Zeytinde en önemli konu; budama
VATANDAŞ YAŞAR YAZDI:
Ezgi İstif’le tesadüfen tanıştık. Swissotel Büyük Efes’teki “özel konuk” masasında yanımda oturduğu için yüzünü anımsayamıyorum. Hatta karşımda, İtalyan sermayeli şirket ELDOR Elektronik ve Plastik Malzemeleri Üretim Ticaret Ltd. Şti.’nden mesai arkadaşı Şeyda Tanyu vardı.
Daha sonra zeytinyağı ile ilgili bir yazı yazınca, “Biz size bu konuda bir şey söylemedik!” dediler. Nedeni de, Gaziemir Serbest Bölge’de bulunan ELDOR fabrikasının patronu, Yönetim Kurulu Başkanı Pasquale Forte’nin, “zeytin ve zeytinyağı” ile ilgilenmesiydi.
Pasquale Forte, zeytinyağının yanı sıra şarapçılık da yapıyordu.
Ezgi İstif, “Karşıyakalı Sarışın”ın bir zamanlar söylediği bir lafı etti, “Seni patronumuzla tanıştırayım!” dedi.
İnanamadım…
Araç sahipleri ve otomobille ilgilenenler bilir, Eldor; Ateşleme bobini üretiminde hem Ferrari Teknoloji Ödülü, hem de VM teknoloji ödülünün sahibi. Ve şu anda Gaziemir Serbest Bölgesi’ndeki fabrikada 960 kişi çalışıyor.
Şirket; Ferrari, BMW, Renault Türkiye, Volkswagen, Seat, Audi, Skoda gibi global otomobil markaları için ateşleme sistemleri üretiyor.
Yakında; bizden sonra Çin ve Brezilya’da da dev fabrikalar kuracaklar.
İşte bu fabrikaların yönetim kurulu başkanı Pasquale Forte, herhalde “Vatandaş Yaşar Eyice” için zamanını harcamazdı…
Yanılmışım;
Bırakın tanışmayı, birlikte “hatıra fotoğrafı” da çektirdik. Bu arada, emekliliğin tadını “Çiftlik” kurarak, organik zeytin ve zeytinciliğe başlayan Emel Önal Özkaya’dan söz ettim.
Gelini, Özel Kalem Müdürü Aygül Akar Önal ile birlikte “Jüpiter”i kuran üst yönetici, sanayici, işkadını Emel Önal Özkaya’nın çalışmalarından ve “permakültür”den söz ettim.
“Şimdi İtalya’ya dönüyorum. Şubat ayında bir iki uzmanımı getireceğim. Onlar, Türk dostlarımıza budama ve tekniklerini gösterecekler” dedi.
Zeytincilikte en önemli konuların başında; budama ve hasat öncesi ön hazırlık geliyor.
Örneğin; “yeşil gübreleme” metodu var.
Bunu Türkiye’de bilen veya uygulayan çok az kişi bulunuyor.
Tabii ilaçlama var…
Bunu sütten ve boynuzdan yapıyorsunuz…
Yaklaşık bir saat bunlara anlattı…
Bugüne kadar duymadığım bilgileri verince, mutlaka bundan yararlanmamız gerektiğini düşündüm.
Söylediği metotlar, 800 yıl öncesine dayanıyor…
Bunu herkesin bilmesine imkân yok…
Silah çıktı, mertlik bozuldu ya bunun gibi bir şey…
Biliyorsunuz; benim ceketimde İzmir Valimiz M. Cahit Kıraç’tan temin ettiğim “Türk Bayraklı” rozet mutlaka vardır.
Coştuğum zaman bunu önem verdiğim, yabancılara takarım…
Örneğin; Türkiye’deki görev süreleri dolan ve ayrılan; Amerikan, İngiliz, Fransız, İtalyan, Alman, Romen gibi tüm büyükelçilere bu “Türk Bayraklı” rozeti takarım.
Hatta şu anda Londra Büyükelçisi olan Fransız Büyükelçisi’ne, “Londra’ya gelip, rozeti kontrol edeceğim!” diye takılınca “Mutlaka bekliyorum. Orada, Türkiye’nin ikinci büyükelçisi görevini de üstleneceğim” demişti.
İlk kez Türkiye’ye ve insanlığa olan katkılarından dolayı Romalı Pasquale Forte’ye de yine yakamdan çıkardığım “Türk Bayraklı rozeti” taktım…
Pasquale Forte, DPR Danışmanlık Ltd. Şti yöneticisi Ferhan Avcı ve Ünal Tümin’in yanında “Şerefle taşıyacağım” dedi.
Şubat Ayı’nda geldiğinde yakasına bakacağım…
O da altta kalmadı ve “kendi ürünü” halis zeytinyağını verdi. Yanında da, tasarımını kendisinin yaptığı mantar şeklinde bir kapak hediye etti.
İki parçadan oluşan özel kapağı inceledim. Mantarın üst kısmını çıkarınca, yiv ve setten oluşan bir boru barçası gibi kısım ortaya çıkıyor. O da huni görevi yapıyor.
Basit, küçük ama etkili!
ELDOR, yani Yönetim Kurulu Başkanı Pasquale Forte, İtalyan Birliği’nin 150. Yılını ve ana sponsoru olduğu İtalyan arkeologların kazı çalışmasını yürüttüğü Aliağa’da bulunan “Kyme Antik Şehir kazısı”nın resepsiyonunu, İzmir’de yaşayan konsolosların, üst düzey İtalyan ve Türk yöneticilerinin ve Levanten ailelerinin katılımı ile gerçekleştirirken, dikkatimi çeken nokta. Aşçı ve garsonlardan tutun da, tüm görevli personelle “hatıra fotoğrafı” çektirmesi oldu…
Bilgisini paylaşmaktan çekinmeyen Pasquale Forte, sevgisini de çalışanıyla paylaşıyordu.
Bir ara “Siz politikacı mısınız?” diye sormuştum, o kadar çok kişi ile fotoğraf çektirdiğini görünce de zihnimden bu soru geçti?
Belki de, “Neden politikacı” olduğunu sorduğumu merak etmişsinizdir..
Hani bırakın büyük parası, biraz cebinde para görenler hemen kendilerine parti başkanı veya başbakan gibi görmeye başlarlar, etraflarında “evet efendim”, “Sepet efendim…” diyen eyyamcılar, çoğalır ya bununla ilgisi yok…
Elimi uzatıp, el sıkışırken, bırakmadan “Merhaba!” dedikten sonra devam etmiştim; “Beni tanıyor musun?”
Yüzüme baktı, baktı… Kibarlıktan olsa, “Tanıyor gibiyim!” gibisinden bir iki politik söz etti…
“Nerden tanıyacaksın; ben seni ilk kez görüyorum!” dediğimde, 11 yıldır birlikte çalıştığı Mert ve Mete Beylerle Ezgi İstif bozgunculuk yaparak, “Gazeteci!” dediler.
Gülüşmeye başladık..
Sonradan görmelere ve kendini vatandaşın üstünde görenlere de bir gönderme yapmak istiyorum:
Yaklaşık 300 seçkin kişinin bulunduğu ELDOR’un bu davetinde, sıradan birini getirip, “Patron kim? Göster!” diye sorsaydım, beni bile patrondan sayar, alçakgönüllü, herkesle şakalaşan, hürmet eden Pasquale Forte’yi saymazdı…
Bilmem ne demek istediğimi anlatabildim mi?
Bunu “dünyaları ben yarattım!” diye caka satanlara anlatmak için belirtme ihtiyacını duydum…
Yani politikacılara, ya da bazılarına sırtlarını dayayarak, sonradan türeyenlere bu cümlelerimi ithaf etmek istiyorum.
Emeksiz, zahmetsiz, üretmeden, iyilik yapmadan bir yerlere birileri vasıtasıyla gelenlere…
Yıllardır pek çok sosyal sorumluluk projesine destek olan, geçmişten geleceğe bir köprü olarak Kyme Antik Kenti’ni ortaya çıkartan Pasquale Forte, “İzmir’in birçok medeniyete ev sahip yapmış bir şehir olması, değerlerinin farkına varılması ve miraslarının korunması için yapılması gerekenlere hazırız” da dedi.
ELDOR, 1 Aralık’ta yani iki hafta önce AUDİ’den, “En iyi tedarikçi” ödülünü de aldı.
Pasquale Forte, AR-GE’yi Türkiye’ye getirme kararını aldı ve 2012’de yüzde 30 büyüyeceğini ve 100 kişiyi işe alacağını da açıkladı.
Bu sevindirici bir haber…
Benim için sevindirici olan, “Türk zeytin ve zeytinciliği” için yapacağı özel çalışmalar var…
Yani ben Pasquale Forte’nin peşini bırakmayacağım… Tabii bunun için de Ezgi İstif ile Şelta Tanyu’yu sık sık rahatsız edeceğim…










Söz sizin