Yiyeceksen, zeytinyağlı olsun!
Tatil günü canınızı sıkmak istemem.
En iyisi, bugün biraz bencillik yaparak, kendimden söz edeyim.
Ankaralı Medyum Bahar, “Canım çok sıkılıyor?” deyince, onu “Gel seni evin gibi rahat edeceğin bir yere; Best Western Hotel Konak’a götüreyim!” dedim.
Sonra ilave ettim; “Seni Didem Dirik ve Pınar Erdil Hanımlarla tanıştırayım!”
Yaklaşık 3 hafta önce, dünyanın en önemli otel zincirlerinden olan Best Western’in müfettişleri ansızın İzmir’e geldiler ve bu otelimizi bir hafta süreyle teftiş ettiler.
Sonuçta; “Hotel Konak” sınıf atladı ve “Plus” unvanını aldı.
Bu da İzmir otelciliği için önemli bir aşama…
Best Western Plus Hotel Konak’ın Genel Müdürü Didem Dirik, “Yılbaşı Hazırlıklarını” denetliyordu…
Yani işin başında idi…
Satış- Pazarlama uzmanı Pınar Erdil ise “rezervasyonlar” için telefondan başını kaldıramıyordu.
İlgiyi merak ettim ve “Roof 2012- Yılbaşı Balosu” programına bir göz attım…
Türkiye’de en çok izlenen ses yarışması finalistleri Dicle Olcay ile Zeynep Türköz , Orkestra Long Play eşliğinde muhteşem performanslarıyla Best Western Plus’un Yılbaşı Balou’nu renklendireceklerdi.
Yeni yıl menüsünü inceleyince, “Acaba İstanbul seyahatimi iptal mi etsem!” diye aklımdan geçirdim.
Önce bu nefis listeyi sizinle paylaşmayı düşündüm, sonra, “hamileler falan okur, sonra kendimi suçlu hissederim” diye düşündüm.
“Ne yapayım?” derken, aklıma emekli Rektör Prof. Dr. M. Şerafettin Canda’nın elektronik postası geldi.
Dolaylı yönden de olsa sadece Best Western Plus Hotel Konak’ın Genel Müdürü Didem Dirik ile “tatlı sesli cici kız” Pınar Erdil’in altlarında kalmamak için onu okuyup, hava atmak istedim.
Bakın değerli bilim adamımız Prof. Dr. M.Şerafettin Canda elektronik postasında ne diyor?
Sayın Yaşar Eyice,
“Sağlıkta hata ve politika olmaz” (22 Aralık 2011 perşembe) günlü yazınızı Gazetem Ege’de okudum.
Her zamanki nezaketiniz, olumlu-eleştirel, yapıcı bakışınızla topluma örnek tutumunuz ve ışık tuttuğunuz için Size çok teşekkür ediyorum.
Kuruluşundan bu yana (1 Mart 1978) DEÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri, DEÜ Hastanesi Doktorları, Personeli ile DEÜ Rektörlüğü İzmir’e, Ege’ye, Türkiye’ye ve halkımıza canla başla yıllardır her koşulda hizmet etmektedir.
Son zamanlarda gördüğüm kadarı ile Hastanemizin hasta potansiyeli oldukça artmıştır.
Yönetim bunun da önlemini alacağına inanıyorum. DEÜ’nin Tıp Fakültesinin ve Hastanemizin gerek doktorları gerekse personeli büyük özveri ile çalışarak üzerlerine düşen görevi en iyi biçimde yerine getirmek için “mesai” düşüncesi taşımadan çalışmasını sürdürmektedir. Bunun için kendilerine ne kadar teşekkür etsek azdır.
Selamlar, Saygılar.
M.Ş.CANDA
Sizin de dikkatinizi çekti mi bilmiyorum, emekli rektörümüz mektubunda, yaşamda çok az insana nasip olacak sıfatlarından hiçbirini kullanmamıştı.
Yalın…
Sade…
İşte eli öpülesi insanımız böyle insanlar.
Ve de Dokuz Eylül Üniversitesi’nin bugünkü başarılı Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün, anımsadığım kadarıyla bir süre önce “vefa örneği” göstererek “M.Ş. Canda” imzasını kullanan meslektaşına törenle bir şilt vermişti.
ZEYTİNYAĞLI YEMEKLER
Sağlığım nedeniyle, “Karşıyakalı Sarışın” ya da Hürrem Sultan’a hep, “Ben Zeytinyağlı yemekleri terci ediyorum, siz de mutlaka zeytinyağlı yiyin” diyorum.
Doktorum, Kardiyolog Prof. Dr. Dayimi Kaya da geçenlerde, bir belediye başkanımızı muayene ederken, benim gibi ona da “Zeytinyağlı yemekleri tercih et!” diyordu.
Yani zeytinyağı sağlığımız için o kadar önemli…
Bu arada “Zeytin Ağacı” Dergisi’nden Hüsamettin Berber, Almanya’da yaşayan emekli Öğretmen Ayşe Aktül-Schäfer’ın “Zeytini Kuşlar Diker” isimli kitabından söz etti.
Ayşe Aktül-Schäfer’ın bu kitabının “Türk Zeytinini” tanıtacağını anlattı.
Ayşe Aktül-Schäfer’ın “Zeytini Kuşlar Diker” isimli eseriyle “zeytin ve zeytinyağı” konulu kitaplara bir yenisi daha eklenmiş oldu.
Almanya’da yaşayan emekli öğretmen Ayşe Aktül-Schäfer’ın “Zeytini kuşlar diker” isimli kitabı bu kültüre ilgi duyan okurların raflarında yerini alacak…
1960 Kütahya doğumlu yazar kitabında, zeytinle ilgili birbirinden ilginç bilgileri okurlara aktarıyor.
Konunun uzmanlarıyla birlikte hazırlanan kitap, birçoğu ilk defa yayınlanan fotoğraflar ve çizimlerle zenginleştirilerek hazırlanmış olmasıyla dikkat çekiyor.
192 sayfa yayınlanan Remzi Kitabevi’nin dağıtımını yaptığı kitabın arka kapağında Mutfak kültürü alanında ün yapmış Tijen İnaltong ve Artun Ünsal’ın sunuşları yer alıyor.
Kitabın Almanya’da Türk zeytin-zeytinyağının tanıtımına katkı yapacağına inandığını anlatan yazar Ayşe Aktül-Schäfer, “Zeytini Kuşlar Diker, aynı zamanda zeytinle ilgili önemli bir kaynak ve başvuru kitabıdır” yorumunu yapıyor.
Bu “zeytin ve zeytinyağı dostu Ayşe Aktüel kimdir?” diye merak ettim; Türkiye’de liseyi bitirdikten sonra, Almanya’nın Wuppertal Üniversitesi’nde Alman Dili ve Edebiyatı bölümünde öğrenim gördüğünü öğrendim.
Alman Kültür ve Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmen olarak atanmadan önce, çeşitli gazete, radyo ve televizyonlarda muhabirlik de yapmış.
Anadolu kültürüyle ilgili bir radyo dizisi hazırlamak için gittiği Ege’nin sevimli bir dağ köyünde bakımsız kalmış bir zeytinlik satın almış.
Ve yılın bir bölümünü ailesiyle birlikte zeytinliğindeki evinde geçiriyor.
İşin güzel tarafı; 2000 yılında eşiyle birlikte Köln’de Türkiye’nin zeytin kültürünü ve zeytinyağlarını tanıtım amaçlı Olea Organica adında bir şirket kurması.
İlköğretim okullarında zeytinle ilgili projeler yapması.
Ve de, Almanya’nın tanınmış bağ bölgelerinden Mosel ve Rheinland-Pfalz bölgelerinde bağcılık yapan Alman arkadaşlarıyla birlikte, Türkiye’den getirdiği fidanlarla küçük zeytinlikleri yaşama geçirmesi…










Söz sizin