Türkiye zeytinciliğinde olumlu gelişmeler
Ön Bilgi: “Zeytincilik ile ilgili olarak; 22. Dönem Hükümeti görev süresinde dört ay süren bir çalışma sonunda (14.02.2006 -14.05.2006) “Zeytin ve Zeytinyağı ile Diğer Bitkisel Yağların Üretimindeki Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu” tarafından bir rapor hazırlanmıştır. Bu raporun TBMM Genel Kurul’unda gündeme gelememesi nedeniyle 23. Dönem Hükümeti görev süresinde yine dört ay süren (11.03.2008 -11.07.2008), “Zeytin ve Zeytinyağı İle Diğer Bitkisel Yağların Üretiminde ve Ticaretinde Yaşanan Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu” adı altında yeni bir çalışma başlatılmış ve rapor tekrar hazırlanmıştır. ”
Türkiye zeytinciliği için şans olduğunu düşündüğüm bu iki çalışmayı “Türkiye Zeytinciliğinde Olumlu Gelişmeler” olarak tanımlamak istiyorum.
Her iki çalışma içerisinde de uzman olarak görev alan biri olarak, TBMM nezdinde her iki komisyonun da kurulması ve çalışmasını sağlayan Sayın Milletvekillerine, raporun yazılı metne dönüştürülmesinde emeği geçen konu uzmanlarına dahası da bu çalışmayı bilgi, birikim ve tecrübeleri ile destekleyen zeytin üreticilerine, sanayicilerine ve ihracatçılarına “Türkiye Zeytinciliği” adına teşekkür etmek isterim.
Zeytin ağacının kutsallığı, Akdeniz havzasında yaşamış ve yaşayan tüm insanlar tarafından kabul edilmiş bir gerçektir. Bu bilinçle, dünyada zeytin ve zeytinyağı üreten ve ticaretini yapan birçok ülke her geçen yıl zeytinciliğe daha çok önem vermektedirler. Nitekim Avrupa Birliği’nin Akdeniz’e kıyısı olan önemli üretici ülkeleri, zeytini Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikaları içerisinde, Türkiye, Tunus, Fas, Cezayir, Suriye vb Akdeniz ülkeleri ile dünya zeytinciliğinde yeni yer alan Avusturalya, Arjantin, ABD, Brezilya, Peru vb ülkeler ise ulusal tarım politikaları içerisinde değerlendirmektedirler.
Zeytincilik önce Osmanlı İmparatorluğu’nda, daha sonra Türkiye Cumhuriyeti’nde –göz ardı edildiği bazı yıllar dışında– genelde desteklenen tarım ürünlerinden biri olmuştur. İlk kez 1966 yılında desteklenmeye başlanılan zeytincilik, 2001 yılı sonrasında Türkiye’de uygulanmaya başlanan yeni tarım politikaları içerisinde de yerini almıştır.
Zeytinciliğin anavatanı olan ülkemizde elbette önemli sorunları vardır. Bu sorunların geçici ve günü kurtarmak adına alınan önlemlerle ve kısa vadede çözümlenmesini beklemek mümkün değildir. Çünkü sorunların çoğu yapısaldır ve yetiştiricilikten, teknolojiye, tüketime ve ihracata kadar uzanan geniş bir alanı kapsamaktadır.
Bu bağlamda zeytincilik politikalarını gerektiğinde eleştiren biri olarak zeytinciliğin TBMM’de, 22. ve 23. Dönem hükümetlerinde iki kez dikkate alınarak komisyon çalışmalarında yer verilmesini çok anlamlı buluyorum. Bundan sonra yapılması gereken zeytincilik sorunları ve çözüm önerilerine net bir şekilde yer verilerek hazırlanan bu son raporun TBMM Genel Kurulu’nda gündeme getirilerek yasalarla desteklenmesi olacaktır. Aksi takdirde bu rapor kütüphanelerde yer almanın dışında başta zeytin üreticileri olmak üzere sanayici, ihracatçı vb sektör bileşenlerini umutsuzluğa sürüklemekten başka bir işe yaramayacaktır.
“Zeytin ve Zeytinyağı İle Diğer Bitkisel Yağların Üretiminde ve Ticaretinde Yaşanan Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu”
Komisyonun çalışmalarını dört bölümde değerlendirmek mümkündür.
TBMM’de yapılan 22 toplantıda; Tarım ve Köyişleri Bakanlığı (TÜGEM, KKGM, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü), Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, UZZK, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçı Birlikleri, Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı, Tariş, Marmarabirlik, Güneydoğu Birlik ile çeşitli Üniversitelerde görevli zeytincilik konusunda çalışan uzman ve yetkililerinin sunumları dinlenmiştir.
Zeytinciliğin yoğun olarak yapıldığı Ege, Marmara ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde zeytin üreticileri, sanayiciler vb. ile görüşülerek, incelemeler yapılmıştır.
17 Nisan 2008 tarihinde İstanbul’da yapılan Avrasya Zeytin, Zeytinyağı ve Prosesleri Fuarı (ANOTOLIVE)” ve 28 Mayıs 2008 tarihinde İzmir’de yapılan VINOLIVE fuarları açılışlarına Komisyon Milletvekilleri ve uzmanları ile katılım sağlanmıştır.
Rapor yazımında yararlanmak üzere ilgili özel ve kamu, kişi, kurum ve kuruluşlarından yazılı belgeler ve bilgiler temin edilmiştir.
Sonuçta; tüm bu sunum, inceleme, görüşme ve belgelerden elde edilen bilgiler komisyonda görevli uzmanlar tarafından rapor haline getirilmiştir.
Yapılan komisyon çalışmasında zeytinciliğin tarımın genel sorunlarına paralel sorunları dışında bölgelerde öncelikli sorunlarının da olduğu dikkati çeken bir husus olmuştur. Bu nedenle raporda; genel zeytincilik, sofralık zeytin, zeytinyağı, pirina ve pirina yağı ile karasu konuları ayrı ayrı detaylandırılarak anlatılmış, söz konusu alt başlıklarda sorunlar ve çözüm mümkün olan önerilere yer verilmiştir.
TBMM’nin 2008 yeni yasama yılı ile birlikte Genel Kurul’da okunduktan sonra kamuoyu ile paylaşılması beklenilen raporda ana konular aşağıdaki gibidir:
Genel Zeytincilik
Araştırma -Geliştirme, Planlama ve Eğitim
Gen ve Islah Çalışmaları
Yetiştiricilik
Zeytincilikle İlişkili Bazı Kanunlar (3573, 4086, 6831 ve 4342 sayılı kanunlar)
Coğrafi İşaret Uygulaması
Kontrol, Denetim ve Laboratuvarlar
Lisanslı Depoculuk Sisteminin ve Ürün İhtisas Borsalarının
GAP ve Zeytincilik
Özel Depolama Yardımı Sistemi
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi
Uluslararası Zeytin Konseyi
Kooperatif ve Birlikler
Zeytinyağı-Sofralık Zeytin ve Yan Ürünler
Taklit ve Tağşiş
Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Tüketimi
Zeytinyağında Kalite Kayıpları
Zeytinyağında Butik Üretim ve Markalı İhracat
AB’nin İkili Anlaşmalarla Sağladığı Tavizler
Zeytinyağında Destekleme Uygulamaları
Sofralık Zeytin İşletmelerinde Mevcut Alt Yapı
Sofralık Zeytin Sürdürülebilir Üretim, Depolama ve Pazarlama
Sofralık Zeytinde Prim Ödemesi
Pirina ve Pirina Yağı
Karasu










Söz sizin