz. Ben Devletin müdahil olup da sektörde uyum sağlamasına inanmıyorum. Ben böyle kararnameyle vesaireyle sağlanacak konsensusların sadece hameset olduğuna inanıyorum. Bizim çocuklau dönemlerimizde Türk Devletinin politikası ithal ikamesine dayanan sanayileşmeydi. Şimdi bu politikalar değişiyor. Dünya artık globalizme gidiyorsa, biz bu şartlara ayak uydurmak zorundayız.” diye konuştu.












Söz sizin