18 Haziran 2008

Zeytin yaprağının bilinmeyenleri

Yazar: Gözde Türköz
Zeytin, ülkemizin önemli bir varlığıdır. Dünyada İspanya, İtalya, Yunanistan, Türkiye, Tunus, Portekiz ve Fas’ın öncelikli önemli zeytin üreticisi ülkeler olarak yer aldığı görülmektedir. Dünya zeytin üretici ülkeleri arasında; sofralık zeytin üretiminde ülkemiz İspanya’dan sonra 2. sırada yer alır. Zeytinyağı üretiminde ise Tablo.1 ve Şekil.1’de görüldüğü üzere İspanya, İtalya, Yunanistan ve Tunus’tan sonra ülkemiz 5. sırada yer almaktadır. Zeytin ve zeytin ürünlerinin sağlık üzerine oldukça fazla olumlu etkileri bulunmaktadır. Özellikle zeytin ve zeytinyağı α-tokoferol ve koruyucu anti-okside edici etkiyi sinerjistik olarak kuvvetlendiren fenolik maddeler kompleksi sayesinde yüksek bir anti-okside edici kapasiteye sahiptir. Bunların yanı sıra bilimsel çalışmalar, zeytin yaprağının başta fenolik bileşikler olmak üzere antioksidanca zengin olduğunu ve bağışıklık sistemi, patojenlerin kontrolü ve kalp-damar sağlığı üzerine olumlu etkilerinin olduğunu göstermiştir.

 

Bu    derlemede, zeytin yaprağında bulunan antioksidanlara ve     sağlık üzerindeki etkilerine değinilmiştir.          

 

Gıdalarda bulunan biyoaktif bileşenlerin tüketimi, kanser ve kalp-damar hastalıkları gibi birçok hastalığın önlenmesinde etkilidir. Bu bileşenlerden en önemlileri bitkisel gıdaların içerdikleri doğal antioksidanlardır1. Antioksidanlar, oksidasyonu geciktiren veya engelleyen bileşiklerdir. Son zamanlarda bitkisel kaynaklardan doğal antioksidanların elde edilmesi üzerine yapılan araştırmalar artmaktadır2. Bitkisel kaynaklarda bulunan başlıca doğal antioksidanlar enzim sistemleri, vitaminler, fenolik bileşikler ve azotlu bileşiklerdir3. Zeytin yaprağı, Oleuropein (başlıca polifenolik antioksidanlardan biri) ve daha birçok flavonoid (Rutin, Apigenin, Luteolin) ihtiva eder. Günümüzde yapılan araştırmalar sonucu zeytin yaprağından elde edilen ürünler sağlık sektöründe ve kozmetik sektöründe kullanılmaktadır4.

 

Antioksidan İçeriği

Zeytin yaprağında bulunan başlıca antioksidan oleuropein’dir. Oleuropein yaprağın en etken fenolik bileşiğidir5. Bu bileşik ilk defa 1908 yılında Bourquelot ve Vintilesco tarafından bulunmuş ve tarih boyunca malarya gibi ateşli hastalıkların tedavisinde kullanılmıştır. Yapılan çalışmalar zeytin yaprağı ekstraktında oleuropein dışında diğer antioksidanların varlığını da göstermektedir. Bu bileşenlerden başlıcaları kateşin, kafeik asit, vanilik asit, vanilin ve rutin, apigenin ve luteolin olarak adlandırılan flavonoidlerdir6,7. Zeytin yaprağı ekstraktı yüksek antioksidan aktiviteye sahiptir. Bu etki oleuropein bileşiğiyle beraber diğer fenolik bileşiklerin sinerjik etkileri sonucu meydana gelir8. Vitamin C ve E nin gösterdiği antioksidan aktivitenin yaklaşık 2,5 katı kadar daha yüksek bir antioksidan aktiviteye sahiptir17. Şekil.2’de farklı bitki ekstraktlarının antioksidan aktivitelerinin karşılaştırıldığı bir çalışma görülmektedir. Buna göre zeytin yaprağı, C vitamini, yeşil çay ve üzüm çekirdeğinden daha yüksek serbest radikal yıkımı sağlamıştır9.

 

Sağlık Üzerine Etkileri

Zeytin yaprağı, etkileri sarımsak ve soğana da benzeyen doğal bir antibiyotik ve antioksidandır. Doğal bitkisel antibiyotik ve antioksidan olması nedeniyle hastalıklardan korunma ve hastalıkların tedavisinde etkin rol oynamaktadır10 Bugün çok az insan, zeytin yaprağının çok faydalı, kullanımı kolay tıbbi bir bitki olduğunu bilir. Zeytin yaprağının daha çok Akdeniz ülkeleri insanları tarafından kullanılmasıyla beraber son yıllarda birçok ülke tarafından da bitkisel ilaç olarak kullanılması bu konudaki araştırmalara hız vermiştir11.  İn-vivo şartlarda yapılan birçok çalışma oleuropein’ in vasodilator (damar genişletici) etki yaptığını ve tansiyonu düşürdüğünü ortaya koymuştur. Aynı zamanda LDL(Düşük yoğunluklu lipoprotein) kolesterol seviyesini düşürüp kalp-damar hastalıkları riskini azalttığı sonucuna varılmıştır12. Zeytin yaprağı çay ya da ekstrakt formunda alındığında oleuropein insan vücudunda bulunan iki enzim tarafından(esteraz ve beta –glukozidaz) elenoik aside dönüştürülür. Bu bileşik güçlü bir antibakteriyal etkiye sahiptir, özellikle patojen bakteriler üzerinde öldürücü bir etki yapmaktadır13. Oleuropein’in içeriğindeki elenolik asidin antibakteriyel, antifungal ve antiviral özellikleri laboratuvar koşullarında kanıtlanmıştır16. Bu özelliğiyle doğal antibiyotik olduğu bilinmektedir

                                         

Laboratuar ve klinik çalışmaların sonucu olarak, zeytin yaprağı çayı kalp yetmezlikleri, damar tıkanıklıkları   üzerinde de     etkili    bulunmuştur. Yine yapılan in-vivo (canlı vücudunda) çalışmalarda, zeytin yaprağının etken maddesi oleuropein, hipoglisemik etki göstermiş ve yüksek kan şekeri seviyesinde düşme gözlenmiştir14,15.

 

Sonuç

Son yıllarda hız kazanan araştırmalara göre 101 madde içeren zeytin yaprağının içindeki en etken madde başlıca ‘polifenolik antioksidan’lardan biri olan Oleuropein’dir. Oleuropein, ayrıca zeytin gibi Oleacae familyasından olan Ligustrum obtusifolium yapraklarından da ekstrakte edilse de en hızlı, bol ve ucuz şekilde zeytin yaprağından elde edilmektedir.

 

Zeytin yaprağı ile ilgili çalışmalar hala devam etmekle birlikte Oleuropein maddesi bu özelliği ile insanlar için de oldukça faydalı ve sağlık, kozmetik başta olmak üzere birçok sektörde ara katkı maddesi olarak kullanılmaktadır. Doğal bitkisel ilaçlara yoğun yönelim trendi ve kozmetik sanayisindeki büyük gelişmeye bakılarak, elimizdeki çok önemli bir hammaddenin ciddiyetle farkına varıp bu konuda daha etkili çalışmalar yapmanın gereği ortadadır. Laboratuvarımızda enstrümantal cihazlarla oleuropein elde edilmesine yönelik çalışmalar yapılmış ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir.

 

 

Kaynaklar

1.       Dekker, M., Verkerk, R., Van Der Sluis, A.A., Khokhar, S., ve Jongen, W.M.F., 1999, Analysing the Antioxidant Activity of Food Products: Processing and Matrix Effects, Toxicology in Vitro, 13;797-799

2.       Loliger, J., 1991, The Use of Antioxidants in Foods, In Free Radicals and Food Additives; Arouma, O. I., Halliwell, B., Eds;Taylor and Francis, London, 121-150

3.       Larson, R. A., 1988, The Antioxidants of Higher Plants, Phytochem., 27;969-978

4.       Anonim 2007, http://www.habervitrini.com

5.       The centre for Phytochemistry&Pharmacology, Southern Cross University, Lismore, Australia

6.       Benavente-Garcia, O., Castillo, J., Lorente, J., Ortuno, A., ve Del Rio, J.A., 2000, Antioxidant Activity of Phenolics Extracted from Olea europaea L. Leaves. Food Chemistry,  68;457-462

7.       Skerget, M., Kotnik, P., Hadolin, M., Hras, A.R., Simonic, M., Knez, Z., 2005, Phenols, proanthocyanidins, flavones and flavonols in some plant materials and their antioxidant activities. Food Chemistry, 89; 191-198

8.       Journal of Agricultural and Food Chemistry, 2004, 52;4026-4037

9.       Brunswick Laboratories, Wareham, Massachusetts, USA

10.     Anonim 2007, http://www.immunesupport.com

11.     Anonim 2007, http://www.olivus.com

12.     Singh, I., Mok, M., Christensen, A-M., Turner, A.H., Hawley, J.A., 2006, The effects of polyphenols in olive leaves on platelet function. Nutrition, Metabolism and CardiovascularDiseases, 1-6

13.     Anonim 2007, http://www.flickr.com

14.     Anonim 2007, http://www.olivetea.com

15.     Al-Azzawie, H.F., Alhamdani, M-S. S.,2006, Hypoglycemic and antioxidant effect of oleuropein in alloxan-diabetic rabbits. Life Sciences, 78;1371-1377

16.     Gikas, E., Bazoti, F.N., Tsarbopoulos, A., 2007, Conformation of Oleuropein, The Major Bioactive Compound of Olea europea, Journal of Molecular Structure: Theochem 821, 125-132

17.     Luque de Castro, M.D., Japon-Lujan, R., 2006, State of the art and Trends in the Analysis of Oleuropein and Derivatives, Trends in Analytical Chemistry, 25 (5): 501-510

 

 

 

Gündem